6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yeni kurulan ticaret mahkemesine görev devri ve derdest davalar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2220 E. 2022/1756 K. · · İlk derece: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Görev İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir davanın görevli mahkemesi, dava açıldığı tarihteki kurallara göre belirlenir; bu belirlilik, sonradan yeni bir mahkeme kurulması veya yargı çevresinin yeniden düzenlenmesiyle değişmez. Yargı çevresi belirlemeye ilişkin idari/yargısal kararlar, aksine açık bir geçiş hükmü (kanuni düzenleme) bulunmadıkça, yalnızca kararın yürürlük tarihinden sonra açılacak davalara uygulanır; derdest davalar bu kararlara dayanılarak yeni kurulan mahkemeye görevsizlik yoluyla gönderilemez.

Ele alınan sorunlar

Yargı çevresi belirleyen HSK kararının derdest davalara etkisi ve görevli mahkemenin tespiti → ret

İddia: Davacı vekili, HSGK'nun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararının ve bu kararı onaylayan hukuki görüş ve kararların dikkate alınmayarak davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davanın mahkemeler arasında gidip gelmesinin usul ve zaman kaybına yol açtığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava açılmasının en önemli sonuçlarından biri, davanın açıldığı anda görevli ve yetkili mahkemenin belirli hale gelmesidir; bu ilkeye göre sonradan ortaya çıkan değişiklikler görevi ve yetkiyi etkilemez. Yargı çevresi belirlemeye ilişkin HSK kararı 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere verilmiş olup, ancak bu tarihten sonra açılacak davalara ilişkin olarak uygulanabilir; geçiş hükmü niteliğinde kanuni bir düzenleme bulunmaksızın, bu karar dayanak gösterilerek derdest davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan reddedilip dosyanın yeni kurulan ticaret mahkemesine gönderilmesi doğru değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ilgili içtihadı birleştirici ilamında da, davanın açıldığı tarih itibariyle görevli olan asliye hukuk mahkemelerinin, asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakmakta oldukları derdest dava dosyalarını yeni kurulan ve yetki çevresi belirlenen ticaret mahkemelerine devir ya da görevsizlik kararı ile gönderemeyecekleri, bu mahkemelerin görevli olduğuna karar verilerek içtihat farklılıklarının giderildiği belirtilmiştir. Bu nedenle davanın açıldığı tarihte devreden asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek verilen görevsizlik kararında isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yeni kurulan ticaret mahkemelerinin yargı çevresi belirlenmesine ilişkin HSK kararlarının derdest davalara uygulanamayacağı ve görevli mahkemenin dava tarihine göre sabitleneceği yönündeki tespit, benzer görev uyuşmazlıklarında emsal niteliğindedir; karar bu konuda Yargıtay 11. HD'nin içtihadı birleştirici ilamını da esas almıştır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Derdest bir davada, dava tarihinde görevli olan asliye hukuk mahkemesi (asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla), sonradan kurulan ve yargı çevresi belirlenen ticaret mahkemesine görevsizlik kararı ile devredilemez; görev, davanın açıldığı tarihteki duruma göre belirlenir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev dava şartı derdest dava yargı çevresi içtihadı birleştirme görevsizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2220

KARAR NO 2022/1756

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/07/2022

NUMARASI 2021/683 Esas - 2022/1056 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/12/2022

Davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davacının ve davalı şirket yöneticisi ...'nun babası olan müteveffa ...'nun 03/05/2011 tarihinde vefat ettiğini ve geride kalan üç çocuğunun yasal mirasçısı olarak kaldığını, ancak müteveffanın vefatından kısa bir süre önce Keşan ... Noterliğinin 09/02/2011 tarih ve ... yevmiye numarası ile kayıtlı düzenleme şekline vasiyetnameyi tanzim ettiğini, vasiyetname ile kendi miras payına ek olarak terekenin yarısının da ...'ya bırakıldığını,şirket hisselerinin ... esas sayılı muris muvazaasından kaynaklanan istihkak davasındaki açıklamaları ve davadan kaynaklanacak haklarının saklı kalması kaydıyla mirasçılık belgesine istinaden 1/3 ünün davacıya ait olduğunun tespiti ile ticaret sicilinde davacı adına tesciline, muris muvazaası, tereke tespit ve vasiyetnamenin iptali davaları sonuçlanıncaya kadar şirkete bağımsız denetçi atanmasına, şirketi zarara uğratan muvazaalı Rödovans Sözleşmesinin iptal edilmesine, yasaya ve hukuka aykırı şekilde alınmış olan şirket müdürüne maaş ödenmesi kararının iptaline,zararlardan kaynaklanan dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla ve şirketi bilerek ve isteyerek zarara uğratacak sistemli şekilde kötü yöneten şirket müdürünün azline karar verilmesini dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, vasiyetnamenin iptali davasının halen Yargıtayda olduğu sonuçlanmadığı, murisin Malkara Sulh Hukuk Mahkemesinde tereke davası olduğunu, bu dava dosyasında muris terekesine ve varislerin menfatlerine uygun gerekli işlemler yapıldığı tereke dosyasında terekeye temsilci atanması ve ayrıca şirketler üzerine tedbir konulması talepleri mevcut olduğu tedbir konulması talepleri yenileyerek hukuka aykırı davrandığını, davacıların, davaların uzamasından hak kaybına uğradıklarını iddiasında iseler bu duruma sebebiyet vermiş olmaları nedeniyle sonucuna katlanmaları gerektiğini, mevcut davalar nedeniyle diğer davacılarda miras haklarının sürüncemede kalmasındaki belirsizlikten mağduriyet yaşadıklarını, davacılar vasiyetnamenin iptali davasını açmamış olsalar idi ki yasal hakları olması nedeniyle söyleyecek sözlerinin bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın usul ve esas yönünden kanuna aykırı davacı taleplerine dayalı davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı taraf davasını 27/09/2017 tarihinde açtığı, Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/318 Esas 2021/503 Karar sayılı dava dosyasında davaya asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla yargılamasını yaparak 04/09/2022 tarihli karar ile dava dosyasının mahkemeye devrine karar verildiğini,Yargıtay 11. HD'nin 25/03/2022 tarih 2022/509 Esas - 2022/2410 Karar sayılı ilamı ile "davanın açıldığı tarih itibariyle görevli olan asliye hukuk mahkemelerinin asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakmış oldukları derdest dava dosyalarını yeni kurulan ve yetki çevresi belirlenen ticaret mahkemelerine devir ya da görevsizlik kararı veremeyeceği"ne karar verildiği gerekçesi ile davanın açıldığı Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan Mahkemenin görevsizliğine, davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili,davanın mahkemeler arasında belirli sebepler gösterilerek gidip gelmesinin usul ve kalem işlerinde aşırı zaman kaybına yol açtığını, hukuken yerinde olan HSGK 07.07.2021 tarihli ve 608 sayılı kararın ve bu karara destek vererek onaylayan hukuki görüş ve kararlara uyulmayarak davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Elde ki dava ilk olarak 27/09/2017 tarihinde asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmak üzere Malkara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır.Yargılama sırasında Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi kurularak 01.09.2021 tarihinden itibaren faaliyete geçirilmiştir.Davanın açıldığı mahkeme tarafından dosyanın Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik nedeniyle devrine karar verilmiştir. HMK'nun 1'inci maddesi "Mahkemelerin görevi ancak kanun ile düzenlenir." hükmünü haizdir. Dava açılmasının maddi hukuk ve yargılama hukuku bakımından birtakım sonuçları vardır. Davanın açılmasının en önemli sonuçlarından biri davanın açılması anında görevli ve yetkili olan mahkemenin artık belirli hale gelmesidir.

Bu ilkeye göre sonradan ortaya çıkan değişiklikler görevi ve yetkiyi etkilemez. HSK'nun dayanak kararı 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere verilmiş olup, ancak 01.09.2021 tarihinden sonra açılacak davalara ilişkin olmak üzere uygulanacaktır. Geçiş hükmü niteliğinde kanuni bir düzenleme olmaksızın, yargı çevresi belirlemeye ilişkin karar dayanak gösterilerek davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan reddedilerek dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderilmesi doğru değildir. Kararlar arasında uyuşmazlık çıktığından içtihadların birleştirilmesi talep edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD 25/03/2022 tarih 2022/509 Esas 2022/2410 Karar sayılı ilamında " davanın açıldığı tarih itibariyle görevli olan asliye hukuk mahkemelerinin asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakmış oldukları derdest dava dosyalarını yeni kurulan ve yetki çevresi belirlenen ticaret mahkemelerine devir ya da görevsizlik kararı veremeyeceği, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilerek içtihat farklılıkları giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; davanın açıldığı tarih itibariyle devreden asliye hukuk mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/12/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/92407 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.