Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4668 E. 2022/8186 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücerretlik↗ ticari işletme↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ temsil↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayanak aldığı markaları "BEYZA", davalı başvurusunun konusu olan işaretin ise "ARBEYZAD" ibareli olduğu, başvuruda bulunan 29. sınıf ürünlerle aynı türden ürünleri genel olarak içerdiği, ürünlerin hitap ettiği tüketici kesimi ile satın alınması için ayrılacak zaman gözetildiğinde alıcılarının oldukça dikkatli kişiler olduğu, ancak davacının "BEYZA" ibare ve biçimli markasıyla davalının "ARBEYZAD" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının mücerret bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötüniyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, davacının BEYZA ibareli markasının tanınmış olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna nispi nedenlerle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu ise aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
Dairemiz yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi (556 sayılı KHK 8/1-b) uyarınca yapılan değerlendirmede, markaların bütün unsurları göz önüne alınmak suretiyle markayı oluşturan işaretlerin üzerinde kullanılacağı mal ve hizmetlerin ortalama tüketiciler nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Karıştırma ihtimali değerlendirmesi yapılırken tüketicilerin her iki markayı yan yana koyarak değerlendirme yapmaları beklenmemeli, önceki markayı bir şekilde görmüş, kullanmış, tecrübe etmiş olan tüketicilerin, o markanın baskın unsurunun zihinlerinde bıraktıkları genel izlenimin etkisiyle sonraki markayı gördüklerinde her iki markanın aynı ticari işletme veya aralarında ticari, ekonomik veya idari işletmesel bağ bulunan farklı işletmeler tarafından sunulan mal veya hizmetler olduğunu düşünme ihtimallerinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Davacı yan, esas unsuru “Beyza” ibaresi tarafından temsil edilen seri markaları itirazına mesnet olarak göstermiş olup, başvuru markası ise “ARBEYZAD” ibaresinden oluşmaktadır. İlk derece ve bölge adliye mahkemelerince, yazılı gerekçeyle tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmış ise de, taraf markaları esas unsurları ve kompozisyonları itibariyle bütüncül olarak değerlendirildiğinde başvuru markasının iltibas ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markadan farklılaştırıldığını kabule imkan bulunmamaktadır. Zira başvuru markası bu haliyle davacının “Beyza” ibaresini esas unsur olarak içeren seri markaları arasına sızabilecek ve ortalama tüketici tarafından davacı markalarının yeni bir versiyonu gibi algılanmasına sebep olabilecek niteliktedir. Başvuru markası kapsamında yer alan tüm malların mesnet markalar kapsamında yer aldığı da gözetilecek olursa taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabulü gerekir.
Davacı, iltibas yanında kötü niyet vakıasına da dayanmıştır. Dosya kapsamındaki belgelerden, davalı şahsın 2016/89528 sayılı “Beyzanur” ibareli marka tescil başvurusunun, davacının “Beyza” ibareli markalarını mesnet göstermek suretiyle yaptığı itiraz üzerine reddedildiği, davalı şahsın bunun üzerine davaya konu marka başvurusunu yaptığı anlaşılmaktadır. Belirtilen husus ve tarafların aynı ilde faaliyet gösterdiği göz önüne alınacak olursa, davalının, davacının “Beyza” ibareli markalarını bir takım eklerle kendisine mal etmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Belirtilen gerekçelerle, davalının iş bu davaya konu marka başvurusunu davacının markalarına yaklaşmak ve kendisine mal etmek amacıyla kötü niyetle yaptığının kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle kötü niyetin ispatlanamadığı sonucuna ulaşılması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6072 E. 2024/3148 K.
Ortak:mücerretlik · kötü niyet · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… " ibare ve biçimli markasıyla davalının "ARBEYZAD" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, davacının BEYZA ibareli markasının tanınmış olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine …
Davacı, «iltibas» yanında «kötü niyet» vakıasına da dayanmıştır.
Dairemiz yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi (556 sayılı KHK 8/1-b) uyarınca yapılan değerlendirmede, markaların bütün unsurları göz önüne alınmak suretiyle markayı oluşturan işaretlerin üzerinde kullanılacağı mal ve hizmetlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Benzer bu kararda… " ibare ve biçimli markasıyla davalının "ARBEYZAD" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markaları …
… 2021/4668 E. ve 2022/8186 K. sayılı kararıyla taraf markaları, esas unsurları ve kompozisyonları itibariyle bütüncül olarak değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markadan farklılaştırıldığını kabule imkan bulunmadığı, zira başvuru markasının bu haliyle davacının “Beyza” ibaresini esas unsur olarak içeren seri markaları arasına sızabileceği ve «ortalama tüketici» tarafından davacı markalarının yeni bir versiyonu gibi algılanmasına sebep olabilecek nitelikte olduğu, başvuru markası kapsamında yer alan tüm malların mesnet markalar kapsamında yer aldığı da gözetilecek olursa taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının, iltibas yanında «kötü niyet» vakıasına da dayandığı, dosya kapsamındaki belgelerden, davalı şahsın 2016/89528 sayılı “Beyzanur” ibareli marka tescil başvurusunun, davacının “Beyza” ibareli mar …
Temyiz Sebepleri Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığını, başvuru kapsamındaki malların hitap ettiği «ortalama tüketici» açısından, belirtilen markalar arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, somut olayda «kötü niyete» ilişkin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası şartlarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · kazanılmış hak · iptal davası · terkin · dahili dava
Benzer bu kararda… acı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "Beyza" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2017/81533 sayılı “ARBEYZAD” ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık, «kötü niyet» ve önceye dayalı kullanım vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak «sicilden terkin» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 16.08.2018 tarihli ve 2018/M-6791 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden «iptaline, davaya» konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığını, başvuru kapsamındaki malların hitap ettiği «ortalama tüketici» açısından, belirtilen markalar arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, somut olayda «kötü niyete» ilişkin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası şartlarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Kullanmama sebebiyle marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15626 E. 2014/4598 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı
Benzer bu karardaSONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6298 E. 2023/1211 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… " ibare ve biçimli markasıyla davalının "ARBEYZAD" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, davacının BEYZA ibareli markasının tanınmış olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine …
İlk derece ve bölge adliye mahkemelerince, yazılı gerekçeyle tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmış ise de, taraf markaları esas unsurları ve kompozisyonları itibariyle bütüncül olarak değerlendirildiğinde başvuru markasının «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markadan farklılaştırıldığını kabule imkan bulunmamaktadır.
Başvuru markası kapsamında yer alan tüm malların mesnet markalar kapsamında yer aldığı da gözetilecek olursa taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, müvekkilinin 29, 30 ve 31 inci sınıflardaki emtialarla bağlantılı olarak 32 nci sınıfta da yoğun bir faaliyet sürdürdüğünü, davacı başvurusunun reddedilen mallar bakımından «iltibas» ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilinin "BEYZA" ibareli markalarının ciddi bir bilinirliği bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "BEYDA" ibareli marka başvurusu ile davalıya ait redde mesnet "BEYZA" asıl unsurlu markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 29 ve 32 nci sınıf mallar bakımından «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın «derdest» olduğunu, bu davanın «bekletici mesele» yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik bulunmadığını, davalı tarafın 29 uncu sınıfta yer alan bir kısım emtiada markasını kullandığını beyan etmesine rağmen dava konusu başvurularının 29 uncu sınıfta yer alan tüm mallar yönünden reddedilmesinin anlaşılamadığını, öte yandan davalının redde mesnet markaları kapsamında 32 nci sınıf malların yer almadığını, tarafların faaliyet gösterdiği bölgelerin ve emtiaların farklı olması nedeniyle «iltibas» tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · derdestlik · uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın «derdest» olduğunu, bu davanın «bekletici mesele» yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik bulunmadığını, davalı tarafın 29 uncu sınıfta yer alan bir kısım emtiada markasını kullandığını beyan etmesine rağmen dava konusu başvurularının 29 uncu sınıfta yer alan tüm mallar yönünden reddedilmesinin anlaşılamadığını, öte yandan davalının redde mesnet markaları kapsamında 32 nci sınıf malların yer almadığını, tarafların faaliyet gösterdiği bölgelerin ve emtiaların farklı olması nedeniyle «iltibas» tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… ından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel bıraktıkları genel izlenim itibariyle «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarında tek harften kaynaklanan farklılığın iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığı, «uyuşmazlık konusu» 29 uncu sınıf malların redde mesnet davalı markaların tescil kapsamlarında aynen yer aldığı gibi yine uyuşmazlık konusu 32 nci sınıf mallar ile redde mesnet markalar kapsamında 32 nci sınıfın satışına özgülenmiş 35 inci sınıfta yer alan mağazacılık hizmetleri yönünden iltibas bulunduğu, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, YİDK kararının iptali davasının YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle kesinleşmiş redde mesnet markalar yönünden bir iptal kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafından açılan kullanılmamaya dayalı iptal davasının «bekletici mesele» yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olduğunu, markalar arasındaki tek harften kaynaklanan farklılığın benzerliği ortadan kaldırmadığı gibi dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların da dava konusu başvuruya «ayırt edicilik» katmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4668 E. , 2022/8186 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/385 E. - 2019/201 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2019/1028 E. - 2021/214 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Beyza" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2017/81533 sayılı “ARBEYZAD” ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık, kötü niyet ve önceye dayalı kullanım vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkin edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayanak aldığı markaları "BEYZA", davalı başvurusunun konusu olan işaretin ise "ARBEYZAD" ibareli olduğu, başvuruda bulunan 29. sınıf ürünlerle aynı türden ürünleri genel olarak içerdiği, ürünlerin hitap ettiği tüketici kesimi ile satın alınması için ayrılacak zaman gözetildiğinde alıcılarının oldukça dikkatli kişiler olduğu, ancak davacının "BEYZA" ibare ve biçimli markasıyla davalının "ARBEYZAD" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının mücerret bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötüniyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, davacının BEYZA ibareli markasının tanınmış olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna nispi nedenlerle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu ise aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
Dairemiz yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi (556 sayılı KHK 8/1-b) uyarınca yapılan değerlendirmede, markaların bütün unsurları göz önüne alınmak suretiyle markayı oluşturan işaretlerin üzerinde kullanılacağı mal ve hizmetlerin ortalama tüketiciler nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Karıştırma ihtimali değerlendirmesi yapılırken tüketicilerin her iki markayı yan yana koyarak değerlendirme yapmaları beklenmemeli, önceki markayı bir şekilde görmüş, kullanmış, tecrübe etmiş olan tüketicilerin, o markanın baskın unsurunun zihinlerinde bıraktıkları genel izlenimin etkisiyle sonraki markayı gördüklerinde her iki markanın aynı ticari işletme veya aralarında ticari, ekonomik veya idari işletmesel bağ bulunan farklı işletmeler tarafından sunulan mal veya hizmetler olduğunu düşünme ihtimallerinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Davacı yan, esas unsuru “Beyza” ibaresi tarafından temsil edilen seri markaları itirazına mesnet olarak göstermiş olup, başvuru markası ise “ARBEYZAD” ibaresinden oluşmaktadır. İlk derece ve bölge adliye mahkemelerince, yazılı gerekçeyle tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmış ise de, taraf markaları esas unsurları ve kompozisyonları itibariyle bütüncül olarak değerlendirildiğinde başvuru markasının iltibas ihtimalini bertaraf edecek derecede mesnet markadan farklılaştırıldığını kabule imkan bulunmamaktadır. Zira başvuru markası bu haliyle davacının “Beyza” ibaresini esas unsur olarak içeren seri markaları arasına sızabilecek ve ortalama tüketici tarafından davacı markalarının yeni bir versiyonu gibi algılanmasına sebep olabilecek niteliktedir.
Başvuru markası kapsamında yer alan tüm malların mesnet markalar kapsamında yer aldığı da gözetilecek olursa taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabulü gerekir.
Davacı, iltibas yanında kötü niyet vakıasına da dayanmıştır. Dosya kapsamındaki belgelerden, davalı şahsın 2016/89528 sayılı “Beyzanur” ibareli marka tescil başvurusunun, davacının “Beyza” ibareli markalarını mesnet göstermek suretiyle yaptığı itiraz üzerine reddedildiği, davalı şahsın bunun üzerine davaya konu marka başvurusunu yaptığı anlaşılmaktadır. Belirtilen husus ve tarafların aynı ilde faaliyet gösterdiği göz önüne alınacak olursa, davalının, davacının “Beyza” ibareli markalarını bir takım eklerle kendisine mal etmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Belirtilen gerekçelerle, davalının iş bu davaya konu marka başvurusunu davacının markalarına yaklaşmak ve kendisine mal etmek amacıyla kötü niyetle yaptığının kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle kötü niyetin ispatlanamadığı sonucuna ulaşılması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868138900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz