YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7737 E. 2023/1911 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
franchise sözleşmesi↗ davanın konusu↗ derdestlik↗ üçüncü kişi↗ dürüstlük kuralı↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Ayvalık Tostunun" Balıkesir’in meşhur lezzetlerinden biri olup bir tür yiyecek adı olduğu, bu ibarenin sadece bir kişinin tekeline verilemeyeceği, davacının bir kısım markaları ile davalının dava konusu marka başvurusunun kırmızı zemin üzerine yazılı olmasının da markaları benzer kılmak için yeterli olmadığı, zira sadece renklerin ayniyetinin somut olayda ortalama tüketicinin markaları karıştırması için yeterli bulunmadığı, davalının dava konusu marka başvurusunda yer alan "Dünyası" ibaresinin, davalının marka başvurusunu davacının markalarından ayırt edebilecek düzeyde olduğu, bütün bu hususlar çerçevesinde dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davalı ...'in, müvekkili markasının ününün farkında olduğunu ve müvekkil ile franchise sözleşmesi için görüşme yaptığını, ancak anlaşmaya varamayınca müvekkili logosunda küçük değişiklikler yaparak farklı bir marka yaratmış gibi görünerek kendi markası için tescil talebinde bulunduğunu, bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini, ayrıca davalının fiili kullanımının da müvekkili markası ile aynı olduğunu, davalının kötü niyetli olarak başvuru yaptığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "ayvalık tost dünyası" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "ayvalık tost" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "ayvalık tost" ibaresinin bir tost çeşidinin adı olduğu ve herkesin kullanımına açık bu ibarenin kimsenin tekeline verilemeyeceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.05.2015 tarih, 2014/12414 E., 2015/7228 K., sayılı kararının da aynı yönde olduğu, bu itibarla taraf markalarında "ayvalık tost" ibaresinin ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağı, bunun dışındaki unsurlar yönünden ise taraf markaları arasında bir benzerlik olmadığından, markalar arasında iltibas tehlikesi olduğunun söylenemeyeceği, eldeki davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olması nedeniyle davalı gerçek kişinin fiili kullanımının bu davanın konusu olmadığı, davalının markasını tescilli olduğu biçiminden farklı kullanması halinde davacının her zaman yasal yollara başvurmasının tabii bulunduğu, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında karıştırılma ihtimalinin neden olmadığı ve seviyesinin kararda tartışılmadığını, halbuki ortalama alıcı kitlesinin tamamı karıştırma tehlikesine maruz kalmasa bile bir kısmının bu risk altında bulunmasının dahi karıştırma ihtimalinin gerçekleştiğinin kabulü için yeterli olduğunu, müvekkilinin amacının "Ayvalık Tost" ibaresini tek eline almak olmadığını, müvekkilinin AYVALIK TOST isimli markasına birçok reklam yatırımı yaptığını, piyasada tanınırlığı olan Ege ve Akdenizde yirmibeşten fazla şubesi olduğunu, davalının bu tanınırlıktan faydalanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkili ile franchaise için görüşmeye gelen davalının şartlarda anlaşamayınca müvekkili markasını taklit ederek müvekkilinin şube açmak istediği ve bu nedenle franchaıse görüşmeleri yaptığı Nazilli'de şube açarak bir de ismini tescilletmesinin kötüniyetli olduğunu, her ne kadar diğer davalı Kurum tarafından davalının isim tescili müvekkilinin isim tesciline benzer bulunmamış olsa da, davalının, müvekkilinin tabelasının birebir aynısını yaptırdığını ve altına da aynı işletmenin nazilli şubesi gibi çağrışım vermesi için “Nazilli” yazdırdığını, davalının fiilinin ticari hayatta kabul edilemeyeceğini, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesinde; “Dürüstçe ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez” şeklinde belirtildiğini, bu düzenleme ile tescilli bir markanın, sahibinin iznine gerek olmaksızın, üçüncü kişiler tarafından, anılan maddede öngörüldüğü şekillerde kullanılmasına imkan vermiş olup, bu tür bir kullanımın ticari ve sınai alanda geçerli olan dürüstlük kurallarına aykırı olmaması gerektiğini, ancak üçüncü bir kişinin sırf bir başkasının itibarlı kılınmış markasını kullanmak suretiyle haksız avantaj elde etmek veya bir markanın ayırt edici karakterine zarar vermek niyetinde olduğunun anlaşılması halinde, davranışının ticarî veya sınaî açıdan kabul edilemez sayılacağını, marka tescilinin üçüncü kişilere karşı tecil sahibine mutlak hak tanıdığını ve tescil hükümsüz kılınana dek sahiplikten kaynaklanan hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini, mahkemenin yalnız marka logolarını inceleyerek karar verdiğini, ancak davalı ...'in, gerek lokanta iç tasarımı, gerek tabela ve reklam broşür tasarımları ile müvekkilini birebir taklit ettiğini ve müvekkilin ününden yararlanmak istediğini, her iki markanın da asli unsurunun “ayvalık tost” olduğunu ve davalı markasındaki “dünyası” kelimesinin ikinci planda kaldığını ve genel intiba olarak tüketicilerin her iki markayı da “Ayvalık Tost” gibi algılayacağını, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının "ayvalık tost dünyası" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının "ayvalık tost", "TOSTUM AYVALIK", "AYVALIK TOSTCUM", "TOSTUM AYVALIK", "... AYVALIK TOST", "AYVALIK TOST PLUS", "AYVALIK TOSTCUM PLUS", "A AYVALIK TOST 1999+şekil" ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TürkPatent YİDK'nın 22.10.2018 tarih ve 2018-M-8908 sayılı kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6206 E. 2024/2537 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… k değil, yalnızca hali hazırda tabela markası olan Ayvalık Tost markasını, İngilizce versiyonlarından ve kötü niyetli taklitlerden korumak olduğunu, kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazanma konusunda müvekkilinin markasını 21 yıldır aktif bir şekilde aynı isim ve aynı şekil ile varlığını sürdürdüğünün göz önünde bulundurulmadığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12224 E. 2011/4967 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki ilk itirazı · kesin yetki · cevap süresi · ilk itiraz · yetki itirazı · husumet yokluğu · yetki · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, kanunun açıkça belirlediği «kesin yetki» kuralları dışında, «yetki ilk itirazı» (HUMK. m.
Mahkemece, davalı ... vekilinin «cevap süresi» içinde ileri sürdüğü «yetki ilk itirazının» süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekiline dava dilekçesinin 09.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 19.04.2008 tarihine kadar «yetki ilk itirazında» bulunması gerektiği, bu tarihin resmi tatil günü olması nedeniyle 21.04.2008 tarihli cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunduğu belirlenmiştir.
Bu durumda davalının süresi içinde ileri sürdüğü «yetki ilk itirazının» mahkemece değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/500 E. 2022/1830 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ar verilerek faaliyete başlama tarihi belirlendiği, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulması ile birlikte mahkemenin dava konusu somut uyuşmazlık bakımından «görevsiz» hale geldiği gerekçesi ile dosyanın «görevli» ve yetkili Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, «dosyanın gönderildiği» Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesince ise, 18.10.2021 tarihinde davanın 18/02/2011 tarihinde açıldığı, 6102 sayılı TTK.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olmadığı gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verildiği, bu kararın davacı vekilince temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Genel «görevli» asliye mahkemelerinin baktığı işlerin tür ve sayıca çoğalması üzerine zaman zaman uzman mahkemeler kurulmaktadır.
Asliye hukuk mahkemeleri bünyesinden ayrılan bazı uzman mahkemelere mevcut dosyaların devrine yönelik geçiş hükümleri konulmuştur. (Aile mahkemelerinin kurulması gibi) Bu halde halen görülmekte olan dosyaların yeni «görevli» mahkemeye devredilmesi gerektiği izahtan varestedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7737 E. , 2023/1911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1576 Esas, 2021/863 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/492 E., 2019/341 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011/77158, 2014/107425, 2015/47135, 2015/51686, 2016/77370, 2017/119870, 2018/20571 sayılı "ayvalık tost", "TOSTUM AYVALIK", "AYVALIK TOSTCUM", "TOSTUM AYVALIK", "... AYVALIK TOST", "AYVALIK TOST PLUS", "AYVALIK TOSTCUM PLUS", "A AYVALIK TOST 1999+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Ferhan Üney'in, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "ayvalık tost dünyası" ibaresinin tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2018/05119 numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1999 yılından itibaren AYVALIKTOST isimli restoranı işlettiğini, yaptığı reklam harcamaları ve verdiği hizmetle kısa zamanda Antalya’nın tanınmış fastfood restoranlarından biri haline geldiğini, davalı ...’in müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanarak Nazilli’de müvekkili markalarının bir şubesi gibi algılanacak şekilde faaliyet göstermesinin öğrenilmesi üzerine kendisine karşı dava açıldığını, bu davanın derdest olduğunu, davalının marka başvurusunda yer alan "Dünyası" ibaresinin markada esaslı etkiye sahip olmadığını, davalı başvurusunun müvekkili markası ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yararlanacağını, davalı yanın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TürkPatent YİDK'nın 22.10.2018 tarih ve 2018-M-8908 sayılı kararının iptali ile marka tescil başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TürkPatent vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; "Ayvalık Tostunun" Balıkesir’in Ayvalık ilçesinden tüm Türkiye’ye yayılan bir tost çeşidi olduğunu, davacının, müvekkilinin faaliyet gösterdiği Nazilli ve Aydın’da şubesi bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, davacının markalarından müvekkili davalının marka başvurusuna yönelik yapılan itiraz üzerine bilgi sahibi olunduğunu ve dükkanda yer alan tabela, iç dekorasyon gibi unsurlarda değişiklik yapıldığını, davacının dilekçesinde yer alan kararların somut olaya uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Ayvalık Tostunun" Balıkesir’in meşhur lezzetlerinden biri olup bir tür yiyecek adı olduğu, bu ibarenin sadece bir kişinin tekeline verilemeyeceği, davacının bir kısım markaları ile davalının dava konusu marka başvurusunun kırmızı zemin üzerine yazılı olmasının da markaları benzer kılmak için yeterli olmadığı, zira sadece renklerin ayniyetinin somut olayda ortalama tüketicinin markaları karıştırması için yeterli bulunmadığı, davalının dava konusu marka başvurusunda yer alan "Dünyası" ibaresinin, davalının marka başvurusunu davacının markalarından ayırt edebilecek düzeyde olduğu, bütün bu hususlar çerçevesinde dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davalı ...'in, müvekkili markasının ününün farkında olduğunu ve müvekkil ile franchise sözleşmesi için görüşme yaptığını, ancak anlaşmaya varamayınca müvekkili logosunda küçük değişiklikler yaparak farklı bir marka yaratmış gibi görünerek kendi markası için tescil talebinde bulunduğunu, bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini, ayrıca davalının fiili kullanımının da müvekkili markası ile aynı olduğunu, davalının kötü niyetli olarak başvuru yaptığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "ayvalık tost dünyası" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "ayvalık tost" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "ayvalık tost" ibaresinin bir tost çeşidinin adı olduğu ve herkesin kullanımına açık bu ibarenin kimsenin tekeline verilemeyeceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.05.2015 tarih, 2014/12414 E., 2015/7228 K., sayılı kararının da aynı yönde olduğu, bu itibarla taraf markalarında "ayvalık tost" ibaresinin ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağı, bunun dışındaki unsurlar yönünden ise taraf markaları arasında bir benzerlik olmadığından, markalar arasında iltibas tehlikesi olduğunun söylenemeyeceği, eldeki davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olması nedeniyle davalı gerçek kişinin fiili kullanımının bu davanın konusu olmadığı, davalının markasını tescilli olduğu biçiminden farklı kullanması halinde davacının her zaman yasal yollara başvurmasının tabii bulunduğu, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında karıştırılma ihtimalinin neden olmadığı ve seviyesinin kararda tartışılmadığını, halbuki ortalama alıcı kitlesinin tamamı karıştırma tehlikesine maruz kalmasa bile bir kısmının bu risk altında bulunmasının dahi karıştırma ihtimalinin gerçekleştiğinin kabulü için yeterli olduğunu, müvekkilinin amacının "Ayvalık Tost" ibaresini tek eline almak olmadığını, müvekkilinin AYVALIK TOST isimli markasına birçok reklam yatırımı yaptığını, piyasada tanınırlığı olan Ege ve Akdenizde yirmibeşten fazla şubesi olduğunu, davalının bu tanınırlıktan faydalanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkili ile franchaise için görüşmeye gelen davalının şartlarda anlaşamayınca müvekkili markasını taklit ederek müvekkilinin şube açmak istediği ve bu nedenle franchaıse görüşmeleri yaptığı Nazilli'de şube açarak bir de ismini tescilletmesinin kötüniyetli olduğunu, her ne kadar diğer davalı Kurum tarafından davalının isim tescili müvekkilinin isim tesciline benzer bulunmamış olsa da, davalının, müvekkilinin tabelasının birebir aynısını yaptırdığını ve altına da aynı işletmenin nazilli şubesi gibi çağrışım vermesi için “Nazilli” yazdırdığını, davalının fiilinin ticari hayatta kabul edilemeyeceğini, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesinde;
“Dürüstçe ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez” şeklinde belirtildiğini, bu düzenleme ile tescilli bir markanın, sahibinin iznine gerek olmaksızın, üçüncü kişiler tarafından, anılan maddede öngörüldüğü şekillerde kullanılmasına imkan vermiş olup, bu tür bir kullanımın ticari ve sınai alanda geçerli olan dürüstlük kurallarına aykırı olmaması gerektiğini, ancak üçüncü bir kişinin sırf bir başkasının itibarlı kılınmış markasını kullanmak suretiyle haksız avantaj elde etmek veya bir markanın ayırt edici karakterine zarar vermek niyetinde olduğunun anlaşılması halinde, davranışının ticarî veya sınaî açıdan kabul edilemez sayılacağını, marka tescilinin üçüncü kişilere karşı tecil sahibine mutlak hak tanıdığını ve tescil hükümsüz kılınana dek sahiplikten kaynaklanan hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini, mahkemenin yalnız marka logolarını inceleyerek karar verdiğini, ancak davalı ...'in, gerek lokanta iç tasarımı, gerek tabela ve reklam broşür tasarımları ile müvekkilini birebir taklit ettiğini ve müvekkilin ününden yararlanmak istediğini, her iki markanın da asli unsurunun “ayvalık tost” olduğunu ve davalı markasındaki “dünyası” kelimesinin ikinci planda kaldığını ve genel intiba olarak tüketicilerin her iki markayı da “Ayvalık Tost” gibi algılayacağını, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının "ayvalık tost dünyası" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının "ayvalık tost", "TOSTUM AYVALIK", "AYVALIK TOSTCUM", "TOSTUM AYVALIK", "... AYVALIK TOST", "AYVALIK TOST PLUS", "AYVALIK TOSTCUM PLUS", "A AYVALIK TOST 1999+şekil" ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TürkPatent YİDK'nın 22.10.2018 tarih ve 2018-M-8908 sayılı kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931238800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz