6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka tecavüzü | Haksız rekabet

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6002 E. 2023/587 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekâlet ücreti münhasırlık dava şartı yokluğu derdestlik ticaret unvanı marka hakkına tecavüz esastan ret ayırt edicilik dosya masrafı dava sebebi haksız rekabet yükleten (shipper) dahili dava iltibas kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HMK · TTK — TTK 55

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Mali Gıda Ltd. Şti.’nin 2011/14758 sayılı Dönerci ... Efendi markasının 30. ve 35. sınıflarda tescilli olduğu, davalının markayı 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde kullandığı, markanın bu sınıflarda kullanım hakkının bulunmadığı, davalının bu sözleşmeye dayanarak Dönerci ... Efendi markasını 43. sınıfta kullanamayacağı, “Usta” yerine “Efendi” ibaresi getirmesinin kullanıma ayırt edicilik katmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "DÖNERCİ ... EFENDİ" ibaresini yiyecek ve içecek sağlanması hizmetinde kullanıldığının, bu kullanımın davacının tescilli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, markaya tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetinde kullanılan DÖNERCİ ... EFENDİ ibareli tabela, afiş, ilân, ambalaj, ürün tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar ve ticari evrak üzerinde kullanılmasının önlenmesine, hüküm kesinleştiğinde tirajı yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıdan alınarak hüküm özetinin ilânına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm nedeni ile dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının markasının nitelik itibarıyla ayırt ediciliği düşük unsurlardan oluşması sebebi ile ancak çok sınırlı bir korumadan yararlanabileceğini, Mali Gıda Ltd. Şti.’nin şubesi olarak faaliyet gösteren söz konusu işletmeler ile bilhassa 30. ve 35. sınıf faaliyet alanına dahil olacak biçimde satış odaklı sözleşmesel ilişki kurulduğunu ve restorancılık faaliyetinin münhasır olarak Mali Gıda üzerinde bırakıldığını, haksız rekabetin de bulunmadığını, haksız rekabet ve markaya tecavüz yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının marka kullanımının davacının tescilli markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, bu nedenle haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, davalının marka kullanım sözleşmesi kapsamında dava dışı şahsın markasını kullanmasının hukuka uygun olup olmadığı hususlarındadır.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davacı markalarında ve davalı kullanımında bulunan "Dönerci" ibaresi mülga 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtildiği üzere meslek veya ticaret grubunu ayırt etmeye yarayan işaret niteliğinde olup markanın veya kullanımın ayırt edici unsuru değildir. Ancak, davacı markalarındaki "... Usta" ibaresi asıl ve ayırt edici unsur olmakla davalının "... Efendi" kullanımı ile iltibas oluşturabilme ihtimali bulunmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4491 E. 2024/1407 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4291 E. 2024/865 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4269 E. 2022/7939 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4417 E. 2024/2102 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6002 E.  ,  2023/587 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Esastan Ret

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; "DÖNERCİ ... USTA" markasının davacı tarafından 1975 yılından bu yana kullanıldığını, TPE nezdinde 2004/38092, 2010/04654, 2011/20933, 2012/91501, 2012/91631 ve 2016/07054 numaraları ile tescilli olduğunu, ticaret unvanı olarak da 03.08.2005 tarihinden bu yana tescilli bulunduğunu, davalının kötü niyetle hareket ederek davacı adına tescilli "DÖNERCİ ... USTA" markası ile iltibas oluşturacak şekilde "DÖNERCİ ... EFENDİ" markasını tescilsiz bir şekilde kullandığını, davalının bu eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının "DÖNERCİ ... EFENDİ" ibaresini marka olarak kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz ettiği ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; "DÖNERCİ ... EFENDİ" markasının dava dışı Mali Gıda Ltd. Şti. adına 2011/14758 sayı ile tescilli olduğunu, davalının bu markayı adı geçen şirket ile imzaladığı marka kullanım sözleşmesine binaen kullandığını, husumetin davalıya değil marka sahibine yöneltilmesi gerektiğini, davacının bu davayı ikame etmeden önce marka sahibi şirket aleyhine dava açtığını, bu davanın da derdestlik nedeniyle reddinin gerektiğini, hukuken var olan bir hakkın fiilen kullanımının haksız kullanım teşkil etmeyeceğini ve marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini, davacının markasının zayıf marka olduğunu, davacı ve davalının kullandıkları markaların logo tasarımlarının farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Mali Gıda Ltd. Şti.’nin 2011/14758 sayılı Dönerci ... Efendi markasının 30. ve 35. sınıflarda tescilli olduğu, davalının markayı 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde kullandığı, markanın bu sınıflarda kullanım hakkının bulunmadığı, davalının bu sözleşmeye dayanarak Dönerci ... Efendi markasını 43. sınıfta kullanamayacağı, “Usta” yerine “Efendi” ibaresi getirmesinin kullanıma ayırt edicilik katmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "DÖNERCİ ... EFENDİ" ibaresini yiyecek ve içecek sağlanması hizmetinde kullanıldığının, bu kullanımın davacının tescilli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, markaya tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetinde kullanılan DÖNERCİ ...

EFENDİ ibareli tabela, afiş, ilân, ambalaj, ürün tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar ve ticari evrak üzerinde kullanılmasının önlenmesine, hüküm kesinleştiğinde tirajı yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıdan alınarak hüküm özetinin ilânına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm nedeni ile dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının markasının nitelik itibarıyla ayırt ediciliği düşük unsurlardan oluşması sebebi ile ancak çok sınırlı bir korumadan yararlanabileceğini, Mali Gıda Ltd. Şti.’nin şubesi olarak faaliyet gösteren söz konusu işletmeler ile bilhassa 30. ve 35. sınıf faaliyet alanına dahil olacak biçimde satış odaklı sözleşmesel ilişki kurulduğunu ve restorancılık faaliyetinin münhasır olarak Mali Gıda üzerinde bırakıldığını, haksız rekabetin de bulunmadığını, haksız rekabet ve markaya tecavüz yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının marka kullanımının davacının tescilli markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, bu nedenle haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, davalının marka kullanım sözleşmesi kapsamında dava dışı şahsın markasını kullanmasının hukuka uygun olup olmadığı hususlarındadır.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davacı markalarında ve davalı kullanımında bulunan "Dönerci" ibaresi mülga 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtildiği üzere meslek veya ticaret grubunu ayırt etmeye yarayan işaret niteliğinde olup markanın veya kullanımın ayırt edici unsuru değildir. Ancak, davacı markalarındaki "... Usta" ibaresi asıl ve ayırt edici unsur olmakla davalının "... Efendi" kullanımı ile iltibas oluşturabilme ihtimali bulunmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920485300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.