Navlun sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13370 E. 2012/18961 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun sözleşmesi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ taşıtan↗ konşimento↗ donatan↗ istifa↗ kusur oranı↗ navlun↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gemi kaptanının yükleme esnasında gerekli özeni göstermemesinden dolayı meydana gelen zarardan davalı taşıyıcı şirketin sorumlu olduğu, diğer davalının ise geminin donatanı veya taşıyanı olmaması nedeniyle bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı Yapı Kredi Leasing Anonim Ortaklığı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı M/V Rapsodi Gemisi taşıyanı ve/veya işleteni Gemiciler Denizcilik Nak. Spor Yapı Tesisleri Ve Tic. Ltd.Şti. hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı M/V Gemisi Taşıyanı ve/veya İşleteni Gemiciler Denizcilik Nak. Spor Yapı Tesisleri Ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacıya sigortalı cam emtiasının mümeyyiz davalı tarafından deniz yoluyla yapılan taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen konşimentoda navlun sözleşmesine de atıf yapılmış olup, navlun sözleşmesi ile birlikte kullanılacağı belirtilmiştir.Konşimentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesi (bağlantı özeti) incelendiğinde, davacının sigortalısı olan Okan Cam Sanayi A.Ş.’nin taşımayı yapan gemiyi kiraladığı, bu suretle navlun sözleşmesinin tarafı olduğu gibi sözleşmede taşınan yükün yükleme, tahliye ve istifleme masraf ve risklerinin taşıtana/yükletene-gönderilene ait olduğu, bağlama/emniyet altına alma/ takozlama malzemeleri/işlemlerinin kiracının hesap ve sorumluluğunda olduğu hususları düzenlenmekle sözleşmeye FIOS (Free In/Out Stow) kaydı konulmuştur.Davaya konu taşıma sonunda meydana gelen hasarla ilgili olarak yapılan ekspertiz incelemesinde ahşap kasalar içindeki cam emtianın bir kısım sandıkların devrilme, yan yatma ve kayması sonucu hasarlandığı, istiflemenin yükleme terminalinde yeterince dikkat, özen ve sefer deniz şartlarını karşılar şekilde usulünce yapılmadığı, bunun sonucunda deniz yolculuğunda gemi normal salınımlarında aralarında boşluk olan veya yeterince beslenmemiş kasaların yan yatma ve devrilmeye maruz kaldıkları tespit edilmiştir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da ahşap kasalar içindeki cam yükünün gemi ambarına usulüne uygun şekilde yüklenmediği belirtilmiştir.Bu durumda konşimentoda atıf yapılan navlun sözleşmesi içeriğine, bu sözleşmede kararlaştırılan taşıma koşul ve kayıtları ile hasarın meydana geliş şekline göre, davalı taşıyanın tüm zarardan sorumlu tutulması doğru değildir.Ancak, kararlaştırılan taşıma koşulları ile yükleme, boşaltma ve istif işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek, bu konuda gerekli özeni göstermek ve uyarılarda bulunmak görev ve sorumluluğu mevcuttur.Buna göre somut olayda, taşınan emtianın yük ilgilileri tarafından hatalı istiflenmesi sonucu hasarlanmasından dolayı yük ilgilileri kusurlu ise de bu durumun davalı taşıyanın anılan kanuni düzenleme uyarınca sorumluluğunu ortadan kaldırmaması nedeniyle davalı taşıyanın da müşterek kusurunun bulunduğunun kabulü ile bu konuda yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenecek kusur oranına göre davalı taşıyanın sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde meydana gelen hasarın tamamından davalı taşıyanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, taşıma sona erdikten sonra tahliye sürecinde liman işçilerinin dikkatsiz yük elleçlemesi yapması sonucu yükte meydana gelen hasarın tamamından da davalı taşıyan sorumlu tutulmuş ise de gerek anılan bağlantı özeti koşulları gerekse anılan TTK’nun 975. maddesi göz önüne alınarak tahliye sırasında meydana gelen hasardan dolayı davalı taşıyanın kusur durumunun belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir inceleme ve değerlendirmede bulunulmadan tahliye sırasında meydana gelen hasarın tamamından da davalı taşıyanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8172 E. 2013/12110 K.
Ortak:taşıyan · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gemi kaptanının yükleme esnasında gerekli özeni göstermemesinden dolayı meydana gelen zarardan davalı «taşıyıcı» şirketin sorumlu olduğu, diğer davalının ise geminin «donatanı» veya «taşıyanı» olmaması nedeniyle bu davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı Yapı Kredi Leasing Anonim Ortaklığı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı M/V Rapsodi Gemisi taşıyanı ve …
Davaya konu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen «konşimentoda» «navlun sözleşmesine» de atıf yapılmış olup, navlun sözleşmesi ile birlikte kullanılacağı belirtilmiştir.Konşimentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesi (bağlantı özeti) incelendiğinde, davacının sigortalısı olan Okan Cam Sanayi A.Ş.’nin taşımayı yapan gemiyi kiraladığı, bu suretle navlun sözleşmesinin tarafı olduğu gibi sözleşmede taşınan yükün yükleme, tahliye ve istifleme «masraf» ve risklerinin «taşıtana»/yükletene-gönderilene ait olduğu, bağlama/emniyet altına alma/ takozlama malzemeleri/işlemlerinin kiracının hesap ve sorumluluğunda olduğu hususları düzenlenmekle sözleşmeye FIOS (Free In/Out Stow) «kaydı» konulmuştur.Davaya konu taşıma sonunda meydana gelen hasarla ilgili olarak yapılan ekspertiz incelemesinde ahşap kasalar içindeki cam emtianın bir kısım sandıkların devrilme, yan yatma ve kayması sonucu hasarlandığı, istiflemenin yükleme terminalinde yeterince dikkat, özen ve sefer deniz şartlarını karşılar şekilde usulünce yapılmadığı, bunun sonucunda deniz yolculuğunda gemi normal salınımlarında aralarında boşluk olan veya yeterince beslenmemiş kasaların yan yatma ve devrilmeye maruz kaldıkları tespit edilmiştir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da ahşap kasalar içindeki cam yükünün gemi ambarına usulüne uygun şekilde yüklenmediği belirtilmiştir.Bu durumda konşimentoda atıf yapılan navlun sözleşmesi içeriğine, bu sözleşmede kararlaştırılan taşıma koşul ve kayıtları ile «hasarın» meydana geliş şekline göre, davalı «taşıyanın» tüm zarardan sorumlu tutulması doğru değildir.Ancak, kararlaştırılan taşıma koşulları ile yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek, bu konuda gerekli özeni göstermek ve uyarılarda bulunmak görev ve sorumluluğu mevcuttur.Buna göre somut olayda, taşınan emtianın yük ilgilileri tarafından hatalı istiflenmesi sonucu hasarlanmasından dolayı yük ilgilileri kusurlu ise de bu durumun davalı taşıyanın anılan kanuni düzenleme uyarınca sorumluluğunu ortadan kaldırmaması nedeniyle davalı taşıyanın da müşterek kusurunun bulunduğunun kabulü ile bu konuda yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenecek «kusur oranına» göre davalı «taşıyanın sorumluluğuna» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde meydana gelen hasarın tamamından davalı taşıyanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerek …
3-Öte yandan, taşıma sona erdikten sonra tahliye sürecinde liman işçilerinin dikkatsiz yük elleçlemesi yapması sonucu yükte meydana gelen «hasarın» tamamından da davalı «taşıyan sorumlu» tutulmuş ise de gerek anılan bağlantı özeti koşulları gerekse anılan TTK’nun 975. maddesi göz önüne alınarak tahliye sırasında meydana gelen hasardan dolayı davalı taşıyanın «kusur» durumunun belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir inceleme ve değerlendirmede bulunulmadan tahliye sırasında meydana gelen hasarın …
Benzer bu karardaLeasing Anonim Ortaklığı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalı M/V Rapsodi Gemisi «taşıyanı» ve/veya işleteni ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/837 E. 2023/1318 K.
Ortak:navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · taşıtan · donatan · istifa · navlun · taşıyıcı · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavaya konu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen «konşimentoda» «navlun sözleşmesine» de atıf yapılmış olup, navlun sözleşmesi ile birlikte kullanılacağı belirtilmiştir.Konşimentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesi (bağlantı özeti) incelendiğinde, davacının sigortalısı olan Okan Cam Sanayi A.Ş.’nin taşımayı yapan gemiyi kiraladığı, bu suretle navlun sözleşmesinin tarafı olduğu gibi sözleşmede taşınan yükün yükleme, tahliye ve istifleme «masraf» ve risklerinin «taşıtana»/yükletene-gönderilene ait olduğu, bağlama/emniyet altına alma/ takozlama malzemeleri/işlemlerinin kiracının hesap ve sorumluluğunda olduğu hususları düzenlenmekle sözleşmeye FIOS (Free In/Out Stow) «kaydı» konulmuştur.Davaya konu taşıma sonunda meydana gelen hasarla ilgili olarak yapılan ekspertiz incelemesinde ahşap kasalar içindeki cam emtianın bir kısım sandıkların devrilme, yan yatma ve kayması sonucu hasarlandığı, istiflemenin yükleme terminalinde yeterince dikkat, özen ve sefer deniz şartlarını karşılar şekilde usulünce yapılmadığı, bunun sonucunda deniz yolculuğunda gemi normal salınımlarında aralarında boşluk olan veya yeterince beslenmemiş kasaların yan yatma ve devrilmeye maruz kaldıkları tespit edilmiştir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da ahşap kasalar içindeki cam yükünün gemi ambarına usulüne uygun şekilde yüklenmediği belirtilmiştir.Bu durumda konşimentoda atıf yapılan navlun sözleşmesi içeriğine, bu sözleşmede kararlaştırılan taşıma koşul ve kayıtları ile «hasarın» meydana geliş şekline göre, davalı «taşıyanın» tüm zarardan sorumlu tutulması doğru değildir.Ancak, kararlaştırılan taşıma koşulları ile yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek, bu konuda gerekli özeni göstermek ve uyarılarda bulunmak görev ve sorumluluğu mevcuttur.Buna göre somut olayda, taşınan emtianın yük ilgilileri tarafından hatalı istiflenmesi sonucu hasarlanmasından dolayı yük ilgilileri kusurlu ise de bu durumun davalı taşıyanın anılan kanuni düzenleme uyarınca sorumluluğunu ortadan kaldırmaması nedeniyle davalı taşıyanın da müşterek kusurunun bulunduğunun kabulü ile bu konuda yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenecek «kusur oranına» göre davalı «taşıyanın sorumluluğuna» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde meydana gelen hasarın tamamından davalı taşıyanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerek …
… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gemi kaptanının yükleme esnasında gerekli özeni göstermemesinden dolayı meydana gelen zarardan davalı «taşıyıcı» şirketin sorumlu olduğu, diğer davalının ise geminin «donatanı» veya «taşıyanı» olmaması nedeniyle bu davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı Yapı Kredi Leasing Anonim Ortaklığı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı M/V Rapsodi Gemisi taşıyanı ve …
3-Öte yandan, taşıma sona erdikten sonra tahliye sürecinde liman işçilerinin dikkatsiz yük elleçlemesi yapması sonucu yükte meydana gelen «hasarın» tamamından da davalı «taşıyan sorumlu» tutulmuş ise de gerek anılan bağlantı özeti koşulları gerekse anılan TTK’nun 975. maddesi göz önüne alınarak tahliye sırasında meydana gelen hasardan dolayı davalı taşıyanın «kusur» durumunun belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir inceleme ve değerlendirmede bulunulmadan tahliye sırasında meydana gelen hasarın …
Benzer bu karardaMahkemece Hukuk Genel Kurulu Kararı Üzerine Verilen Karar Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, «navlun sözleşmesinde» yer alan FIOS «kaydının» gönderilen ve «taşıtan sıfatına» sahip olan dava dışı sigortalı bakımından geçerli olduğu, FIOS kaydı gereği davalı «taşıyanın» gerek «istif» gerekse boşaltma sırasında meydana gelen «hasarın» sebep olduğu zarardan sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1091 inci maddesi hükmünün, kaptanın gözetim görevi sebebiyle (istif hatasının geminin elverişsizliğine sebep olması ve bu sebeple yük hasar veya «zıyaın» meydana gelmesi hali dışında) taşıyana «kusur» izafe edilmesi sonucunu doğurmayacağı, dava konusu zararlar sebebiyle taşıyana kusur izafe edilmesi mümkün olmadığından «taşıyanın sorumlu» tutulmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı ile davacı lehine usulü «müktesep hak» doğduğu halde mahkemece bu hususun gözardı edildiğini, bozma kararına uyulmakla davalı «taşıyanın» müterafik kusurunun kabul edilmesi gerekirken davanın tümden reddinin doğru olmadığını, mahkemenin «bozma ilamına uyma» kararının gerekçesiz olduğunu, bu durumun Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, FIOS «kaydının» «taşıyanın sorumluluğunu» bertaraf etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma ilamına uyma · taşıtan sıfatı · zıya · rücuen tahsil · müktesep hak · direnme kararı
Benzer bu karardaMahkemece Hukuk Genel Kurulu Kararı Üzerine Verilen Karar Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, «navlun sözleşmesinde» yer alan FIOS «kaydının» gönderilen ve «taşıtan sıfatına» sahip olan dava dışı sigortalı bakımından geçerli olduğu, FIOS kaydı gereği davalı «taşıyanın» gerek «istif» gerekse boşaltma sırasında meydana gelen «hasarın» sebep olduğu zarardan sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1091 inci maddesi hükmünün, kaptanın gözetim görevi sebebiyle (istif hatasının geminin elverişsizliğine sebep olması ve bu sebeple yük hasar veya «zıyaın» meydana gelmesi hali dışında) taşıyana «kusur» izafe edilmesi sonucunu doğurmayacağı, dava konusu zararlar sebebiyle taşıyana kusur izafe edilmesi mümkün olmadığından «taşıyanın sorumlu» tutulmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı ile davacı lehine usulü «müktesep hak» doğduğu halde mahkemece bu hususun gözardı edildiğini, bozma kararına uyulmakla davalı «taşıyanın» müterafik kusurunun kabul edilmesi gerekirken davanın tümden reddinin doğru olmadığını, mahkemenin «bozma ilamına uyma» kararının gerekçesiz olduğunu, bu durumun Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, FIOS «kaydının» «taşıyanın sorumluluğunu» bertaraf etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… sigortalı cam emtiasının mümeyyiz davalı tarafından deniz yoluyla yapılan taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin davada verilen «direnme» kararının YHGK tarafından usulden bozulmasından sonra mezkûr direnme kararı ve YHGK kararı yok sayılarak Daire bozma ilamına uyularak verilen kararın temyiz incele …
Mahkemece, 26.11.2013 tarih, 2013/346 E. ve 2013/300 K. sayılı kararı ile «direnme» kararı verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16204 E. 2015/1913 K.
Ortak:navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · taşıtan · istifa · kusur oranı · navlun · taşıyan · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaDavaya konu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen «konşimentoda» «navlun sözleşmesine» de atıf yapılmış olup, navlun sözleşmesi ile birlikte kullanılacağı belirtilmiştir.Konşimentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesi (bağlantı özeti) incelendiğinde, davacının sigortalısı olan Okan Cam Sanayi A.Ş.’nin taşımayı yapan gemiyi kiraladığı, bu suretle navlun sözleşmesinin tarafı olduğu gibi sözleşmede taşınan yükün yükleme, tahliye ve istifleme «masraf» ve risklerinin «taşıtana»/yükletene-gönderilene ait olduğu, bağlama/emniyet altına alma/ takozlama malzemeleri/işlemlerinin kiracının hesap ve sorumluluğunda olduğu hususları düzenlenmekle sözleşmeye FIOS (Free In/Out Stow) «kaydı» konulmuştur.Davaya konu taşıma sonunda meydana gelen hasarla ilgili olarak yapılan ekspertiz incelemesinde ahşap kasalar içindeki cam emtianın bir kısım sandıkların devrilme, yan yatma ve kayması sonucu hasarlandığı, istiflemenin yükleme terminalinde yeterince dikkat, özen ve sefer deniz şartlarını karşılar şekilde usulünce yapılmadığı, bunun sonucunda deniz yolculuğunda gemi normal salınımlarında aralarında boşluk olan veya yeterince beslenmemiş kasaların yan yatma ve devrilmeye maruz kaldıkları tespit edilmiştir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da ahşap kasalar içindeki cam yükünün gemi ambarına usulüne uygun şekilde yüklenmediği belirtilmiştir.Bu durumda konşimentoda atıf yapılan navlun sözleşmesi içeriğine, bu sözleşmede kararlaştırılan taşıma koşul ve kayıtları ile «hasarın» meydana geliş şekline göre, davalı «taşıyanın» tüm zarardan sorumlu tutulması doğru değildir.Ancak, kararlaştırılan taşıma koşulları ile yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek, bu konuda gerekli özeni göstermek ve uyarılarda bulunmak görev ve sorumluluğu mevcuttur.Buna göre somut olayda, taşınan emtianın yük ilgilileri tarafından hatalı istiflenmesi sonucu hasarlanmasından dolayı yük ilgilileri kusurlu ise de bu durumun davalı taşıyanın anılan kanuni düzenleme uyarınca sorumluluğunu ortadan kaldırmaması nedeniyle davalı taşıyanın da müşterek kusurunun bulunduğunun kabulü ile bu konuda yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenecek «kusur oranına» göre davalı «taşıyanın sorumluluğuna» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde meydana gelen hasarın tamamından davalı taşıyanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerek …
3-Öte yandan, taşıma sona erdikten sonra tahliye sürecinde liman işçilerinin dikkatsiz yük elleçlemesi yapması sonucu yükte meydana gelen «hasarın» tamamından da davalı «taşıyan sorumlu» tutulmuş ise de gerek anılan bağlantı özeti koşulları gerekse anılan TTK’nun 975. maddesi göz önüne alınarak tahliye sırasında meydana gelen hasardan dolayı davalı taşıyanın «kusur» durumunun belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir inceleme ve değerlendirmede bulunulmadan tahliye sırasında meydana gelen hasarın …
… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gemi kaptanının yükleme esnasında gerekli özeni göstermemesinden dolayı meydana gelen zarardan davalı «taşıyıcı» şirketin sorumlu olduğu, diğer davalının ise geminin «donatanı» veya «taşıyanı» olmaması nedeniyle bu davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı Yapı Kredi Leasing Anonim Ortaklığı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı M/V Rapsodi Gemisi taşıyanı ve …
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ile dava dışı emtia sahibi sigortalı arasında FIOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün, yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde», yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kurulan ilk hüküm, Dairemizce, mülga 6762 sayılı TTK’nın 1061. maddesinde «taşıyanın» özen borcunun düzenlendiği, sözleşmeye konulacak “fios” şartının, kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi mülga TTK’nın 975. maddesi uyarınca kaptanın, yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğunun bulunduğu, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, mahkemece de bu bozmaya uyulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyan» ile davacının halefi olduğu dava dışı şirket arasında kurulan «navlun sözleşmesinde» FIOS (Free İn And Out And Stowed) şartı kararlaştırıldığı, bu şart ile navlun sözleşmesinin taraflarının, yükleme, «istif» ve boşaltma işlemlerinin «masraf» ve sorumluluğunun aynı zamanda yükleten ve gönderilen olan «taşıtana» ait olduğunu kararlaştırdıkları, bununla birlikte mülga TTK'nın 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme, istif ve boşaltmanın denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etme görev ve sorumluluğunun da devam ettiği, kaptanın nezaret etme yükümlülüğünün, geminin denize ve «yola elverişli» halde tutulması ile sınırlı bulunduğu, yükleme, istif ve boşaltma işlemlerinin gereği gibi yapılmaması yüzünden gemi denize ve yola elverişsiz hale gelirse ve yük bu yüzden «ziya» veya «hasara» uğrarsa kaptanın «nezaret görevinin» ifasında tedbirli ve dikkatli bir kaptanın gösterdiği özeni göstermediği ve taşıyanın bu yüzden sorumlu olduğunun değerlendirilebileceği, bu kapsamda somut olayda davalının «nezaret yükümlülüğüne» aykırı davrandığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ası gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.9.2005 gün ve 2005/8-512-535 E.K.) Somut olayda, mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar, Dairemizce davalı «taşıyanın» müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek alınacak bilirkişi raporu ile davalının «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmakla da davacı yararına usuli «müktesep hak» doğmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yola elverişlilik · nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · konişmento · rücuen tahsil · müktesep hak · direnme kararı · ziya
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyan» ile davacının halefi olduğu dava dışı şirket arasında kurulan «navlun sözleşmesinde» FIOS (Free İn And Out And Stowed) şartı kararlaştırıldığı, bu şart ile navlun sözleşmesinin taraflarının, yükleme, «istif» ve boşaltma işlemlerinin «masraf» ve sorumluluğunun aynı zamanda yükleten ve gönderilen olan «taşıtana» ait olduğunu kararlaştırdıkları, bununla birlikte mülga TTK'nın 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme, istif ve boşaltmanın denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etme görev ve sorumluluğunun da devam ettiği, kaptanın nezaret etme yükümlülüğünün, geminin denize ve «yola elverişli» halde tutulması ile sınırlı bulunduğu, yükleme, istif ve boşaltma işlemlerinin gereği gibi yapılmaması yüzünden gemi denize ve yola elverişsiz hale gelirse ve yük bu yüzden «ziya» veya «hasara» uğrarsa kaptanın «nezaret görevinin» ifasında tedbirli ve dikkatli bir kaptanın gösterdiği özeni göstermediği ve taşıyanın bu yüzden sorumlu olduğunun değerlendirilebileceği, bu kapsamda somut olayda davalının «nezaret yükümlülüğüne» aykırı davrandığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı ile dava dışı emtia sahibi sigortalı arasında FIOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün, yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde», yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kurulan ilk hüküm, Dairemizce, mülga 6762 sayılı TTK’nın 1061. maddesinde «taşıyanın» özen borcunun düzenlendiği, sözleşmeye konulacak “fios” şartının, kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi mülga TTK’nın 975. maddesi uyarınca kaptanın, yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğunun bulunduğu, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, mahkemece de bu bozmaya uyulmuştur.
Dava, deniz taşıması sırasında «hasara» uğrayan emtia bedelinin, «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Ancak bozma ilamına uyulmasına rağmen yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının «nezaret yükümlülüğünü» ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13370 E. , 2012/18961 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(İSTANBUL DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/07/2010 tarih ve 2009/44-2010/324 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı M/V Gemisi Taşıyanı ve/veya İşleteni Gemiciler Denizcilik Nak. Spor Yapı Tesisleri Ve Tic. Ltd.Şti. Vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/11/2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma poliçesiyle sigortalanmış olan cam emtiasının davalılar tarafından Romanya’dan Türkiye’ye gemi ile taşındığını, varış limanında yapılan incelemelerde sözkonusu emtianın taşınması ve tahliyesi sırasında hasarlandığının tespit edilmesi üzerine müvekkili tarafından sigortalısına poliçe teminatı dahilinde 34.443,66 TL hasar tazminatı ödendiğini, bu suretle müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, ödenen miktarın 19.03.2008 ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı finansal kiralama şirketi vekili, müvekkilinin donatan sıfatının olmayıp, sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Davalı Gemiciler Denizcilik Nak. Spor Yapı Tesisleri Ve Tic. Ltd. Şti.vekili, usulüne uygun olarak yapılmış bir hasar ihbarı ve tespitinin bulunmadığını, ekspertiz çalışmalarının tek taraflı olarak yapıldığını, taşıma koşullarının belirlendiği bağlantı özetinde (fixture recap) yükleme ve boşaltma için “FIOS” kaydının bulunduğunu, bu kayıt nedeniyle taşınan malın yüklenmesi, bağlanması, emniyet altına alınması, takozlanması ve tahliyesinin tamamen yükletenin/taşıtanın ve/veya gönderilenin sorumluluğunda olup, meydana gelen hasarlardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gemi kaptanının yükleme esnasında gerekli özeni göstermemesinden dolayı meydana gelen zarardan davalı taşıyıcı şirketin sorumlu olduğu, diğer davalının ise geminin donatanı veya taşıyanı olmaması nedeniyle bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı Yapı Kredi Leasing Anonim Ortaklığı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı M/V Rapsodi Gemisi taşıyanı ve/veya işleteni Gemiciler Denizcilik Nak. Spor Yapı Tesisleri Ve Tic. Ltd.Şti. hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı M/V Gemisi Taşıyanı ve/veya İşleteni Gemiciler Denizcilik Nak. Spor Yapı Tesisleri Ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacıya sigortalı cam emtiasının mümeyyiz davalı tarafından deniz yoluyla yapılan taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen konşimentoda navlun sözleşmesine de atıf yapılmış olup, navlun sözleşmesi ile birlikte kullanılacağı belirtilmiştir.Konşimentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesi (bağlantı özeti) incelendiğinde, davacının sigortalısı olan Okan Cam Sanayi A.Ş.’nin taşımayı yapan gemiyi kiraladığı, bu suretle navlun sözleşmesinin tarafı olduğu gibi sözleşmede taşınan yükün yükleme, tahliye ve istifleme masraf ve risklerinin taşıtana/yükletene-gönderilene ait olduğu, bağlama/emniyet altına alma/ takozlama malzemeleri/işlemlerinin kiracının hesap ve sorumluluğunda olduğu hususları düzenlenmekle sözleşmeye FIOS (Free In/Out Stow) kaydı konulmuştur.Davaya konu taşıma sonunda meydana gelen hasarla ilgili olarak yapılan ekspertiz incelemesinde ahşap kasalar içindeki cam emtianın bir kısım sandıkların devrilme, yan yatma ve kayması sonucu hasarlandığı, istiflemenin yükleme terminalinde yeterince dikkat, özen ve sefer deniz şartlarını karşılar şekilde usulünce yapılmadığı, bunun sonucunda deniz yolculuğunda gemi normal salınımlarında aralarında boşluk olan veya yeterince beslenmemiş kasaların yan yatma ve devrilmeye maruz kaldıkları tespit edilmiştir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da ahşap kasalar içindeki cam yükünün gemi ambarına usulüne uygun şekilde yüklenmediği belirtilmiştir.Bu durumda konşimentoda atıf yapılan navlun sözleşmesi içeriğine, bu sözleşmede kararlaştırılan taşıma koşul ve kayıtları ile hasarın meydana geliş şekline göre, davalı taşıyanın tüm zarardan sorumlu tutulması doğru değildir.Ancak, kararlaştırılan taşıma koşulları ile yükleme, boşaltma ve istif işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975.
maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek, bu konuda gerekli özeni göstermek ve uyarılarda bulunmak görev ve sorumluluğu mevcuttur.Buna göre somut olayda, taşınan emtianın yük ilgilileri tarafından hatalı istiflenmesi sonucu hasarlanmasından dolayı yük ilgilileri kusurlu ise de bu durumun davalı taşıyanın anılan kanuni düzenleme uyarınca sorumluluğunu ortadan kaldırmaması nedeniyle davalı taşıyanın da müşterek kusurunun bulunduğunun kabulü ile bu konuda yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenecek kusur oranına göre davalı taşıyanın sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde meydana gelen hasarın tamamından davalı taşıyanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, taşıma sona erdikten sonra tahliye sürecinde liman işçilerinin dikkatsiz yük elleçlemesi yapması sonucu yükte meydana gelen hasarın tamamından da davalı taşıyan sorumlu tutulmuş ise de gerek anılan bağlantı özeti koşulları gerekse anılan TTK’nun 975. maddesi göz önüne alınarak tahliye sırasında meydana gelen hasardan dolayı davalı taşıyanın kusur durumunun belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir inceleme ve değerlendirmede bulunulmadan tahliye sırasında meydana gelen hasarın tamamından da davalı taşıyanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı M/V Rapsodi Gemisi Taşıyanı ve/veya İşleteni Gemiciler Denizcilik Nak. Spor Yapı Tesisleri Ve Tic.Ltd.Şti. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065600800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz