Ziya
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6467 E. 2023/1426 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ garantörlük↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/285 E., 2019/30 K.
Taraflar arasındaki 2017-M-5407 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, 2016/59770 sayılı “SEK AKTİFİT” ibareli markanın tescilli bulunduğu tüm sınıflar yönünden iptaline, hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının “SEK AKTİFİT” ibareli marka başvurusuna karşı yaptıkları itirazların haksız olarak reddedildiğini, davalının “sek aktifit” ibareli marka tescil başvurusunun müvekkilinin “fit” ibareli markaları ile iltibasa neden olacağını ve aynı sınıfta tescilinin istendiğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa neden olacağını, söz konusu markaların benzer türden olması ve ilişkili mal ve hizmetleri kapsamasının da orta seviyedeki tüketiciler nezdinde bu markaların karıştırılma ihtimalini artırdığını, müvekkilinin markalarının FİT ibaresini esas unsur olarak ihtiva ettiğini, dava konusu markanın AKTİF ve FİT kelimelerinin yan yana getirilmesi suretiyle oluşturulduğunu, AKTİF kelimesinin “etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal” anlamına geldiğini ve halk tarafından bilinen bir ibare olduğundan bu ibarenin tek başına hiçbir ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, bu kelimenin “FİT” kelimesinin başına ek olarak getirilmesi ile oluşturulan “AKTİFİT” markasının müvekkiline ait markanın devam serisi veya alt markası olarak algılanacağını, bu sebeple itiraz edilen markanın esas unsurunun da müvekkiline ait markada olduğu gibi FİT kelimesi olduğunu, davalı şirketin amacının “SEK” ibaresini tescil ettirmek olmadığını, başvuru sahibinin asıl amacının, tek başına tescil ettiremediği FİT kelimesini, SEK tescilli markasının garantisi altında ikincil marka yaratma suretiyle gizleyerek tescil ettirmek istemesi ve bu yolla FİT kelimesini marka olarak kullanma niyet ve eylemini meşru hale getirmek olduğunu, davalının tescil başvurusunun başından beri kötü niyetli olup TTK haksız rekabet hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek 2017-M-5407 sayılı YİDK kararının iptaline, 2016/59770 sayılı “SEK AKTİFİT” ibareli markanın tescilli bulunduğu tüm sınıflar yönünden iptaline, hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu “SEK AKTİFİT” markası ile davacıya ait markalar arasında davacının iddia ettiği gibi iltibasa neden olacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin tescilini talep ettiği “SEK AKTİFİT” ibaresinde SEK ibareli şeklin esaslı unsur olduğunu ve davaya konu markaların ilk bakışta kolaylıkla ayırt edilebildiğini ve markaların iltibasa neden olacak bir benzerlik taşımadıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacıya ait “FİT” ibareli markaların görüntü (şekil) itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, ayırt ediciliğin ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmadığının tespitinde belirleyici unsurun markanın münferit unsurlarından daha ziyade markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, esas unsur ve biçimsel farklılıklar nedeniyle söz konusu işaretlerin genel intibaları itibariyle de farklı olduğunu ve ortalama tüketici kitlesi tarafından karıştırma ihtimalinin doğmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca “fit” sözcüğünün gıda ve spor sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım gücü zayıf bir ibare olduğunu, özellikle ayırt edici ek/sözcüklerle kullanıldığında karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının mesnet gösterdiği markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal ve bütünsel açılardan benzerlik bulunmadığı, davacı iddiasının dayanağını oluşturan “FİT” ibaresinin ortak unsur durumunda olması bakımından da farklı bir sonuç ortaya çıkmayacağı, zira taraf markalarında aynı/aynı tür/benzer olarak bulunan mallar veya hizmetler bakımından FİT ibaresinin sıklıkla kullanılan ve zinde olmayı, fit görünmeyi sağlayacak nitelikteki yiyecek-içeceklere yönlendirici bir algı yaratması nedeniyle de ilgili tüketici tarafından markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de bulunmadığı, tanınmışlık için yeterli delil sunulmadığı, mal/hizmet karşılaştırmasına ilişkin dava konusu marka kapsamında davacının mesnet gösterdiği markalarındakilerden farklı herhangi bir mal veya hizmet de bulunmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin 4 üncü bendinin somut olaya uygulanması imkânının da bulunmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait fit markasının ayırt ediciliğinin düşük olduğuna karar verilmesinin kesinleşmiş mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından dava konusu markada bulunan sek unsurunun çatı marka olduğunun değerlendirilmediğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararda davalı markasında bulunan “aktif” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı hususunun hiçbir şekilde incelenmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusunun "SEK Aktifit" ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının ise "Fit" asıl unsurundan oluştuğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarih, 2018/4202 E. ve 2019/5804 K. sayılı ilamı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarih, 2019/3833 E. ve 2020/2305 K. sayılı ilamlarında işaret edilen hususlar değerlendirildiğinde, davalının markasında, Sek markasının çatı marka olması nedeniyle iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, aktif ibaresinin marka başvurusuna ayırt edicilik katmadığı, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, taraf markaları arasında ibareler yönünden de 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uayrınca görsel ve işitsel benzelik bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu hususunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu “SEK AKTİFİT” markası ile davacıya ait markalar arasında davacının iddia ettiği gibi iltibasa neden olacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin tescilini talep ettiği “SEK AKTİFİT” ibaresinde SEK ibareli şeklin esaslı unsur olduğunu ve davaya konu markaların ilk bakışta kolaylıkla ayırt edilebildiğini ve markaların iltibasa neden olacak bir benzerlik taşımadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacıya ait “FİT” ibareli markaların görüntü (şekil) itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, ayırt ediciliğin ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmadığının tespitinde belirleyici unsurun markanın münferit unsurlarından daha ziyade markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, esas unsur ve biçimsel farklılıklar nedeniyle söz konusu işaretlerin genel intibaları itibaryla da farklı olduğunu ve ortalama tüketici kitlesi tarafından karıştırma ihtimalinin doğmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca “fit” sözcüğünün gıda ve spor sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım gücü zayıf bir ibare olduğunu, özellikle ayırt edici ek/sözcüklerle kullanıldığında karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2017-M-5407 sayılı YİDK kararının iptali ile 2016/59770 sayılı “SEK AKTİFİT” ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5736 E. 2023/285 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacıya ait “FİT” ibareli markaların görüntü (şekil) itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmadığının tespitinde belirleyici unsurun markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, esas unsur ve biçimsel farklılıklar nedeniyle söz konusu işaretlerin genel intibaları itibariyle de farklı olduğunu ve «ortalama tüketici» kitlesi tarafından karıştırma ihtimalinin doğmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca “fit” sözcüğünün gıda ve spor sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım g …
… tarih, 2019/3833 E. ve 2020/2305 K. sayılı ilamlarında işaret edilen hususlar değerlendirildiğinde, davalının markasında, Sek markasının çatı marka olması nedeniyle «iltibas» değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, aktif ibaresinin marka başvurusuna «ayırt edicilik» katmadığı, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, taraf markaları arasında ibareler yönünden de 556 sayılı KHK'nın 8 …
… Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacıya ait “FİT” ibareli markaların görüntü (şekil) itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmadığının tespitinde belirleyici unsurun markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, esas unsur ve biçimsel farklılıklar nedeniyle söz konusu işaretlerin genel intibaları itibaryla da farklı olduğunu ve «ortalama tüketici» kitlesi tarafından karıştırma ihtimalinin doğmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca “fit” sözcüğünün gıda ve spor sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım g …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fit ibaresinin gıda emtiası bakımından zayıf bir ibare olmayıp «ayırt ediciliği» yüksek olduğunu, markanın esas unsurunun müvekkilinin markası ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın ise müvekkili adına tescilli “fit” ibaresini aynen içeren ve arkasına hiçbir ayırt ediciliği olmayan active kelimesinin eklenmesi ile oluşturulan “sek fit active” şeklinde olduğunu, sek ve active ibarelerinin işbu davada yapılacak iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmaması gerektiğini, markalar arasında iltibas yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, Mahkeme kararında markaların tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası arttırmaya yönelik etkisine değinilmemesi «eksik inceleme» niteliğinde olduğunu, Mahkemece iltibas incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin yanlış yorumlandığını, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etm …
… ERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacı şirketin “fit” ibareli markaları arasında «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin bu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut olmadığı, davacı şirketçe “fit” ibareli markalarının 556 sayıl …
… nın itirazına mesnet markalarının ise "Fit" asıl unsurundan oluştuğu, davalının"sek fıt actıve şekil" ibareli markasında, Sek markasının çatı marka olması nedeniyle «iltibas» değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, taraf markaları arasında ibareler yö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun reddi · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fit ibaresinin gıda emtiası bakımından zayıf bir ibare olmayıp «ayırt ediciliği» yüksek olduğunu, markanın esas unsurunun müvekkilinin markası ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın ise müvekkili adına tescilli “fit” ibaresini aynen içeren ve arkasına hiçbir ayırt ediciliği olmayan active kelimesinin eklenmesi ile oluşturulan “sek fit active” şeklinde olduğunu, sek ve active ibarelerinin işbu davada yapılacak iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmaması gerektiğini, markalar arasında iltibas yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, Mahkeme kararında markaların tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası arttırmaya yönelik etkisine değinilmemesi «eksik inceleme» niteliğinde olduğunu, Mahkemece iltibas incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin yanlış yorumlandığını, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etm …
… bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, FİT ibaresinin çekişmeli mallar bakımından piyasada çok sayıda firma tarafından yaygın olarak kullanıldığını, bu nedenle «ayırt ediciliği» «son» derece düşük zayıf bir ibare olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
… ekçesinde özetle; müvekkilinin başvuru markasındaki esas unsurun SEK ibaresi olduğunu, davaya konu marka ile itiraza mesnet markalar arasında bu nedenle ilk bakışta «iltibasa» neden olacak bir benzerliğin bulunmadığını, müvekkili markasının süt sektöründe tanınmış bir marka olup TürkPatent nezdinde tanınmış marka olarak yayınlandığını, müvekkili firmanın markası şekil ve birden fazla kelimeden ibaret olduğundan, Yargıtay kararlarında da kabul olunduğu üzere, bu tür markaların diğer markalar ile karışıp karışmadığı hususu irdelenirken markanın bir bütün olarak bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerektiğini, bu itibarla müvekkiline ait marka ile davacı markası arasında, iltibasa sebebiyet verecek derecede, görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın yönleri nazara alınarak ve bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, müvekkil firmanın SEK FİTAKİ ibareli markasının hükümsüzlüğü talebi ile açılmış olan davada da Mahkemece dava konusu YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını belirtilerek davanın reddine karar verildiği ve Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/1174 E. ve 2021/417 K. sayılı ilamı ile «istinaf başvurusunun reddine» karar verildiğini, bu davanın da yukarıda belirtilen dava ile aynı mahiyette olup davacının talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkeme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1584 E. 2023/5095 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · terkin · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacıya ait “FİT” ibareli markaların görüntü (şekil) itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmadığının tespitinde belirleyici unsurun markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, esas unsur ve biçimsel farklılıklar nedeniyle söz konusu işaretlerin genel intibaları itibariyle de farklı olduğunu ve «ortalama tüketici» kitlesi tarafından karıştırma ihtimalinin doğmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca “fit” sözcüğünün gıda ve spor sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım g …
… tarih, 2019/3833 E. ve 2020/2305 K. sayılı ilamlarında işaret edilen hususlar değerlendirildiğinde, davalının markasında, Sek markasının çatı marka olması nedeniyle «iltibas» değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, aktif ibaresinin marka başvurusuna «ayırt edicilik» katmadığı, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, taraf markaları arasında ibareler yönünden de 556 sayılı KHK'nın 8 …
… Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacıya ait “FİT” ibareli markaların görüntü (şekil) itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmadığının tespitinde belirleyici unsurun markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, esas unsur ve biçimsel farklılıklar nedeniyle söz konusu işaretlerin genel intibaları itibaryla da farklı olduğunu ve «ortalama tüketici» kitlesi tarafından karıştırma ihtimalinin doğmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca “fit” sözcüğünün gıda ve spor sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım g …
Benzer bu kararda… şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesiminin davacının "FİT" ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak isterken dava …
… sinde özetle; dava konusu markaların esas unsurlarının aynı olduğunu, davalı markasında yer alan "aktif" ibaresinin "fit" ibaresini tanımladığını, markalar arasında «iltibas» yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında markaların tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası arttırmaya yönelik etkisine değinilmediğini, yerel mahkemece iltibas incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin adeta yok sayıldığını, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar …
… ekçesinde özetle; davalının tescilini talep ettiği "aktifit + şekil" markası ile davaya konu markaların ilk bakışta kolaylıkla ayırt edilebildiği, markalar arasında «iltibasa» neden olabilecek bir benzerlik bulunmadığı, davalıya ait marka ile davacı markası arasında, iltibasa sebebiyet verecek derecede, görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın yönleri nazara alınarak ve bütünü itibariyle bıraktığı izlenim değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olduğu, tür, cins ve nev'i belirttiğinin TPMK tarafından tespit edildiğini, davacının içinde "FİT" ibaresi geçen her türlü marka müracaatına sürekli itirazda bulunmasının hukuka ve «hakkaniyete» uygun olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · hakkaniyet
Benzer bu kararda… ekçesinde özetle; davalının tescilini talep ettiği "aktifit + şekil" markası ile davaya konu markaların ilk bakışta kolaylıkla ayırt edilebildiği, markalar arasında «iltibasa» neden olabilecek bir benzerlik bulunmadığı, davalıya ait marka ile davacı markası arasında, iltibasa sebebiyet verecek derecede, görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın yönleri nazara alınarak ve bütünü itibariyle bıraktığı izlenim değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olduğu, tür, cins ve nev'i belirttiğinin TPMK tarafından tespit edildiğini, davacının içinde "FİT" ibaresi geçen her türlü marka müracaatına sürekli itirazda bulunmasının hukuka ve «hakkaniyete» uygun olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4168 E. 2024/6586 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacıya ait “FİT” ibareli markaların görüntü (şekil) itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmadığının tespitinde belirleyici unsurun markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, esas unsur ve biçimsel farklılıklar nedeniyle söz konusu işaretlerin genel intibaları itibariyle de farklı olduğunu ve «ortalama tüketici» kitlesi tarafından karıştırma ihtimalinin doğmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca “fit” sözcüğünün gıda ve spor sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım g …
… tarih, 2019/3833 E. ve 2020/2305 K. sayılı ilamlarında işaret edilen hususlar değerlendirildiğinde, davalının markasında, Sek markasının çatı marka olması nedeniyle «iltibas» değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, aktif ibaresinin marka başvurusuna «ayırt edicilik» katmadığı, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, taraf markaları arasında ibareler yönünden de 556 sayılı KHK'nın 8 …
… Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacıya ait “FİT” ibareli markaların görüntü (şekil) itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmadığının tespitinde belirleyici unsurun markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, esas unsur ve biçimsel farklılıklar nedeniyle söz konusu işaretlerin genel intibaları itibaryla da farklı olduğunu ve «ortalama tüketici» kitlesi tarafından karıştırma ihtimalinin doğmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca “fit” sözcüğünün gıda ve spor sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım g …
Benzer bu karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tescilini talep ettiği “ACTİFİT+ Şekil” markası ile davacı markalarının kolaylıkla ayırt edilebildiğini, işaretlerin «iltibasa» sebebiyet verecek bir benzerlik taşımadığını, «ortalama tüketicinin» markayı bir bütün olarak algılayacağını, davacının ileri sürdüğü “FİT” ibaresinin zayıf «ayırt ediciliğinin» bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… li 2016/61822 sayılı “ACTİFİT” ibareli marka başvurusuna itirazlarının önce Markalar Dairesi Başkanlığı, ardından YİDK tarafından reddedildiğini, işaretler arasında «iltibas» bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin sektöründe faaliyet göstermediğini, «dava konusu» markayı tescil ettirdikten sonra müvekkilinin sektöründe faaliyet göstermesi halinde iltibasın oluşacağını, müvekkilinin marka hakkından haksız kazanç sağlayacağını, müvekkilinin markası ile itiraz edilen markanın birebir aynı malları kapsadığını, “ACTİ” ibaresinin «ayırt edicilik» sağlamadığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nun 2018-M-77 sayılı kararının iptalini, 2016/61822 sayılı “ACTİFİT” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü ta …
… diren ve doğrudan bu emtiaları işaret eden bir anlamı haiz olmamakla birlikte; günümüzde yaygın ve yoğun piyasa kullanımı neticesinde söz konusu emtialar bakımından «ayırt ediciliği» zayıflamış ve telmih edici bir işaret haline geldiği, davalı şirketin başvurusunun “ACTIFIT” kelimesinden ibaret olduğu, bu kelimenen İngilizce “aktif” (etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal) anlamına gelen “ACTIVE” kelimesi ile “FİT” kelimesinin birleşiminden türetildiği, bu haliyle “ACTIFIT” ibaresinin kendisini oluşturan iki sözcükten de yeterli düzeyde uzaklaşıp yeni bir manaya büründüğü, tüketiciye üzerinde kullanıldığı emtianın “hareketli ve «formda» olmayı” sağlayacağı yönünde dolaylı bir mesaj verdiği, sözcüksel bir buluş olup, kendisini oluşturan sözcüklerinin toplamından farklı bir algı oluşturduğu, işaretler arasında görsel ve işitsel açıdan bir benzerlik kurulmayacağı, markaların karşılaştırılmasında bütünsel «karşılaştırmanın esas» olması hususu dikkate alındığında taraf markalar arasında benzerlik kurulmayacağı, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı, işaretler arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı, aynı maddenin dördüncü fıkrası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmişt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıklılık esası · davanın konusu · ba formu · kötü niyet
Benzer bu kararda… diren ve doğrudan bu emtiaları işaret eden bir anlamı haiz olmamakla birlikte; günümüzde yaygın ve yoğun piyasa kullanımı neticesinde söz konusu emtialar bakımından «ayırt ediciliği» zayıflamış ve telmih edici bir işaret haline geldiği, davalı şirketin başvurusunun “ACTIFIT” kelimesinden ibaret olduğu, bu kelimenen İngilizce “aktif” (etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal) anlamına gelen “ACTIVE” kelimesi ile “FİT” kelimesinin birleşiminden türetildiği, bu haliyle “ACTIFIT” ibaresinin kendisini oluşturan iki sözcükten de yeterli düzeyde uzaklaşıp yeni bir manaya büründüğü, tüketiciye üzerinde kullanıldığı emtianın “hareketli ve «formda» olmayı” sağlayacağı yönünde dolaylı bir mesaj verdiği, sözcüksel bir buluş olup, kendisini oluşturan sözcüklerinin toplamından farklı bir algı oluşturduğu, işaretler arasında görsel ve işitsel açıdan bir benzerlik kurulmayacağı, markaların karşılaştırılmasında bütünsel «karşılaştırmanın esas» olması hususu dikkate alındığında taraf markalar arasında benzerlik kurulmayacağı, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı, işaretler arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı, aynı maddenin dördüncü fıkrası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmişt …
Hukuk Dairesi'nin 2021/1685 E., 2022/6319 K. sayılı kararında davacının itirazına gerekçe “FİT” unsurlu markalardaki bu ibarenin sağlıklı, zinde, «formda», uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük düzeyde olduğu, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiği sonucuna varıldığı, emsal olarak kabul edilen bu karar doğrultusunda “FİT” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve gıda malları yönünden tescili istenen başvurudaki “Acti” ibaresinin, başvuruyu davacının “FİT” ibareli markalarından yeterince farklılaştırdığı kanaatine ulaşıldığı, işaretler benzer bulunmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonucu etkilemediği, «dava konusu» marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili …
… lge Adliye Mahkemesince Dairemizin 2021/1685 E., 2022/6319 Karar sayılı ilamında davacının itirazına gerekçe “FİT” unsurlu markalardaki bu ibarenin sağlıklı, zinde, «formda», uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük düzeyde olduğu, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiği sonucuna varıldığı, emsal olarak kabul edilen bu karar doğrultusunda “FİT” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve gıda malları yönünden tescili istenen başvurudaki “Acti” ibaresinin, başvuruyu davacının “FİT” ibareli markalarından yeterince farklılaştırdığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu reddedilmişse de emsal alınan kararda hükümsüzlüğü istenen markanın işbu «davanın konusu» olan “Actifit” ibareli markaya göre davacının itirazına mesnet “FİT” unsurlu markalarından yeterince farklılaştırıldığı görülmüştür.
… li 2016/61822 sayılı “ACTİFİT” ibareli marka başvurusuna itirazlarının önce Markalar Dairesi Başkanlığı, ardından YİDK tarafından reddedildiğini, işaretler arasında «iltibas» bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin sektöründe faaliyet göstermediğini, «dava konusu» markayı tescil ettirdikten sonra müvekkilinin sektöründe faaliyet göstermesi halinde iltibasın oluşacağını, müvekkilinin marka hakkından haksız kazanç sağlayacağını, müvekkilinin markası ile itiraz edilen markanın birebir aynı malları kapsadığını, “ACTİ” ibaresinin «ayırt edicilik» sağlamadığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nun 2018-M-77 sayılı kararının iptalini, 2016/61822 sayılı “ACTİFİT” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü ta …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6467 E. , 2023/1426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1414 Esas, 2021/602 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/285 E., 2019/30 K.
Taraflar arasındaki 2017-M-5407 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, 2016/59770 sayılı “SEK AKTİFİT” ibareli markanın tescilli bulunduğu tüm sınıflar yönünden iptaline, hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının “SEK AKTİFİT” ibareli marka başvurusuna karşı yaptıkları itirazların haksız olarak reddedildiğini, davalının “sek aktifit” ibareli marka tescil başvurusunun müvekkilinin “fit” ibareli markaları ile iltibasa neden olacağını ve aynı sınıfta tescilinin istendiğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa neden olacağını, söz konusu markaların benzer türden olması ve ilişkili mal ve hizmetleri kapsamasının da orta seviyedeki tüketiciler nezdinde bu markaların karıştırılma ihtimalini artırdığını, müvekkilinin markalarının FİT ibaresini esas unsur olarak ihtiva ettiğini, dava konusu markanın AKTİF ve FİT kelimelerinin yan yana getirilmesi suretiyle oluşturulduğunu, AKTİF kelimesinin “etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal” anlamına geldiğini ve halk tarafından bilinen bir ibare olduğundan bu ibarenin tek başına hiçbir ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, bu kelimenin “FİT” kelimesinin başına ek olarak getirilmesi ile oluşturulan “AKTİFİT” markasının müvekkiline ait markanın devam serisi veya alt markası olarak algılanacağını, bu sebeple itiraz edilen markanın esas unsurunun da müvekkiline ait markada olduğu gibi FİT kelimesi olduğunu, davalı şirketin amacının “SEK” ibaresini tescil ettirmek olmadığını, başvuru sahibinin asıl amacının, tek başına tescil ettiremediği FİT kelimesini, SEK tescilli markasının garantisi altında ikincil marka yaratma suretiyle gizleyerek tescil ettirmek istemesi ve bu yolla FİT kelimesini marka olarak kullanma niyet ve eylemini meşru hale getirmek olduğunu, davalının tescil başvurusunun başından beri kötü niyetli olup TTK haksız rekabet hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek 2017-M-5407 sayılı YİDK kararının iptaline, 2016/59770 sayılı “SEK AKTİFİT” ibareli markanın tescilli bulunduğu tüm sınıflar yönünden iptaline, hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu “SEK AKTİFİT” markası ile davacıya ait markalar arasında davacının iddia ettiği gibi iltibasa neden olacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin tescilini talep ettiği “SEK AKTİFİT” ibaresinde SEK ibareli şeklin esaslı unsur olduğunu ve davaya konu markaların ilk bakışta kolaylıkla ayırt edilebildiğini ve markaların iltibasa neden olacak bir benzerlik taşımadıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacıya ait “FİT” ibareli markaların görüntü (şekil) itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, ayırt ediciliğin ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmadığının tespitinde belirleyici unsurun markanın münferit unsurlarından daha ziyade markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, esas unsur ve biçimsel farklılıklar nedeniyle söz konusu işaretlerin genel intibaları itibariyle de farklı olduğunu ve ortalama tüketici kitlesi tarafından karıştırma ihtimalinin doğmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca “fit” sözcüğünün gıda ve spor sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım gücü zayıf bir ibare olduğunu, özellikle ayırt edici ek/sözcüklerle kullanıldığında karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının mesnet gösterdiği markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal ve bütünsel açılardan benzerlik bulunmadığı, davacı iddiasının dayanağını oluşturan “FİT” ibaresinin ortak unsur durumunda olması bakımından da farklı bir sonuç ortaya çıkmayacağı, zira taraf markalarında aynı/aynı tür/benzer olarak bulunan mallar veya hizmetler bakımından FİT ibaresinin sıklıkla kullanılan ve zinde olmayı, fit görünmeyi sağlayacak nitelikteki yiyecek-içeceklere yönlendirici bir algı yaratması nedeniyle de ilgili tüketici tarafından markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de bulunmadığı, tanınmışlık için yeterli delil sunulmadığı, mal/hizmet karşılaştırmasına ilişkin dava konusu marka kapsamında davacının mesnet gösterdiği markalarındakilerden farklı herhangi bir mal veya hizmet de bulunmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin 4 üncü bendinin somut olaya uygulanması imkânının da bulunmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait fit markasının ayırt ediciliğinin düşük olduğuna karar verilmesinin kesinleşmiş mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından dava konusu markada bulunan sek unsurunun çatı marka olduğunun değerlendirilmediğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararda davalı markasında bulunan “aktif” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı hususunun hiçbir şekilde incelenmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusunun "SEK Aktifit" ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının ise "Fit" asıl unsurundan oluştuğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarih, 2018/4202 E. ve 2019/5804 K. sayılı ilamı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarih, 2019/3833 E. ve 2020/2305 K. sayılı ilamlarında işaret edilen hususlar değerlendirildiğinde, davalının markasında, Sek markasının çatı marka olması nedeniyle iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, aktif ibaresinin marka başvurusuna ayırt edicilik katmadığı, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, taraf markaları arasında ibareler yönünden de 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uayrınca görsel ve işitsel benzelik bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu hususunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu “SEK AKTİFİT” markası ile davacıya ait markalar arasında davacının iddia ettiği gibi iltibasa neden olacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin tescilini talep ettiği “SEK AKTİFİT” ibaresinde SEK ibareli şeklin esaslı unsur olduğunu ve davaya konu markaların ilk bakışta kolaylıkla ayırt edilebildiğini ve markaların iltibasa neden olacak bir benzerlik taşımadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacıya ait “FİT” ibareli markaların görüntü (şekil) itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, ayırt ediciliğin ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmadığının tespitinde belirleyici unsurun markanın münferit unsurlarından daha ziyade markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, esas unsur ve biçimsel farklılıklar nedeniyle söz konusu işaretlerin genel intibaları itibaryla da farklı olduğunu ve ortalama tüketici kitlesi tarafından karıştırma ihtimalinin doğmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca “fit” sözcüğünün gıda ve spor sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım gücü zayıf bir ibare olduğunu, özellikle ayırt edici ek/sözcüklerle kullanıldığında karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2017-M-5407 sayılı YİDK kararının iptali ile 2016/59770 sayılı “SEK AKTİFİT” ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931183400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz