Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6353 E. 2023/1087 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin cirosu↗ ciro ve teslim↗ temlik cirosu↗ gayrinakdi kredi↗ meşru hamil↗ delil niteliği↗ yetkili hamil↗ cari hesap↗ bedelsizlik↗ rehin↗ ciro↗ kesinlik sınırı↗ ispat yükü↗ hamil↗ keşideci↗ uyuşmazlık konusu↗ temlik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ geçersizlik↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2016/513 E., 2017/417 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan ve davacı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 60.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı banka vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... A.Ş. ile ticari ilişki içinde toplam 150.000,00 TL sipariş karşılığı olarak çekleri tanzim ederek verdiğini ancak siparişe konu malları teslim alamayan müvekkilinin davalıdan siparişi iptal etmelerini ve çeklerini iade etmelerini istediğini, davalı ... A.Ş. 03.10.2016 tarihli yazılı belge ile siparişe konu malları teslim edemeyeceğini beyan ederek çekleri iade edeceğini taahhüt ettiğini; ancak halen teslim etmediğini, banka sisteminden yapılan araştırmada dava konusu çeklerin T.İş Bankası A.Ş. Bozüyük Şubesine davalı ... A.Ş.'nin kullandığı veya kullanacağı kredinin teminatı olmak üzere rehin cirosu yapılarak davalı banka yedinde bulunduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin dava konusu çeklerden dolayı borcunun bulunmadığını, mal teslim edilmediğinden çeklerin bedelsiz kaldığını, çeklerin tanzim ediliş nedenini gösteren 23.07.2015 tarihli yazılı belgeler ve çeklerin bedelsiz kaldığını ve iade taahhüdünü içeren 03.10.2016 tarihli yazılı taahhütnamenin de delil niteliğinde olduğunu, davalı ... A.Ş. tarafından diğer davalı ... Bozüyük Şubesine yapılan rehin cirosunun geçersiz olduğunu, davalı bankanın da yasal ve meşru hamil olmadığından çekleri iade etmesi gerektiğini, ancak davalı bankanın kredi teminatında bulunduğundan bahisle çekleri iade etmediğini belirterek dava konusu çeklerden dolayı davacının borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde, keşideci tarafından hamil bankaya karşı çekin teminat olduğu iddiasının ileri sürelemeyeceğini, çekin temlik cirosu ile devralındığını, davalı şirketin bankaya borçlu olduğunu, davalı bankanın davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkiyi bilmediğini, bankanın iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı şirket cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 31.10.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli, 30.11.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli, 31.12.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çeklerin arkasında yazan "Bedeli Teminattır" ibaresi nazara alındığında söz konusu cironun rehin cirosu mahiyetinde olduğu, davaya konu 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çekin arkasında "teminat" ibaresi bulunmasa da davalılar arasındaki kredi sözleşmesi, kredinin tutarı ve diğer çeklerle beraber ciro edilmiş olması bu çekin de aynı kredi borcuna teminat olarak verildiğini gösterdiği, bu sebeplerle anılan ciroların rehin cirosu olduğu ve geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ. ile davalı banka arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden anılan firmaya borçlu cari hesap şeklinde işleyen krediler kullandırıldığını, bu kredi nedeniyle de davalı bankanın SNT A.Ş.'den halen yüksek miktarda alacaklı olduğunu, davaya konu çeklerin ise SNT Toprak Ür. İnş. Mak. Gıda Dan. Paz. San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan temlik cirosuyla ciro ve teslim yoluyla davalı bankaya geçtiğini, davacının davalı bankayı muhatap alarak menfi tespit talep etme hakkı olmadığını, davalı bankanın yetkili hamil olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davalı bankanın kötü niyetli olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak tedbir kararının kaldırılmasına ve davanın reddi ile davalı bankanın uğradığı ve uğrayacağı zararlara karşılık olmak üzere davacının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 4 çekten 303250 seri numaralı çek dışındaki çeklerin arkasında yer alan davalı şirket tarafından diğer davalı bankaya yapılan cirolar rehin cirosu niteliğinde olup bu hususun İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu, belirtilen çekler yönünden Mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen 303250 seri numaralı çekte yer alan ciro 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 689 uncu maddesinde açıklanan biçimde rehin cirosu niteliğinde olmadığı gibi rehin cirosu olduğunu gösterir her hangi bir ibareyi de taşımadığı, Mahkemece davalılar arasında akdedilen kredinin teminatı olduğu gerekçesi ise çek üzerinde ya da taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde bu yönde bir kabulü gerektirir kayıt yer almaması bakımından hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının her iki davalıya yönelik açtığı 31.10.2016 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli; 30.11.2016 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli; 31.12.2016 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının davalı ... Ür. İnş. Mak. Gıda Dan. Paz. San. ve Tic. A.Ş.'ye yönelik olarak 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının T. İş Bankası A.Ş.'ye karşı 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çek yönünden açmış olduğu davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşideci tarafından hamil bankaya karşı çekin teminat olduğunun iddia edilemeyeceğini, çekin temlik cirosu ile devralındığını, davalı bankanın yetkili hamil olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davalı bankanın kötü niyetli olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çekler nedeniyle borçlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı banka vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2960 E. 2012/4199 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 4 çekten 303250 seri numaralı «çek» dışındaki çeklerin arkasında yer alan davalı şirket tarafından diğer davalı bankaya yapılan «cirolar» «rehin cirosu» niteliğinde olup bu hususun İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu, belirtilen çekler yönünden Mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen 303250 seri numaralı çekte yer alan ciro 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 689 uncu maddesinde açıklanan biçimde rehin cirosu niteliğinde olmadığı gibi rehin cirosu olduğunu gösterir her hangi bir ibareyi de taşımadığı, Mahkemece davalılar arasında akdedilen kredinin «teminatı» olduğu gerekçesi ise çek üzerinde ya da taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» bu yönde bir kabulü gerektirir kayıt yer almaması bakımından hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, dav …
İş Bankası A.Ş.'ye karşı 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli «çek» yönünden açmış olduğu davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çekin davalı şirketin ortağı olan ...isimli kişiye verildiği bu kişinin çeki «tahsil cirosu» ile davalı şirkete verdiği ve «çek» bedelinin davalı şirket tarafından tahsil edildiği, taraflar arasında çek verilmesini gerektirir bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozul …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsil cirosu · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çekin davalı şirketin ortağı olan ...isimli kişiye verildiği bu kişinin çeki «tahsil cirosu» ile davalı şirkete verdiği ve «çek» bedelinin davalı şirket tarafından tahsil edildiği, taraflar arasında çek verilmesini gerektirir bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozul …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17912 E. 2015/187 K.
Ortak:rehin cirosu · rehin · ciro · hamil · temlik · teminat
İncelediğiniz kararda… şide tarihli 30.000,00 TL bedelli, 31.12.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çeklerin arkasında yazan "Bedeli Teminattır" ibaresi nazara alındığında söz konusu «cironun» «rehin cirosu» mahiyetinde olduğu, davaya konu 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çekin arkasında "«teminat»" ibaresi bulunmasa da davalılar arasındaki «kredi sözleşmesi», kredinin tutarı ve diğer çeklerle beraber ciro edilmiş olması bu çekin de aynı kredi borcuna teminat olarak verildiğini gösterdiği, bu sebeplerle anılan ciroların rehin cirosu olduğu ve «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 4 çekten 303250 seri numaralı «çek» dışındaki çeklerin arkasında yer alan davalı şirket tarafından diğer davalı bankaya yapılan «cirolar» «rehin cirosu» niteliğinde olup bu hususun İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu, belirtilen çekler yönünden Mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen 303250 seri numaralı çekte yer alan ciro 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 689 uncu maddesinde açıklanan biçimde rehin cirosu niteliğinde olmadığı gibi rehin cirosu olduğunu gösterir her hangi bir ibareyi de taşımadığı, Mahkemece davalılar arasında akdedilen kredinin «teminatı» olduğu gerekçesi ise çek üzerinde ya da taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» bu yönde bir kabulü gerektirir kayıt yer almaması bakımından hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, dav …
A.Ş.'nin kullandığı veya kullanacağı kredinin «teminatı» olmak üzere «rehin cirosu» yapılarak davalı banka yedinde bulunduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin dava konusu çeklerden dolayı borcunun bulunmadığını, mal «teslim» edilmediğinden çeklerin «bedelsiz» kaldığını, çeklerin tanzim ediliş nedenini gösteren 23.07.2015 tarihli yazılı belgeler ve çeklerin bedelsiz kaldığını ve iade «taahhüdünü» içeren 03.10.2016 tarihli yazılı taahhütnamenin de «delil niteliğinde» olduğunu, davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan incelemede, gerek 6762 sayılı TTK gerekse 6102 sayılı TTK kapsamında çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı, çekin rehin cirosu ile devri yasak olduğundan «hamilin» hak iddiasında bulunamayacağı, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerde «temlik» veya «tahsil cirosu» olmayacağı, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çeklerin alındığı, bu ciroların da rehin cirosu olabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Buna göre, “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığının yukarıda anılan madde hükmüne göre belirlenmesi gerekirken, dosya kapsamında çekin «rehin» cirosuyla verildiğine dair delil bulunmadığı halde mahkemece, alacaklı sıfatını haiz olan tarafın banka olması nedeniyle, bankaların kredi müşterilerinden «ciro» yoluyla aldıkları çeklerdeki ciroların «rehin cirosu» olduğu kabul edilerek «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsil cirosu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · haciz
Benzer bu karardaBuna göre, “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığının yukarıda anılan madde hükmüne göre belirlenmesi gerekirken, dosya kapsamında çekin «rehin» cirosuyla verildiğine dair delil bulunmadığı halde mahkemece, alacaklı sıfatını haiz olan tarafın banka olması nedeniyle, bankaların kredi müşterilerinden «ciro» yoluyla aldıkları çeklerdeki ciroların «rehin cirosu» olduğu kabul edilerek «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan incelemede, gerek 6762 sayılı TTK gerekse 6102 sayılı TTK kapsamında çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı, çekin rehin cirosu ile devri yasak olduğundan «hamilin» hak iddiasında bulunamayacağı, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerde «temlik» veya «tahsil cirosu» olmayacağı, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çeklerin alındığı, bu ciroların da rehin cirosu olabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6984 E. 2012/14883 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · bedelsizlik · rehin · ciro · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 4 çekten 303250 seri numaralı «çek» dışındaki çeklerin arkasında yer alan davalı şirket tarafından diğer davalı bankaya yapılan «cirolar» «rehin cirosu» niteliğinde olup bu hususun İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu, belirtilen çekler yönünden Mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen 303250 seri numaralı çekte yer alan ciro 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 689 uncu maddesinde açıklanan biçimde rehin cirosu niteliğinde olmadığı gibi rehin cirosu olduğunu gösterir her hangi bir ibareyi de taşımadığı, Mahkemece davalılar arasında akdedilen kredinin «teminatı» olduğu gerekçesi ise çek üzerinde ya da taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» bu yönde bir kabulü gerektirir kayıt yer almaması bakımından hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, dav …
A.Ş.'nin kullandığı veya kullanacağı kredinin «teminatı» olmak üzere «rehin cirosu» yapılarak davalı banka yedinde bulunduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin dava konusu çeklerden dolayı borcunun bulunmadığını, mal «teslim» edilmediğinden çeklerin «bedelsiz» kaldığını, çeklerin tanzim ediliş nedenini gösteren 23.07.2015 tarihli yazılı belgeler ve çeklerin bedelsiz kaldığını ve iade «taahhüdünü» içeren 03.10.2016 tarihli yazılı taahhütnamenin de «delil niteliğinde» olduğunu, davalı ...
… şide tarihli 30.000,00 TL bedelli, 31.12.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çeklerin arkasında yazan "Bedeli Teminattır" ibaresi nazara alındığında söz konusu «cironun» «rehin cirosu» mahiyetinde olduğu, davaya konu 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çekin arkasında "«teminat»" ibaresi bulunmasa da davalılar arasındaki «kredi sözleşmesi», kredinin tutarı ve diğer çeklerle beraber ciro edilmiş olması bu çekin de aynı kredi borcuna teminat olarak verildiğini gösterdiği, bu sebeplerle anılan ciroların rehin cirosu olduğu ve «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Bu itibarla çeki «rehin cirosu» ile devralan kişinin «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · son hamil · lehtar · iyiniyet · kötüniyet · avans faizi · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/129 E. 2013/1448 K.
Ortak:keşideci
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde, «keşideci» tarafından «hamil» bankaya karşı çekin «teminat» olduğu iddiasının ileri sürelemeyeceğini, çekin «temlik cirosu» ile devralındığını, davalı şirketin bankaya borçlu olduğunu, davalı bankanın davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkiyi bilmediğini, bankanın iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; «keşideci» tarafından «hamil» bankaya karşı çekin «teminat» olduğunun iddia edilemeyeceğini, çekin «temlik cirosu» ile devralındığını, davalı bankanın «yetkili hamil» olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davalı bankanın kötü niyetli olmadığını, «ispat yükünün» davacıda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda2) Ancak, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden borçlu ...'nin ihtiyati haciz kararına konu senedin arkasında cirosu var ise de, ihtiyati haciz talep eden ... «lehtar» olup ancak «keşideci» aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:lehtar · ihtiyati haciz · bono · haciz · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararı talebinde bulunanın «bono» üzerine yetkili mahkeme olarak ... ibaresini yazdığı anlaşılmışsa da, bonodaki bu ibarenin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı şekilde yazıldığının ihtiyati haciz kararına itiraz edenler tarafından ispatlanması gerektiği, ihtiyati haciz kararına itiraz edenler vekilinin bu konuda delil de «ibraz» edemediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
2) Ancak, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden borçlu ...'nin ihtiyati haciz kararına konu senedin arkasında cirosu var ise de, ihtiyati haciz talep eden ... «lehtar» olup ancak «keşideci» aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararına itiraz edenler vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2743 E. 2015/3734 K.
Ortak:rehin cirosu · rehin · ciro · hamil · temlik · çek
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 4 çekten 303250 seri numaralı «çek» dışındaki çeklerin arkasında yer alan davalı şirket tarafından diğer davalı bankaya yapılan «cirolar» «rehin cirosu» niteliğinde olup bu hususun İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu, belirtilen çekler yönünden Mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen 303250 seri numaralı çekte yer alan ciro 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 689 uncu maddesinde açıklanan biçimde rehin cirosu niteliğinde olmadığı gibi rehin cirosu olduğunu gösterir her hangi bir ibareyi de taşımadığı, Mahkemece davalılar arasında akdedilen kredinin «teminatı» olduğu gerekçesi ise çek üzerinde ya da taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» bu yönde bir kabulü gerektirir kayıt yer almaması bakımından hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, dav …
… şide tarihli 30.000,00 TL bedelli, 31.12.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çeklerin arkasında yazan "Bedeli Teminattır" ibaresi nazara alındığında söz konusu «cironun» «rehin cirosu» mahiyetinde olduğu, davaya konu 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çekin arkasında "«teminat»" ibaresi bulunmasa da davalılar arasındaki «kredi sözleşmesi», kredinin tutarı ve diğer çeklerle beraber ciro edilmiş olması bu çekin de aynı kredi borcuna teminat olarak verildiğini gösterdiği, bu sebeplerle anılan ciroların rehin cirosu olduğu ve «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş. tarafından yapılan «temlik» cirosuyla «ciro» ve «teslim» yoluyla davalı bankaya geçtiğini, davacının davalı bankayı muhatap alarak «menfi tespit» talep etme hakkı olmadığını, davalı bankanın «yetkili hamil» olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davalı bankanın kötü niyetli olmadığını, «ispat yükünün» davacıda olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak tedbir kararının kaldırılmasına ve davanın reddi ile davalı bankanın uğradığı ve uğrayacağı zarar …
Benzer bu karardaMahkemece, bankaların mal veya emtia satan değil kredi kullandıran kuruluşlar olması sebebiyle müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olmadıkları, bu ciroların olsa olsa «rehin cirosu» oldukları, çekin rehin cirosu ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Çek metninden ve ayrıca dosyaya «ibraz» edilen delillerden, ihtiyati hacze dayanak teşkil çekin, «rehin» cirosuyla «ihtiyati haciz» isteyen bankaya verildiğine ilişkin ek bir bilgi bulunmamasına rağmen, bankaya yapılan «cironun» «rehin cirosu» olduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsil cirosu · ihtiyati haciz · haciz · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, bankaların mal veya emtia satan değil kredi kullandıran kuruluşlar olması sebebiyle müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olmadıkları, bu ciroların olsa olsa «rehin cirosu» oldukları, çekin rehin cirosu ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Çek metninden ve ayrıca dosyaya «ibraz» edilen delillerden, ihtiyati hacze dayanak teşkil çekin, «rehin» cirosuyla «ihtiyati haciz» isteyen bankaya verildiğine ilişkin ek bir bilgi bulunmamasına rağmen, bankaya yapılan «cironun» «rehin cirosu» olduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, karşılıksız çıkan çeke dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6353 E. , 2023/1087 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/1735 Esas, 2021/661 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2016/513 E., 2017/417 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan ve davacı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 60.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı banka vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... A.Ş. ile ticari ilişki içinde toplam 150.000,00 TL sipariş karşılığı olarak çekleri tanzim ederek verdiğini ancak siparişe konu malları teslim alamayan müvekkilinin davalıdan siparişi iptal etmelerini ve çeklerini iade etmelerini istediğini, davalı ... A.Ş.
03. 10.2016 tarihli yazılı belge ile siparişe konu malları teslim edemeyeceğini beyan ederek çekleri iade edeceğini taahhüt ettiğini; ancak halen teslim etmediğini, banka sisteminden yapılan araştırmada dava konusu çeklerin T.İş Bankası A.Ş. Bozüyük Şubesine davalı ... A.Ş.'nin kullandığı veya kullanacağı kredinin teminatı olmak üzere rehin cirosu yapılarak davalı banka yedinde bulunduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin dava konusu çeklerden dolayı borcunun bulunmadığını, mal teslim edilmediğinden çeklerin bedelsiz kaldığını, çeklerin tanzim ediliş nedenini gösteren 23.07.2015 tarihli yazılı belgeler ve çeklerin bedelsiz kaldığını ve iade taahhüdünü içeren 03.10.2016 tarihli yazılı taahhütnamenin de delil niteliğinde olduğunu, davalı ...
A.Ş. tarafından diğer davalı ... Bozüyük Şubesine yapılan rehin cirosunun geçersiz olduğunu, davalı bankanın da yasal ve meşru hamil olmadığından çekleri iade etmesi gerektiğini, ancak davalı bankanın kredi teminatında bulunduğundan bahisle çekleri iade etmediğini belirterek dava konusu çeklerden dolayı davacının borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde, keşideci tarafından hamil bankaya karşı çekin teminat olduğu iddiasının ileri sürelemeyeceğini, çekin temlik cirosu ile devralındığını, davalı şirketin bankaya borçlu olduğunu, davalı bankanın davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkiyi bilmediğini, bankanın iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı şirket cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 31.10.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli, 30.11.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli, 31.12.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çeklerin arkasında yazan "Bedeli Teminattır" ibaresi nazara alındığında söz konusu cironun rehin cirosu mahiyetinde olduğu, davaya konu 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çekin arkasında "teminat" ibaresi bulunmasa da davalılar arasındaki kredi sözleşmesi, kredinin tutarı ve diğer çeklerle beraber ciro edilmiş olması bu çekin de aynı kredi borcuna teminat olarak verildiğini gösterdiği, bu sebeplerle anılan ciroların rehin cirosu olduğu ve geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ. ile davalı banka arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden anılan firmaya borçlu cari hesap şeklinde işleyen krediler kullandırıldığını, bu kredi nedeniyle de davalı bankanın SNT A.Ş.'den halen yüksek miktarda alacaklı olduğunu, davaya konu çeklerin ise SNT Toprak Ür. İnş. Mak. Gıda Dan. Paz. San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan temlik cirosuyla ciro ve teslim yoluyla davalı bankaya geçtiğini, davacının davalı bankayı muhatap alarak menfi tespit talep etme hakkı olmadığını, davalı bankanın yetkili hamil olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davalı bankanın kötü niyetli olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak tedbir kararının kaldırılmasına ve davanın reddi ile davalı bankanın uğradığı ve uğrayacağı zararlara karşılık olmak üzere davacının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 4 çekten 303250 seri numaralı çek dışındaki çeklerin arkasında yer alan davalı şirket tarafından diğer davalı bankaya yapılan cirolar rehin cirosu niteliğinde olup bu hususun İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu, belirtilen çekler yönünden Mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen 303250 seri numaralı çekte yer alan ciro 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 689 uncu maddesinde açıklanan biçimde rehin cirosu niteliğinde olmadığı gibi rehin cirosu olduğunu gösterir her hangi bir ibareyi de taşımadığı, Mahkemece davalılar arasında akdedilen kredinin teminatı olduğu gerekçesi ise çek üzerinde ya da taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde bu yönde bir kabulü gerektirir kayıt yer almaması bakımından hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının her iki davalıya yönelik açtığı 31.10.2016 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli;
30. 11.2016 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli;
31. 12.2016 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının davalı ... Ür. İnş. Mak. Gıda Dan. Paz. San. ve Tic. A.Ş.'ye yönelik olarak 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının T. İş Bankası A.Ş.'ye karşı 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çek yönünden açmış olduğu davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşideci tarafından hamil bankaya karşı çekin teminat olduğunun iddia edilemeyeceğini, çekin temlik cirosu ile devralındığını, davalı bankanın yetkili hamil olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davalı bankanın kötü niyetli olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çekler nedeniyle borçlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı banka vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı Banka Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı bankaya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931023000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz