Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1609 E. 2014/9238 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muarazanın men'i↗ sözleşmeye aykırılık↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak; taraflar arasındaki kasa sözleşmesinin 22. maddesine göre davacının kasayı tek başına kullanma yetkisi vardır. Davalı bankanın bu duruma karşı çıkması sözleşmeye aykırılık oluşturur. Bu nedenle, davalı banka tarafından çıkarılan muarazanın men'ine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 21 adet cumhuriyet altını, 1 adet iki buçukluk reşat altını ile bir adet reşat altını ve..tarafından verilmiş taahhütname hariç diğer takılarla ilgili davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1207 E. 2023/1769 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · mazeret dilekçesi · ihtarat · münfesihlik · resen terkin · mazeret · ihya davası · hukuki menfaat
Benzer bu kararda… e sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düştüğü, şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığından usule uygun olmayan terkin nedeniyle ilk derece mahkemesinin davanın «hak düşürücü süre» nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, …
… e; şirketin ek tasfiyesi için dava açıldığını, 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesinde ek tasfiyenin herhangi bir süreye bağlanmadığını, 30.09.2021 tarihli celseye «mazeret dilekçesi» sunmalarına rağmen dosyada vekâleti bulunmayan avukat meslektaşın katılımıyla ön «inceleme duruşması» yapıldığını, «yokluklarında» davanın reddine karar verildiğini, ön inceleme duruşmasının usulüne uygun olarak yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar veril …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine dayalı «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Değerlendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8253 E. 2012/11779 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun ifası · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan incelemede, 4077 sayılı Yasa'nın 10/2 maddesi gereğince tüketici kredisinin «teminatı» olarak şahsi teminat verildiği hallerde kredi verenin asıl borçluya başvurmadan kefilden «borcun ifasını» isteyemeyeceği, diğer taraftan, kredi hesabının kat edilerek borcun ödenmesi için borçlulara «ihtarname» gönderildiği, «ihtara» rağmen borcun ödenmediği, alacağın rehinle teminat altına alınmamış olduğu gerekçesiyle borçlu Kadir Bahçevanlı yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «kefiller» ... ile Reşat Aslan yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, banka «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne, müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla sözleşmeyi imzalayanlar yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle «ihtiyati haciz» isteyen yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ancak, dosyaya «ibraz» edilen 25.06.2008 tarihli «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak «ihtiyati haciz» talebinde bulunulmuş olup, mahkemece sözleşmenin tüketici sözleşmesi olarak kabulü ve bu suretle «kefiller» yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5839 E. 2011/17169 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kasa açığı · kötüniyet tazminatı · yemin · kötü niyet tazminatı · mahsup · kötü niyet · kötüniyet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSomut olayda davacının «kasa açığı» olduğuna dair 16.06.2003-24.07.2003 tarihli tutanaklardan, davalının davacıya olan borcuna karşı kasa açıklarının «mahsup» edildiğine dair açıklık bulunmadığı gibi takibin bu tutanaklardan yaklaşık 1 yıl sonra yapılmış olması karşısında davacının alacaklı olmadığını bilerek takip yaptığının ve icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının da ispatlanamaması nedeniyle haksız ve «kötü niyet tazminat» koşulları bulunmadığından bu konuda davalının isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından bozmadan önce sunulan «yemin» metni gereğince davalı şirket yetkilisine dosya içerisinde yer alan en «son» tarihli şirket yöneticisine yemin yöneltildiğini, davacı tarafa borçlarının bulunmadığını bildirdiğinden ispat edilemeyen davanın reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece davacı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek, davalı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmetmiş ise de kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1609 E. , 2014/9238 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 18. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/12/2013
NUMARASI 2012/435-2013/1029
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2013 tarih ve 2012/435-2013/1029 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Kadıköy Şubesi'nde bulunan 623 numaralı kiralık kasanın sahibi bulunduğunu, müvekkilinin eşinin isminin S. K.olup aynı bankanın müşterisi olduğunu; ancak bankaya çeşitli nedenlerle borçlu olan bir şahıs olduğunu, müvekkilinin 07.12.2009 tarihinde bankaya müracaat ederek kasanın açılmasını talep etmiş ise de, müvekkilinin eşinin bankaya borcu olduğundan bahisle kasanın açılmadığını ve müvekkilinin kasadan kendisi için gerekli olan bazı belgeleri ve annesi ile kendisine ait bulunan kıymetli eşyaları alamadığını, bu nedenle kendisinin mağdur olduğunu, davalı bankanın uygulamasının yanlış olup müvekkilinin mağduriyetine sebep olunduğunu, bu yüzden müvekkilinin üzüntüler içine girdiğini belirterek, davalı bankanın Kadıköy Şubesi'ndeki 623 nolu kasanın açılmasına ve kasa içinde müvekkiline ait bulunan kıymetli eşyaların kendilerine teslim edilmesine, muarazanın bu şekilde giderilmesine ve 400,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline borçlu olan dava dışı müflis O.S. K. eşi olduğunu, borçlu hakkında Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/78 sayılı dosyası ile 27.10.2009 tarihinde iflas kararı verildiğini, iflas işlemlerinin Kadıköy 3. İflas Müdürlüğü'nün 2009/49 iflas sayılı dosyasında devam ettiğini, müvekkili bankanın iflas masası mal varlığına dahil edilen bu kasa için tasarrufta bulunma yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle davacının banka kasasına ilişkin taleplerini iflas masasına iletmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;dava konusu edilen kasanın davacı ile eşi adına müşterek olarak kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kasada bulunan bir takım bayan takılarının davacının kendisine ait olduğu kanaati oluştuğundan 21 adet cumhuriyet altını, 1 adet iki buçukluk reşat altını ile bir adet reşat altını ve S. S.tarafından verilmiş taahhütname hariç bu takıların davacıya iadesine, geriye kalan eşyaların davacı ve eşine ait olduğu ve eşi O. S. K.iflasına karar verildiği ve mal varlığının iflas masasına devredildiği anlaşıldığından iflas masasına gönderilmesine, davacı vekilinin talep ettiği manevi tazminatın ise şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak; taraflar arasındaki kasa sözleşmesinin 22. maddesine göre davacının kasayı tek başına kullanma yetkisi vardır. Davalı bankanın bu duruma karşı çıkması sözleşmeye aykırılık oluşturur. Bu nedenle, davalı banka tarafından çıkarılan muarazanın men'ine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 21 adet cumhuriyet altını, 1 adet iki buçukluk reşat altını ile bir adet reşat altını ve..tarafından verilmiş taahhütname hariç diğer takılarla ilgili davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan ndenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102113100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz