Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14198 E. 2011/6491 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik ilişkisi↗ limited şirket ortağı↗ acentelik↗ üçüncü kişi↗ limited şirket↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu davacı ödemesinin davacıya ait işletme olan Si-Ar Sigorta’nın borcuna karşılık yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket ortağı olan davacının, şirketin borcundan dolayı şahsi olarak üçüncü kişiye yapmak zorunda kaldığını iddia ettiği ödemenin şirketten ve diğer ortağından tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davaya konu uyuşmazlığın çözümü için yeterli araştırma yapılmış değildir. Zira, dava dışı şirketin kayıtları esas alınarak ve taraflar arasında borç doğuran işlemler belirlenmeden karar verilmesi yerinde olmadığı gibi dava dışı Si-Ar Sigorta isimli işletme ile dava dışı Cengiz Han Sigortacılık Ltd.Şti. arasında imzalanan 14.11.2003 tarihli sözleşmeyle başlayan acentelik
ilişkisinin davalı Garp Sigorta Ltd.Şti ile devam ettirildiği iddia olunduğundan anılan bu şirketler arasındaki tüm ticari ilişki de belirlenerek davaya konu ödemenin nedenin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, davaya konu ödemenin kaynağını oluşturan borç doğurucu işlemlerin ve tarihlerinin denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi, davalı şirketin kurulma tarihinden öncesine ait kısmının bulunup bulunmadığının, şayet varsa bunun davalı şirket tarafından benimsenip benimsenmediğinin, anılan tüm taraflar arasındaki ticari ilişkinin ne olduğu ile davalı şirketin dava dışı sigorta şirketine borcunun bulunup bulunmadığının ortaya konularak davacı ödemesinin gerçekte hangi borca karşılık yapıldığının alınacak bilirkişi raporuyla denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8586 E. 2023/2556 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · aktif husumet yokluğu · aktif husumet · ticaret unvanı · husumet yokluğu · ticaret sicili · terkin · temsil
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...Ş. ile davalının iş alanı, çalışma, amaç ve konularının farklı olduğundan davacı ...Ş. yönünden davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, diğer davacı yönünden ise; davacı ...
Şti.'nin '' CEHA'' ünvanını ilk defa 14.12.2012 yılında sicile kayıt ettirdiği, davalı tarafın ise, aynı ibareli «ticaret unvanını» 27.09.2017 günü «ticaret sicile» kayıt ettirdiği, çalışma, amaç ve konularının benzer olduğu, rekabet içerisinde oldukları gözetildiğinde; davalının ticaret unvanında ''CEHA'' ibaresini haksız ola …
Lojistik ile davalı şirketin «ticaret unvanının» ayırt edici kısmının "CEHA" ibaresi olduğu, davacı ...
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 6102 sayılı Kanun'un 52 inci maddesine göre «ticari dürüstlüğe» aykırı kullanıma dayalı olarak dava açtığını ancak hiç bir delil olmadan ve ispatlanamadığı halde davanın kabul edildiğini, müvekkili firmanın eyleminin ne 6102 sa …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14198 E. , 2011/6491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.06.2009 tarih ve 2006/305 - 2009/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...’ın diğer davalı şirketin ortağı olduklarını, davalı şirketin de dava dışı Cengiz Han Sigortacılık Ltd.Şti’nin acentesi olarak ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin müdürü olan diğer davalı ...’ın poliçe bedellerini dava dışı anılan acenteye aktarmayarak zimmetine para geçirdiğini, şirketi bu şekilde borçlandıran işlemler nedeniyle müvekkilini şahsi teminatının bulunması nedeniyle davalı şirketin borcuna karşılık olarak dava dışı Cengiz Han Sigortacılık Ltd.Şti’ne 10.150,00 TL meblağlı çek keşide ederek ödeme yaptığını, şirketin borcu için yapılan bu ödemenin davalılardan tahsilinin gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, şirket borcu için yapıldığı ileri sürülen ödeme için müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve müvekkilinin zimmetine para geçirmediğini, iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu davacı ödemesinin davacıya ait işletme olan Si-Ar Sigorta’nın borcuna karşılık yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket ortağı olan davacının, şirketin borcundan dolayı şahsi olarak üçüncü kişiye yapmak zorunda kaldığını iddia ettiği ödemenin şirketten ve diğer ortağından tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davaya konu uyuşmazlığın çözümü için yeterli araştırma yapılmış değildir. Zira, dava dışı şirketin kayıtları esas alınarak ve taraflar arasında borç doğuran işlemler belirlenmeden karar verilmesi yerinde olmadığı gibi dava dışı Si-Ar Sigorta isimli işletme ile dava dışı Cengiz Han Sigortacılık Ltd.Şti. arasında imzalanan 14.11.2003 tarihli sözleşmeyle başlayan acentelik
ilişkisinin davalı Garp Sigorta Ltd.Şti ile devam ettirildiği iddia olunduğundan anılan bu şirketler arasındaki tüm ticari ilişki de belirlenerek davaya konu ödemenin nedenin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, davaya konu ödemenin kaynağını oluşturan borç doğurucu işlemlerin ve tarihlerinin denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi, davalı şirketin kurulma tarihinden öncesine ait kısmının bulunup bulunmadığının, şayet varsa bunun davalı şirket tarafından benimsenip benimsenmediğinin, anılan tüm taraflar arasındaki ticari ilişkinin ne olduğu ile davalı şirketin dava dışı sigorta şirketine borcunun bulunup bulunmadığının ortaya konularak davacı ödemesinin gerçekte hangi borca karşılık yapıldığının alınacak bilirkişi raporuyla denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025335400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz