Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5490 E. 2023/221 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fiyat farkı faturası↗ birim fiyat↗ iade faturası↗ denetime elverişli rapor↗ hakkın kötüye kullanılması↗ direnme kararı↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ ek prim↗ denetime elverişlilik↗ fatura↗ ihtarname↗ ilan↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, taraflar arasında düzenlenen 18.01.2010 tarihli süt alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14626 E. 2011/8716 K.
Ortak:temerrüt · ibraz · teslim · Alacak
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı tarafa delillerini «ibraz» etmesi için verilen «kesin sürenin» usulüne uygun verilmediği, davacının «teslim» ettiğini ileri sürdüğü sütü teslim alan kişinin davalının çalışanı olup olmadığının ve akdi ilişkinin varlığının tesbiti için davalı şirketin yetkilisinin «isticvap» edilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında süt toplama ve satımı konusunda «cari hesap ilişkisinin» bulunduğu, davaya konu süt bedelleri ile taşıma bedeli dışındaki teslim edilen süt bedellerinin davalı tarafından cari hesap ilişkisi içinde ödendiği, davaya konu iki ayrı teslim belgesinde imzası bulunan kişinin davalı adına sütleri teslim alan kişi olduğu, ancak davalı tarafından teslim alınan bu sütlerin ve nakliye bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.200,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ilişkisi · isticvap · cari hesap · kesin süre · temerrüt faizi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı tarafa delillerini «ibraz» etmesi için verilen «kesin sürenin» usulüne uygun verilmediği, davacının «teslim» ettiğini ileri sürdüğü sütü teslim alan kişinin davalının çalışanı olup olmadığının ve akdi ilişkinin varlığının tesbiti için davalı şirketin yetkilisinin «isticvap» edilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında süt toplama ve satımı konusunda «cari hesap ilişkisinin» bulunduğu, davaya konu süt bedelleri ile taşıma bedeli dışındaki teslim edilen süt bedellerinin davalı tarafından cari hesap ilişkisi içinde ödendiği, davaya konu iki ayrı teslim belgesinde imzası bulunan kişinin davalı adına sütleri teslim alan kişi olduğu, ancak davalı tarafından teslim alınan bu sütlerin ve nakliye bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.200,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6685 E. 2021/7156 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… eliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7/1-a maddesi anlamında soyut «ayırt ediciliği» haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/«son» maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu aşamada bozma «sebebine» göre temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3920 E. 2019/5719 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda8/1-b anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin olduğu, davacı markalarının tanınmışlığı ile ilgili herhangi bir belge ve bilgi sunulmadığından aynı KHK'nın 8/4. maddesi kapsamında tanınmışlığın isp …
8/1-b anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4374 E. 2021/6442 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz alacak davası · cezai şart · dava şartı yokluğu · alacak davası · taahhütname · tacir · kesin hüküm · e-defter
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, belirsiz alacak davası açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve «kesin» olarak davacı tarafca belirlenememesi gerektiği, belirlenememe halinin, gerekli dikkat ve özenin gösterilmesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi ya da objektif olarak imkansızlığa dayanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme ve düzenlenen faturalar ile aylık süt alım miktarı belli olduğundan talep edilebilecek olan «cezai şart» alacağı miktarı da belirlenebilir olduğundan, davacının dava konusu ettiği alacağın, belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… lacağı çiğ süt miktarını kooperatife/mutemete aylık olarak bildirecek olup, satıcı, belirlenen bu miktarın tamamını sözleşme süresi boyunca alıcıya vermeyi kabul ve «taahhüt» eder'', sözleşmenin «cezai şart» başlıklı 11.3 maddesinde, ''satıcının süt parasının taahhüt edilen tarihte ödenmemesi, taraflar arasında anlaşılan miktarda sütün gerekçesiz olarak alıcı tarafından alınmaması ve de alıcının herhangi sebeple taahhütlerine aykırı davranması halinde, satıcının 2 aylık süt alacağına karşılık gelen cezai şart tutarı alıcı tarafından satıcıya ödenir." hükmünün düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşme ve düzenlenen faturalar ile aylık süt alım miktarının davacının kendisine bildirildiği, kendisinin de ne kadar süt satacağını «defter» ve kayıtlarından belirleyerek 2 aylık süt tutarını bilebilecek durumda olduğu, basiretli bir «tacir» gibi davranması gerektiğinden, mahkemenin, davacının, dava konusu ettiği alacağın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinden dava «şartı yokluğundan» davanın reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilince sunulan istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunu …
… ası gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davacının dava dilekçesinde davasının «belirsiz alacak davası» olduğunu belirtmiş olmasının yanısıra temyiz dilekçesinde de davasının belirsiz alacak davası olduğu ve talebin belirsiz alacak davasına konu olabileceği yönünde b …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5490 E. , 2023/221 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yanlar arasında 18.01.2010 tarihinde süt alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan süt satışına karşılık bedelinin, sözleşmede yer alan düzenlemeye aykırı şekilde hesaplanarak eksik ödendiğini, eksik kısmın ihtarname tebliğine rağmen ödenmemesi üzerine müvekkilince akdin feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 36.410,55 TL’nin 22.695,30 TL'sine 14.06.2010 tarihinden, bakiye 13.715,30 TL’ye ise dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından satın alınan süt bedelinin sözleşme hükümlerinde öngörülen birim fiyata göre ödendiğini, ancak davacı tarafından sözleşme hükümlerine aykırı şekilde faturalar düzenlenerek talepte bulunulması üzerine müvekkili şirketçe fiyat farkı faturaları düzenlendiğini, bu faturaları davacının kabul etmediğini, fiyat farkı faturaları dikkate alındığında müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 13.03.2013 tarihli ve 2010/514 E., 2013/132 K. sayılı kararı ile davacı tarafın davalıya teslim ettiği sütlerle ilgili olarak düzenlediği faturaları Babaeski Gıda Tarım Hayvancılık İlçe Müdürlüğüne sunarak destekleme alımında bulunduğu, ibraz olunan bu fatura bedellerinin de itiraza uğramadan tahsil edildiği halde sonradan bu faturalardaki hesaplamaların sözleşme hükümlerine aykırı olduğu yönündeki iddianın hakkın kötüye kullanılması kapsamında kaldığı, artık davacı yanın fiyat farkı alacağına dair istemde bulunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 11.12.2013 tarihli ve 2013/13648 E., 2013/19749 K. sayılı kararıyla ''... taraflar arasında akdolunan sözleşme hükümleri ve dosya içeriğindeki deliller hep birlikte değerlendirilerek konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak üç kişilik heyetten ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir...'' gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 08.09.2014 tarihli ve 2014/296 E., 2014/245 K. sayılı kararı ile önceki kararda direnilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.
D. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin İnceleme Kararı
Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2019 tarihli ve 2017/1655 E., 2019/638 K. sayılı ilamı ile ''... yanlar arasında 18.01.2010 tarihinde süt alım sözleşmesi düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan sözleşmede teslim edilen ürün bedeli ve prim bedelinin nasıl tespit edileceği de kararlaştırılmıştır. Yine davacının satış bedeli olarak davalıya gönderdiği faturaların bir adedi dışında tamamının davalı kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı taraf, bu faturalara yönelik kendi kayıtlarına iade faturası adı altında fatura düzenlemiş ise de bu faturaların davacıya tebliğ edildiğine ve iade faturalarının teslim alınan hangi mala ilişkin olarak düzenlenen faturalara yönelik olduğu yolunda bir açıklama bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece az yukarıda tespit edilen hususlar ve yanlar arasında imzalanan sözleşme hükümleri dikkate alınarak konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan teknik konuda rapor alınıp uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davacının talebi ile bağdaşmayan ve eksik incelemeye dayalı yorum ile hüküm kurulması doğru değildir...'' değişik gerekçe ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile süt bedelinin hesaplanmasında Trakya Bölgesinin ortalama süt fiyatları dikkate alındığı, sözleşmede taban fiyatın 0,85 TL olacağının da belirtildildiği, yine sözleşmede fiyatın üç aylık dönemler itibari ile belirleneceği ve üç aylık dönemin ocak ayı itibari ile başlayacağı da belirtildiğinden ocak, şubat ve mart ayları için her ayın kendi fiyatı üzerinden hesaplama yapıldığı, devam eden aylar için üç aylık ortalama fiyatın dikkate alındığı, yapılan bu tespitler ve davacı tarafından kesilen faturalarda yer alan miktar, sözleşme ile belirlenen prim bedeli ve ödenmesi gereken KDV dikkate alınarak davacı tarafın davalı taraftan 649.598,30 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafından yapılan 608.290,81 TL ödemenin mahsubu neticesinde 41.307,49 TL davacı tarafın bakiye alacağı bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafın, 22.695,25 TL borcu yönünden dava açılmadan önce temerrüde düştüğü, taleple bağlı kalınarak 22.695,25 TL'nin 14.06.2010 tarihinden, bakiye 13.715,30 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hatalı ve denetime uygun olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bozmaya uyulduğu halde bozma kapsamına uygun araştırma yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve davacı tarafa teslim edilen fiyat farkı faturalarının dikkate alınmadığını, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında müvekkili şirkete satılıp teslim edilen çiğ süt için önceden ilan edilen Trakya Bölgesi ortalama çiğ süt fiyatlarına ve sözleşme şartlarına uygun olarak belirlenen bedelin davacı şirkete ödendiğini ileri sürerek ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında düzenlenen 18.01.2010 tarihli süt alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920467500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz