Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/837 E. 2023/1318 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma ilamına uyma↗ taşıtan sıfatı↗ gönderici sorumluluğu↗ zıya↗ hasar ihbarı↗ navlun sözleşmesi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ taşıtan↗ donatan↗ istifa↗ rücuen tahsil↗ müktesep hak↗ ihtisas mahkemesi↗ navlun↗ direnme kararı↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 26.11.2013 tarih, 2013/346 E. ve 2013/300 K. sayılı kararı ile direnme kararı verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D. Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
V. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI (YHGK) VE DEVAM EDEN YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.12.2018 tarih, 2017/11-101 E. ve 2018/1869 K. sayılı ilâmı ile yasal düzenlemelere uygun şekilde oluşturulmuş bir direnme kararının varlığından bahsedilemeyeceği, mahkemece Anayasanın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesi gözetilerek ve özellikle bozma kararında yer verilen bozma gerekçelerine karşı direnmenin gerekçesini de (gerekirse yeni bir hüküm oluşturmayacak şekilde yasal sınırlarda genişleterek) açıkça kaleme alınarak kararda gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte direnme kararı verilmek üzere davalı M/V Gemisi Taşıyanı ve/veya İşleteni Gemiciler Denizcilik Nak. Spor Yapı Tesisleri ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının usulden bozulmasına, bozma nedenine göre işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Hukuk Genel Kurulu Kararı Üzerine Verilen Karar
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, navlun sözleşmesinde yer alan FIOS kaydının gönderilen ve taşıtan sıfatına sahip olan dava dışı sigortalı bakımından geçerli olduğu, FIOS kaydı gereği davalı taşıyanın gerek istif gerekse boşaltma sırasında meydana gelen hasarın sebep olduğu zarardan sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1091 inci maddesi hükmünün, kaptanın gözetim görevi sebebiyle (istif hatasının geminin elverişsizliğine sebep olması ve bu sebeple yük hasar veya zıyaın meydana gelmesi hali dışında) taşıyana kusur izafe edilmesi sonucunu doğurmayacağı, dava konusu zararlar sebebiyle taşıyana kusur izafe edilmesi mümkün olmadığından taşıyanın sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı ile davacı lehine usulü müktesep hak doğduğu halde mahkemece bu hususun gözardı edildiğini, bozma kararına uyulmakla davalı taşıyanın müterafik kusurunun kabul edilmesi gerekirken davanın tümden reddinin doğru olmadığını, mahkemenin bozma ilamına uyma kararının gerekçesiz olduğunu, bu durumun Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, FIOS kaydının taşıyanın sorumluluğunu bertaraf etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacıya sigortalı cam emtiasının mümeyyiz davalı tarafından deniz yoluyla yapılan taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin davada verilen direnme kararının YHGK tarafından usulden bozulmasından sonra mezkûr direnme kararı ve YHGK kararı yok sayılarak Daire bozma ilamına uyularak verilen kararın temyiz incelemesinin yapılıp yapılmayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası
2. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesi 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Mahkemenin, 26.11.2013 tarih, 2013/346 E. ve 2013/300 K. sayılı direnme kararı, YHGK'nın 06.12.2018 tarih, 2017/11-101 E. ve 2018/1869 K. sayılı ilâmında belirtildiği üzere usulüne uygun oluşturulmadığından bozma kararında yer verilen bozma gerekçelerine karşı direnmenin gerekçesinin gerekirse yeni bir hüküm oluşturmayacak şekilde açıkça kaleme alınarak anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte direnme kararı verilmek üzere usulden bozulmuştur. Mahkemece, YHGK ilamında belirtilen hususlara riayet edilerek gerekçe yazılması ve hüküm kurulması gerekirken daha evvel verilmiş direnme kararına rağmen Daire bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün YHGK bozma kararı çerçevesinde gerekçe yazılmak üzere bozularak Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8172 E. 2013/12110 K.
Ortak:taşıyan · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece Hukuk Genel Kurulu Kararı Üzerine Verilen Karar Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, «navlun sözleşmesinde» yer alan FIOS «kaydının» gönderilen ve «taşıtan sıfatına» sahip olan dava dışı sigortalı bakımından geçerli olduğu, FIOS kaydı gereği davalı «taşıyanın» gerek «istif» gerekse boşaltma sırasında meydana gelen «hasarın» sebep olduğu zarardan sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1091 inci maddesi hükmünün, kaptanın gözetim görevi sebebiyle (istif hatasının geminin elverişsizliğine sebep olması ve bu sebeple yük hasar veya «zıyaın» meydana gelmesi hali dışında) taşıyana «kusur» izafe edilmesi sonucunu doğurmayacağı, dava konusu zararlar sebebiyle taşıyana kusur izafe edilmesi mümkün olmadığından «taşıyanın sorumlu» tutulmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı ile davacı lehine usulü «müktesep hak» doğduğu halde mahkemece bu hususun gözardı edildiğini, bozma kararına uyulmakla davalı «taşıyanın» müterafik kusurunun kabul edilmesi gerekirken davanın tümden reddinin doğru olmadığını, mahkemenin «bozma ilamına uyma» kararının gerekçesiz olduğunu, bu durumun Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, FIOS «kaydının» «taşıyanın sorumluluğunu» bertaraf etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaLeasing Anonim Ortaklığı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalı M/V Rapsodi Gemisi «taşıyanı» ve/veya işleteni ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13370 E. 2012/18961 K.
Ortak:navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · taşıtan · donatan · istifa · navlun · taşıyıcı · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece Hukuk Genel Kurulu Kararı Üzerine Verilen Karar Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, «navlun sözleşmesinde» yer alan FIOS «kaydının» gönderilen ve «taşıtan sıfatına» sahip olan dava dışı sigortalı bakımından geçerli olduğu, FIOS kaydı gereği davalı «taşıyanın» gerek «istif» gerekse boşaltma sırasında meydana gelen «hasarın» sebep olduğu zarardan sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1091 inci maddesi hükmünün, kaptanın gözetim görevi sebebiyle (istif hatasının geminin elverişsizliğine sebep olması ve bu sebeple yük hasar veya «zıyaın» meydana gelmesi hali dışında) taşıyana «kusur» izafe edilmesi sonucunu doğurmayacağı, dava konusu zararlar sebebiyle taşıyana kusur izafe edilmesi mümkün olmadığından «taşıyanın sorumlu» tutulmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı ile davacı lehine usulü «müktesep hak» doğduğu halde mahkemece bu hususun gözardı edildiğini, bozma kararına uyulmakla davalı «taşıyanın» müterafik kusurunun kabul edilmesi gerekirken davanın tümden reddinin doğru olmadığını, mahkemenin «bozma ilamına uyma» kararının gerekçesiz olduğunu, bu durumun Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, FIOS «kaydının» «taşıyanın sorumluluğunu» bertaraf etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDavaya konu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen «konşimentoda» «navlun sözleşmesine» de atıf yapılmış olup, navlun sözleşmesi ile birlikte kullanılacağı belirtilmiştir.Konşimentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesi (bağlantı özeti) incelendiğinde, davacının sigortalısı olan Okan Cam Sanayi A.Ş.’nin taşımayı yapan gemiyi kiraladığı, bu suretle navlun sözleşmesinin tarafı olduğu gibi sözleşmede taşınan yükün yükleme, tahliye ve istifleme «masraf» ve risklerinin «taşıtana»/yükletene-gönderilene ait olduğu, bağlama/emniyet altına alma/ takozlama malzemeleri/işlemlerinin kiracının hesap ve sorumluluğunda olduğu hususları düzenlenmekle sözleşmeye FIOS (Free In/Out Stow) «kaydı» konulmuştur.Davaya konu taşıma sonunda meydana gelen hasarla ilgili olarak yapılan ekspertiz incelemesinde ahşap kasalar içindeki cam emtianın bir kısım sandıkların devrilme, yan yatma ve kayması sonucu hasarlandığı, istiflemenin yükleme terminalinde yeterince dikkat, özen ve sefer deniz şartlarını karşılar şekilde usulünce yapılmadığı, bunun sonucunda deniz yolculuğunda gemi normal salınımlarında aralarında boşluk olan veya yeterince beslenmemiş kasaların yan yatma ve devrilmeye maruz kaldıkları tespit edilmiştir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da ahşap kasalar içindeki cam yükünün gemi ambarına usulüne uygun şekilde yüklenmediği belirtilmiştir.Bu durumda konşimentoda atıf yapılan navlun sözleşmesi içeriğine, bu sözleşmede kararlaştırılan taşıma koşul ve kayıtları ile «hasarın» meydana geliş şekline göre, davalı «taşıyanın» tüm zarardan sorumlu tutulması doğru değildir.Ancak, kararlaştırılan taşıma koşulları ile yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek, bu konuda gerekli özeni göstermek ve uyarılarda bulunmak görev ve sorumluluğu mevcuttur.Buna göre somut olayda, taşınan emtianın yük ilgilileri tarafından hatalı istiflenmesi sonucu hasarlanmasından dolayı yük ilgilileri kusurlu ise de bu durumun davalı taşıyanın anılan kanuni düzenleme uyarınca sorumluluğunu ortadan kaldırmaması nedeniyle davalı taşıyanın da müşterek kusurunun bulunduğunun kabulü ile bu konuda yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenecek «kusur oranına» göre davalı «taşıyanın sorumluluğuna» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde meydana gelen hasarın tamamından davalı taşıyanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerek …
… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gemi kaptanının yükleme esnasında gerekli özeni göstermemesinden dolayı meydana gelen zarardan davalı «taşıyıcı» şirketin sorumlu olduğu, diğer davalının ise geminin «donatanı» veya «taşıyanı» olmaması nedeniyle bu davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı Yapı Kredi Leasing Anonim Ortaklığı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı M/V Rapsodi Gemisi taşıyanı ve …
3-Öte yandan, taşıma sona erdikten sonra tahliye sürecinde liman işçilerinin dikkatsiz yük elleçlemesi yapması sonucu yükte meydana gelen «hasarın» tamamından da davalı «taşıyan sorumlu» tutulmuş ise de gerek anılan bağlantı özeti koşulları gerekse anılan TTK’nun 975. maddesi göz önüne alınarak tahliye sırasında meydana gelen hasardan dolayı davalı taşıyanın «kusur» durumunun belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir inceleme ve değerlendirmede bulunulmadan tahliye sırasında meydana gelen hasarın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konşimento · kusur oranı
Benzer bu karardaDavaya konu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen «konşimentoda» «navlun sözleşmesine» de atıf yapılmış olup, navlun sözleşmesi ile birlikte kullanılacağı belirtilmiştir.Konşimentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesi (bağlantı özeti) incelendiğinde, davacının sigortalısı olan Okan Cam Sanayi A.Ş.’nin taşımayı yapan gemiyi kiraladığı, bu suretle navlun sözleşmesinin tarafı olduğu gibi sözleşmede taşınan yükün yükleme, tahliye ve istifleme «masraf» ve risklerinin «taşıtana»/yükletene-gönderilene ait olduğu, bağlama/emniyet altına alma/ takozlama malzemeleri/işlemlerinin kiracının hesap ve sorumluluğunda olduğu hususları düzenlenmekle sözleşmeye FIOS (Free In/Out Stow) «kaydı» konulmuştur.Davaya konu taşıma sonunda meydana gelen hasarla ilgili olarak yapılan ekspertiz incelemesinde ahşap kasalar içindeki cam emtianın bir kısım sandıkların devrilme, yan yatma ve kayması sonucu hasarlandığı, istiflemenin yükleme terminalinde yeterince dikkat, özen ve sefer deniz şartlarını karşılar şekilde usulünce yapılmadığı, bunun sonucunda deniz yolculuğunda gemi normal salınımlarında aralarında boşluk olan veya yeterince beslenmemiş kasaların yan yatma ve devrilmeye maruz kaldıkları tespit edilmiştir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da ahşap kasalar içindeki cam yükünün gemi ambarına usulüne uygun şekilde yüklenmediği belirtilmiştir.Bu durumda konşimentoda atıf yapılan navlun sözleşmesi içeriğine, bu sözleşmede kararlaştırılan taşıma koşul ve kayıtları ile «hasarın» meydana geliş şekline göre, davalı «taşıyanın» tüm zarardan sorumlu tutulması doğru değildir.Ancak, kararlaştırılan taşıma koşulları ile yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek, bu konuda gerekli özeni göstermek ve uyarılarda bulunmak görev ve sorumluluğu mevcuttur.Buna göre somut olayda, taşınan emtianın yük ilgilileri tarafından hatalı istiflenmesi sonucu hasarlanmasından dolayı yük ilgilileri kusurlu ise de bu durumun davalı taşıyanın anılan kanuni düzenleme uyarınca sorumluluğunu ortadan kaldırmaması nedeniyle davalı taşıyanın da müşterek kusurunun bulunduğunun kabulü ile bu konuda yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenecek «kusur oranına» göre davalı «taşıyanın sorumluluğuna» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde meydana gelen hasarın tamamından davalı taşıyanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/837 E. , 2023/1318 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2019/120 Esas, 2021/357 Karar
HÜKÜM
Dava ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonunda karar bozulmuş, Mahkeme tarafından Dairemiz ilamına karşı direnilmiştir.
Direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.12.2018 tarih ve 2017/11-101 E. ve 2018/1869 K. sayılı ilâmı ile direnme kararının usulden bozulmasına, bozma nedenine göre işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, Mahkeme tarafından Dairemiz bozma ilamına uyulduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde taşıma poliçesiyle sigortalanmış olan cam emtiasının davalılar tarafından Romanya’dan Türkiye’ye gemi ile taşındığını, varış limanında yapılan incelemelerde sözkonusu emtianın taşınması ve tahliyesi sırasında hasarlandığının tespit edilmesi üzerine müvekkili tarafından sigortalısına poliçe teminatı dahilinde 34.443,66 TL hasar tazminatı ödendiğini, bu suretle müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek ödenen miktarın 19.03.2008 ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Gemiciler Denizcilik Nak. Spor Yapı Tesisleri ve Tic. Ltd. Şti.vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun olarak yapılmış bir hasar ihbarı ve tespitin bulunmadığını, ekspertiz çalışmalarının tek taraflı yapıldığını, taşıma koşullarının belirlendiği bağlantı özetinde fixture recap ve boşaltma için Free In and Out, Stowed “FIOS” (gemiye yükleme, boşaltma ve istif masraflarının taşıyana ait olmaması) kaydının bulunduğunu, bu kayıt nedeniyle taşınan malın yüklenmesi, bağlanması, emniyet altına alınması, takozlanması ve tahliyesinin tamamen yükletenin/taşıtanın ve/veya gönderilenin sorumluluğunda olup, meydana gelen hasarlardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen ilk Karar
İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) 13.07.2010 tarih, 2009/44 E. ve 2010/324 K. sayılı kararıyla; gemi kaptanının yükleme esnasında gerekli özeni göstermemesinden dolayı meydana gelen zarardan davalı taşıyıcı şirketin sorumlu olduğu, diğer davalının ise geminin donatanı veya taşıyanı olmaması nedeniyle bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı Yapı Kredi Leasing Anonim Ortaklığı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı M/V Rapsodi Gemisi taşıyanı ve/veya işleteni Gemiciler Denizcilik Nak. Spor Yapı Tesisleri ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.11.2012 tarih, 2010/13370 E. ve 2012/18961 K. sayılı ilamı ile davalı M/V Rapsodi Gemisi taşıyanı ve/veya işleteni Gemiciler Denizcilik Nak. Spor Yapı Tesisleri ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin ilamda belirtilen sebepler yönünden temyiz itirazlarının kabulüne karar verilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemece, 26.11.2013 tarih, 2013/346 E. ve 2013/300 K. sayılı kararı ile direnme kararı verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D. Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
V. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI (YHGK) VE DEVAM EDEN YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.12.2018 tarih, 2017/11-101 E. ve 2018/1869 K. sayılı ilâmı ile yasal düzenlemelere uygun şekilde oluşturulmuş bir direnme kararının varlığından bahsedilemeyeceği, mahkemece Anayasanın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesi gözetilerek ve özellikle bozma kararında yer verilen bozma gerekçelerine karşı direnmenin gerekçesini de (gerekirse yeni bir hüküm oluşturmayacak şekilde yasal sınırlarda genişleterek) açıkça kaleme alınarak kararda gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte direnme kararı verilmek üzere davalı M/V Gemisi Taşıyanı ve/veya İşleteni Gemiciler Denizcilik Nak.
Spor Yapı Tesisleri ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının usulden bozulmasına, bozma nedenine göre işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Hukuk Genel Kurulu Kararı Üzerine Verilen Karar
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, navlun sözleşmesinde yer alan FIOS kaydının gönderilen ve taşıtan sıfatına sahip olan dava dışı sigortalı bakımından geçerli olduğu, FIOS kaydı gereği davalı taşıyanın gerek istif gerekse boşaltma sırasında meydana gelen hasarın sebep olduğu zarardan sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1091 inci maddesi hükmünün, kaptanın gözetim görevi sebebiyle (istif hatasının geminin elverişsizliğine sebep olması ve bu sebeple yük hasar veya zıyaın meydana gelmesi hali dışında) taşıyana kusur izafe edilmesi sonucunu doğurmayacağı, dava konusu zararlar sebebiyle taşıyana kusur izafe edilmesi mümkün olmadığından taşıyanın sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı ile davacı lehine usulü müktesep hak doğduğu halde mahkemece bu hususun gözardı edildiğini, bozma kararına uyulmakla davalı taşıyanın müterafik kusurunun kabul edilmesi gerekirken davanın tümden reddinin doğru olmadığını, mahkemenin bozma ilamına uyma kararının gerekçesiz olduğunu, bu durumun Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, FIOS kaydının taşıyanın sorumluluğunu bertaraf etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacıya sigortalı cam emtiasının mümeyyiz davalı tarafından deniz yoluyla yapılan taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin davada verilen direnme kararının YHGK tarafından usulden bozulmasından sonra mezkûr direnme kararı ve YHGK kararı yok sayılarak Daire bozma ilamına uyularak verilen kararın temyiz incelemesinin yapılıp yapılmayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası
2. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesi 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Mahkemenin, 26.11.2013 tarih, 2013/346 E. ve 2013/300 K. sayılı direnme kararı, YHGK'nın 06.12.2018 tarih, 2017/11-101 E. ve 2018/1869 K. sayılı ilâmında belirtildiği üzere usulüne uygun oluşturulmadığından bozma kararında yer verilen bozma gerekçelerine karşı direnmenin gerekçesinin gerekirse yeni bir hüküm oluşturmayacak şekilde açıkça kaleme alınarak anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte direnme kararı verilmek üzere usulden bozulmuştur. Mahkemece, YHGK ilamında belirtilen hususlara riayet edilerek gerekçe yazılması ve hüküm kurulması gerekirken daha evvel verilmiş direnme kararına rağmen Daire bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün YHGK bozma kararı çerçevesinde gerekçe yazılmak üzere bozularak Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931118400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz