Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6281 E. 2023/1601 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihdas nedeni↗ senede karşı senetle ispat↗ senetle ispat kuralı↗ malen kaydı↗ talil↗ senetle ispat↗ şekil şartı↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ ispat külfeti↗ kötüniyet tazminatı↗ lehtar↗ hisse senedi↗ kambiyo senedi↗ derdestlik↗ hisse devir sözleşmesi↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ bono↗ kötü niyet↗ ticaret sicili↗ fatura↗ iflas↗ kötüniyet↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesini 10.01.2017 tarihli ve 2016/28 E., 2017/3 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2018 tarihli ve 2017/1978 E., 2018/495 K. sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, mahkemenin davanın kabulüne ilişkin hükmünün gerekçesi ve kötü niyet tazminatı şartları oluşmaması nedeniyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, icra takibine ve davaya konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 24.03.2021 tarih ve 2020/2978 E., 2021/2837 K. sayılı kararıyla menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği tekrar borçlu tarafa geçtiği, ne var ki lehtar senetteki ihdas nedenini değiştirir şekilde talilde bulunursa ispat yükünü üzerine aldığı, somut olayda davaya konu bonoda ihdas nedeni olarak malen kaydı bulunduğu, davalının da hisse senedi devri karşılığında senet alındığını beyan ettiği, şirket hissesi nakit alımı olarak değerlendirilemeyeceğinden davalının beyanında talil bulunmadığından ispat külfetinin yer değiştirmesine yol açmayacağı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya düştüğü, alacak ilişkisinin kambiyo senedinden kaynaklanması halinde senede karşı senetle ispat kuralı gereği borçlunun aynı mahiyette bir belgeyle borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dava konusu senette '“bedeli malen alınmıştır” kaydı bulunduğu, davalının şirketteki davalı hisselerinin davacı şirket ortaklarından ......'a 550.000,00 TL bedel karşılığında satılması, devir bedelinin ödenmemesi ve ......'ın mal varlığı bulunmaması nedeniyle, davalının hisse devrinden kaynaklanan alacağının davacı şirketçe ödenmesine yönelik senedin düzenlendiği iddia ettiği, şirket hissesi nakit alımı olarak değerlendirilemeyeceğinden senetteki ihdas nedeni olarak gösterilen “bedeli malen alınmıştır” kaydının davalının iddia ettiği hukuki ilişkiye uygun olduğu, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından davalının isteminin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;davalının resmi hisse devir sözleşmesinde hisse devir bedelini aldığını kabul ettiğini, imza dışında A4 kağıdındaki tüm yazı ve kayıtların sonradan doldurulduğunu, bu husustaki ceza yargılamasının derdest olduğunu, kararın açılan kamu davası değerlendirilmeden verildiğini, hisse devir sözleşmesinin tarafları arasında yer almayan davacı şirketin bu ilişki kapsamında borçlandırılamayacağını, evraka şirket kaşesinin sonradan basıldığını, evrakın düzenlendiği tarihte borçlandırma yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibinden ve bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2978 E. 2021/2837 K.
Ortak:ihdas nedeni · senede karşı senetle ispat · senetle ispat kuralı · malen kaydı · talil · senetle ispat · borçlu olunmadığının tespiti · ispat külfeti
İncelediğiniz karardaDairemizin 24.03.2021 tarih ve 2020/2978 E., 2021/2837 K. sayılı kararıyla «menfi tespit» davalarında kural olarak «ispat yükü» alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa «senede karşı senetle ispat kuralı» gereği tekrar borçlu tarafa geçtiği, ne var ki «lehtar» senetteki «ihdas nedenini» değiştirir şekilde «talilde» bulunursa ispat yükünü üzerine aldığı, somut olayda davaya konu «bonoda» ihdas nedeni olarak «malen kaydı» bulunduğu, davalının da «hisse senedi» devri karşılığında senet alındığını beyan ettiği, şirket hissesi nakit alımı olarak değerlendirilemeyeceğinden davalının beyanında talil bulunmadığından «ispat külfetinin» yer değiştirmesine yol açmayacağı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «menfi tespit» davalarında kural olarak «ispat yükü» alacaklıya düştüğü, alacak ilişkisinin kambiyo senedinden kaynaklanması halinde «senede karşı senetle ispat kuralı» gereği borçlunun aynı mahiyette bir belgeyle borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dava konusu senette '“bedeli malen alınmıştır” «kaydı» bulunduğu, davalının şirketteki davalı hisselerinin davacı şirket ortaklarından ......'a 550.000,00 TL bedel karşılığında satılması, devir bedelinin ödenmemesi ve ......'ın mal varlığı bulunmaması nedeniyle, davalının hisse devrinden kaynaklanan alacağının davacı şirketçe ödenmesine yönelik senedin düzenlendiği iddia ettiği, şirket hissesi nakit alımı olarak değerlendirilemeyeceğinden senetteki «ihdas nedeni» olarak gösterilen “bedeli malen alınmıştır” kaydının davalının iddia ettiği hukuki ilişkiye uygun olduğu, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, «kötü niyet tazminatı» şartları oluşmadığından davalının isteminin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibinden ve bonodan dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMenfi tespit davalarında kural olarak «ispat yükü» alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa «senede karşı senetle ispat kuralı» gereği tekrar borçlu tarafa geçmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacının «sahtecilik» iddiasına yönelik yaptığı «şikayet» üzerine başlatılan soruşturmada bu dava sonucunun bekletildiğinin bildirildiği, dava konusu senette ''bedeli malen alınmıştır'' «kaydına» rağmen alacaklı davalı, davacı şirketçe bedelin mal olarak verilmediğini, davalının davacı şirketteki hisselerini davacı şirket ortaklarından ...'a 550.000,00 TL bedel karşılığında satması, devir bedelinin ödenmemesi ve ...'ın mal varlığı bulunmaması nedeniyle, davalının hisse devrinden kaynaklanan alacağının davacı şirketçe ödenmesine yönelik senedin düzenlendiğini iddia etttiği, bu durumda takibin dayanağını teşkil eden dolayısıyla da alacaklının alacağını ispat aracı durumundaki «bonoda» bulunan «malen kaydının» doğru olmadığı yönündeki borçlu iddiası alacaklı davalı tarafça kabul edildiği, temeldeki hukuki ilişki yönünden bonodaki bu ispat kaydı bizzat alacaklı tarafından değişikliğe uğratıldığı, böylece «ispat külfetinin» davalı üzerine geçtiği, alacağın varlığı ve dayandığı «temel ilişkinin» senettekinden farklı olduğunu iddia eden davalı, kendi dayandığı ve senet metninden anlaşılamayan, davalının davacı şirketteki hisselerini diğer şirket ortağına 550.000,00 TL bedelle satmasından kaynaklı alacağının, davacı şirketçe ödenmesine yönelik senedin düzenlendiği iddialarını ispatla yükümlü olduğu, dosya kapsamında davalının üzerine aldığı ispat külfetini yerine getirmeye yönelik yazılı bir delil «ibraz» etmediği gözetildiğinde davanın bu nedenle kabulü gerekirken ilk derece mahkemesince yerinde olmayan gerekçe ile kabul kararı verildiğinden davalı vekilinin istinaf isteğinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın açıklanan gerekçe ile kabulüne, davalının kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden «kötü niyet tazminatı» isteğinin reddine karar verilmiştir.
Ne var ki «lehtar» senetteki «ihdas nedenini» değiştirir şekilde «talilde» bulunursa ispat yükünü üzerine alır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · pay devri · sahtecilik · muvazaa · şikayet · hukuki yarar · ibraz · temsil
Benzer bu kararda… rece Mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirkete karşı başlatılan icra takibinin konusunu oluşturan ve “«bono»” şeklinde düzenlenmiş olan belgenin boşa imzalı olarak düzenlendiği ve üzerinin hukuka aykırı olarak doldurulduğu, söz konusu belgenin taraflar arasında yapılan şirketin «pay devrine» ilişkin anlaşma ile hukuken illiyet bağından yoksun olduğu, taraflar arasında “«malen” kaydını» gerektirecek bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davalının şirket hisselerinin devrine yönelik noter sözleşmesinde devir bedelinin harçların düşük ödenmesi için 50.000,00 TL olarak gösterildiğini beyan ettiği, kendi danışıklı/«muvazaalı» işlemine dayanamayacağı ve davalının belgenin verildiği tarihte davacı şirketi «temsile» yetkili olduğu bu nedenle de şirket kaşesinin basılı olduğu bir belgeyi almasında «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 «kötü niyet tazminatına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacının «sahtecilik» iddiasına yönelik yaptığı «şikayet» üzerine başlatılan soruşturmada bu dava sonucunun bekletildiğinin bildirildiği, dava konusu senette ''bedeli malen alınmıştır'' «kaydına» rağmen alacaklı davalı, davacı şirketçe bedelin mal olarak verilmediğini, davalının davacı şirketteki hisselerini davacı şirket ortaklarından ...'a 550.000,00 TL bedel karşılığında satması, devir bedelinin ödenmemesi ve ...'ın mal varlığı bulunmaması nedeniyle, davalının hisse devrinden kaynaklanan alacağının davacı şirketçe ödenmesine yönelik senedin düzenlendiğini iddia etttiği, bu durumda takibin dayanağını teşkil eden dolayısıyla da alacaklının alacağını ispat aracı durumundaki «bonoda» bulunan «malen kaydının» doğru olmadığı yönündeki borçlu iddiası alacaklı davalı tarafça kabul edildiği, temeldeki hukuki ilişki yönünden bonodaki bu ispat kaydı bizzat alacaklı tarafından değişikliğe uğratıldığı, böylece «ispat külfetinin» davalı üzerine geçtiği, alacağın varlığı ve dayandığı «temel ilişkinin» senettekinden farklı olduğunu iddia eden davalı, kendi dayandığı ve senet metninden anlaşılamayan, davalının davacı şirketteki hisselerini diğer şirket ortağına 550.000,00 TL bedelle satmasından kaynaklı alacağının, davacı şirketçe ödenmesine yönelik senedin düzenlendiği iddialarını ispatla yükümlü olduğu, dosya kapsamında davalının üzerine aldığı ispat külfetini yerine getirmeye yönelik yazılı bir delil «ibraz» etmediği gözetildiğinde davanın bu nedenle kabulü gerekirken ilk derece mahkemesince yerinde olmayan gerekçe ile kabul kararı verildiğinden davalı vekilinin istinaf isteğinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın açıklanan gerekçe ile kabulüne, davalının kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden «kötü niyet tazminatı» isteğinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3025 E. 2021/2800 K.
Ortak:ihdas nedeni · talil · borçlu olunmadığının tespiti · bono · kötüniyet
İncelediğiniz karardaDairemizin 24.03.2021 tarih ve 2020/2978 E., 2021/2837 K. sayılı kararıyla «menfi tespit» davalarında kural olarak «ispat yükü» alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa «senede karşı senetle ispat kuralı» gereği tekrar borçlu tarafa geçtiği, ne var ki «lehtar» senetteki «ihdas nedenini» değiştirir şekilde «talilde» bulunursa ispat yükünü üzerine aldığı, somut olayda davaya konu «bonoda» ihdas nedeni olarak «malen kaydı» bulunduğu, davalının da «hisse senedi» devri karşılığında senet alındığını beyan ettiği, şirket hissesi nakit alımı olarak değerlendirilemeyeceğinden davalının beyanında talil bulunmadığından «ispat külfetinin» yer değiştirmesine yol açmayacağı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesini 10.01.2017 tarihli ve 2016/28 E., 2017/3 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, «kötüniyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «menfi tespit» davalarında kural olarak «ispat yükü» alacaklıya düştüğü, alacak ilişkisinin kambiyo senedinden kaynaklanması halinde «senede karşı senetle ispat kuralı» gereği borçlunun aynı mahiyette bir belgeyle borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dava konusu senette '“bedeli malen alınmıştır” «kaydı» bulunduğu, davalının şirketteki davalı hisselerinin davacı şirket ortaklarından ......'a 550.000,00 TL bedel karşılığında satılması, devir bedelinin ödenmemesi ve ......'ın mal varlığı bulunmaması nedeniyle, davalının hisse devrinden kaynaklanan alacağının davacı şirketçe ödenmesine yönelik senedin düzenlendiği iddia ettiği, şirket hissesi nakit alımı olarak değerlendirilemeyeceğinden senetteki «ihdas nedeni» olarak gösterilen “bedeli malen alınmıştır” kaydının davalının iddia ettiği hukuki ilişkiye uygun olduğu, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, «kötü niyet tazminatı» şartları oluşmadığından davalının isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, takibe konu malen kayıtlı «bononun» tarafların iddia ve cevaplarıyla «ihdas nedenini» «talil» etmediği, bu durumda davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bununla birlikte davacı şirket «temsilcisinin» icrai «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, davalının da takibe konu edilen 70.000.-TL dışında borcunun kalmadığını kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 270.000.-TL bedelli bonodan dolayı davalıya 200.000.- TL «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, takibe konu «bononun» malen kayıtlı olarak düzenlendiği dikkate alındığında davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafın buna ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, davacı şirket yetkilisi olduğu söylenen ...'nın yapılan «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, bu kişinin şirket yetkilisi olduğu konusunda da duruşmada davacı vekilinin beyanda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı vekilinin 06.07.2017 tarihli duruşmada takibe konulan miktar dışında alacaklarının kalmadığını beyan etmesi, davacının davayı açmakta «kötüniyetli» olduğu konusunda dosyada delil olmaması ve «yargılama giderlerinin» kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığı, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olması gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
2- Dava, senet tutarı olan 270.000.-TL üzerinden «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · kamu düzenine aykırılık · bedelsizlik · kamu düzeni · yargılama gideri · haciz · harç · teminat
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, takibe konu «bononun» malen kayıtlı olarak düzenlendiği dikkate alındığında davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafın buna ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, davacı şirket yetkilisi olduğu söylenen ...'nın yapılan «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, bu kişinin şirket yetkilisi olduğu konusunda da duruşmada davacı vekilinin beyanda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı vekilinin 06.07.2017 tarihli duruşmada takibe konulan miktar dışında alacaklarının kalmadığını beyan etmesi, davacının davayı açmakta «kötüniyetli» olduğu konusunda dosyada delil olmaması ve «yargılama giderlerinin» kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığı, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olması gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, takibe konu malen kayıtlı «bononun» tarafların iddia ve cevaplarıyla «ihdas nedenini» «talil» etmediği, bu durumda davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bununla birlikte davacı şirket «temsilcisinin» icrai «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, davalının da takibe konu edilen 70.000.-TL dışında borcunun kalmadığını kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 270.000.-TL bedelli bonodan dolayı davalıya 200.000.- TL «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmiştir.
Yapılan yargılama esnasında davacı yalnızca 200.000.-TL tutar üzerinden dava açmakta haklı olduğuna göre mahkemece bu tutar üzerinden hesaplanacak nispi harçtan davalının sorumlu tutulması gerekirken dava değerinin tamamı üzerinden «harç» hesabı yapılması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6281 E. , 2023/1601 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.03.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, fatura ya da mal teslimine ilişkin belge düzenlenmediğini, davalının 550.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak takip başlatmışsa da senedin müvekkilinin ticari kayıtlarında yer almadığını, davacı şirketin eski ortağı olan davalının kurmaca senet düzenlediğini, şirket yetkilisinin ticaret sicil işlemlerinde kullanılmak üzere boş kağıda imza attığını, dayanak belgenin kambiyo senedi niteliği taşımadığını ileri sürerek müvekkilinin takip dosyasına ve dayanak 550.000,00 TL bedelli bonoya dayalı borçlu olmadığının tespitini, %20’den aşağı olmamak üzere tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin mal varlığının sayımı sonucu şirketteki hisselerini devreden müvekkilinin payına 550.000,00 TL düştüğü konusunda anlaşmaya varıldığını, senedin şirket kayıtlarına işlenmemesinin sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, kambiyo senedinin şekil şartlarını taşıdığını savunarak davanın reddini, %20 oranındaki tazminatın tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesini 10.01.2017 tarihli ve 2016/28 E., 2017/3 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2018 tarihli ve 2017/1978 E., 2018/495 K. sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, mahkemenin davanın kabulüne ilişkin hükmünün gerekçesi ve kötü niyet tazminatı şartları oluşmaması nedeniyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, icra takibine ve davaya konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 24.03.2021 tarih ve 2020/2978 E., 2021/2837 K. sayılı kararıyla menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği tekrar borçlu tarafa geçtiği, ne var ki lehtar senetteki ihdas nedenini değiştirir şekilde talilde bulunursa ispat yükünü üzerine aldığı, somut olayda davaya konu bonoda ihdas nedeni olarak malen kaydı bulunduğu, davalının da hisse senedi devri karşılığında senet alındığını beyan ettiği, şirket hissesi nakit alımı olarak değerlendirilemeyeceğinden davalının beyanında talil bulunmadığından ispat külfetinin yer değiştirmesine yol açmayacağı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya düştüğü, alacak ilişkisinin kambiyo senedinden kaynaklanması halinde senede karşı senetle ispat kuralı gereği borçlunun aynı mahiyette bir belgeyle borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dava konusu senette '“bedeli malen alınmıştır” kaydı bulunduğu, davalının şirketteki davalı hisselerinin davacı şirket ortaklarından ......'a 550.000,00 TL bedel karşılığında satılması, devir bedelinin ödenmemesi ve ......'ın mal varlığı bulunmaması nedeniyle, davalının hisse devrinden kaynaklanan alacağının davacı şirketçe ödenmesine yönelik senedin düzenlendiği iddia ettiği, şirket hissesi nakit alımı olarak değerlendirilemeyeceğinden senetteki ihdas nedeni olarak gösterilen “bedeli malen alınmıştır” kaydının davalının iddia ettiği hukuki ilişkiye uygun olduğu, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından davalının isteminin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;davalının resmi hisse devir sözleşmesinde hisse devir bedelini aldığını kabul ettiğini, imza dışında A4 kağıdındaki tüm yazı ve kayıtların sonradan doldurulduğunu, bu husustaki ceza yargılamasının derdest olduğunu, kararın açılan kamu davası değerlendirilmeden verildiğini, hisse devir sözleşmesinin tarafları arasında yer almayan davacı şirketin bu ilişki kapsamında borçlandırılamayacağını, evraka şirket kaşesinin sonradan basıldığını, evrakın düzenlendiği tarihte borçlandırma yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibinden ve bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912377900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz