Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8586 E. 2023/2556 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari dürüstlük↗ aktif husumet yokluğu↗ aktif husumet↗ ticaret unvanı↗ husumet yokluğu↗ ticaret sicili↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...Ş. ile davalının iş alanı, çalışma, amaç ve konularının farklı olduğundan davacı ...Ş. yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davacı yönünden ise; davacı ... Lojistik ile davalı şirketin ticaret unvanının ayırt edici kısmının "CEHA" ibaresi olduğu, davacı ... Lojistik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin '' CEHA'' ünvanını ilk defa 14.12.2012 yılında sicile kayıt ettirdiği, davalı tarafın ise, aynı ibareli ticaret unvanını 27.09.2017 günü ticaret sicile kayıt ettirdiği, çalışma, amaç ve konularının benzer olduğu, rekabet içerisinde oldukları gözetildiğinde; davalının ticaret unvanında ''CEHA'' ibaresini haksız olarak kullandığının tespiti ile bu haksız kullanımın yasaklanmasına, ''CEHA'' ibaresinin davalının ticaret ünvanından çıkartılması ile ticaret sicilinden silinmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 6102 sayılı Kanun'un 52 inci maddesine göre ticari dürüstlüğe aykırı kullanıma dayalı olarak dava açtığını ancak hiç bir delil olmadan ve ispatlanamadığı halde davanın kabul edildiğini, müvekkili firmanın eyleminin ne 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesine ne de aynı Kanun 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) dört bendini ihlal eder nitelikte olmadığı halde, Mahkemenin kabul kararının yerinde olmadığını, kabul kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, amaç ve konuların benzer olduğunun belirtildiği ancak benzer olmadığını, müvekkili firmanın unvanına dikkat edildiğinde ikinci kelimesinin farklılık gösterdiğini, unvan benzerliği veya iki firmanın birbirleri ile karşılaştırılmasının söz konusu olmadığını, davacının müvekkilinin aykırı kullanımını ispat etmediğini, aykırı kullanımın da söz konusu olmadığını, müvekkili firmanın unvanının "CEHA" olarak tespit etmesinin amacının davacı firmanın unvanı ile benzerlik yaratma amacını taşımadığını, firmanın sahibinin adının Cengiz Han Polat olduğunu, şirketin adını da Cengiz'in CE ve ikinci ismi Han'ın HA ibaresinden alarak CEHA olarak belirlendiğini, unvana Mersin ibaresinin eklendiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda her iki şirketin ticaret unvanında ayırt edici unsurun "CEHA" ibaresi olduğu, davalı şirketin ticaret unvanına bu ayırt edici unsurun yanına ek unsur olarak aldığı kabul edilen diğer ibarelerin esasen ticaret unvanının ayırt edici eki niteliğinde olmayıp, faaliyet konusuyla ilgili ek niteliğinde bulunduğundan ve iltibasa yol açtığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret unvanın terkini istemine ilişkin olup, unvan terkini koşullarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddenin birinci fıkrasının h bendi, 115 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci maddesi ve aynı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) dört bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olması ve temyiz edenin sıfatına göre davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14198 E. 2011/6491 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:acentelik ilişkisi · limited şirket ortağı · acentelik · üçüncü kişi · limited şirket
Benzer bu karardaDava, «limited şirket ortağı» olan davacının, şirketin borcundan dolayı şahsi olarak «üçüncü kişiye» yapmak zorunda kaldığını iddia ettiği ödemenin şirketten ve diğer ortağından tahsili istemine ilişkindir.
… rinde olmadığı gibi dava dışı Si-Ar Sigorta isimli işletme ile dava dışı Cengiz Han Sigortacılık Ltd.Şti. arasında imzalanan 14.11.2003 tarihli sözleşmeyle başlayan «acentelik ilişkisinin» davalı Garp Sigorta Ltd.Şti ile devam ettirildiği iddia olunduğundan anılan bu şirketler arasındaki tüm ticari ilişki de belirlenerek davaya konu ödemenin nedenin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9662 E. 2018/2239 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · üçüncü kişi · rücu · hasar
Benzer bu karardaHizmetleri A.Ş.) sigorta ilişkisinde «üçüncü kişi» olmayıp, davacı sigorta şirketinin adı geçen davalıya sigortalıya ödediği «hasar» bedelini «rücu» edemeyecek olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile «sigorta ettiren» davalı ...
-
Haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1365 E. 2015/2583 K.
Ortak:ticaret unvanı · ticaret sicili · terkin · iltibas
İncelediğiniz karardaŞti.'nin '' CEHA'' ünvanını ilk defa 14.12.2012 yılında sicile kayıt ettirdiği, davalı tarafın ise, aynı ibareli «ticaret unvanını» 27.09.2017 günü «ticaret sicile» kayıt ettirdiği, çalışma, amaç ve konularının benzer olduğu, rekabet içerisinde oldukları gözetildiğinde; davalının ticaret unvanında ''CEHA'' ibaresini haksız ola …
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda her iki şirketin ticaret unvanında ayırt edici unsurun "CEHA" ibaresi olduğu, davalı şirketin «ticaret unvanına» bu ayırt edici unsurun yanına ek unsur olarak aldığı kabul edilen diğer ibarelerin esasen ticaret unvanının ayırt edici eki niteliğinde olmayıp, faaliyet konusuyla ilgili ek niteliğinde bulunduğundan ve «iltibasa» yol açtığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar …
Lojistik ile davalı şirketin «ticaret unvanının» ayırt edici kısmının "CEHA" ibaresi olduğu, davacı ...
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların ticaret unvanlarındaki ...." kelimesinin vurgulayıcı ve belirleyici unsur olduğu, işletme konularının aynı olduğu, davacının «ticaret unvanını» davalılardan daha önce tescil ve «ilan» ettirmek suretiyle kullandığı, davalının ticaret unvanı ile davacının unvanı arasında «iltibas» meydana geldiği, davalının bu şekilde bir unvanı kullanmakla «haksız rekabette» bulunduğu, "...." kelimesinin davalının ticaret unvanından silinmesinin ve terkininin yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalı şirketin ticaret unvanında kullandığı "STANDART" ibaresinin davalı şirketin unvanından silinmesine ve sicilden terkinine, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına ve «maddi tazminat» ve diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davalının ticaret ünvanı 2009 yılında tescil edilmiş olup, «sicilden terkin» edilinceye kadarki kullanımının tescile dayalı yasal bir kullanım olduğu ve bu kullanımın «haksız rekabet» oluşturmayacağı gözetilerek haksız rekabetin tespitine yönelik istemin reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların ticaret unvanlarındaki ...." kelimesinin vurgulayıcı ve belirleyici unsur olduğu, işletme konularının aynı olduğu, davacının «ticaret unvanını» davalılardan daha önce tescil ve «ilan» ettirmek suretiyle kullandığı, davalının ticaret unvanı ile davacının unvanı arasında «iltibas» meydana geldiği, davalının bu şekilde bir unvanı kullanmakla «haksız rekabette» bulunduğu, "...." kelimesinin davalının ticaret unvanından silinmesinin ve terkininin yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalı şirketin ticaret unvanında kullandığı "STANDART" ibaresinin davalı şirketin unvanından silinmesine ve sicilden terkinine, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına ve «maddi tazminat» ve diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davalının ticaret ünvanı 2009 yılında tescil edilmiş olup, «sicilden terkin» edilinceye kadarki kullanımının tescile dayalı yasal bir kullanım olduğu ve bu kullanımın «haksız rekabet» oluşturmayacağı gözetilerek haksız rekabetin tespitine yönelik istemin reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, «haksız rekabetin» tespiti meni ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile davalının ticaret ünvanında yer alan "...." ibaresinin ticaret ünvanından silinmesine ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8586 E. , 2023/2556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) dört bendine aykırı faaliyette bulunduğunu, CEHA ibaresinin müvekkilinin isim ve unvanı olduğunu, davalının hiç bir şekilde mantıklı açıklama olmadan bu ibareyi kullandığını, bu durumu örtmek için gümrükleme ve gemi acenteliği ibarelerini kullandığını ileri sürerek davalının davacıların ortak unvanı olan ''CEHA'' ibaresini haksız kullandığının tespiti, haksız kullanımının yasaklanarak bu ibarenin unvandan çıkarılması ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dürüstlüğe aykırılığın bulunmadığını, haksız kullanımın olmadığını, unvanın müvekkili şirketin sahibi olan Cengizhan'ın ''CE'' ve ''HA''sından oluştuğunu, müvekkili firma ile davacı firma arasındaki faaliyet konusunun ve niteliğinin de ayrı olduğunu ve müvekkilinin isim benzerliği olmaması adına şirket isminin başına Mersin ibaresini eklediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...Ş. ile davalının iş alanı, çalışma, amaç ve konularının farklı olduğundan davacı ...Ş. yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davacı yönünden ise; davacı ... Lojistik ile davalı şirketin ticaret unvanının ayırt edici kısmının "CEHA" ibaresi olduğu, davacı ... Lojistik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin '' CEHA'' ünvanını ilk defa 14.12.2012 yılında sicile kayıt ettirdiği, davalı tarafın ise, aynı ibareli ticaret unvanını 27.09.2017 günü ticaret sicile kayıt ettirdiği, çalışma, amaç ve konularının benzer olduğu, rekabet içerisinde oldukları gözetildiğinde; davalının ticaret unvanında ''CEHA'' ibaresini haksız olarak kullandığının tespiti ile bu haksız kullanımın yasaklanmasına, ''CEHA'' ibaresinin davalının ticaret ünvanından çıkartılması ile ticaret sicilinden silinmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 6102 sayılı Kanun'un 52 inci maddesine göre ticari dürüstlüğe aykırı kullanıma dayalı olarak dava açtığını ancak hiç bir delil olmadan ve ispatlanamadığı halde davanın kabul edildiğini, müvekkili firmanın eyleminin ne 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesine ne de aynı Kanun 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) dört bendini ihlal eder nitelikte olmadığı halde, Mahkemenin kabul kararının yerinde olmadığını, kabul kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, amaç ve konuların benzer olduğunun belirtildiği ancak benzer olmadığını, müvekkili firmanın unvanına dikkat edildiğinde ikinci kelimesinin farklılık gösterdiğini, unvan benzerliği veya iki firmanın birbirleri ile karşılaştırılmasının söz konusu olmadığını, davacının müvekkilinin aykırı kullanımını ispat etmediğini, aykırı kullanımın da söz konusu olmadığını, müvekkili firmanın unvanının "CEHA" olarak tespit etmesinin amacının davacı firmanın unvanı ile benzerlik yaratma amacını taşımadığını, firmanın sahibinin adının Cengiz Han Polat olduğunu, şirketin adını da Cengiz'in CE ve ikinci ismi Han'ın HA ibaresinden alarak CEHA olarak belirlendiğini, unvana Mersin ibaresinin eklendiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda her iki şirketin ticaret unvanında ayırt edici unsurun "CEHA" ibaresi olduğu, davalı şirketin ticaret unvanına bu ayırt edici unsurun yanına ek unsur olarak aldığı kabul edilen diğer ibarelerin esasen ticaret unvanının ayırt edici eki niteliğinde olmayıp, faaliyet konusuyla ilgili ek niteliğinde bulunduğundan ve iltibasa yol açtığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret unvanın terkini istemine ilişkin olup, unvan terkini koşullarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddenin birinci fıkrasının h bendi, 115 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci maddesi ve aynı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) dört bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olması ve temyiz edenin sıfatına göre davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920404900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz