Maddi manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1944 E. 2023/1919 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz ticaret hukuku↗ donatanın sorumluluğu↗ deniz ihtisas mahkemesi↗ çatma↗ hükmün açıklanmasının geri bırakılması↗ tevzi↗ gemi adamı↗ deniz ticareti↗ destekten yoksun kalma tazminatı↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ donatan↗ peşin karar harcı↗ kusur oranı↗ ihtisas mahkemesi↗ illiyet bağı↗ tazminat davası↗ taraf ehliyeti↗ maddi ve manevi tazminat↗ görevsizlik kararı↗ ıslah↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, deniz kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 821 ve 947 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6762 sayılı Kanun'un 820 nci maddesinde kaptanın gemi adamı olduğu belirtilip, aynı Kanun'un 947 nci maddesinde de gemi adamlarının görevlerini yaptığı sırada üçüncü kişilere karşı kusurlarıyla verdikleri zarardan donatanın sorumlu olduğunun açıkça düzenlenmiş olmasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3906 E. 2012/10184 K.
Ortak:donatan
İncelediğiniz kararda… rın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6762 sayılı Kanun'un 820 nci maddesinde kaptanın «gemi adamı» olduğu belirtilip, aynı Kanun'un 947 nci maddesinde de gemi adamlarının görevlerini yaptığı sırada üçüncü kişilere karşı kusurlarıyla verdikleri zarardan «donatanın sorumlu» olduğunun açıkça düzenlenmiş olmasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… /03/1993 tarihli tekne bağlama sözleşmesi ile “Meyur” adlı teknenin davalıya ait marinaya bağlandığı, davacının bu sözleşmede kaptan olarak imzasının yer aldığı, bu «imzayı inkar» etmediği, TTK’nun 1238/8 maddesi uyarınca kaptanın özel bir vekalet ile değil salt kaptan olarak yasal yetkisi dahilindeki hukuki işlemlerden doğan alacakların «gemi alacaklısı hakkı» doğurduğu, geminin bağlama limanında olması halinde bile kaptana karşı dava açılabileceği ancak kaptanın lehine verilecek hükmün «donatana» ait olacağı, davacının gemi bağlama ücretinden sorumlu olduğu hususlarının kesinleştiği, buna göre çekişme konusu hususun bağlama ücretinin miktarına ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda, davaya konu süreçteki bağlama hizmet tutarının hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının icra takibinde talep edilen «asıl alacak» tutarı olan 26.280 DM’nin 1.314 DM’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, «kötü niyet tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacaklısı hakkı · imza inkarı · borçlu olunmadığının tespiti · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · fatura · asıl alacak · eksik inceleme
Benzer bu kararda… /03/1993 tarihli tekne bağlama sözleşmesi ile “Meyur” adlı teknenin davalıya ait marinaya bağlandığı, davacının bu sözleşmede kaptan olarak imzasının yer aldığı, bu «imzayı inkar» etmediği, TTK’nun 1238/8 maddesi uyarınca kaptanın özel bir vekalet ile değil salt kaptan olarak yasal yetkisi dahilindeki hukuki işlemlerden doğan alacakların «gemi alacaklısı hakkı» doğurduğu, geminin bağlama limanında olması halinde bile kaptana karşı dava açılabileceği ancak kaptanın lehine verilecek hükmün «donatana» ait olacağı, davacının gemi bağlama ücretinden sorumlu olduğu hususlarının kesinleştiği, buna göre çekişme konusu hususun bağlama ücretinin miktarına ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda, davaya konu süreçteki bağlama hizmet tutarının hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının icra takibinde talep edilen «asıl alacak» tutarı olan 26.280 DM’nin 1.314 DM’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, «kötü niyet tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dosya içindeki «fatura» bedeli ile icra takibine konu olan miktar arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle, mahkemece davalı kurumdan söz konusu fatura içeriği sorularak, aynı tekne için farklı bağlama ücretleri belirlenmesinin nedenleri aydınlatıldıktan sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, tekne bağlama ücretinin tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Buna karşın davacı tarafça borca konu döneme çok yakın olan bir başka dönemi içeren ve dava konusu tekne için yine bağlama ücretine ilişkin olarak davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen «fatura» örneğinin dosyaya sunulduğu ancak söz konusu fatura içeriğinin mahkemece araştırılmadığı gibi bilirkişiler tarafından da değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12060 E. 2010/1853 K.
Ortak:görev/görevsizlik
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4981 E. 2018/112 K.
Ortak:donatan
İncelediğiniz kararda… rın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6762 sayılı Kanun'un 820 nci maddesinde kaptanın «gemi adamı» olduğu belirtilip, aynı Kanun'un 947 nci maddesinde de gemi adamlarının görevlerini yaptığı sırada üçüncü kişilere karşı kusurlarıyla verdikleri zarardan «donatanın sorumlu» olduğunun açıkça düzenlenmiş olmasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; faturalara konu bağlama hizmetinin, davalının kaptanı/«donatanı» olduğu tekneye verildiği hususunun tanık anlatımları ile sabit olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, davacı şirketin kendi yasal «defter» kayıtlarına göre ... isimli tekne ile ilgili bağlama yeri ve verilen hizmetlere bağlı davacının 12.12.2011 takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacağın …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi · icra takibine itiraz · ticari defter · fatura · e-defter
Benzer bu karardaDavacı «ticari defterlerinde» ve faturalarında borçlunun dava dışı tekne sahibi ... olarak gösterilmesi, marinaya tekne bağlanmış olmasının aradaki sözleşmesel ilişkinin ispatına yeterli olmaması, dosyaya sunulan «fatura» ve sözleşmelerin de bizzat davalı tekne kaptanı tarafından imzalanmamış olması hususları bir arada değerlendirilerek davacı ile davalı tekne kaptanı arasındaki söz …
2- Dava, tekne bağlama ve «hizmetler sözleşmesine» dayalı olarak yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; faturalara konu bağlama hizmetinin, davalının kaptanı/«donatanı» olduğu tekneye verildiği hususunun tanık anlatımları ile sabit olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, davacı şirketin kendi yasal «defter» kayıtlarına göre ... isimli tekne ile ilgili bağlama yeri ve verilen hizmetlere bağlı davacının 12.12.2011 takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacağın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1944 E. , 2023/1919 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/1295 Esas, 2020/424 Karar
HÜKÜM
Kabul-kısmen kabul
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde;
22. 06.2012 tarihinde meydana gelen gemi kazası neticesinde müvekkilleri olan ... ve ... Ekinci'nin babaları, ...'in eşi ...'in vefat ettiğini, olayla ilgili kesinleşen ceza dosyasının mahkumiyet ile sonuçlandığını, davacı ...'in destekten yoksun kaldığını, tüm davalıların ...'in ölümü nedeniyle manen zarara uğradıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklari saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL olarak açtıkları belirsiz maddi tazminat talebi ile 175.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, maddi tazminat talebini 33.275,42 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın çatma olayına dayalı olması nedeniyle davaya ticaret mahkemesince bakılması gerektiğini ve her iki davalının ikametgâhının İstanbul olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, somut olaya ilişkin ceza dosyasının hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlandığını, ceza kararı ile hukuk hakiminin bağlı olmadığını, ölen kişinin somut olayda asli kusurlu olduğunu, balık tutmanın yasak olduğu yerde denize elverişsiz tekne ile yeterli ehliyet ve kayıtlara sahip olmaksızın denize açılmış olmaları nedeniyle kusurlu olduklarını, gözcülük kurallarının ihlal edildiğini, somut olayda çatma hadisesinin bile şaibeli olduğunu, müteveffanın denizden çıkarıldığı esnada hala hayatta olduğunu, talep adilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1. Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.12.2015 tarih, 2015/380 E. ve 2015/588 K. sayılı kararı ile davanın çatma şeklinde gerçekleşen olaydan kaynaklandığı bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, davanın ticaret mahkemelerinin görevine girdiği ve ticaret mahkemeleri ile genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev uyuşmazlığı olarak düzenlendiği, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 03/10/2016 tarih, 2016/7392 E., 2016/7671 K.
sayılı kararı ile mahkemenin kararı onanmış dosya Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesince de "davanın Deniz Ticareti Hukuku hükümlerine göre karara bağlanması gerektiği, Kocaeli 'de Deniz İhtisas Mahkemesi bulunmadığı, HSYK nın 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı ilke kararı gereğince 1 numaralı Ticaret Mahkemesinin bu davalara bakmakla görevlendirildiği, mevcut duruma göre 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin görevsiz olduğu tespit edildiğinden dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesi davalarına bakmakla görevli Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine'' karar verilmiştir.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacıların murisi ...'in arkadaşı ile birlikte balık avlamak için tekne ile denize açıldığı, Yalova Topçular-Eskihisar hattında yolcu taşıyan Gayrettepe isimli feribotun kaptanı olan davalı ...'un seyir rotasında demir attığı, iskeleden boş olarak hareket ettikten kısa süre sonra davacıların murisi ve murisin arkadaşının içinde bulunduğu balıkçı teknesine çarptığı, çarpmanın etkisi ile murisin ve arkadaşının tekneden denize düştüğü ve davacılar murisinin işbu kaza neticesinde vefat ettiği, davaya konu olaya ilişkin ceza dosyasında somut olay ile müteveffanın ölümü arasında illiyet bağı olduğunun kabul edildiği, alınan raporlarla belirlenen kusur oranının ceza dosyası ile uyumlu olduğu, müteveffa ...'in olayda %60, davalı kaptan ...'un %30, davalı İstanbul Deniz Otobüsleri San ve Tic.
A.Ş.'nin %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından tespit edilen kusur oranlarına göre yapılan %60 kusur indirimine göre hak sahibi eş ...'in maddi zararının 33.725,42 TL olarak tespit edildiği, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları, yakınlık durumu, ölenin ve davacıların yaşı, ölenin %60 kusurlu olması, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutularak manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davacı ...' in maddi tazminat davasının kabulü ile 33.725,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.06.2012 tarihinden itibaren davalı İDO yönünden avans faizi, davalı ... yönünden yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile ...'e 40.000,00 TL, davacı ...'e 25.000,00 TL, davacı ...'e 25.000,00 TL manevi tazminatın 22.06.2012 tarihinden itibaren davalı İDO yönünden avans faizi, davalı ...
yönünden yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, maddi tazminat miktarına itiraz ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat miktarında 2020 yılı asgari ücret miktarının dikkate alınarak hesap yapılmasının hatalı olduğunu, sırf 2020 yılı verilerine göre hesap yapılmak üzere yargılamanın uzatıldığını, ilk hesap rapor tarihindeki değerlerin dikkate alınması gerektiğini, davacının ıslah için süre verileceği beyanının yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu ve ıslahın dikkate alınmaması gerektiğini, dava konusu olay ile müteveffanın ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığını, müteveffanın tekneden sağ biçimde çıktığı, çıkarıldıktan sonra müdahaleler yapıldığı, vücudundaki izlerin müdahaleye bağlı olabileceğinin rapor edildiği, müteveffanın kusur oranının daha yüksek olması gerektiğini, kaptanın kusurunun bulunmadığını, olağan hız ve seyrinde kullandığını, bu denli küçük bir tekneyi farkedip kurtarma manevrası yapılamayacağını, kusur oranlarının farklı kabul edildiği emsal yargılamanın bulunduğunu, olayda teknede bulunan Hasan Basri Genişoğlu'nun da kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, raporun bu kişinin beyanları doğrultusunda hazırlandığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, deniz kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 821 ve 947 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6762 sayılı Kanun'un 820 nci maddesinde kaptanın gemi adamı olduğu belirtilip, aynı Kanun'un 947 nci maddesinde de gemi adamlarının görevlerini yaptığı sırada üçüncü kişilere karşı kusurlarıyla verdikleri zarardan donatanın sorumlu olduğunun açıkça düzenlenmiş olmasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931242300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz