İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2232 E. 2023/1893 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifa yardımcısı↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ ticari itibar↗ güven kurumu↗ özen yükümlülüğü↗ direnme kararı↗ lehtar↗ ifa↗ havale↗ iflas↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının bildirdiği IBAN ile gerçekleştirilen ve alıcısı hesabına ulaşmayan havale işleminde, işlemi gerçekleştiren davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı ve davalı bankadan zarar talebinde bulunup bulunulmayacağı hususlarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/666 E. 2015/5414 K.
Ortak:lehtar · kusur
Benzer bu karardaDavacı EFT talimatında IBAN numarasının yanlış yazıldığını, davalı bankanın EFT talimatındaki «lehtarın» ismi ile IBAN numarasını «karşılaştırmadan işlem» yapması nedeniyle paranın diğer davalı hesabına geçtiğini, davalı bankanın hatalı işlemi sonucu zarara uğradığını ileri sürmüştür.
Davalı banka ise davacının EFT talimatını hatalı verdiğini, «kusuru» bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı bankanın zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı tarafından EFT talimatında IBAN numarasının yanlış yazılmış olması noktasında herhangi bir «kusur» değerlendirmesi yapılmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karşılıksızdır işlemi · müterafik kusur · kusur oranı · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davalı bankanın EFT talimatında IBAN numarası ile alıcı bilgilerini doğrulamak zorunluluğu olup olmadığı, zararın meydana gelmesinde davacının «müterafik kusuru» bulunup bulunmadığı, varsa müterafik «kusur oranının» belirlenmesi için bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerekirken, tüm kusurun davalı bankaya verilerek «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Davacı EFT talimatında IBAN numarasının yanlış yazıldığını, davalı bankanın EFT talimatındaki «lehtarın» ismi ile IBAN numarasını «karşılaştırmadan işlem» yapması nedeniyle paranın diğer davalı hesabına geçtiğini, davalı bankanın hatalı işlemi sonucu zarara uğradığını ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9343 E. 2016/4086 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının bildirdiği IBAN ile gerçekleştirilen ve alıcısı hesabına ulaşmayan «havale» işleminde, işlemi gerçekleştiren davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı ve davalı bankadan zarar talebinde bulunup bulunulmayacağı hususlarında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaDava, davacının dava dışı «havale» alıcısına gönderilmek istenen paranın havale talimatında alıcının IBAN numarasının hatalı olarak bildirilmesinden doğan zararın davalı Bankadan ve hatalı bildirilen hesabın sahibi olan diğer davalıdan tahsiline ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davacı zararından davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığından bahisle banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; her ne kadar davacı tarafından alıcının IBAN numarası hatalı olarak bildirilmiş ise de; davalı bankanın söz konusu «havale» işlemini yaparken sadece IBAN numarasını yeterli saymasının yerinde olup olmadığı, ayrıca havale alıcısı olarak bildirilen kişinin adı ile havalenin yapılacağının bildirildiği hesabın sahibi olan kişinin adının örtüşüp örtüşmediğinin değerlendirilmesi gerekip gerekmediği yönünden mahkemece, bankacılık mevzuatı ve bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu kararda… .. açısından ise bizzat davalının beyanından da anlaşıldığı üzere davacı şirketten herhangi bir alacağının olmadığı, kendi hesabına sehven gönderilen para nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği», dolayısıyla sebepsiz olarak zenginleştiği 10.638,00 TL'yi iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın davalı banka açısından reddine, davalı ... açısından kabulü ile toplam 10.638,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak; her ne kadar davacı tarafından alıcının IBAN numarası hatalı olarak bildirilmiş ise de; davalı bankanın söz konusu «havale» işlemini yaparken sadece IBAN numarasını yeterli saymasının yerinde olup olmadığı, ayrıca havale alıcısı olarak bildirilen kişinin adı ile havalenin yapılacağının bildirildiği hesabın sahibi olan kişinin adının örtüşüp örtüşmediğinin değerlendirilmesi gerekip gerekmediği yönünden mahkemece, bankacılık mevzuatı ve bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3777 E. 2023/7713 K.
Ortak:kusur
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın herhangi bir hatasının bulunmadığını; davacı müşterisinin verdiği talimata uygun olarak havaleyi gerçekleştirdiğini, bankaya atfı ... bir «kusur» bulunmadığı için davanın reddi gerektiğini; davacının nedensiz zenginleşme hükümleri gereğince bildirdiği ıbana giden parayı alıcıdan talep etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Systemh firmasının ıban numarasını bilmesi ya da sistemden kontrol etmesi mümkün bulunmadığından davalı bankaya yüklenebilecek bir «kusurun» bulunmadığı; somut olayda davalı bankanın objektif ... yükümlülüğünü yerine getirmediğinin söylenemeyeceği; esasen bu durumun tüm dünyadaki bankalar için geçerli o …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ara» karar ile belirlenen bilirkişiden farklı bir bilirkişiden rapor alındığını, bilirkişinin konusunda uzman olmadığını, bu nedenle raporun hükme esas alınamayacağını, söz konusu işlem için müvekkili firma tarafından verilen talimat ile davalı banka ile müvekkili şirket arasında ... bir sözleşme kurulduğunu, bu ilişki nedeniyle müvekkili şirketin muhatabı davalı banka olup, davalı bankanın «kusuru» oranında söz konusu hatalı işlem nedeniyle sorumlu olduğunu, başka bir banka tarafından IBAN ve isim uyuşmazlığı bulunduğundan işlem yapılmadığını, objektif ... borcu altında olan bankaların, hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını, davaya esas bilirkişi raporunun gerekçesiz ve «eksik inceleme» sonucu hazırlanmış olduğunu, müvekkili firma ile davalı banka arasında yapılmış olan sözleşmelerin mahkemece dosyaya kazandırılmadığını, tüm kusurun banka müşteris …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ara» karar ile belirlenen bilirkişiden farklı bir bilirkişiden rapor alındığını, bilirkişinin konusunda uzman olmadığını, bu nedenle raporun hükme esas alınamayacağını, söz konusu işlem için müvekkili firma tarafından verilen talimat ile davalı banka ile müvekkili şirket arasında ... bir sözleşme kurulduğunu, bu ilişki nedeniyle müvekkili şirketin muhatabı davalı banka olup, davalı bankanın «kusuru» oranında söz konusu hatalı işlem nedeniyle sorumlu olduğunu, başka bir banka tarafından IBAN ve isim uyuşmazlığı bulunduğundan işlem yapılmadığını, objektif ... borcu altında olan bankaların, hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını, davaya esas bilirkişi raporunun gerekçesiz ve «eksik inceleme» sonucu hazırlanmış olduğunu, müvekkili firma ile davalı banka arasında yapılmış olan sözleşmelerin mahkemece dosyaya kazandırılmadığını, tüm kusurun banka müşteris …
… ermemesi gerektiğini; bu nedenle davalı bankanın paranın gönderilme tarihi olan 11.12.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince işletilecek «yasal faizi» ile birlikte 100.000 eurodan sorumlu olduğunu belirterek; bu miktarın istenilen faiz oranı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5991 E. 2023/864 K.
Ortak:havale · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · kusur
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının bildirdiği IBAN ile gerçekleştirilen ve alıcısı hesabına ulaşmayan «havale» işleminde, işlemi gerçekleştiren davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı ve davalı bankadan zarar talebinde bulunup bulunulmayacağı hususlarında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… imatta belirtilen bedelin davalı bankaya transfer edildiğini, davalı bankanın, verilen yetkiye aykırı davranarak transfer edilen bedeli dava dışı hak sahibi olmayan «üçüncü kişiye» ödediğini ve müvekkili işbu bedel kadar zarara uğrattığını, davalı bankanın Uluslararası Banka Hesap Numarası (IBAN) ile hesap sahibi bilgisinin uyuşup uyuşmadığını kontrol yükümlülüğü bulunduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini ve tahsili amacıyla davalı banka aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlu aleyhine %20'den az olmayan «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı bankaya atfı kabil «kusur» bulunmadığı, her davanın dava tarihindeki duruma göre karara bağlanacağı, karar tarihindeki kura göre dava değeri, «harç» ve «vekalet ücreti» gibi konuların etkilenmeyeceği, davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı yargılamayı gerektirdiğinden takibin kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, Mahkeme …
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bankanın cevap dilekçesinin «son» kısmında «kusuru» kabullendiğini, Bankanın talimat dışı ödeme yaptığını, talimatın «dolandırıcılık» eylemi neticesinde verilmiş olmasının bankanın kusurunu ortadan kaldırmayacağını, Bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · kötü niyet tazminatı · dolandırıcılık · kötü niyet · harç · vekalet ücreti · teminat · husumet
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada müvekkiline değil para gönderilen kişilere «husumet» düştüğünü, davacının «teminat» yatırması gerektiğini, IBAN uygulamasında hesap sahibi ile uyuşmanın aranmayacağını, müvekkilinin doğru IBAN’a para transferi sağladığını, belirtilen adda bir şirket bulunmadığını, alıcı adı ile IBAN sahiplerinden birinin adının benzeştiğini savunarak davanın reddini, davacının «kötü niyet tazminatına» mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava dışı üçüncü kişilerle olan «husumetini» gizleyerek tahsilat yapmaya çalıştığından kötü niyetli olduğunu ve «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi gerektiğini, karar tarihindeki kur üzerinden dava değeri hesaplanıp, «vekalet ücretinin» bunun üzerinden takdiri gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili katılma yolu ile istinafı dilekçesinde özetle; «kötü niyet tazminatı» koşullarının oluştuğunu, karar tarihindeki kura göre ücreti vekalet verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı bankaya atfı kabil «kusur» bulunmadığı, her davanın dava tarihindeki duruma göre karara bağlanacağı, karar tarihindeki kura göre dava değeri, «harç» ve «vekalet ücreti» gibi konuların etkilenmeyeceği, davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı yargılamayı gerektirdiğinden takibin kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, Mahkeme …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2232 E. , 2023/1893 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/456 Esas, 2021/705 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka şubesine müracaat eden müvekkili şirketin, ticari ilişkisi olduğu ve Kore'de faaliyet gösteren şirket ile yaptığı işle ilgili olarak bu şirkete 29.03.2011 tarihinde 15.000,00 USD ve 19.04.2011 tarihinden 15.000,00 USD olmak üzere toplamda 30.000,00 USD gönderilmesini talep ettiğini, parayı davalı banka yetkilisine veren müvekkili şirket yetkilisinin aynı zamanda gönderilmesini istediği şirketin adı ve İnternational Bank Account Number (IBAN)’ı verdiğini ancak paranın müşterinin eline geçmediği gibi iade de edilmediğini, davalının ücret karşılığı yaptığı işlemler sırasında ihmâl ya da kastı sonucu müvekkilini zarara soktuğunu, aynı zamanda müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, zararın tahsili için icra takibi yapıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talimatlarına uygun olarak işlem yapan müvekkili bankaya atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin, 24.12.2013 tarih, 2011/358 E., 2013/339 K. sayılı kararı ile somut olayda; havalenin IBAN kullanılarak yapıldığı, dava konusu havalenin yapılmasında muhabir ve lehtar bankanın davalı bankanın alt vekili ve ifa yardımcısı olarak görev aldığı, bankanın teknolojinin sağladığı imkânı kullandığı, müşteri banka ilişkisinde bankanın sözleşmenin ekonomik anlamda güçlü tarafı olduğu, finans sektöründe faaliyet gösteriyor olması ve uzmanlık alanı nedeniyle daha fazla özen yükümlülüğü altında bulunduğu, davacı IBAN’ı yanlış bildirmiş olsa da sistemin sağladığı kolaylıktan faydalanan bankanın ifa yardımcısı konumundaki havale alıcısının bulunduğu banka vasıtası ile en azından müşteri ismi ve hesap numarası eşleştirmesini yapması ve havale işlemini bu doğrultuda gerçekleştirmesinin mevduat sahiplerinin korunabilmesi açısından hukuk düzeninin beklediği bir özen yükümlülüğü olduğu, IBAN ile yapılan işlemde, işlemin rutin yapılmasının dışında başka alınabilecek tedbir bulunmadığını savunmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bankacılık tekniği ve mevzuatından kaynaklı sistemsel eksikliğin banka mudileri aleyhine yorumlanamayacağı, sistem kullanıcısı banka ve finans kuruluşlarının tüm riskleri ortadan kaldıracak şekilde gerekli tedbirleri almaları gerektiği, uygulamada IBAN ve hesap sahibi isminin eşleşmemesi hâlinde havale konusu paranın havuza alındığı ve birkaç gün sonra da iade edildiğinin de bilinen bir gerçek olduğu, her ne kadar davacı tarafça dava dışı havale alıcısına ait olduğu kanaati ile davalı bankaya bildirilen IBAN’a havale işlemi yapılmış ise de paranın müşteri hesabına aktarma sırasında IBAN’ın alıcıya ait olmadığının basit bir kontrolle anlaşılabileceği ve bu tedbirin de ilgili işlemi gerçekleştiren banka tarafından alınmasının gerektiği, bu anlamda davacının havale yapmak istediği şirkete ait IBAN’ı müşteriye teyit ettirmeden bankaya vermek suretiyle kusurlu davrandığı, yine davalı bankanın ise ifa yardımcısı olan bankanın IBAN ile hesap sahibi ismini eşleştirmeden işlemi yapmış olması nedeniyle olayda kusurlu olduğu, her iki tarafın eşit kusurlarıyla zarara sebebiyet verdikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı bankanın %50 kusuruna tekabül eden 15.000,00 USD esas alınarak itirazın bu miktar üzerinden iptaline, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 10.02.2015 tarih, 2014/4829 E. ve 2015/1650 K. sayılı kararı ile "davalı banka tarafından davacının yazılı talimatında belirtilen IBAN numarası gözetilerek havale yapıldığı, bu nedenle davalıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir .
2. Mahkemenin 03.11.2015 tarih, 2015/712 E. ve 2015/831 K. sayılı kararı ile bozma ilamına direnilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 31.01.2017 tarih, 2016/20619 E. ve 2017/672 K. sayılı kararı ile bozma kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle direnme kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.02.2021 tarih, 2017/(19)11-941 E. ve 2021/144 K. sayılı kararı ile " Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrar ederek bir güven kurumu olan davalı bankanın davaya konu işlemi yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, zararın davalı bankanın kusuru sebebiyle meydana geldiğini, aksi yöndeki gerekçede isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının bildirdiği IBAN ile gerçekleştirilen ve alıcısı hesabına ulaşmayan havale işleminde, işlemi gerçekleştiren davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı ve davalı bankadan zarar talebinde bulunup bulunulmayacağı hususlarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931208900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz