YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6298 E. 2023/1211 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekletici mesele↗ derdestlik↗ uyuşmazlık konusu↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/174 E., 2019/93 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BEYDA" ibareli marka başvurusuna, davalı şirketin "BEYZA" ibareli markalarını mesnet göstererek itirazda bulunduğunu, nihai olarak YİDK tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince 29 ve 32 nci sınıf yönünden marka tescil başvurusunun kısmen reddine karar verildiğini, oysa taraf markalarının benzer olmadığı gibi davalı şirketin redde mesnet markalarının kapsamında 32 nci sınıf emtianın bulunmadığını ileri sürerek 2017-M-916 sayılı YİDK kararının iptali ile marka başvurularının belirtilen mallar bakımından tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Akyem Adana Yem Yağ Biodizel Tarım ve San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, müvekkilinin 29, 30 ve 31 inci sınıflardaki emtialarla bağlantılı olarak 32 nci sınıfta da yoğun bir faaliyet sürdürdüğünü, davacı başvurusunun reddedilen mallar bakımından iltibas ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilinin "BEYZA" ibareli markalarının ciddi bir bilinirliği bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olduğunu, markalar arasındaki tek harften kaynaklanan farklılığın benzerliği ortadan kaldırmadığı gibi dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların da dava konusu başvuruya ayırt edicilik katmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "BEYDA" ibareli marka başvurusu ile davalıya ait redde mesnet "BEYZA" asıl unsurlu markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 29 ve 32 nci sınıf mallar bakımından iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının redde mesnet markalarının kullanılmadığı iddiasıyla Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın derdest olduğunu, bu davanın bekletici mesele yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik bulunmadığını, davalı tarafın 29 uncu sınıfta yer alan bir kısım emtiada markasını kullandığını beyan etmesine rağmen dava konusu başvurularının 29 uncu sınıfta yer alan tüm mallar yönünden reddedilmesinin anlaşılamadığını, öte yandan davalının redde mesnet markaları kapsamında 32 nci sınıf malların yer almadığını, tarafların faaliyet gösterdiği bölgelerin ve emtiaların farklı olması nedeniyle iltibas tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "Beyda" ibareli başvuru ile davalı şirkete ait redde mesnet "Beyza" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 29 ve 32 nci sınıf mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel bıraktıkları genel izlenim itibariyle iltibas tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarında tek harften kaynaklanan farklılığın iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığı, uyuşmazlık konusu 29 uncu sınıf malların redde mesnet davalı markaların tescil kapsamlarında aynen yer aldığı gibi yine uyuşmazlık konusu 32 nci sınıf mallar ile redde mesnet markalar kapsamında 32 nci sınıfın satışına özgülenmiş 35 inci sınıfta yer alan mağazacılık hizmetleri yönünden iltibas bulunduğu, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, YİDK kararının iptali davasının YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle kesinleşmiş redde mesnet markalar yönünden bir iptal kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafından açılan kullanılmamaya dayalı iptal davasının bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu hususları ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kullanmama sebebiyle marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15626 E. 2014/4598 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı
Benzer bu karardaSONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4668 E. 2022/8186 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, müvekkilinin 29, 30 ve 31 inci sınıflardaki emtialarla bağlantılı olarak 32 nci sınıfta da yoğun bir faaliyet sürdürdüğünü, davacı başvurusunun reddedilen mallar bakımından «iltibas» ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilinin "BEYZA" ibareli markalarının ciddi bir bilinirliği bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "BEYDA" ibareli marka başvurusu ile davalıya ait redde mesnet "BEYZA" asıl unsurlu markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 29 ve 32 nci sınıf mallar bakımından «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın «derdest» olduğunu, bu davanın «bekletici mesele» yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik bulunmadığını, davalı tarafın 29 uncu sınıfta yer alan bir kısım emtiada markasını kullandığını beyan etmesine rağmen dava konusu başvurularının 29 uncu sınıfta yer alan tüm mallar yönünden reddedilmesinin anlaşılamadığını, öte yandan davalının redde mesnet markaları kapsamında 32 nci sınıf malların yer almadığını, tarafların faaliyet gösterdiği bölgelerin ve emtiaların farklı olması nedeniyle «iltibas» tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… " ibare ve biçimli markasıyla davalının "ARBEYZAD" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, davacının BEYZA ibareli markasının tanınmış olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine …
İlk derece ve bölge adliye mahkemelerince, yazılı gerekçeyle tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmış ise de, taraf markaları esas unsurları ve kompozisyonları itibariyle bütüncül olarak değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markadan farklılaştırıldığını kabule imkan bulunmamaktadır.
Başvuru markası kapsamında yer alan tüm malların mesnet markalar kapsamında yer aldığı da gözetilecek olursa taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · ticari işletme · kötü niyet · ortalama tüketici · kötüniyet · temsil
Benzer bu kararda… " ibare ve biçimli markasıyla davalının "ARBEYZAD" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, davacının BEYZA ibareli markasının tanınmış olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine …
Dairemiz yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi (556 sayılı KHK 8/1-b) uyarınca yapılan değerlendirmede, markaların bütün unsurları göz önüne alınmak suretiyle markayı oluşturan işaretlerin üzerinde kullanılacağı mal ve hizmetlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
… ecrübe etmiş olan tüketicilerin, o markanın baskın unsurunun zihinlerinde bıraktıkları genel izlenimin etkisiyle sonraki markayı gördüklerinde her iki markanın aynı «ticari işletme» veya aralarında ticari, ekonomik veya idari işletmesel bağ bulunan farklı işletmeler tarafından sunulan mal veya hizmetler olduğunu düşünme ihtimallerinin bulunup …
Davacı yan, esas unsuru “Beyza” ibaresi tarafından «temsil» edilen seri markaları itirazına mesnet olarak göstermiş olup, başvuru markası ise “ARBEYZAD” ibaresinden oluşmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6072 E. 2024/3148 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, müvekkilinin 29, 30 ve 31 inci sınıflardaki emtialarla bağlantılı olarak 32 nci sınıfta da yoğun bir faaliyet sürdürdüğünü, davacı başvurusunun reddedilen mallar bakımından «iltibas» ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilinin "BEYZA" ibareli markalarının ciddi bir bilinirliği bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "BEYDA" ibareli marka başvurusu ile davalıya ait redde mesnet "BEYZA" asıl unsurlu markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 29 ve 32 nci sınıf mallar bakımından «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın «derdest» olduğunu, bu davanın «bekletici mesele» yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik bulunmadığını, davalı tarafın 29 uncu sınıfta yer alan bir kısım emtiada markasını kullandığını beyan etmesine rağmen dava konusu başvurularının 29 uncu sınıfta yer alan tüm mallar yönünden reddedilmesinin anlaşılamadığını, öte yandan davalının redde mesnet markaları kapsamında 32 nci sınıf malların yer almadığını, tarafların faaliyet gösterdiği bölgelerin ve emtiaların farklı olması nedeniyle «iltibas» tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… acı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "Beyza" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2017/81533 sayılı “ARBEYZAD” ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık, «kötü niyet» ve önceye dayalı kullanım vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak «sicilden terkin» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… " ibare ve biçimli markasıyla davalının "ARBEYZAD" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markaları …
… 2021/4668 E. ve 2022/8186 K. sayılı kararıyla taraf markaları, esas unsurları ve kompozisyonları itibariyle bütüncül olarak değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markadan farklılaştırıldığını kabule imkan bulunmadığı, zira başvuru markasının bu haliyle davacının “Beyza” ibaresini esas unsur olarak içeren seri markaları arasına sızabileceği ve «ortalama tüketici» tarafından davacı markalarının yeni bir versiyonu gibi algılanmasına sebep olabilecek nitelikte olduğu, başvuru markası kapsamında yer alan tüm malların mesnet markalar kapsamında yer aldığı da gözetilecek olursa taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının, iltibas yanında «kötü niyet» vakıasına da dayandığı, dosya kapsamındaki belgelerden, davalı şahsın 2016/89528 sayılı “Beyzanur” ibareli marka tescil başvurusunun, davacının “Beyza” ibareli mar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · sicilden terkin · kazanılmış hak · iptal davası · kötü niyet · ortalama tüketici · terkin · dahili dava
Benzer bu kararda… acı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "Beyza" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2017/81533 sayılı “ARBEYZAD” ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık, «kötü niyet» ve önceye dayalı kullanım vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak «sicilden terkin» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığını, başvuru kapsamındaki malların hitap ettiği «ortalama tüketici» açısından, belirtilen markalar arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, somut olayda «kötü niyete» ilişkin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası şartlarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… " ibare ve biçimli markasıyla davalının "ARBEYZAD" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markaları …
… 2021/4668 E. ve 2022/8186 K. sayılı kararıyla taraf markaları, esas unsurları ve kompozisyonları itibariyle bütüncül olarak değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markadan farklılaştırıldığını kabule imkan bulunmadığı, zira başvuru markasının bu haliyle davacının “Beyza” ibaresini esas unsur olarak içeren seri markaları arasına sızabileceği ve «ortalama tüketici» tarafından davacı markalarının yeni bir versiyonu gibi algılanmasına sebep olabilecek nitelikte olduğu, başvuru markası kapsamında yer alan tüm malların mesnet markalar kapsamında yer aldığı da gözetilecek olursa taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının, iltibas yanında «kötü niyet» vakıasına da dayandığı, dosya kapsamındaki belgelerden, davalı şahsın 2016/89528 sayılı “Beyzanur” ibareli marka tescil başvurusunun, davacının “Beyza” ibareli mar …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/108 E. 2020/2616 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu kararda… ralarında benzerlik veya markaların karıştırılması ihtimalinin olmadığı, taraf markalarının 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve «kötüniyet» iddialarını ispatlayamadığı ve TPMK YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6298 E. , 2023/1211 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1391 Esas, 2021/615 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/174 E., 2019/93 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BEYDA" ibareli marka başvurusuna, davalı şirketin "BEYZA" ibareli markalarını mesnet göstererek itirazda bulunduğunu, nihai olarak YİDK tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince 29 ve 32 nci sınıf yönünden marka tescil başvurusunun kısmen reddine karar verildiğini, oysa taraf markalarının benzer olmadığı gibi davalı şirketin redde mesnet markalarının kapsamında 32 nci sınıf emtianın bulunmadığını ileri sürerek 2017-M-916 sayılı YİDK kararının iptali ile marka başvurularının belirtilen mallar bakımından tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Akyem Adana Yem Yağ Biodizel Tarım ve San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, müvekkilinin 29, 30 ve 31 inci sınıflardaki emtialarla bağlantılı olarak 32 nci sınıfta da yoğun bir faaliyet sürdürdüğünü, davacı başvurusunun reddedilen mallar bakımından iltibas ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilinin "BEYZA" ibareli markalarının ciddi bir bilinirliği bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olduğunu, markalar arasındaki tek harften kaynaklanan farklılığın benzerliği ortadan kaldırmadığı gibi dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların da dava konusu başvuruya ayırt edicilik katmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "BEYDA" ibareli marka başvurusu ile davalıya ait redde mesnet "BEYZA" asıl unsurlu markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 29 ve 32 nci sınıf mallar bakımından iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının redde mesnet markalarının kullanılmadığı iddiasıyla Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın derdest olduğunu, bu davanın bekletici mesele yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik bulunmadığını, davalı tarafın 29 uncu sınıfta yer alan bir kısım emtiada markasını kullandığını beyan etmesine rağmen dava konusu başvurularının 29 uncu sınıfta yer alan tüm mallar yönünden reddedilmesinin anlaşılamadığını, öte yandan davalının redde mesnet markaları kapsamında 32 nci sınıf malların yer almadığını, tarafların faaliyet gösterdiği bölgelerin ve emtiaların farklı olması nedeniyle iltibas tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "Beyda" ibareli başvuru ile davalı şirkete ait redde mesnet "Beyza" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 29 ve 32 nci sınıf mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel bıraktıkları genel izlenim itibariyle iltibas tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarında tek harften kaynaklanan farklılığın iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığı, uyuşmazlık konusu 29 uncu sınıf malların redde mesnet davalı markaların tescil kapsamlarında aynen yer aldığı gibi yine uyuşmazlık konusu 32 nci sınıf mallar ile redde mesnet markalar kapsamında 32 nci sınıfın satışına özgülenmiş 35 inci sınıfta yer alan mağazacılık hizmetleri yönünden iltibas bulunduğu, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, YİDK kararının iptali davasının YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle kesinleşmiş redde mesnet markalar yönünden bir iptal kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafından açılan kullanılmamaya dayalı iptal davasının bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu hususları ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931053400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz