TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6569 E. 2023/1378 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh sözleşmesi↗ aaüt↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ ön inceleme duruşması↗ davadan feragat↗ vekâlet ücreti↗ feragat↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ sulh↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/491 E., 2019/49 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2000/10334, 2000/10336, 2003/06280, 2004/30219, 2004/05612 , 2005/11663, 2006/36493, 2008/11882, 2009/50146, 2010/67760, 2010/67784, 2012/71861, 2009/41196, 2012/42658 sayılı "OMS" ibareli markalarının bulunduğunu, aynı ibarenin ticaret ünvanında da yer aldığını, müvekkilli markalarının tanınmış olup "OMS" markası ve ünvanının müvekkili ile özdeşleştiğini, davalı şirketin " 4MOMS" ibareli marka başvurusuna, anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini oysa müvekkilinin itirazına mesnet tanınmış markaları ile dava konusu marka arasında iltibas bulunduğunu, ortalama tüketicinin dava konusu markayı müvekkilinin seri markası olarak algılayacağını, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı gibi davacının itirazına mesnet markalarının da tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı, davalı şirketle yapılan sulh sözleşmesi gereğince davadan feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tarafların sulh olması sonucu karşılıklı feragat nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, davalı TPMK lehine vekâlet ücreti takdirinin yerinde olmadığını diğer davalının vekâlet ücreti talebinden vazgeçmesi beyanının davalı TPMK yönünden de bağlayıcı olduğunu, diğer taraftan davalı TPMK vekilinin kabul veya redde ilişkin beyanının da alınmadığını, aksinin kabulü halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 6 ncı maddesi gereğince vekalet ücretinin 1/4'üne hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı TPMK lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzetilmesini mümkün değilse kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin vekalet ücreti talebinden vazgeçmesinin ancak kendisi yönünden sonuç doğuracağı gibi davacı ve davalı şirket arasında düzenlenen 01.02.2018 tarihli sulh sözleşmesinde de davalı TPMK'nın taraf olmadığı, davadan ön inceleme duruşması yapılmadan feragat edildiğinden mahkemece, vekille temsil olunan davalı TPMK yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6 ncı maddesine uygun olarak tarifeyle belirlenen ücretin yarısı oranında vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, AAÜT'nin 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1357 E. 2017/4130 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tarafların «sulh» olması sonucu karşılıklı «feragat» nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, davalı TPMK lehine vekâlet ücreti takdirinin yerinde olmadığını diğer davalının vekâlet ücreti talebinden vazgeçmesi beyanının davalı TPMK yönünden de bağlayıcı olduğunu, diğer taraftan davalı TPMK vekilinin kabul veya redde ilişkin beyanının da alınmadığını, aksinin kabulü halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 6 ncı maddesi gereğince «vekalet ücretinin» 1/4'üne hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı TPMK lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzetilmesini mümkün değilse kald …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin «vekalet ücreti» talebinden vazgeçmesinin ancak kendisi yönünden sonuç doğuracağı gibi davacı ve davalı şirket arasında düzenlenen 01.02.2018 tarihli «sulh sözleşmesinde» de davalı TPMK'nın taraf olmadığı, davadan ön «inceleme duruşması» yapılmadan «feragat» edildiğinden mahkemece, vekille «temsil» olunan davalı TPMK yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6 ncı maddesine uygun olarak tarifeyle belirlenen ücretin yarısı oranında vekalet ücretine …
Benzer bu karardaMahkemece, davalının ticari kart sözleşmesi imzalamış olması nedeniyle tüketici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline karar verildiği halde, davacı vekili lehine AAÜT uyarınca «vekalet ücretine» hüküm olunmaması doğru görülmemiş ve hükmün kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4934 E. 2014/12816 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tarafların «sulh» olması sonucu karşılıklı «feragat» nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, davalı TPMK lehine vekâlet ücreti takdirinin yerinde olmadığını diğer davalının vekâlet ücreti talebinden vazgeçmesi beyanının davalı TPMK yönünden de bağlayıcı olduğunu, diğer taraftan davalı TPMK vekilinin kabul veya redde ilişkin beyanının da alınmadığını, aksinin kabulü halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 6 ncı maddesi gereğince «vekalet ücretinin» 1/4'üne hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı TPMK lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzetilmesini mümkün değilse kald …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin «vekalet ücreti» talebinden vazgeçmesinin ancak kendisi yönünden sonuç doğuracağı gibi davacı ve davalı şirket arasında düzenlenen 01.02.2018 tarihli «sulh sözleşmesinde» de davalı TPMK'nın taraf olmadığı, davadan ön «inceleme duruşması» yapılmadan «feragat» edildiğinden mahkemece, vekille «temsil» olunan davalı TPMK yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6 ncı maddesine uygun olarak tarifeyle belirlenen ücretin yarısı oranında vekalet ücretine …
Benzer bu karardaAAÜT’de Fikri Sınai Haklar Mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda hükmedilecek «vekalet ücreti» genel mahkemelerden farklı olarak düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, reddedilen taleplerin her biri için davalı yararına üç ayrı ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine göre karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:def'i · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve önceye dayalı hak iddiasının «marka hakkına tecavüz» davasında «def»'i olarak ileri sürülebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların kullanımları daha eskiye dayandığından davacının markasına tecavüz oluşturmadığı, herhangi bir «haksız rekabet» unsuru taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12251 E. 2015/11106 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tarafların «sulh» olması sonucu karşılıklı «feragat» nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, davalı TPMK lehine vekâlet ücreti takdirinin yerinde olmadığını diğer davalının vekâlet ücreti talebinden vazgeçmesi beyanının davalı TPMK yönünden de bağlayıcı olduğunu, diğer taraftan davalı TPMK vekilinin kabul veya redde ilişkin beyanının da alınmadığını, aksinin kabulü halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 6 ncı maddesi gereğince «vekalet ücretinin» 1/4'üne hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı TPMK lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzetilmesini mümkün değilse kald …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin «vekalet ücreti» talebinden vazgeçmesinin ancak kendisi yönünden sonuç doğuracağı gibi davacı ve davalı şirket arasında düzenlenen 01.02.2018 tarihli «sulh sözleşmesinde» de davalı TPMK'nın taraf olmadığı, davadan ön «inceleme duruşması» yapılmadan «feragat» edildiğinden mahkemece, vekille «temsil» olunan davalı TPMK yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6 ncı maddesine uygun olarak tarifeyle belirlenen ücretin yarısı oranında vekalet ücretine …
Benzer bu kararda2) Ancak, mahkemece davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi nedeniyle AAÜT 7/2. maddesi gereğince maktu vekelet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisine itiraz · yetkisizlik itirazı · yerleşim yeri · nispi vekalet ücreti · şirket merkezi mahkemesi · dava şartı yokluğu · usulden reddi · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… vacının iddia etmiş olduğu sözleşmenin davalı tarafından kabul edilmemiş olması nedeniyle HMK 6.maddeye göre davanın açıldığı ve takibin yapıldığı tarihte davalının «yerleşim yeri» mahkemesinin ve icra dairesinin yetkili olduğu, davalı «şirketin merkezinin» B. ilçesi olması nedeniyle S. «icra dairesinin yetkisine itirazının» yerinde olduğu, dava tarihinde ve takip tarihinde yetkili icra müdürlüğünde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
2) Ancak, mahkemece davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi nedeniyle AAÜT 7/2. maddesi gereğince maktu vekelet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1626 E. 2019/3233 K.
Ortak:vekalet ücreti · temsil
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin «vekalet ücreti» talebinden vazgeçmesinin ancak kendisi yönünden sonuç doğuracağı gibi davacı ve davalı şirket arasında düzenlenen 01.02.2018 tarihli «sulh sözleşmesinde» de davalı TPMK'nın taraf olmadığı, davadan ön «inceleme duruşması» yapılmadan «feragat» edildiğinden mahkemece, vekille «temsil» olunan davalı TPMK yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6 ncı maddesine uygun olarak tarifeyle belirlenen ücretin yarısı oranında vekalet ücretine …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tarafların «sulh» olması sonucu karşılıklı «feragat» nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, davalı TPMK lehine vekâlet ücreti takdirinin yerinde olmadığını diğer davalının vekâlet ücreti talebinden vazgeçmesi beyanının davalı TPMK yönünden de bağlayıcı olduğunu, diğer taraftan davalı TPMK vekilinin kabul veya redde ilişkin beyanının da alınmadığını, aksinin kabulü halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 6 ncı maddesi gereğince «vekalet ücretinin» 1/4'üne hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı TPMK lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzetilmesini mümkün değilse kald …
Benzer bu karardaDavalı TMSF, davada kendisini vekille «temsil» ettirdiğine göre, mahkemece davalı TMSF yararına AAÜT 7/1 maddesi uyarınca «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru olmayıp bu nedenle kararın davalı TMSF yararına bozulması gerekmekte ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gere …
Kararı, davalı TMSF vekili «vekalet ücreti» yönünden temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · olumsuz oy · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilince, 20.10.2015 tarihli celsede, davalılar aleyhine açılan davanın takip edilmeyeceğinin beyan edildiği, bu nedenle davanın 20.10.2015 tarihinde 6100 sayılı HMK 150. maddesi uyarınca «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırıldığı», yasal süresinde de «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 150. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davalı TMSF, davada kendisini vekille «temsil» ettirdiğine göre, mahkemece davalı TMSF yararına AAÜT 7/1 maddesi uyarınca «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru olmayıp bu nedenle kararın davalı TMSF yararına bozulması gerekmekte ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gere …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6569 E. , 2023/1378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1556 Esas, 2021/797 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/491 E., 2019/49 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2000/10334, 2000/10336, 2003/06280, 2004/30219, 2004/05612 , 2005/11663, 2006/36493, 2008/11882, 2009/50146, 2010/67760, 2010/67784, 2012/71861, 2009/41196, 2012/42658 sayılı "OMS" ibareli markalarının bulunduğunu, aynı ibarenin ticaret ünvanında da yer aldığını, müvekkilli markalarının tanınmış olup "OMS" markası ve ünvanının müvekkili ile özdeşleştiğini, davalı şirketin " 4MOMS" ibareli marka başvurusuna, anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini oysa müvekkilinin itirazına mesnet tanınmış markaları ile dava konusu marka arasında iltibas bulunduğunu, ortalama tüketicinin dava konusu markayı müvekkilinin seri markası olarak algılayacağını, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı gibi davacının itirazına mesnet markalarının da tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı, davalı şirketle yapılan sulh sözleşmesi gereğince davadan feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tarafların sulh olması sonucu karşılıklı feragat nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, davalı TPMK lehine vekâlet ücreti takdirinin yerinde olmadığını diğer davalının vekâlet ücreti talebinden vazgeçmesi beyanının davalı TPMK yönünden de bağlayıcı olduğunu, diğer taraftan davalı TPMK vekilinin kabul veya redde ilişkin beyanının da alınmadığını, aksinin kabulü halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 6 ncı maddesi gereğince vekalet ücretinin 1/4'üne hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı TPMK lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzetilmesini mümkün değilse kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin vekalet ücreti talebinden vazgeçmesinin ancak kendisi yönünden sonuç doğuracağı gibi davacı ve davalı şirket arasında düzenlenen 01.02.2018 tarihli sulh sözleşmesinde de davalı TPMK'nın taraf olmadığı, davadan ön inceleme duruşması yapılmadan feragat edildiğinden mahkemece, vekille temsil olunan davalı TPMK yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6 ncı maddesine uygun olarak tarifeyle belirlenen ücretin yarısı oranında vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, AAÜT'nin 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931163000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz