İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17751 E. 2014/750 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki ayıp↗ işletme devri↗ ek mehil↗ ayıp↗ iş bölümü↗ vade↗ istirdat↗ ihtarname↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının 21/10/2008 tarihinde davaya konu taşınmaz/yer için işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı, ancak 26/06/2009 tarihinde bu işyerini kapattığı; 01/07/2009 tarihinde davaya konu olan ve 26/06/2009 tarihinde kapattığı ve ruhsat iptali yaptığı işyerini bu kez davacı Davut Taşlı'ya devrettiği; devir sözleşmesi akabinde davacının devraldığı işyerinin ruhsatı olmadığı için davalıya gönderdiği ihtarnamede 01/07/2009 tarihinde devraldığı işyerini, işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin olarak belediyeye yapılan başvuru da söz konusu yerin bağımsız bölüm işyeri olarak görülmediği, kiosk niteliğinde olsa dahi işyeri olarak işletim projesinin bulunmadığı; ortak alan olarak bilinen merdiven altı olarak tabir edilen nitelikte bulunduğu; bu nedenle de işyeri olarak kullanılmasının mümkün olmadığını bildirdiği, bu durumun kamu düzeniyle ilgili olduğu, davacı/devralandan devre konu olan yerde/kiosk niteliğindeki yerde işe başlamasının beklenemeyeceği, orta yerde hukuki imkansızlık bulunduğu, bu imkansızlığın da objektif imkansızlık niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin 09/09/2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu davacı tarafından tanzim edilip davalıya verilen her biri 1.000,00 TL bedelli toplam 17.000,00 TL tutarındaki bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bonoların ödendiği dikkate alınarak, bonoların vade tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdaten davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işletme devrinin iptali ile devir nedeniyle verilen 3.000,00 TL nakit ve senetlerin iadesi istemine ilişkindir. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in "İşletmecinin Değişmesi ve İşyerinin Nakli" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasına göre "Ruhsatta belirtilen faaliyet konusu ve adresin değişmemesi kaydıyla işyerinin devredilmesi halinde, devralan kişinin başvurusu üzerine dosyadaki bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle yeni işletmeci adına tekrar ruhsat düzenlenir." Bu durumda, devralan davacının davalı adına mevcut bir ruhsat olsa dahi işyerini devraldıktan sonra ilgili kuruma müracaat ederek kendi adına ruhsat verilmesini talep etmesi gerekir. Mahkemece, devredilen yere ruhsat verilmesinin mümkün olmadığı, zira işletme projesinde bu yerin işyeri olarak gösterilmediği ve bunun hukuki ayıp olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Davacı vekili, müvekkilinin işyerini devraldıktan sonra kendi adına ruhsat düzenlemesi için müracaat ettiğini fakat Belediye'nin projede bu yerin işyeri olarak görülmediği gerekçesi ile ruhsat vermediğini savunmuş ve buna dair 17/09/2009 tarihli Çankaya Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün düzenlediği 21853 sayılı belgeyi ibraz etmiştir. Davalı vekili ise, müvekkili çalıştırırken işyerinin ruhsatının bulunduğunu ve davacıya devrettikten sonra, dava konusu işyerinde Belediye'nin yaptığı denetimde, daha önce ruhsatlandırılmış alanda imara aykırı olarak oluşturulan tespit zaptıyla hüküm altına alınan projeye aykırı hususların giderilmesi için mehil verildiğini, davacının kullanımı imara uygun hale getirmemesi ve eksiklikleri gidermemesi sonucunda ruhsatın iptal edildiğini ve sebebinin davacı olduğunu savunmuş ve buna dair 09/10/2009 tarihli Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi ibraz etmiştir. Davacı vekilinin ibraz ettiği 17/09/2009 tarihli yazı ile davalı vekilinin ibraz ettiği 09/10/2009 tarihli yazıdaki bilgiler birbiriyle çelişmekte olup, mahkemece de bu husus üzerinde durularak bir araştırma yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece gerektiği takdirde Belediye'den de sorulmak suretiyle davacının devraldığı yerin işyeri olarak çalıştırılmasında bir engel bulunup bulunmadığı, bu yere işyeri ruhsatının verilmesinin mümkün olup olmadığı, işletme projesinde işyeri olarak görülmemesinin ve davalının devirden evvel mevcut ruhsatı iptal ettirmesinin yeniden ruhsat verilmesine engel olup olmadığının ve bu suretle davalının davacıya devrettiği işyerinin hukuken ayıplı olup olmadığının belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1324 E. 2023/988 K.
Ortak:hukuki ayıp · ayıp · iş bölümü · ihtarname · ibraz
İncelediğiniz kararda… iptali yaptığı işyerini bu kez davacı Davut Taşlı'ya devrettiği; devir sözleşmesi akabinde davacının devraldığı işyerinin ruhsatı olmadığı için davalıya gönderdiği «ihtarnamede» 01/07/2009 tarihinde devraldığı işyerini, işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin olarak belediyeye yapılan başvuru da söz konusu yerin bağımsız «bölüm» işyeri olarak görülmediği, kiosk niteliğinde olsa dahi işyeri olarak işletim projesinin bulunmadığı; ortak alan olarak bilinen merdiven altı olarak tabir edilen nitelikte bulunduğu; bu nedenle de işyeri olarak kullanılmasının mümkün olmadığını bildirdiği, bu durumun kamu düzeniyle ilgili olduğu, davacı/devralandan devre konu olan yerde/kiosk niteliğindeki yerde işe başlamasının beklenemeyeceği, orta yerde hukuki imkansızlık bulunduğu, bu imkansızlığın da objektif imkansızlık niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin 09/09/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu davacı tarafından tanzim edilip davalıya verilen her biri 1.000,00 TL bedelli toplam 17.000,00 TL tutarındaki bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bonoların ödendiği dikkate alınarak, bonoların «vade» tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte «istirdaten» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, devredilen yere ruhsat verilmesinin mümkün olmadığı, zira işletme projesinde bu yerin işyeri olarak gösterilmediği ve bunun «hukuki ayıp» olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
Davacı vekili, müvekkilinin işyerini devraldıktan sonra kendi adına ruhsat düzenlemesi için müracaat ettiğini fakat Belediye'nin projede bu yerin işyeri olarak görülmediği gerekçesi ile ruhsat vermediğini savunmuş ve buna dair 17/09/2009 tarihli Çankaya Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün düzenlediği 21853 sayılı belgeyi «ibraz» etmiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 08.06.2021 tarih, 2020/1577 E. ve 2021/4865 K. sayılı kararıyla Mahkemece «hukuki ayıp» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de sözleşmede belirtilen devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı, sıcak yiyecek satışının yapılamayacağının açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil «ibraz» edilmediği gözetildiğinde işyerinin hukuki ayıplı olarak «teslim» alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlandığının kabulü doğru olmadığı gibi bir an için aksi düşünülecek olsa dahi bu durumda dahi ancak açık bir ayıptan söz edilebileceği, bu kapsamda da süresinde yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kesinleşmiş iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığı, olmayan bir r …
… kabulüne karar verildiğini, davalının temyiz sebepleri arasında ayıba dayanmadığını, müvekkilinin ruhsatlı olmadığı gizlenerek devredilen yere devir aldığı tarihten «ihtarname» gönderdiği tarihe kadar iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almak için uğraştığını ve proje tadilatı yapılmadan bu işin olmayacağını «kesin» ve net olarak öğrenince de ihtarname gönderdiğini, bozma kararının dosya kapsamı ile uyuşmadığı gibi verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, «açık ayıp» olduğu kabul edilse dahi ihtarnamenin süresinde olduğunu, müvekkilinin zararının, devir için ödediği paranın genel hükümlere göre tazmini gerektiğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin haklı olduğunun tespit edildiğini, dosyadaki belgelere göre davalı şirketin beyan ile geçici işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığını fakat beyanın doğruluğunun araştırılması sırasında davalıya geçici ruhsatı verilen işyerinin projesinde bağımsız «bölüm» olarak düzenlenmediğinin tespit edilmesi üzerine 15 gün süre verilerek eksikliklerin giderilmesi aksi halde verilen geçici ruhsatın iptal edileceğinin bildirildiğini, proje tadilatı gerektiren eksiklikleri 15 gün içerisinde gideremeyeceğini anlayan davalının 20.06.2009 tarihinde Belediyeye müracaat ederek işyerini kapattığını bildirdiğini fakat bu durumu müvekkili davacıdan gizlediğini ve iş yerinin ruhsatının bulunduğunu söyleyerek işyerini davacıya devrettiğini, taraflar arasındaki noter «tasdikli» 01.07.2009 tarihli sözleşmede davacının "iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı iş yerini devraldığını" beyan ettiği görüldüğünden ruhsatın kesin ve daimi nitelikte oldu …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «sözleşmede devre» konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı ve sıcak yiyecek satışının yapılamayacağı açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu, davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil «ibraz» edilmediği, işyerinin hukuki ayıplı olarak «teslim» alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:açık ayıp · sözleşmenin devri · sözleşmeden dönme · bedel iadesi · tasdik kararı · ihbar · menfi tespit · teslim
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ayıp» nedeniyle iş yeri devir «sözleşmesinden dönme», peşin ödenen «bedelin iadesi» ile «menfi tespit» istemlerine ilişkindir.
Bozma Kararı Dairemizin 08.06.2021 tarih, 2020/1577 E. ve 2021/4865 K. sayılı kararıyla Mahkemece «hukuki ayıp» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de sözleşmede belirtilen devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı, sıcak yiyecek satışının yapılamayacağının açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil «ibraz» edilmediği gözetildiğinde işyerinin hukuki ayıplı olarak «teslim» alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlandığının kabulü doğru olmadığı gibi bir an için aksi düşünülecek olsa dahi bu durumda dahi ancak açık bir ayıptan söz edilebileceği, bu kapsamda da süresinde yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kesinleşmiş iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığı, olmayan bir r …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «sözleşmede devre» konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı ve sıcak yiyecek satışının yapılamayacağı açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu, davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil «ibraz» edilmediği, işyerinin hukuki ayıplı olarak «teslim» alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… kabulüne karar verildiğini, davalının temyiz sebepleri arasında ayıba dayanmadığını, müvekkilinin ruhsatlı olmadığı gizlenerek devredilen yere devir aldığı tarihten «ihtarname» gönderdiği tarihe kadar iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almak için uğraştığını ve proje tadilatı yapılmadan bu işin olmayacağını «kesin» ve net olarak öğrenince de ihtarname gönderdiğini, bozma kararının dosya kapsamı ile uyuşmadığı gibi verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, «açık ayıp» olduğu kabul edilse dahi ihtarnamenin süresinde olduğunu, müvekkilinin zararının, devir için ödediği paranın genel hükümlere göre tazmini gerektiğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin haklı olduğunun tespit edildiğini, dosyadaki belgelere göre davalı şirketin beyan ile geçici işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığını fakat beyanın doğruluğunun araştırılması sırasında davalıya geçici ruhsatı verilen işyerinin projesinde bağımsız «bölüm» olarak düzenlenmediğinin tespit edilmesi üzerine 15 gün süre verilerek eksikliklerin giderilmesi aksi halde verilen geçici ruhsatın iptal edileceğinin bildirildiğini, proje tadilatı gerektiren eksiklikleri 15 gün içerisinde gideremeyeceğini anlayan davalının 20.06.2009 tarihinde Belediyeye müracaat ederek işyerini kapattığını bildirdiğini fakat bu durumu müvekkili davacıdan gizlediğini ve iş yerinin ruhsatının bulunduğunu söyleyerek işyerini davacıya devrettiğini, taraflar arasındaki noter «tasdikli» 01.07.2009 tarihli sözleşmede davacının "iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı iş yerini devraldığını" beyan ettiği görüldüğünden ruhsatın kesin ve daimi nitelikte oldu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1577 E. 2021/4865 K.
Ortak:hukuki ayıp · ayıp · iş bölümü · vade · ihtarname · yasal faiz · temerrüt · ibraz · İstirdat
İncelediğiniz kararda… iptali yaptığı işyerini bu kez davacı Davut Taşlı'ya devrettiği; devir sözleşmesi akabinde davacının devraldığı işyerinin ruhsatı olmadığı için davalıya gönderdiği «ihtarnamede» 01/07/2009 tarihinde devraldığı işyerini, işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin olarak belediyeye yapılan başvuru da söz konusu yerin bağımsız «bölüm» işyeri olarak görülmediği, kiosk niteliğinde olsa dahi işyeri olarak işletim projesinin bulunmadığı; ortak alan olarak bilinen merdiven altı olarak tabir edilen nitelikte bulunduğu; bu nedenle de işyeri olarak kullanılmasının mümkün olmadığını bildirdiği, bu durumun kamu düzeniyle ilgili olduğu, davacı/devralandan devre konu olan yerde/kiosk niteliğindeki yerde işe başlamasının beklenemeyeceği, orta yerde hukuki imkansızlık bulunduğu, bu imkansızlığın da objektif imkansızlık niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin 09/09/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu davacı tarafından tanzim edilip davalıya verilen her biri 1.000,00 TL bedelli toplam 17.000,00 TL tutarındaki bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bonoların ödendiği dikkate alınarak, bonoların «vade» tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte «istirdaten» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, devredilen yere ruhsat verilmesinin mümkün olmadığı, zira işletme projesinde bu yerin işyeri olarak gösterilmediği ve bunun «hukuki ayıp» olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
Davacı vekili, müvekkilinin işyerini devraldıktan sonra kendi adına ruhsat düzenlemesi için müracaat ettiğini fakat Belediye'nin projede bu yerin işyeri olarak görülmediği gerekçesi ile ruhsat vermediğini savunmuş ve buna dair 17/09/2009 tarihli Çankaya Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün düzenlediği 21853 sayılı belgeyi «ibraz» etmiştir.
Benzer bu kararda… ş olması gerektiği, devir sözleşmesinin yapıldığı tarihte kesinleşmiş bir ruhsatın bulunmadığının belirtildiği, davaya konu yer ortak alan kapsamında olup, bağımsız «bölüm» niteliğini kazanamayacağı ve bu nedenle mevcut haliyle (tespit tarihindeki) işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinin mümkün olmadığı, davalı Kahvezamanı Ltd.Şti'nin 21/10/2008 tarihinde davaya konu taşınmaz/yer için işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı; ancak, 26/06/2009 tarihinde bu işyerini kapattığı 01/07/2009 tarihinde davaya konu olan ve 26/06/2009 tarihinde kapattığı için ruhsat iptali yapılan işyerinin bu kez davacı ...'ya 3.000,00 TL'si peşin olmak üzere toplam 20.000,00 TL'ye devrettiği, devir sözleşmesi akabinde davacının devraldığı işyerinin ruhsatı olmadığı için davalıya 01/09/2009 tarih ve 25955 sayılı uyarıyı gönderdiği, «ihtarnamede» 01/07/2009 tarihinde devraldığı işyerini işyeri açma ve çalışma ruhsatı TBK m.301 gereğince kiralayanın işyerini kullanım amacına uygun olarak «teslim» etmesi gerektiği, davalının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3000,00 TL nin «temerrüt tarihi» olan 09.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu olan ve davacı tarafından davalıya verilen her biri 1000,00 TL bedelli 27.06.2009 tanzim tarihli, 01.10.2009- 01.11.2009- 01.11.2009- 01.01.2010- 01.02.2010 - 01.03.2010- 01.04.2010- 01.05.2010 - 01.06.2010- 01.07.2010 - 01.08.2010- 01.09.2010 - 01.10.2010- 01.11.2010- 01.12.2010 - 01.01.2011- 01.02.2011 «vade» tarihli toplam 17.000,00 TL bedelli 17 adet bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava açılmadan önce davacıya ödendiği sabit olan 01.10.2009- 01.11.2009- 01.11.2009 - 01.01.2010- 01.02.2010 - 01.03.2010- 01.04.2010 - 01.05.2010- 01.06.2010- 01.07.2010 - 01.08.2010- 01.09.2010 - 01.10.2010- 01.11.2010- 01.12.2010 ve 01.01.2011 veda tarihli toplam 16.000,00 TL senet bedelinin «ıslah» tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece «hukuki ayıp» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, somut olayda sözleşmede belirtilen devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Çankaya Belediye başkanlığının 17.09.2009 tarihli yazısı ile ... ada ... parsele ait 11.12.2006 onay tarihli mimari projede bulunan yürüyen merdiven altında bağımsız «bölüm» düzenlenmediğinin bildirildiği, bahse konu binanın mimari projelerinin her birinde 2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme · bedel iadesi · temerrüt tarihi · depo kararı · ihbar · geçersizlik · ıslah · menfi tespit
Benzer bu karardaDava, «ayıp» nedeniyle iş yeri devir «sözleşmesinden dönme», peşin ödenen «bedelin iadesi» ile «menfi tespit» istemlerine ilişkindir.
… ş olması gerektiği, devir sözleşmesinin yapıldığı tarihte kesinleşmiş bir ruhsatın bulunmadığının belirtildiği, davaya konu yer ortak alan kapsamında olup, bağımsız «bölüm» niteliğini kazanamayacağı ve bu nedenle mevcut haliyle (tespit tarihindeki) işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinin mümkün olmadığı, davalı Kahvezamanı Ltd.Şti'nin 21/10/2008 tarihinde davaya konu taşınmaz/yer için işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı; ancak, 26/06/2009 tarihinde bu işyerini kapattığı 01/07/2009 tarihinde davaya konu olan ve 26/06/2009 tarihinde kapattığı için ruhsat iptali yapılan işyerinin bu kez davacı ...'ya 3.000,00 TL'si peşin olmak üzere toplam 20.000,00 TL'ye devrettiği, devir sözleşmesi akabinde davacının devraldığı işyerinin ruhsatı olmadığı için davalıya 01/09/2009 tarih ve 25955 sayılı uyarıyı gönderdiği, «ihtarnamede» 01/07/2009 tarihinde devraldığı işyerini işyeri açma ve çalışma ruhsatı TBK m.301 gereğince kiralayanın işyerini kullanım amacına uygun olarak «teslim» etmesi gerektiği, davalının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3000,00 TL nin «temerrüt tarihi» olan 09.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu olan ve davacı tarafından davalıya verilen her biri 1000,00 TL bedelli 27.06.2009 tanzim tarihli, 01.10.2009- 01.11.2009- 01.11.2009- 01.01.2010- 01.02.2010 - 01.03.2010- 01.04.2010- 01.05.2010 - 01.06.2010- 01.07.2010 - 01.08.2010- 01.09.2010 - 01.10.2010- 01.11.2010- 01.12.2010 - 01.01.2011- 01.02.2011 «vade» tarihli toplam 17.000,00 TL bedelli 17 adet bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava açılmadan önce davacıya ödendiği sabit olan 01.10.2009- 01.11.2009- 01.11.2009 - 01.01.2010- 01.02.2010 - 01.03.2010- 01.04.2010 - 01.05.2010- 01.06.2010- 01.07.2010 - 01.08.2010- 01.09.2010 - 01.10.2010- 01.11.2010- 01.12.2010 ve 01.01.2011 veda tarihli toplam 16.000,00 TL senet bedelinin «ıslah» tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bodrum katta yer alan 2B-07 nolu dükkana ait herhangi bir «depo» bulunmadığı, 29.09.2009 tarih 74/3775 sayılı tespit zaptına konu merdiven altında herhangi bir hacmin düzenlemediğinin tespit edildiğinin bildirildiği, davalı Kahve zamanı Ltd.
Şti ...'ya devrettiğinden işyerini 20.06.2009 tarihinde kapattığını bildirerek ruhsatın iptalini talep ettiği, müdürlükçe 21.10.2008 tarihli ruhsatın «geçersiz» kılındığı, ruhsatın iptalinden sonra yönetmeliğin 12 maddesi gereğince beyana göre ruhsat verilebileceği ancak 8. maddesi gereğince de devir yapılabilmesi için ruhsatın kesinleşmiş olması gerektiği, davalı Kahve Zamanı...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17751 E. , 2014/750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/01/2013
NUMARASI 2011/362-2013/20
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2013 tarih ve 2011/362-2013/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 365 Alışveriş Merkezi'nde kiracısı olduğu işyerini noter kanalıyla müvekkiline devrettiğini, devir yapılırken devir edilen yerin açılması ve çalışılması için hiçbir hukuki sorunun olmadığının ifade edildiğini, bu durumun devir sözleşmesinde “Çankaya Belediyesi'nde 25-03-0-02657 sicil numaralı işyeri açma ruhsatlı işyerimi devrettim” şeklinde belirtildiğini, devir bedeli olarak 20.000 TL'ye anlaşıldığını, bunun 3.000,00 TL'sinin peşin, geri kalanının da her biri 1.000,00 TL'lik toplam 17.000 TL'lik bonolarla davalıya verildiğini; işyeri ruhsatı almak için Çankaya Belediyesi'ne başvurulduğunda, belediyece, devir edilen yerin bağımsız bölüm olmadığı, KİOSK niteliğinde olsa dahi, işyeri olarak işletme projesinin olmadığı, ortak alan olarak bilinen merdiven altı tabir edilen yerlerden olduğu, diğer özellikleri sebebiyle de işyeri olarak kullanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle ruhsat verilmediğini, sonrasında AVM'yi işleten şirketle olan kira sözleşmesini feshederek, faaliyete son verildiğini, ancak davalıya verilen peşinat ve senetlerin ödenmiş olduğunu ve ödenen tutarların karşılıksız kaldığını beyan ederek, davalıya verilen 17.000,00 TL'lik bonolardan borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının söz konusu işyerinin vasıf ve özelliklerini bilerek devraldığını, bu nedenle hataya düşürüldüğü iddiasının hukuki bir değeri bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının 21/10/2008 tarihinde davaya konu taşınmaz/yer için işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı, ancak 26/06/2009 tarihinde bu işyerini kapattığı; 01/07/2009 tarihinde davaya konu olan ve 26/06/2009 tarihinde kapattığı ve ruhsat iptali yaptığı işyerini bu kez davacı Davut Taşlı'ya devrettiği; devir sözleşmesi akabinde davacının devraldığı işyerinin ruhsatı olmadığı için davalıya gönderdiği ihtarnamede 01/07/2009 tarihinde devraldığı işyerini, işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin olarak belediyeye yapılan başvuru da söz konusu yerin bağımsız bölüm işyeri olarak görülmediği, kiosk niteliğinde olsa dahi işyeri olarak işletim projesinin bulunmadığı;
ortak alan olarak bilinen merdiven altı olarak tabir edilen nitelikte bulunduğu; bu nedenle de işyeri olarak kullanılmasının mümkün olmadığını bildirdiği, bu durumun kamu düzeniyle ilgili olduğu, davacı/devralandan devre konu olan yerde/kiosk niteliğindeki yerde işe başlamasının beklenemeyeceği, orta yerde hukuki imkansızlık bulunduğu, bu imkansızlığın da objektif imkansızlık niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin 09/09/2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu davacı tarafından tanzim edilip davalıya verilen her biri 1.000,00 TL bedelli toplam 17.000,00 TL tutarındaki bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bonoların ödendiği dikkate alınarak, bonoların vade tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdaten davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işletme devrinin iptali ile devir nedeniyle verilen 3.000,00 TL nakit ve senetlerin iadesi istemine ilişkindir. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in "İşletmecinin Değişmesi ve İşyerinin Nakli" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasına göre "Ruhsatta belirtilen faaliyet konusu ve adresin değişmemesi kaydıyla işyerinin devredilmesi halinde, devralan kişinin başvurusu üzerine dosyadaki bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle yeni işletmeci adına tekrar ruhsat düzenlenir." Bu durumda, devralan davacının davalı adına mevcut bir ruhsat olsa dahi işyerini devraldıktan sonra ilgili kuruma müracaat ederek kendi adına ruhsat verilmesini talep etmesi gerekir. Mahkemece, devredilen yere ruhsat verilmesinin mümkün olmadığı, zira işletme projesinde bu yerin işyeri olarak gösterilmediği ve bunun hukuki ayıp olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
Davacı vekili, müvekkilinin işyerini devraldıktan sonra kendi adına ruhsat düzenlemesi için müracaat ettiğini fakat Belediye'nin projede bu yerin işyeri olarak görülmediği gerekçesi ile ruhsat vermediğini savunmuş ve buna dair 17/09/2009 tarihli Çankaya Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün düzenlediği 21853 sayılı belgeyi ibraz etmiştir. Davalı vekili ise, müvekkili çalıştırırken işyerinin ruhsatının bulunduğunu ve davacıya devrettikten sonra, dava konusu işyerinde Belediye'nin yaptığı denetimde, daha önce ruhsatlandırılmış alanda imara aykırı olarak oluşturulan tespit zaptıyla hüküm altına alınan projeye aykırı hususların giderilmesi için mehil verildiğini, davacının kullanımı imara uygun hale getirmemesi ve eksiklikleri gidermemesi sonucunda ruhsatın iptal edildiğini ve sebebinin davacı olduğunu savunmuş ve buna dair 09/10/2009 tarihli Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi ibraz etmiştir.
Davacı vekilinin ibraz ettiği 17/09/2009 tarihli yazı ile davalı vekilinin ibraz ettiği 09/10/2009 tarihli yazıdaki bilgiler birbiriyle çelişmekte olup, mahkemece de bu husus üzerinde durularak bir araştırma yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece gerektiği takdirde Belediye'den de sorulmak suretiyle davacının devraldığı yerin işyeri olarak çalıştırılmasında bir engel bulunup bulunmadığı, bu yere işyeri ruhsatının verilmesinin mümkün olup olmadığı, işletme projesinde işyeri olarak görülmemesinin ve davalının devirden evvel mevcut ruhsatı iptal ettirmesinin yeniden ruhsat verilmesine engel olup olmadığının ve bu suretle davalının davacıya devrettiği işyerinin hukuken ayıplı olup olmadığının belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101951000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz