Hukuki ayıp
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1324 E. 2023/988 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki ayıp↗ ayıplı teslim↗ açık ayıp↗ sözleşmenin devri↗ sözleşmeden dönme↗ ayıp↗ sözleşmenin iptali↗ bedel iadesi↗ tasdik kararı↗ kira sözleşmesi↗ iş bölümü↗ ihbar↗ iflas↗ ıslah↗ ihtarname↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 01.11.2019 tarih, 2014/1106 E. ve 2019/850 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davalının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.06.2021 tarih, 2020/1577 E. ve 2021/4865 K. sayılı kararıyla Mahkemece hukuki ayıp bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de sözleşmede belirtilen devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı, sıcak yiyecek satışının yapılamayacağının açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil ibraz edilmediği gözetildiğinde işyerinin hukuki ayıplı olarak teslim alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlandığının kabulü doğru olmadığı gibi bir an için aksi düşünülecek olsa dahi bu durumda dahi ancak açık bir ayıptan söz edilebileceği, bu kapsamda da süresinde yapılmış bir ihbarın bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kesinleşmiş iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığı, olmayan bir ruhsatın da devrinin mümkün olamayacağı, bu nedenle işyerinin davalı tarafından kullanım amacına uygun teslim edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı ve sıcak yiyecek satışının yapılamayacağı açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu, davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil ibraz edilmediği, işyerinin hukuki ayıplı olarak teslim alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesinin dosya kapsamı ile uyuşmadığını, davalı tarafın devir sözleşmesinde işyerinin ruhsatlı olduğunu bildirdiği ve devam eden resmi yazışmalarda da bu beyanında ısrar ettiğinin sabit olduğunu, bu hususun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36 ncı maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin usuli kazanılmış haklarının korunmadığını, davanın iki kez kabulüne karar verildiğini, davalının temyiz sebepleri arasında ayıba dayanmadığını, müvekkilinin ruhsatlı olmadığı gizlenerek devredilen yere devir aldığı tarihten ihtarname gönderdiği tarihe kadar iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almak için uğraştığını ve proje tadilatı yapılmadan bu işin olmayacağını kesin ve net olarak öğrenince de ihtarname gönderdiğini, bozma kararının dosya kapsamı ile uyuşmadığı gibi verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, açık ayıp olduğu kabul edilse dahi ihtarnamenin süresinde olduğunu, müvekkilinin zararının, devir için ödediği paranın genel hükümlere göre tazmini gerektiğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin haklı olduğunun tespit edildiğini, dosyadaki belgelere göre davalı şirketin beyan ile geçici işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığını fakat beyanın doğruluğunun araştırılması sırasında davalıya geçici ruhsatı verilen işyerinin projesinde bağımsız bölüm olarak düzenlenmediğinin tespit edilmesi üzerine 15 gün süre verilerek eksikliklerin giderilmesi aksi halde verilen geçici ruhsatın iptal edileceğinin bildirildiğini, proje tadilatı gerektiren eksiklikleri 15 gün içerisinde gideremeyeceğini anlayan davalının 20.06.2009 tarihinde Belediyeye müracaat ederek işyerini kapattığını bildirdiğini fakat bu durumu müvekkili davacıdan gizlediğini ve iş yerinin ruhsatının bulunduğunu söyleyerek işyerini davacıya devrettiğini, taraflar arasındaki noter tasdikli 01.07.2009 tarihli sözleşmede davacının "iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı iş yerini devraldığını" beyan ettiği görüldüğünden ruhsatın kesin ve daimi nitelikte olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıp nedeniyle iş yeri devir sözleşmesinden dönme, peşin ödenen bedelin iadesi ile menfi tespit istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1577 E. 2021/4865 K.
Ortak:hukuki ayıp · sözleşmeden dönme · ayıp · bedel iadesi · iş bölümü · ihbar · ıslah · ihtarname
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 08.06.2021 tarih, 2020/1577 E. ve 2021/4865 K. sayılı kararıyla Mahkemece «hukuki ayıp» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de sözleşmede belirtilen devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı, sıcak yiyecek satışının yapılamayacağının açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil «ibraz» edilmediği gözetildiğinde işyerinin hukuki ayıplı olarak «teslim» alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlandığının kabulü doğru olmadığı gibi bir an için aksi düşünülecek olsa dahi bu durumda dahi ancak açık bir ayıptan söz edilebileceği, bu kapsamda da süresinde yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kesinleşmiş iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığı, olmayan bir r …
… kabulüne karar verildiğini, davalının temyiz sebepleri arasında ayıba dayanmadığını, müvekkilinin ruhsatlı olmadığı gizlenerek devredilen yere devir aldığı tarihten «ihtarname» gönderdiği tarihe kadar iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almak için uğraştığını ve proje tadilatı yapılmadan bu işin olmayacağını «kesin» ve net olarak öğrenince de ihtarname gönderdiğini, bozma kararının dosya kapsamı ile uyuşmadığı gibi verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, «açık ayıp» olduğu kabul edilse dahi ihtarnamenin süresinde olduğunu, müvekkilinin zararının, devir için ödediği paranın genel hükümlere göre tazmini gerektiğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin haklı olduğunun tespit edildiğini, dosyadaki belgelere göre davalı şirketin beyan ile geçici işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığını fakat beyanın doğruluğunun araştırılması sırasında davalıya geçici ruhsatı verilen işyerinin projesinde bağımsız «bölüm» olarak düzenlenmediğinin tespit edilmesi üzerine 15 gün süre verilerek eksikliklerin giderilmesi aksi halde verilen geçici ruhsatın iptal edileceğinin bildirildiğini, proje tadilatı gerektiren eksiklikleri 15 gün içerisinde gideremeyeceğini anlayan davalının 20.06.2009 tarihinde Belediyeye müracaat ederek işyerini kapattığını bildirdiğini fakat bu durumu müvekkili davacıdan gizlediğini ve iş yerinin ruhsatının bulunduğunu söyleyerek işyerini davacıya devrettiğini, taraflar arasındaki noter «tasdikli» 01.07.2009 tarihli sözleşmede davacının "iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı iş yerini devraldığını" beyan ettiği görüldüğünden ruhsatın kesin ve daimi nitelikte oldu …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ayıp» nedeniyle iş yeri devir «sözleşmesinden dönme», peşin ödenen «bedelin iadesi» ile «menfi tespit» istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ş olması gerektiği, devir sözleşmesinin yapıldığı tarihte kesinleşmiş bir ruhsatın bulunmadığının belirtildiği, davaya konu yer ortak alan kapsamında olup, bağımsız «bölüm» niteliğini kazanamayacağı ve bu nedenle mevcut haliyle (tespit tarihindeki) işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinin mümkün olmadığı, davalı Kahvezamanı Ltd.Şti'nin 21/10/2008 tarihinde davaya konu taşınmaz/yer için işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı; ancak, 26/06/2009 tarihinde bu işyerini kapattığı 01/07/2009 tarihinde davaya konu olan ve 26/06/2009 tarihinde kapattığı için ruhsat iptali yapılan işyerinin bu kez davacı ...'ya 3.000,00 TL'si peşin olmak üzere toplam 20.000,00 TL'ye devrettiği, devir sözleşmesi akabinde davacının devraldığı işyerinin ruhsatı olmadığı için davalıya 01/09/2009 tarih ve 25955 sayılı uyarıyı gönderdiği, «ihtarnamede» 01/07/2009 tarihinde devraldığı işyerini işyeri açma ve çalışma ruhsatı TBK m.301 gereğince kiralayanın işyerini kullanım amacına uygun olarak «teslim» etmesi gerektiği, davalının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3000,00 TL nin «temerrüt tarihi» olan 09.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu olan ve davacı tarafından davalıya verilen her biri 1000,00 TL bedelli 27.06.2009 tanzim tarihli, 01.10.2009- 01.11.2009- 01.11.2009- 01.01.2010- 01.02.2010 - 01.03.2010- 01.04.2010- 01.05.2010 - 01.06.2010- 01.07.2010 - 01.08.2010- 01.09.2010 - 01.10.2010- 01.11.2010- 01.12.2010 - 01.01.2011- 01.02.2011 «vade» tarihli toplam 17.000,00 TL bedelli 17 adet bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava açılmadan önce davacıya ödendiği sabit olan 01.10.2009- 01.11.2009- 01.11.2009 - 01.01.2010- 01.02.2010 - 01.03.2010- 01.04.2010 - 01.05.2010- 01.06.2010- 01.07.2010 - 01.08.2010- 01.09.2010 - 01.10.2010- 01.11.2010- 01.12.2010 ve 01.01.2011 veda tarihli toplam 16.000,00 TL senet bedelinin «ıslah» tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «ayıp» nedeniyle iş yeri devir «sözleşmesinden dönme», peşin ödenen «bedelin iadesi» ile «menfi tespit» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece «hukuki ayıp» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, somut olayda sözleşmede belirtilen devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · depo kararı · vade · geçersizlik · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda… ş olması gerektiği, devir sözleşmesinin yapıldığı tarihte kesinleşmiş bir ruhsatın bulunmadığının belirtildiği, davaya konu yer ortak alan kapsamında olup, bağımsız «bölüm» niteliğini kazanamayacağı ve bu nedenle mevcut haliyle (tespit tarihindeki) işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinin mümkün olmadığı, davalı Kahvezamanı Ltd.Şti'nin 21/10/2008 tarihinde davaya konu taşınmaz/yer için işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı; ancak, 26/06/2009 tarihinde bu işyerini kapattığı 01/07/2009 tarihinde davaya konu olan ve 26/06/2009 tarihinde kapattığı için ruhsat iptali yapılan işyerinin bu kez davacı ...'ya 3.000,00 TL'si peşin olmak üzere toplam 20.000,00 TL'ye devrettiği, devir sözleşmesi akabinde davacının devraldığı işyerinin ruhsatı olmadığı için davalıya 01/09/2009 tarih ve 25955 sayılı uyarıyı gönderdiği, «ihtarnamede» 01/07/2009 tarihinde devraldığı işyerini işyeri açma ve çalışma ruhsatı TBK m.301 gereğince kiralayanın işyerini kullanım amacına uygun olarak «teslim» etmesi gerektiği, davalının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3000,00 TL nin «temerrüt tarihi» olan 09.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu olan ve davacı tarafından davalıya verilen her biri 1000,00 TL bedelli 27.06.2009 tanzim tarihli, 01.10.2009- 01.11.2009- 01.11.2009- 01.01.2010- 01.02.2010 - 01.03.2010- 01.04.2010- 01.05.2010 - 01.06.2010- 01.07.2010 - 01.08.2010- 01.09.2010 - 01.10.2010- 01.11.2010- 01.12.2010 - 01.01.2011- 01.02.2011 «vade» tarihli toplam 17.000,00 TL bedelli 17 adet bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava açılmadan önce davacıya ödendiği sabit olan 01.10.2009- 01.11.2009- 01.11.2009 - 01.01.2010- 01.02.2010 - 01.03.2010- 01.04.2010 - 01.05.2010- 01.06.2010- 01.07.2010 - 01.08.2010- 01.09.2010 - 01.10.2010- 01.11.2010- 01.12.2010 ve 01.01.2011 veda tarihli toplam 16.000,00 TL senet bedelinin «ıslah» tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bodrum katta yer alan 2B-07 nolu dükkana ait herhangi bir «depo» bulunmadığı, 29.09.2009 tarih 74/3775 sayılı tespit zaptına konu merdiven altında herhangi bir hacmin düzenlemediğinin tespit edildiğinin bildirildiği, davalı Kahve zamanı Ltd.
Şti ...'ya devrettiğinden işyerini 20.06.2009 tarihinde kapattığını bildirerek ruhsatın iptalini talep ettiği, müdürlükçe 21.10.2008 tarihli ruhsatın «geçersiz» kılındığı, ruhsatın iptalinden sonra yönetmeliğin 12 maddesi gereğince beyana göre ruhsat verilebileceği ancak 8. maddesi gereğince de devir yapılabilmesi için ruhsatın kesinleşmiş olması gerektiği, davalı Kahve Zamanı...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17751 E. 2014/750 K.
Ortak:hukuki ayıp · ayıp · iş bölümü · ihtarname · ibraz
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 08.06.2021 tarih, 2020/1577 E. ve 2021/4865 K. sayılı kararıyla Mahkemece «hukuki ayıp» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de sözleşmede belirtilen devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı, sıcak yiyecek satışının yapılamayacağının açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil «ibraz» edilmediği gözetildiğinde işyerinin hukuki ayıplı olarak «teslim» alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlandığının kabulü doğru olmadığı gibi bir an için aksi düşünülecek olsa dahi bu durumda dahi ancak açık bir ayıptan söz edilebileceği, bu kapsamda da süresinde yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kesinleşmiş iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığı, olmayan bir r …
… kabulüne karar verildiğini, davalının temyiz sebepleri arasında ayıba dayanmadığını, müvekkilinin ruhsatlı olmadığı gizlenerek devredilen yere devir aldığı tarihten «ihtarname» gönderdiği tarihe kadar iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almak için uğraştığını ve proje tadilatı yapılmadan bu işin olmayacağını «kesin» ve net olarak öğrenince de ihtarname gönderdiğini, bozma kararının dosya kapsamı ile uyuşmadığı gibi verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, «açık ayıp» olduğu kabul edilse dahi ihtarnamenin süresinde olduğunu, müvekkilinin zararının, devir için ödediği paranın genel hükümlere göre tazmini gerektiğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin haklı olduğunun tespit edildiğini, dosyadaki belgelere göre davalı şirketin beyan ile geçici işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığını fakat beyanın doğruluğunun araştırılması sırasında davalıya geçici ruhsatı verilen işyerinin projesinde bağımsız «bölüm» olarak düzenlenmediğinin tespit edilmesi üzerine 15 gün süre verilerek eksikliklerin giderilmesi aksi halde verilen geçici ruhsatın iptal edileceğinin bildirildiğini, proje tadilatı gerektiren eksiklikleri 15 gün içerisinde gideremeyeceğini anlayan davalının 20.06.2009 tarihinde Belediyeye müracaat ederek işyerini kapattığını bildirdiğini fakat bu durumu müvekkili davacıdan gizlediğini ve iş yerinin ruhsatının bulunduğunu söyleyerek işyerini davacıya devrettiğini, taraflar arasındaki noter «tasdikli» 01.07.2009 tarihli sözleşmede davacının "iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı iş yerini devraldığını" beyan ettiği görüldüğünden ruhsatın kesin ve daimi nitelikte oldu …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «sözleşmede devre» konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı ve sıcak yiyecek satışının yapılamayacağı açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu, davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil «ibraz» edilmediği, işyerinin hukuki ayıplı olarak «teslim» alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… iptali yaptığı işyerini bu kez davacı Davut Taşlı'ya devrettiği; devir sözleşmesi akabinde davacının devraldığı işyerinin ruhsatı olmadığı için davalıya gönderdiği «ihtarnamede» 01/07/2009 tarihinde devraldığı işyerini, işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin olarak belediyeye yapılan başvuru da söz konusu yerin bağımsız «bölüm» işyeri olarak görülmediği, kiosk niteliğinde olsa dahi işyeri olarak işletim projesinin bulunmadığı; ortak alan olarak bilinen merdiven altı olarak tabir edilen nitelikte bulunduğu; bu nedenle de işyeri olarak kullanılmasının mümkün olmadığını bildirdiği, bu durumun kamu düzeniyle ilgili olduğu, davacı/devralandan devre konu olan yerde/kiosk niteliğindeki yerde işe başlamasının beklenemeyeceği, orta yerde hukuki imkansızlık bulunduğu, bu imkansızlığın da objektif imkansızlık niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin 09/09/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu davacı tarafından tanzim edilip davalıya verilen her biri 1.000,00 TL bedelli toplam 17.000,00 TL tutarındaki bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bonoların ödendiği dikkate alınarak, bonoların «vade» tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte «istirdaten» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, devredilen yere ruhsat verilmesinin mümkün olmadığı, zira işletme projesinde bu yerin işyeri olarak gösterilmediği ve bunun «hukuki ayıp» olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
Davacı vekili, müvekkilinin işyerini devraldıktan sonra kendi adına ruhsat düzenlemesi için müracaat ettiğini fakat Belediye'nin projede bu yerin işyeri olarak görülmediği gerekçesi ile ruhsat vermediğini savunmuş ve buna dair 17/09/2009 tarihli Çankaya Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün düzenlediği 21853 sayılı belgeyi «ibraz» etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · ek mehil · vade · istirdat · yasal faiz · dava sebebi · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu kararda… iptali yaptığı işyerini bu kez davacı Davut Taşlı'ya devrettiği; devir sözleşmesi akabinde davacının devraldığı işyerinin ruhsatı olmadığı için davalıya gönderdiği «ihtarnamede» 01/07/2009 tarihinde devraldığı işyerini, işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin olarak belediyeye yapılan başvuru da söz konusu yerin bağımsız «bölüm» işyeri olarak görülmediği, kiosk niteliğinde olsa dahi işyeri olarak işletim projesinin bulunmadığı; ortak alan olarak bilinen merdiven altı olarak tabir edilen nitelikte bulunduğu; bu nedenle de işyeri olarak kullanılmasının mümkün olmadığını bildirdiği, bu durumun kamu düzeniyle ilgili olduğu, davacı/devralandan devre konu olan yerde/kiosk niteliğindeki yerde işe başlamasının beklenemeyeceği, orta yerde hukuki imkansızlık bulunduğu, bu imkansızlığın da objektif imkansızlık niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin 09/09/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu davacı tarafından tanzim edilip davalıya verilen her biri 1.000,00 TL bedelli toplam 17.000,00 TL tutarındaki bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bonoların ödendiği dikkate alınarak, bonoların «vade» tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte «istirdaten» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… yaptığı denetimde, daha önce ruhsatlandırılmış alanda imara aykırı olarak oluşturulan tespit zaptıyla hüküm altına alınan projeye aykırı hususların giderilmesi için «mehil» verildiğini, davacının kullanımı imara uygun hale getirmemesi ve eksiklikleri gidermemesi sonucunda ruhsatın iptal edildiğini ve «sebebinin» davacı olduğunu savunmuş ve buna dair 09/10/2009 tarihli Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi «ibraz» etmiştir.
Dava, «işletme devrinin» iptali ile devir nedeniyle verilen 3.000,00 TL nakit ve senetlerin iadesi istemine ilişkindir.
… ının ve bu suretle davalının davacıya devrettiği işyerinin hukuken ayıplı olup olmadığının belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1324 E. , 2023/988 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/512 Esas, 2022/12 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki iş yeri devir sözleşmesinin iptali ve menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 365 AVM'de kiracısı olduğu işyerini noter kanalıyla müvekkiline 01.07.2009 tarihinde devrettiğini, devir yapılırken devredilen yerin açılması ve çalışılması için hiçbir hukuki sorunun olmadığının ifade edildiğini, bu durumun devir sözleşmesinde “Çankaya Belediyesinde ...sicil numaralı işyeri açma ruhsatlı işyerimi devrettim” şeklinde belirtildiğini, devir bedeli olarak 20.000,00 TL'ye anlaşıldığını, bunun 3.000,00 TL'sinin peşin, geri kalanının da her biri 1.000,00 TL'lik toplam 17.000,00 TL'lik bonoların davalıya verildiğini, işyeri ruhsatı almak için Çankaya Belediyesine başvurulduğunda Belediyece, devredilen yerin bağımsız bölüm olmadığı, kiosk niteliğinde olsa dahi işyeri olarak işletme projesinin bulunmadığı, ortak alan olarak bilinen merdiven altı tabir edilen yerlerden olduğu, diğer özellikleri sebebiyle de işyeri olarak kullanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle ruhsat verilmediğini, sonrasında AVM'yi işleten şirketle kira sözleşmesini feshederek, faaliyete son verildiğini;
ancak davalıya verilen peşinat ve senetlerin ödenmiş olduğunu ve ödenen tutarların karşılıksız kaldığını beyan ederek davalıya verilen 17.000,00 TL'lik bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.12.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle alacak talebini 19.000.00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının söz konusu işyerinin vasıf ve özelliklerini bilerek devraldığını, bu nedenle hataya düşürüldüğü iddiasının hukuki değeri bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 01.11.2019 tarih, 2014/1106 E. ve 2019/850 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davalının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.06.2021 tarih, 2020/1577 E. ve 2021/4865 K. sayılı kararıyla Mahkemece hukuki ayıp bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de sözleşmede belirtilen devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı, sıcak yiyecek satışının yapılamayacağının açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil ibraz edilmediği gözetildiğinde işyerinin hukuki ayıplı olarak teslim alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlandığının kabulü doğru olmadığı gibi bir an için aksi düşünülecek olsa dahi bu durumda dahi ancak açık bir ayıptan söz edilebileceği, bu kapsamda da süresinde yapılmış bir ihbarın bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kesinleşmiş iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığı, olmayan bir ruhsatın da devrinin mümkün olamayacağı, bu nedenle işyerinin davalı tarafından kullanım amacına uygun teslim edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı ve sıcak yiyecek satışının yapılamayacağı açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu, davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil ibraz edilmediği, işyerinin hukuki ayıplı olarak teslim alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesinin dosya kapsamı ile uyuşmadığını, davalı tarafın devir sözleşmesinde işyerinin ruhsatlı olduğunu bildirdiği ve devam eden resmi yazışmalarda da bu beyanında ısrar ettiğinin sabit olduğunu, bu hususun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36 ncı maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin usuli kazanılmış haklarının korunmadığını, davanın iki kez kabulüne karar verildiğini, davalının temyiz sebepleri arasında ayıba dayanmadığını, müvekkilinin ruhsatlı olmadığı gizlenerek devredilen yere devir aldığı tarihten ihtarname gönderdiği tarihe kadar iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almak için uğraştığını ve proje tadilatı yapılmadan bu işin olmayacağını kesin ve net olarak öğrenince de ihtarname gönderdiğini, bozma kararının dosya kapsamı ile uyuşmadığı gibi verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, açık ayıp olduğu kabul edilse dahi ihtarnamenin süresinde olduğunu, müvekkilinin zararının, devir için ödediği paranın genel hükümlere göre tazmini gerektiğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin haklı olduğunun tespit edildiğini, dosyadaki belgelere göre davalı şirketin beyan ile geçici işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığını fakat beyanın doğruluğunun araştırılması sırasında davalıya geçici ruhsatı verilen işyerinin projesinde bağımsız bölüm olarak düzenlenmediğinin tespit edilmesi üzerine 15 gün süre verilerek eksikliklerin giderilmesi aksi halde verilen geçici ruhsatın iptal edileceğinin bildirildiğini, proje tadilatı gerektiren eksiklikleri 15 gün içerisinde gideremeyeceğini anlayan davalının 20.06.2009 tarihinde Belediyeye müracaat ederek işyerini kapattığını bildirdiğini fakat bu durumu müvekkili davacıdan gizlediğini ve iş yerinin ruhsatının bulunduğunu söyleyerek işyerini davacıya devrettiğini, taraflar arasındaki noter tasdikli 01.07.2009 tarihli sözleşmede davacının "iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı iş yerini devraldığını" beyan ettiği görüldüğünden ruhsatın kesin ve daimi nitelikte olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıp nedeniyle iş yeri devir sözleşmesinden dönme, peşin ödenen bedelin iadesi ile menfi tespit istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/930820200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz