Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6098 E. 2023/1000 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının aynı mal ve hizmetler için tescil edildikleri, davacıya ait markaların ortak unsuru olan "FİLE" ibaresi zayıf marka olup davacının zayıf markayı seçmesi nedeniyle benzer markaların tesciline de katlanmak zorunda olduğu, davalıya ait markaların, davacıya ait markaların esas unsuru olan "FİLE" ibaresinden, aldıkları ekler nedeniyle farklılaştıkları, dava konusu markalar arasında sescil ve görsel benzerlik olmayıp davacı markaları ile davalı markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "FİLE" kelimesinin mağazacılık hizmetleri yönünden doğrudan bu hizmetleri çağrıştırmayıp mağazacılık hizmetlerinin kendisi ya da karakteristik özelliğini belirtmediğini, ayırt edicilik niteliğini haiz olduğunu, bu hususta emsal kararlar bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, davalı markasının sonuna getirilen ''YA'' ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığı, benzerliğin her iki işletme arasında işletmesel bağ bulunduğu algısına neden olabileceği, ortalama tüketici kitlesinin dava konusu iki marka ile davacı markalarını karıştırabileceği, aralarında işletmesel bir bağ kurabileceği veya davalının markalarını, davacının markalarından biri gibi algılayabileceği, bu kapsamda dava konusu markalar ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada mevcut bilirkişi raporları ile taraf markalarının benzer ve karıştırılma ihtimalinin olmadığının tespit edildiğini, "FiLE" ibaresinin tarafların faaliyet gösterdiği sektör dikkate alındığında zayıf bir marka olduğunu, zayıf markanın varlığı halinde sonradan markada yapılacak bir takım küçük değişikliklerin benzerliği ortadan kaldırabileceğini, bu nedenlerle taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığı gibi karıştırılma ihtimalinin varlığından da söz edilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı adına tescilli markaların hükümsüzlük koşularının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 15.01.2020 tarih, 2019/2617 E., 2020/396 K. sayılı kararı ile 03.10.2019 tarih, 2018/4851 E., 2019/6174 K. sayılı kararı
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2617 E. 2020/396 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, davalı markasının sonuna getirilen ''YA'' ibaresinin markaya «ayırt edicilik» kazandırmadığı, benzerliğin her iki işletme arasında işletmesel bağ bulunduğu algısına neden olabileceği, «ortalama tüketici» kitlesinin dava konusu iki marka ile davacı markalarını karıştırabileceği, aralarında işletmesel bir bağ kurabileceği veya davalının markalarını, davacının markalarından biri gibi algılayabileceği, bu kapsamda dava konusu markalar ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu kapsamda, taraf markaları arasında görsel ve emtia benzerliği bulunmakta olup, «ortalama tüketici» nezdinde de farklı markalar olarak algılanmayacağı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3023 E. 2024/1000 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, davalı markasının sonuna getirilen ''YA'' ibaresinin markaya «ayırt edicilik» kazandırmadığı, benzerliğin her iki işletme arasında işletmesel bağ bulunduğu algısına neden olabileceği, «ortalama tüketici» kitlesinin dava konusu iki marka ile davacı markalarını karıştırabileceği, aralarında işletmesel bir bağ kurabileceği veya davalının markalarını, davacının markalarından biri gibi algılayabileceği, bu kapsamda dava konusu markalar ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "FİLE" kelimesinin mağazacılık hizmetleri yönünden doğrudan bu hizmetleri çağrıştırmayıp mağazacılık hizmetlerinin kendisi ya da karakteristik özelliğini belirtmediğini, «ayırt edicilik» niteliğini haiz olduğunu, bu hususta emsal kararlar bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… fından nihai olarak reddedildiğini, oysaki başvuruda yer ... “mar” ibaresinin sektörde market kelimesinin kısaltması olarak kullanıldığını ve başvuruya herhangi bir «ayırt edicilik» katmadığını, öte yandan başvuruda “fille” ibaresinin turuncu renkle, “mar” ibaresinin ise mavi renkle yazıldığını ve göze çarpan unsurun turuncu renkle düzenlenen …
CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, davalı adına tescilli “fillemar” ibareli markanın bulunduğunu, davacının itirazına mesnet markaların toplumda sıkça kullanılan sözcüklerden oluşup «ayırt ediciliği» çok yüksek bir marka olarak görülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Dairemizin 15.01.2020 tarih, 2019/2617 E. ve 2020/396 K. sayılı kararıyla taraf markaları arasında görsel ve emtia benzerliği bulunmakta olup, «ortalama tüketici» nezdinde de farklı markalar olarak algılanmayacağı, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · dahili dava · iltibas
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, davalı adına tescilli “fillemar” ibareli markanın bulunduğunu, davacının itirazına mesnet markaların toplumda sıkça kullanılan sözcüklerden oluşup «ayırt ediciliği» çok yüksek bir marka olarak görülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… LE” değil “FİLLEMAR” ibaresi olduğunu, taraf markalardaki ortak unsurun “FİLE” olduğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte söz konusu durumun mümkün olması halinde «dahil» “FİLE” ibaresinin 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden zayıf bir marka olması ve kimsenin tekeline bırakılamayacağını, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve a …
… LE” değil “FİLLEMAR” ibaresi olduğunu, taraf markalardaki ortak unsurun “FİLE” olduğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte söz konusu durumun mümkün olması halinde «dahil» “FİLE” ibaresinin 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden zayıf bir marka olması ve kimsenin tekeline bırakılamayacağını, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve a …
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1582 E. 2023/4893 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, davalı markasının sonuna getirilen ''YA'' ibaresinin markaya «ayırt edicilik» kazandırmadığı, benzerliğin her iki işletme arasında işletmesel bağ bulunduğu algısına neden olabileceği, «ortalama tüketici» kitlesinin dava konusu iki marka ile davacı markalarını karıştırabileceği, aralarında işletmesel bir bağ kurabileceği veya davalının markalarını, davacının markalarından biri gibi algılayabileceği, bu kapsamda dava konusu markalar ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmadığını zira iltibas değerlendirmesinin markaların tüketicide bıraktığı bütüncül izlenim gözetilerek yapılması gerektiğin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… arıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2018/23814 sayılı marka başvurusu ile davacının markaları arasında, halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle davalının marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkr …
İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmadığını zira iltibas değerlendirmesinin markaların tüketicide bıraktığı bütüncül izlenim gözetilerek yapılması gerektiğin …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8613 E. 2023/2856 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, davalı markasının sonuna getirilen ''YA'' ibaresinin markaya «ayırt edicilik» kazandırmadığı, benzerliğin her iki işletme arasında işletmesel bağ bulunduğu algısına neden olabileceği, «ortalama tüketici» kitlesinin dava konusu iki marka ile davacı markalarını karıştırabileceği, aralarında işletmesel bir bağ kurabileceği veya davalının markalarını, davacının markalarından biri gibi algılayabileceği, bu kapsamda dava konusu markalar ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "FİLE" kelimesinin mağazacılık hizmetleri yönünden doğrudan bu hizmetleri çağrıştırmayıp mağazacılık hizmetlerinin kendisi ya da karakteristik özelliğini belirtmediğini, «ayırt edicilik» niteliğini haiz olduğunu, bu hususta emsal kararlar bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… ları" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİLE" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru markasındaki mavi zemin üzerindeki voleybol topu şeklinin baskın olarak ön plana çıktığı, "filenin kuğuları" …
… ıkacağını ve dava konusu markadaki "KUĞULARI" ibaresini görme algısının azalacağını, çünkü "FİLE"nin müvekkili seri markasının temel unsuru olduğunu, farklılıkların «ayırt ediciliği» sağlamadığını, başka dosyalarda alınan bilirkişi raporları ve emsal mahkeme kararlarının, müvekkili şirket markasının 35. sınıf 06 alt grupta düzenlenen mağazacılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · iltibas
Benzer bu kararda… n kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibarıyla bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "Filenin Kuğuları" ibareli başvuru ile davacının itirazlarına mesnet "FİLE" asıl un …
… "KARİYER FİLE","FİLE EXTRA","FİLEMAR","DE.FİLE" ve "DEFİLE" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin ise müvekkilinin "file" ibareli tescilli markalarına «iltibas» oluşturacak "filenin kuğuları" ibaresinin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai …
… ları" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİLE" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru markasındaki mavi zemin üzerindeki voleybol topu şeklinin baskın olarak ön plana çıktığı, "filenin kuğuları" …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6098 E. , 2023/1000 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "FİLE" esas unsurlu seri markaların, davalının ise "FİLEMYA, FİLLEMAR" ibareli markaların sahibi olduğunu, taraf markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzer olduğunu, markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, markaların bütünü itibarıyla aynı genel izlenim yarattığını, bu nedenle taraf markalarının karıştırılabileceğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/47857 sayılı "FİLEMYA" ve 2011/46491 sayılı "FİLLEMAR" ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının aynı veya benzer olmayıp markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların yazılış, okunuş ve bütün olarak bıraktığı intibanın farklı olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının aynı mal ve hizmetler için tescil edildikleri, davacıya ait markaların ortak unsuru olan "FİLE" ibaresi zayıf marka olup davacının zayıf markayı seçmesi nedeniyle benzer markaların tesciline de katlanmak zorunda olduğu, davalıya ait markaların, davacıya ait markaların esas unsuru olan "FİLE" ibaresinden, aldıkları ekler nedeniyle farklılaştıkları, dava konusu markalar arasında sescil ve görsel benzerlik olmayıp davacı markaları ile davalı markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "FİLE" kelimesinin mağazacılık hizmetleri yönünden doğrudan bu hizmetleri çağrıştırmayıp mağazacılık hizmetlerinin kendisi ya da karakteristik özelliğini belirtmediğini, ayırt edicilik niteliğini haiz olduğunu, bu hususta emsal kararlar bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, davalı markasının sonuna getirilen ''YA'' ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığı, benzerliğin her iki işletme arasında işletmesel bağ bulunduğu algısına neden olabileceği, ortalama tüketici kitlesinin dava konusu iki marka ile davacı markalarını karıştırabileceği, aralarında işletmesel bir bağ kurabileceği veya davalının markalarını, davacının markalarından biri gibi algılayabileceği, bu kapsamda dava konusu markalar ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada mevcut bilirkişi raporları ile taraf markalarının benzer ve karıştırılma ihtimalinin olmadığının tespit edildiğini, "FiLE" ibaresinin tarafların faaliyet gösterdiği sektör dikkate alındığında zayıf bir marka olduğunu, zayıf markanın varlığı halinde sonradan markada yapılacak bir takım küçük değişikliklerin benzerliği ortadan kaldırabileceğini, bu nedenlerle taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığı gibi karıştırılma ihtimalinin varlığından da söz edilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı adına tescilli markaların hükümsüzlük koşularının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 15.01.2020 tarih, 2019/2617 E., 2020/396 K. sayılı kararı ile 03.10.2019 tarih, 2018/4851 E., 2019/6174 K. sayılı kararı
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912271100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz