Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1115 E. 2023/1544 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memuru sorumluluğu↗ tasfiyenin kapanması↗ ön inceleme tutanağı↗ resen terkin↗ mazeret↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ tapu iptali ve tescil↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ yokluk↗ şirketin tasfiyesi↗ ticaret sicili tescili↗ malvarlığına ilişkin dava↗ olağanüstü genel kurul↗ şirketin ihyası↗ kısıtlılık↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ hak düşürücü süre↗ anonim şirket↗ hukuki yarar↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/185 E., 2022/269/434 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ..., ..., ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi arasında Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyasında devam eden davası olduğunu, söz konusu dava kapsamında bu şirketin ihyasına ilişkin yetki verildiğini ileri sürerek davaya konu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; adı geçen şirketin 01.07.2010 tarihinde yapılan genel kurulda şirketin tasfiyeye girdiğini, 29.12.2011 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında tasfiye işlemleri tamamlandığından kaydının silinmesine karar verildiğini, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek ticaret sicilinden silindiğini, müvekkilinin, yeniden ihyası istenen şirketlerin ticaret sicilinden terkin edilmesinden doğan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yeniden ihyası istenen şirkete ilişkin, Mahkeme tarafından yeniden ihyaya karar verilmesi halinde müvekkili tarafından gerekli işlemlerin yapılacağını, ancak, açılan davanın kabulüne karar verilmesi halinde, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine mahkeme aksi kanaatte olması halinde, müvekkilinin bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu şirketin 16.07.2010 tarihinde şirketin amaçlarını gerçekleştiremeyeceği anlaşıldığından şirketin tasfiyesine karar verildiği, tasfiye işlemlerinin tamamlandığı, tasfiyesi tamamlanan şirketin terkin ilanının Ticaret Sicil Memurluğunca yapıldığı ve Ticaret Sicilinden terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescili davası açıldığı, mahkemece davalı şirketin ihyasının sağlanması amacıyla davacıya süre verildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiyenin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa alacaklıların şirketin ihyasını isteyebilecekleri ve hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyasında devam eden yargılama ile sınırlı olmak kaydıyla aynı ünvan ile Ticaret Siciline tescili sureti ile ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyası yönünden ek tasfiye işlemlerini yapması için mahkememizce re'sen seçilen ve bilirkişi listesinde de bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Halil İbrahim Seyyaroğlu'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, durumun Kuşadası Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkeme kararının, beyanları alınmadan ve yokluklarında verildiğini, bu haliyle savunma haklarının kısıtlandığını, yerel mahkemenin, önceki bozma sonrasında Ticaret Sicil Müdürlüğünü davalı olarak eklediğini ve katılamadıkları duruşmada beyanlarının alınmadığını, karar aşamasına geçileceğine dair tebliğ yapılmadan hüküm tesis edildiğini, mahkemenin, şirketin terkin tarihini yanlış belirterek hatalı bir karar verdiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında şirket ve kooperatifler ile ilgili alacaklılar ile hukuki menfaati bulunan kişilerin şirket kaydının silinmesinden itibaren beş yıl içerisinde ihya davası açılabileceğinin belirtildiğini, bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine'ye intikal edeceğini, Hazine'nin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağını, tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinin uygulanacağını, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından aleyhine dava açılan ve ihyası talep edilen Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret A.Ş.'nin 29.12.2011 tarihinde, şirket genel kurulunun fesih kararı doğrultusunda şirketin başvurusu üzerine ticaret sicilden terkin edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında resen terkin edilen bir şirket statüsünde olmadığı, bu nedenle Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret A.Ş'ye ilişkin ihya talebinin herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 547'nci maddesi kapsamında şirket ihya edildiğinden, davalıların hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmediği, ayrıca davalılar vekiline 28.09.2022 tarihli celse için 30.05.2022 tarihinde tebligat yapıldığı, ön inceleme tutanağının da tebliğ edildiği, davalılar vekilinin usulüne uygun duruşma günü tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı ve mazeret bildiriminde de bulunmadığından davalılar vekilinin savunma haklarının kısıtlandığı ve beyanlarının alınmadığı yönündeki istinaf itirazları da yerinde görülmediği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., ..., ... vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davası açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddenin birinci fıkrasının h bendi, 115 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi, 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ..., ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6054 E. 2010/12079 K.
Ortak:yetki
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyasında devam eden davası olduğunu, söz konusu dava kapsamında bu şirketin ihyasına ilişkin «yetki» verildiğini ileri sürerek davaya konu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının ikametgahının, poliçenin yapıldığı yerin ve «sözleşmenin ifa yerinin» Kuşadası olduğu, olayın da Kuşadası’nda vuku bulduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, işyeri paket «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı tarafın yerinde bulunmayan «yetki itirazının» reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ifa yeri · ifa yeri · yetki itirazı · ifa · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının ikametgahının, poliçenin yapıldığı yerin ve «sözleşmenin ifa yerinin» Kuşadası olduğu, olayın da Kuşadası’nda vuku bulduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, davacının ikametgahının, poliçenin yapıldığı yerin ve «sözleşmenin ifa yerinin» Kuşadası olduğu sabit ise de, davanın, davalı sigortacının bir şubeden daha yetkili olduğu kuşkusuz olan Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğu yer mahkemesi İzmir'de açılması karşısında artık yetkili yer mahkemesinde açıldığının kabulü gerekir.
Dava, işyeri paket «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı tarafın yerinde bulunmayan «yetki itirazının» reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13275 E. 2016/9054 K.
Ortak:tasfiye memuru sorumluluğu · hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalılar ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkeme kararının, beyanları alınmadan ve «yokluklarında» verildiğini, bu haliyle savunma haklarının «kısıtlandığını», yerel mahkemenin, önceki bozma sonrasında Ticaret Sicil Müdürlüğünü davalı olarak eklediğini ve katılamadıkları duruşmada beyanlarının alınmadığını, karar aşamasına geçileceğine dair tebliğ yapılmadan hüküm tesis edildiğini, mahkemenin, şirketin «terkin» tarihini yanlış belirterek hatalı bir karar verdiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında şirket ve kooperatifler ile ilgili alacaklılar ile «hukuki menfaati» bulunan kişilerin şirket «kaydının» silinmesinden itibaren beş yıl içerisinde «ihya davası» açılabileceğinin belirtildiğini, bu madde gereğince «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek «malvarlığı», unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine'ye intikal edeceğini, Hazine'nin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağını, «tasfiye memurlarının sorumlulukları» konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinin uygulanacağını, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya …
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; adı geçen şirketin 01.07.2010 tarihinde yapılan genel kurulda «şirketin tasfiyeye» girdiğini, 29.12.2011 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında «tasfiye işlemleri» tamamlandığından «kaydının» silinmesine karar verildiğini, Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edilerek ticaret sicilinden silindiğini, müvekkilinin, yeniden «ihyası» istenen şirketlerin «ticaret sicilinden terkin» edilmesinden doğan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yeniden ihyası istenen şirkete ilişkin, Mahkeme tarafından yeniden ihyaya karar verilmesi halinde müvekkili tarafından gerekli işlemlerin yapılacağını, ancak, açılan davanın kabulüne karar verilmesi halinde, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine mahkeme aksi kanaatte olması halinde, müvekkilinin bu davada «yasal hasım» olduğundan yargılama giderleri ve «vekalet ücretinin» davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaŞti'nin «ihyası» ile TTK’nın 547/... m. gereğince şirketin «son» «tasfiye memuru» ...'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Kararı, ... vekili temyiz etmiştir. ...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. ...- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Bu madde gereğince «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek «malvarlığı», unvana ilişkin «kaydın» silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine'ye intikal eder.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · esas sözleşme · derdestlik · limited şirket · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin 28/02/2014 tarihinde ticaret sicilden re’sen silindiği, şirketin en «son» yetkili «temsilcisinin» ve müdürünün ..., ortaklarının .... .... ...olduğu, «tasfiye» tamamlandıktan sonra eksik bırakılan hususların ikmali açısından 6102 sayılı TTK kapsamında şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla ihyasının mümkün olduğu, ... ....
İş Mahkemesi’nin 2015/334 E. sayılı «derdest» dosyası nedeniyle gerek bu davada ./.. «temsili» ve gerekse bu açıdan ek «tasfiye» işlemlerinin yapılabilmesi için, şirketin ihyasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... .... ... .... .....
Şti'nin «ihyası» ile TTK’nın 547/... m. gereğince şirketin «son» «tasfiye memuru» ...'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Kararı, ... vekili temyiz etmiştir. ...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. ...- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7642 E. 2016/7930 K.
Ortak:tasfiye memuru sorumluluğu · resen terkin · hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · dava şartı
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalılar ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkeme kararının, beyanları alınmadan ve «yokluklarında» verildiğini, bu haliyle savunma haklarının «kısıtlandığını», yerel mahkemenin, önceki bozma sonrasında Ticaret Sicil Müdürlüğünü davalı olarak eklediğini ve katılamadıkları duruşmada beyanlarının alınmadığını, karar aşamasına geçileceğine dair tebliğ yapılmadan hüküm tesis edildiğini, mahkemenin, şirketin «terkin» tarihini yanlış belirterek hatalı bir karar verdiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında şirket ve kooperatifler ile ilgili alacaklılar ile «hukuki menfaati» bulunan kişilerin şirket «kaydının» silinmesinden itibaren beş yıl içerisinde «ihya davası» açılabileceğinin belirtildiğini, bu madde gereğince «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek «malvarlığı», unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine'ye intikal edeceğini, Hazine'nin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağını, «tasfiye memurlarının sorumlulukları» konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinin uygulanacağını, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya …
… sı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından aleyhine dava açılan ve «ihyası» talep edilen Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret A.Ş.'nin 29.12.2011 tarihinde, şirket genel kurulunun «fesih» kararı doğrultusunda şirketin başvurusu üzerine ticaret «sicilden terkin» edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında «resen terkin» edilen bir şirket statüsünde olmadığı, bu nedenle Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret A.Ş'ye ilişkin ihya talebinin herhangi bir «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 547'nci maddesi kapsamında «şirket ihya» edildiğinden, davalıların hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmediği, ayrıca davalılar vekiline 28.09.2022 tarihli celse için 30.05.2022 tarihinde «tebligat» yapıldığı, ön «inceleme tutanağının» da tebliğ edildiği, davalılar vekilinin usulüne uygun duruşma günü tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı ve «mazeret» bildiriminde de bulunmadığından davalılar vekilinin savunma haklarının «kısıtlandığı» ve beyanlarının alınmadığı yönündeki istinaf itirazları da yerinde görülmediği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine …
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» tarihinden önce aleyhine icra takibi yapıldığı ve şirket yetkilisinin itirazı üzerine «itirazın iptali davası» açıldığı, bu nedenle resen terkini işleminin kanuna ve usule uygun olmadığı gerekçesiyle ...
2- Asıl ve birleşen dava, TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince resen «ticaret sicil» kayıtlarından «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 12.08.2014 tarihinde «resen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · yeniden tescil · esas sözleşme · itirazın iptali davası · iptal davası · yargılama gideri · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» tarihinden önce aleyhine icra takibi yapıldığı ve şirket yetkilisinin itirazı üzerine «itirazın iptali davası» açıldığı, bu nedenle resen terkini işleminin kanuna ve usule uygun olmadığı gerekçesiyle ...
Bu durum karşısında somut olay bakımından ihyasına karar verilmesi istenen birleşen davada davalı şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği ve aleyhine «yargılama giderlerine» karar verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle birleşen davanın da kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca 6102 sayılı TTK’nın 547/2. maddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek «tasfiye» için «yeniden tesciline» karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için «son» «tasfiye memurlarını» veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve «ilan» ettirir." hükmünü haiz olup, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca «tasfiye memuru atanması» ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, asıl davada kararın bu nedenle resen bozulması gerekmiştir.
6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında ''Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve «esas sözleşmelerde» öngörülen usullere göre hareket edilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1115 E. , 2023/1544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1996 Esas, 2022/2011 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ Kuşadası 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2022/185 E., 2022/269/434 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ..., ..., ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi arasında Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyasında devam eden davası olduğunu, söz konusu dava kapsamında bu şirketin ihyasına ilişkin yetki verildiğini ileri sürerek davaya konu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; adı geçen şirketin 01.07.2010 tarihinde yapılan genel kurulda şirketin tasfiyeye girdiğini, 29.12.2011 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında tasfiye işlemleri tamamlandığından kaydının silinmesine karar verildiğini, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek ticaret sicilinden silindiğini, müvekkilinin, yeniden ihyası istenen şirketlerin ticaret sicilinden terkin edilmesinden doğan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yeniden ihyası istenen şirkete ilişkin, Mahkeme tarafından yeniden ihyaya karar verilmesi halinde müvekkili tarafından gerekli işlemlerin yapılacağını, ancak, açılan davanın kabulüne karar verilmesi halinde, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine mahkeme aksi kanaatte olması halinde, müvekkilinin bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu şirketin 16.07.2010 tarihinde şirketin amaçlarını gerçekleştiremeyeceği anlaşıldığından şirketin tasfiyesine karar verildiği, tasfiye işlemlerinin tamamlandığı, tasfiyesi tamamlanan şirketin terkin ilanının Ticaret Sicil Memurluğunca yapıldığı ve Ticaret Sicilinden terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescili davası açıldığı, mahkemece davalı şirketin ihyasının sağlanması amacıyla davacıya süre verildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiyenin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa alacaklıların şirketin ihyasını isteyebilecekleri ve hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Kuşadası 2.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyasında devam eden yargılama ile sınırlı olmak kaydıyla aynı ünvan ile Ticaret Siciline tescili sureti ile ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyası yönünden ek tasfiye işlemlerini yapması için mahkememizce re'sen seçilen ve bilirkişi listesinde de bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Halil İbrahim Seyyaroğlu'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, durumun Kuşadası Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkeme kararının, beyanları alınmadan ve yokluklarında verildiğini, bu haliyle savunma haklarının kısıtlandığını, yerel mahkemenin, önceki bozma sonrasında Ticaret Sicil Müdürlüğünü davalı olarak eklediğini ve katılamadıkları duruşmada beyanlarının alınmadığını, karar aşamasına geçileceğine dair tebliğ yapılmadan hüküm tesis edildiğini, mahkemenin, şirketin terkin tarihini yanlış belirterek hatalı bir karar verdiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında şirket ve kooperatifler ile ilgili alacaklılar ile hukuki menfaati bulunan kişilerin şirket kaydının silinmesinden itibaren beş yıl içerisinde ihya davası açılabileceğinin belirtildiğini, bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine'ye intikal edeceğini, Hazine'nin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağını, tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinin uygulanacağını, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından aleyhine dava açılan ve ihyası talep edilen Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret A.Ş.'nin 29.12.2011 tarihinde, şirket genel kurulunun fesih kararı doğrultusunda şirketin başvurusu üzerine ticaret sicilden terkin edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında resen terkin edilen bir şirket statüsünde olmadığı, bu nedenle Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret A.Ş'ye ilişkin ihya talebinin herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 547'nci maddesi kapsamında şirket ihya edildiğinden, davalıların hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmediği, ayrıca davalılar vekiline 28.09.2022 tarihli celse için 30.05.2022 tarihinde tebligat yapıldığı, ön inceleme tutanağının da tebliğ edildiği, davalılar vekilinin usulüne uygun duruşma günü tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı ve mazeret bildiriminde de bulunmadığından davalılar vekilinin savunma haklarının kısıtlandığı ve beyanlarının alınmadığı yönündeki istinaf itirazları da yerinde görülmediği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ...
vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., ..., ... vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davası açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddenin birinci fıkrasının h bendi, 115 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi, 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ..., ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931047800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz