Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1207 E. 2023/1769 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden resen terkin↗ mazeret dilekçesi↗ ihtarat↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ mazeret↗ ihya davası↗ özel dava şartı↗ hukuki menfaat↗ yokluk↗ şirketin tasfiyesi↗ ön inceleme duruşması↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ rücuen tazminat↗ dava şartı yokluğu↗ tazminat davası↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/437 E., 2021/684 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından Ankara 25 İş Mahkemesi'nin 2021/73 E. sayılı dosyasında ihyası istenen Reşat İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında rücuen tazminat davası açıldığını, ancak şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen sicil kaydının silindiğinin tespit edildiğini, mahkemece şirketin ihyası yönünde süre verildiğini, davaya devam edebilmek için şirketin ihyası gerektiğini belirterek Reşat İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı 312738 sicil numarasında kayıtlı Reşat İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 03.02.2015 tarihinde sicilden resen silindiğini, eldeki davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddi gerektiğini, davanın kabulü halinde şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davaya açılmasına sebebiyet vermediklerini, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için son tasfiye memuru veya yeni bir kişinin tasfiye memuru olarak atanıp keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin 15 inci fıkrası uyarınca ihya davası açma süresinin ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren 5 yıl olduğu, ihyası istenen şirketin 03.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihya davasının ise 16.07.2021 tarihinde 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı, 5 yıllık sürenin hak düşürücü süre olup resen dikkate alınması gerektiği, davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin ek tasfiyesi için dava açıldığını, 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesinde ek tasfiyenin herhangi bir süreye bağlanmadığını, 30.09.2021 tarihli celseye mazeret dilekçesi sunmalarına rağmen dosyada vekâleti bulunmayan avukat meslektaşın katılımıyla ön inceleme duruşması yapıldığını, yokluklarında davanın reddine karar verildiğini, ön inceleme duruşmasının usulüne uygun olarak yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden resen terkin ettiği, sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düştüğü, şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunmadığından usule uygun olmayan terkin nedeniyle ilk derece mahkemesinin davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, şirketin derdest davalarının sicil müdürlüğünce bilinmesinin mümkün olmadığını, tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığını, terkin işlemlerinin kanuna uygun olarak yapıldığını, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine dayalı ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci ve 547 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Düzenlenen beş yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup terkin işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kanunda aranan nitelikte yapılmaması, eksik ya da hatalı işlemler sonucunda terkinin yapılması halinde bu durum hak düşürücü süreye etkili değildir. Somut olayda ihyası talep edilen şirket, 30.02.2015 tarihinde terkin edilmiş olup ihya davasının ise 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 16.07.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle Kanunda düzenlenen ihya sebeplerinden hiçbirisinin dinlenme imkanı bulunmamakta olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1609 E. 2014/9238 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın men'i · sözleşmeye aykırılık · taahhütname
Benzer bu karardaBu nedenle, davalı banka tarafından çıkarılan «muarazanın men»'ine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 21 adet cumhuriyet altını, 1 adet iki buçukluk reşat altını ile bir adet reşat altını ve..tarafından verilmiş «taahhütname» hariç diğer takılarla ilgili davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı bankanın bu duruma karşı çıkması «sözleşmeye aykırılık» oluşturur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1368 E. 2022/2224 K.
Ortak:ihtarat · münfesihlik · ihya davası · hukuki menfaat · sermaye artırımı · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… e sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düştüğü, şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığından usule uygun olmayan terkin nedeniyle ilk derece mahkemesinin davanın «hak düşürücü süre» nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, …
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. hakkında «rücuen tazminat davası» açıldığını, ancak şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen sicil «kaydının» silindiğinin tespit edildiğini, mahkemece «şirketin ihyası» yönünde süre verildiğini, davaya devam edebilmek için şirketin ihyası gerektiğini belirterek Reşat İnş.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilerek usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/493 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince «ihya» edilen şirkete ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, ihya kararının Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve «ilanına», davacı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden «vekalet ücretinin» davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · yargılama giderleri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilerek usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/493 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince «ihya» edilen şirkete ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, ihya kararının Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve «ilanına», davacı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden «vekalet ücretinin» davalı ...
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir. (1) Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1368 E. 2022/2224 K.
Ortak:ihtarat · münfesihlik · ihya davası · hukuki menfaat · sermaye artırımı · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… e sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düştüğü, şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığından usule uygun olmayan terkin nedeniyle ilk derece mahkemesinin davanın «hak düşürücü süre» nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, …
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. hakkında «rücuen tazminat davası» açıldığını, ancak şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen sicil «kaydının» silindiğinin tespit edildiğini, mahkemece «şirketin ihyası» yönünde süre verildiğini, davaya devam edebilmek için şirketin ihyası gerektiğini belirterek Reşat İnş.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilerek usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/493 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince «ihya» edilen şirkete ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, ihya kararının Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve «ilanına», davacı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden «vekalet ücretinin» davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · yargılama giderleri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilerek usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/493 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince «ihya» edilen şirkete ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, ihya kararının Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve «ilanına», davacı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden «vekalet ücretinin» davalı ...
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir. (1) Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15943 E. 2015/1107 K.
Ortak:şirketin ihyası · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · ilan · cy/cy kaydı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti. hakkında «rücuen tazminat davası» açıldığını, ancak şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen sicil «kaydının» silindiğinin tespit edildiğini, mahkemece «şirketin ihyası» yönünde süre verildiğini, davaya devam edebilmek için şirketin ihyası gerektiğini belirterek Reşat İnş.
Şti.’nin 03.02.2015 tarihinde sicilden resen silindiğini, eldeki davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığından reddi gerektiğini, davanın kabulü halinde şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davaya açılmasına sebebiyet vermediklerini, ek «tasfiye» işlemlerinin yapılması için «son» «tasfiye memuru» veya yeni bir kişinin tasfiye memuru olarak atanıp keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine dayalı «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİş Mahkemesi'nin 2011/561 Esas sayılı dosyası «derdest» iken, sicil «kaydının» 11.12.2007 tarihinde silindiği, şirket aleyhine devam eden bir dava bulunduğundan şirketin ihyasının istenmesinin haklı olduğu, ancak davalı şirketin «terkin» edilmiş olması nedeniyle kişiliği sona erdiğinden davada taraf olamayacağı gerekçesiyle, «ihyası» istenen davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, ihya talebinin ise kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamış, bu husus re'sen dahi temyize tabi olduğundan, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir …
Kararı, davalı «tasfiye memuru» ... vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · olumsuz oy · limited şirket
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamış, bu husus re'sen dahi temyize tabi olduğundan, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir …
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13275 E. 2016/9054 K.
Ortak:hukuki menfaat · şirketin ihyası · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine dayalı «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Değerlendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti'nin «ihyası» ile TTK’nın 547/... m. gereğince şirketin «son» «tasfiye memuru» ...'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 6102 sayılı TTK'nın geçici .... maddesi uyarınca 28/02/2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Bu madde uyarınca «terkin» edilen «şirketlerin ihyası» için açılacak davada «husumetin» sadece terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · esas sözleşme · malvarlığına ilişkin dava · limited şirket · husumet
Benzer bu karardaKararı, ... vekili temyiz etmiştir. ...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. ...- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı Yasa'nın Geçici .... maddesinin .... fıkrasında ''Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve «esas sözleşmelerde» öngörülen usullere göre hareket edilir.
Bu madde gereğince «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek «malvarlığı», unvana ilişkin «kaydın» silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine'ye intikal eder.
Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 6102 sayılı TTK'nın geçici .... maddesi uyarınca 28/02/2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1207 E. , 2023/1769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1498 Esas, 2022/1650 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/437 E., 2021/684 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından Ankara 25 İş Mahkemesi'nin 2021/73 E. sayılı dosyasında ihyası istenen Reşat İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında rücuen tazminat davası açıldığını, ancak şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen sicil kaydının silindiğinin tespit edildiğini, mahkemece şirketin ihyası yönünde süre verildiğini, davaya devam edebilmek için şirketin ihyası gerektiğini belirterek Reşat İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı 312738 sicil numarasında kayıtlı Reşat İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 03.02.2015 tarihinde sicilden resen silindiğini, eldeki davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddi gerektiğini, davanın kabulü halinde şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davaya açılmasına sebebiyet vermediklerini, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için son tasfiye memuru veya yeni bir kişinin tasfiye memuru olarak atanıp keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin 15 inci fıkrası uyarınca ihya davası açma süresinin ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren 5 yıl olduğu, ihyası istenen şirketin 03.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihya davasının ise 16.07.2021 tarihinde 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı, 5 yıllık sürenin hak düşürücü süre olup resen dikkate alınması gerektiği, davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin ek tasfiyesi için dava açıldığını, 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesinde ek tasfiyenin herhangi bir süreye bağlanmadığını, 30.09.2021 tarihli celseye mazeret dilekçesi sunmalarına rağmen dosyada vekâleti bulunmayan avukat meslektaşın katılımıyla ön inceleme duruşması yapıldığını, yokluklarında davanın reddine karar verildiğini, ön inceleme duruşmasının usulüne uygun olarak yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden resen terkin ettiği, sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düştüğü, şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunmadığından usule uygun olmayan terkin nedeniyle ilk derece mahkemesinin davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, şirketin derdest davalarının sicil müdürlüğünce bilinmesinin mümkün olmadığını, tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığını, terkin işlemlerinin kanuna uygun olarak yapıldığını, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine dayalı ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci ve 547 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Düzenlenen beş yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup terkin işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kanunda aranan nitelikte yapılmaması, eksik ya da hatalı işlemler sonucunda terkinin yapılması halinde bu durum hak düşürücü süreye etkili değildir. Somut olayda ihyası talep edilen şirket, 30.02.2015 tarihinde terkin edilmiş olup ihya davasının ise 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 16.07.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle Kanunda düzenlenen ihya sebeplerinden hiçbirisinin dinlenme imkanı bulunmamakta olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı temsilcinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931213600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz