Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1962 E. 2023/1937 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'iki yıl', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal protokolü↗ taşıyıcının sınırlı sorumluluğu↗ varşova konvansiyonu↗ sorumluluk sınırlaması↗ ihtirazi kayıt↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ ihbar olunan↗ satım sözleşmesi↗ taşıma sözleşmesi↗ hak düşürücü süre↗ protokol↗ istirdat↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 03.02.2016 tarih ve 2012/69 E., 2016/69 K. sayılı kararı ile davalı taşıyıcının yükleme ve boşaltmadan sonra taşıttaki ürünleri kontrol etme, teslimin eksiksiz yapıldığını kontrol etme görevi bulunduğu, gönderenin de ürünleri taşıyıcıya teslim ederken eksiksiz teslimin gerçekleştirildiğine dair belgeleri alması ve gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, ürünlerin alıcısı dava dışı Poem Limited Şirketi’nin de ürünlerin eksik tesliminden dolayı davalıyla birlikte kusurlu olduğu, Varşova Konvansiyonun 29 uncu maddesine göre zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, ilk taşıma tarihinden itibaren dava tarihi itibariyle iki yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.500,00 euronun 13.01.2011 temerrüt tarihinden itibaren Merkez Bankasınca dövize uygulanan değişen oranlarda mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili ve ihbar olunan vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 16.05.2018 tarih ve 2016/11339 E., 2018/3658 K. sayılı kararıyla ihbar olunan ... vekilinin kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi ise, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanun'n (2920 sayılı Kanun) atıf yaptığı Varşova Konvansiyonu ve 4 no'lu Montreal Protokolü uyarınca yük taşımasında taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğu, taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu halin istisnası ise Konvansiyonun 22 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sınırlı sorumluluk hali dikkate alınmadan davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluğu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşıyıcının yükleme ve boşaltmadan sonra taşıttaki ürünleri kontrol etme, teslimin eksiksiz yapıldığını kontrol etme görevi bulunduğu, gönderenin de ürünleri taşıyıcıya teslim ederken eksiksiz teslimin gerçekleştirildiğine dair belgeleri alması ve gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, ürünlerin eksik teslim edilmesinde taraflar yarı yarıya kusurlu bulunduğu, davalı tarafça ikinci kez ödenen 25.000,00 euro taşıma bedelinin yarısı olan ve 2920 sayılı Kanun'un atıf yaptığı Varşova Konvansiyonun 22 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca öngörülen sınırı aşmayan 12.500,00 euro'nun davacıya iadesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Varşova Konvansiyonun 18, 19, 20 ve 21 inci maddeleri uyarınca taşıyıcı davalının sorumlu olduğunu, malların uçağa eksik yüklemesini yapanın taşıyıcı olduğunu, eksikliğin davalıdan kaynaklandığını, bilirkişi hesabının mütefarik kusur hesaplanması ile yapıldığını, davalının sınırlı sorumluluk kapsamında talebin tamamından sorumlu olduğunu, vekalet ücretinin nispi olarak hükmedilmesi gerekirken eksik hesaplandığından kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının dahli olmayan uçak şirketinin ve Libya yerel yer hizmetlerinin hatasının davalıya yüklenemeyeceğini, zararın yükün boşaltma sorumluluğu kapsamında olduğunu, boşaltmaya alıcının nezaret sorumluluğu olduğundan mütefarik kusur hesaplanmanın hatalı olduğunu, davacının ihtirazi kayıt düşmeden taşıma işinin bedelini ödediğinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uluslararası hava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan edimin gereği gibi yerine getirilmediği iddiasına dayalı olarak ödenen taşıma ücretinin istirdadı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2920 sayılı Kanun'un 131 inci maddesi, Varşova Konvansiyonu'un 22 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11339 E. 2018/3658 K.
Ortak:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · ihbar olunan · taşıma sözleşmesi · hak düşürücü süre · taşıyıcı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 16.05.2018 tarih ve 2016/11339 E., 2018/3658 K. sayılı kararıyla «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi ise, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanun'n (2920 sayılı Kanun) atıf yaptığı Varşova Konvansiyonu ve 4 no'lu Montreal Protokolü uyarınca yük taşımasında «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı» olduğu, «taşıyıcının sınırlı sorumlu» olduğu halin istisnası ise Konvansiyonun 22 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sınırlı sorumluluk hali dikkate alınmadan davalı taşıyıcının sınır …
Mahkemece 03.02.2016 tarih ve 2012/69 E., 2016/69 K. sayılı kararı ile davalı «taşıyıcının» yükleme ve boşaltmadan sonra taşıttaki ürünleri kontrol etme, «teslimin» eksiksiz yapıldığını kontrol etme görevi bulunduğu, gönderenin de ürünleri taşıyıcıya teslim ederken eksiksiz teslimin gerçekleştirildiğine dair belgeleri alması ve gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, ürünlerin alıcısı dava dışı Poem Limited Şirketi’nin de ürünlerin eksik tesliminden dolayı davalıyla birlikte kusurlu olduğu, Varşova Konvansiyonun 29 uncu maddesine göre «zamanaşımı» süresinin iki yıl olduğu, ilk taşıma tarihinden itibaren dava tarihi itibariyle iki yıllık «hak düşürücü sürenin» dolmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.500,00 euronun 13.01.2011 «temerrüt» tarihinden itibaren Merkez Bankasınca dövize uygulanan değişen oranlarda mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili ve «ihbar olunan» vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Varşova Konvansiyonun 18, 19, 20 ve 21 inci maddeleri uyarınca «taşıyıcı» davalının sorumlu olduğunu, malların uçağa eksik yüklemesini yapanın taşıyıcı olduğunu, eksikliğin davalıdan kaynaklandığını, bilirkişi hesabının mütefarik «kusur» hesaplanması ile yapıldığını, davalının «sınırlı sorumluluk» kapsamında talebin tamamından sorumlu olduğunu, «vekalet ücretinin» nispi olarak hükmedilmesi gerekirken eksik hesaplandığından kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaKonvansiyonu ve 4 no'lu Montreal Protokolü uyarınca yük taşımasında «taşıyıcının sorumluluğu sınırlıdır».
Buna göre, anılan hüküm çerçevesinde davalı «taşıyıcının sınırlı sorumluluğu» değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Konvansiyonun 22/2-a maddesi “Kayıtlı bagaj ve yük taşımasında, paket «taşıyıcıya» verilirken, gönderici, varış yerinde «teslim» anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına iki yüz elli frankla sınırlandırılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temsil
Benzer bu karardaİhbar eden tarafın «temsilcisi» olarak davaya katılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12788 E. 2013/22333 K.
Ortak:taşıyıcı · ihbar · teslim · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece 03.02.2016 tarih ve 2012/69 E., 2016/69 K. sayılı kararı ile davalı «taşıyıcının» yükleme ve boşaltmadan sonra taşıttaki ürünleri kontrol etme, «teslimin» eksiksiz yapıldığını kontrol etme görevi bulunduğu, gönderenin de ürünleri taşıyıcıya teslim ederken eksiksiz teslimin gerçekleştirildiğine dair belgeleri alması ve gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, ürünlerin alıcısı dava dışı Poem Limited Şirketi’nin de ürünlerin eksik tesliminden dolayı davalıyla birlikte kusurlu olduğu, Varşova Konvansiyonun 29 uncu maddesine göre «zamanaşımı» süresinin iki yıl olduğu, ilk taşıma tarihinden itibaren dava tarihi itibariyle iki yıllık «hak düşürücü sürenin» dolmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.500,00 euronun 13.01.2011 «temerrüt» tarihinden itibaren Merkez Bankasınca dövize uygulanan değişen oranlarda mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili ve «ihbar olunan» vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 16.05.2018 tarih ve 2016/11339 E., 2018/3658 K. sayılı kararıyla «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi ise, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanun'n (2920 sayılı Kanun) atıf yaptığı Varşova Konvansiyonu ve 4 no'lu Montreal Protokolü uyarınca yük taşımasında «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı» olduğu, «taşıyıcının sınırlı sorumlu» olduğu halin istisnası ise Konvansiyonun 22 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sınırlı sorumluluk hali dikkate alınmadan davalı taşıyıcının sınır …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı «taşıyıcının» yükleme ve boşaltmadan sonra taşıttaki ürünleri kontrol etme, «teslimin» eksiksiz yapıldığını kontrol etme görevi bulunduğu, gönderenin de ürünleri taşıyıcıya teslim ederken eksiksiz teslimin gerçekleştirildiğine dair belgeleri alması v …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle «ihbar süresi» içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı «yazılı ihbarın» 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «yazılı ihbarının» «ihbar süresi» geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, «taşıyıcının» «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını «ibraz» etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Dava, «geç teslimden» doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yazılı ihbar · ihbar süresi · geç teslim · kötüniyet · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «yazılı ihbarının» «ihbar süresi» geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, «taşıyıcının» «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını «ibraz» etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle «ihbar süresi» içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı «yazılı ihbarın» 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «geç teslimden» doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekili tarafından «ibraz» edilen e-posta yazışmalarının Varşova Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde yazılı bildirim kabul edilip edilemeyeceği konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1962 E. , 2023/1937 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/828 Esas, 2021/385 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firma ile Poem Mimarlık Ltd. Şti. arasında satım sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin konusu olan mobilyaların taşınması için davalı firma ile anlaştığını, davalı şirketin akde aykırı olarak malların paketlerini ayırarak farklı parçaları yeniden paketlediğini, alıcı Poem Mimarlık Limited Şirketine malların eksik teslim edildiğinin ortaya çıktığını, alıcıya teslim edilmeyen malların geri getirildiğini, sonrasında tekrar Libya’ya gönderilmesi için davalıyla 25.000,00 euro karşılığında anlaştığını, ancak davalının alıcının malları indirmediğini ve bedel ödenmedikçe malların transferinin yapılmayacağının belirtildiğini, uçakta teslimi ihmal edilen mallar bulunduğunu, davalının kusurlu olarak eksik yükleme yaptığını, haksız yere müvekkilinden bu bedelin tahsil edildiğini ileri sürerek 25.000,00 euronun 05.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili firmanın meydana gelen olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu olayın Libya Sirte Askeri Havaalanında devletin yer hizmetleri boşaltma personellerinin uçağın arka alt depolarındaki malları unutmasından kaynaklandığını, sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirketin sorumluluğunun Sirte Askeri Havaalanına inişte tam ve eksiksiz olarak sona erdiğini, uçağın havaalanına indirilmesinden sonra tüm sorumluluğun alıcı Poem şirketine geçtiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 03.02.2016 tarih ve 2012/69 E., 2016/69 K. sayılı kararı ile davalı taşıyıcının yükleme ve boşaltmadan sonra taşıttaki ürünleri kontrol etme, teslimin eksiksiz yapıldığını kontrol etme görevi bulunduğu, gönderenin de ürünleri taşıyıcıya teslim ederken eksiksiz teslimin gerçekleştirildiğine dair belgeleri alması ve gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, ürünlerin alıcısı dava dışı Poem Limited Şirketi’nin de ürünlerin eksik tesliminden dolayı davalıyla birlikte kusurlu olduğu, Varşova Konvansiyonun 29 uncu maddesine göre zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, ilk taşıma tarihinden itibaren dava tarihi itibariyle iki yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.500,00 euronun 13.01.2011 temerrüt tarihinden itibaren Merkez Bankasınca dövize uygulanan değişen oranlarda mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili ve ihbar olunan vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 16.05.2018 tarih ve 2016/11339 E., 2018/3658 K. sayılı kararıyla ihbar olunan ... vekilinin kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi ise, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanun'n (2920 sayılı Kanun) atıf yaptığı Varşova Konvansiyonu ve 4 no'lu Montreal Protokolü uyarınca yük taşımasında taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğu, taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu halin istisnası ise Konvansiyonun 22 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sınırlı sorumluluk hali dikkate alınmadan davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluğu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşıyıcının yükleme ve boşaltmadan sonra taşıttaki ürünleri kontrol etme, teslimin eksiksiz yapıldığını kontrol etme görevi bulunduğu, gönderenin de ürünleri taşıyıcıya teslim ederken eksiksiz teslimin gerçekleştirildiğine dair belgeleri alması ve gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, ürünlerin eksik teslim edilmesinde taraflar yarı yarıya kusurlu bulunduğu, davalı tarafça ikinci kez ödenen 25.000,00 euro taşıma bedelinin yarısı olan ve 2920 sayılı Kanun'un atıf yaptığı Varşova Konvansiyonun 22 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca öngörülen sınırı aşmayan 12.500,00 euro'nun davacıya iadesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Varşova Konvansiyonun 18, 19, 20 ve 21 inci maddeleri uyarınca taşıyıcı davalının sorumlu olduğunu, malların uçağa eksik yüklemesini yapanın taşıyıcı olduğunu, eksikliğin davalıdan kaynaklandığını, bilirkişi hesabının mütefarik kusur hesaplanması ile yapıldığını, davalının sınırlı sorumluluk kapsamında talebin tamamından sorumlu olduğunu, vekalet ücretinin nispi olarak hükmedilmesi gerekirken eksik hesaplandığından kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının dahli olmayan uçak şirketinin ve Libya yerel yer hizmetlerinin hatasının davalıya yüklenemeyeceğini, zararın yükün boşaltma sorumluluğu kapsamında olduğunu, boşaltmaya alıcının nezaret sorumluluğu olduğundan mütefarik kusur hesaplanmanın hatalı olduğunu, davacının ihtirazi kayıt düşmeden taşıma işinin bedelini ödediğinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uluslararası hava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan edimin gereği gibi yerine getirilmediği iddiasına dayalı olarak ödenen taşıma ücretinin istirdadı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2920 sayılı Kanun'un 131 inci maddesi, Varşova Konvansiyonu'un 22 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931169600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz