Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6565 E. 2023/1155 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı markalarının aynı sınıflarda, aynı/benzer emtia grubunda tescilli sözcük markaları oldukları, davalının markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına ayırt edicilik katmadığı, davalı markasının tescil edildiği emtia grubu dikkate alındığında kitlesel tüketim malları olup aynı raflarda satışa sunuldukları, ürünler sıkça satın alınan gündelik ürünlerden olmakla ve fiyatları itibarıyla markalar ile karşılaşan tüketicinin marketten alışveriş yaparken hızlıca birkaç saniye içerisinde karar verdiği, markaların farklı işletmelere ait olup olmadığı konusunda ayrıntılı ya da uzun süreli düşünmediği, markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği göz önüne alınarak iltibas tehlikesi bulunduğu, her ne kadar 23.10.2017 tarihli ikinci bilirkişi raporunda marka vekili bilirkişi davalı markasının 29, 30 ve 32 nci sınıf emtiaların tamamında hükümsüzlüğünün gerektiği, 31 ve 43 üncü sınıf emtialarda hükümsüzlüğüne yer olmadığı görüşünü beyan etmiş ise de davacı şirketin 31 ve 43. sınıfta davalının markasından önce başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş 2007/67233 sayılı FİLE markasının bulunduğu göz önüne alınarak davalı markasının tüm sınıflarda davacı markaları ile iltibas yaratacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu, ilk raporun heyetten alındığını ve markalar arasında iltibas tehlikesi olmadığı yönünde tespitte bulunduğunu, ikinci raporun tek bilirkişiden alındığını ve aksi görüş beyan ettiğini, Mahkemenin çelişkiyi gidermeden ikinci rapora göre hüküm kurmasının usule aykırı olduğunu, ikinci raporun hatalı tespitler içerdiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporları birbiri ile çelişkili olmakla birlikte Mahkemece ikinci rapora niçin üstünlük tanındığının gerekçeli olarak açıklandığı, davacı ve davalı markalarının aynı sınıflarda, aynı/benzer emtia grubunda tescilli sözcük markaları oldukları, görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzer olduğu, davalı markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına ayırt edicilik katmadığı, hitap ettiği nihai tüketici nazarında iltibasa yol açacağı markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 42 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Ref'i | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4092 E. 2019/5567 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu kararda… 8808 sayılı “FİLEMAR” markası ile davacı adına tescilli markalardan 2000/33474 “FİLE” ve 2008/64273 sayılı “FİLEM” markaları arasında seri marka biçiminde algılanma «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının tescil edildiği tüm hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, KHK 9/1-b anlamında tecavüz bulunduğu ve TTK 54/2 ve 55/1 kapsamında kulanımın «haksız rekabet» olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesine, davalının davacının markasına ve logosuna tecavüz teşkil eden "FİLE, FİLE MAR" ibaresini içere …
2-Asıl dava «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.
3-Ayrıca, mahkemece davalının “FİLEMAR” ibaresini kullanmış olmasını, davacının «marka hakkına tecavüz» olarak değerlendirilmişse de, Dairemiz’in yerleşik uygulaması (05/02/2018 tarih 2016/6790 -2018/731) haline geldiği üzere, olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1185 E. 2023/7720 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… scilli sözcük markaları oldukları, davalının markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına «ayırt edicilik» katmadığı, davalı markasının tescil edildiği emtia grubu dikkate alındığında kitlesel tüketim malları olup aynı raflarda satışa sunuldukları, ürünler sıkça satın alınan gündelik ürünlerden olmakla ve fiyatları itibarıyla markalar ile karşılaşan tüketicinin marketten alışveriş yaparken hızlıca birkaç saniye içerisinde karar verdiği, markaların farklı işletmelere ait olup olmadığı konusunda ayrıntılı ya da uzun süreli düşünmediği, markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği göz önüne alınarak «iltibas» tehlikesi bulunduğu, her ne kadar 23.10.2017 tarihli ikinci bilirkişi raporunda marka vekili bilirkişi davalı markasının 29, 30 ve 32 nci sınıf emtiaların tamamınd …
… el ve kavramsal yönden benzer olduğu, davalı markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına «ayırt edicilik» katmadığı, hitap ettiği nihai tüketici nazarında «iltibasa» yol açacağı markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan redd …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu, ilk raporun heyetten alındığını ve markalar arasında «iltibas» tehlikesi olmadığı yönünde tespitte bulunduğunu, ikinci raporun tek bilirkişiden alındığını ve aksi görüş beyan ettiğini, Mahkemenin çelişkiyi gidermeden ikinci ra …
Benzer bu kararda"MAR" hecesinin mağazanın kısaltması olarak sektörde yaygın olarak kullanıldığından markaya herhangi bir «ayırt edicilik» katmadığını, davalı markasının davacı markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yaratan bu kullanımının durdurulması için «ihtarname» keşide ettiğini, herhangi bir cevap verilmediğini, davalı yanın “FİLE MAR” ibaresini mağazacılık sektöründe kullanmasının davacı şirketin 35 ... sınıfta tescilli “FİLE” ibareli markası üzerindeki haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, asıl davada davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalının “FİLE”, “FİLE MAR” ibaresini içeren tabela, etiket, katalog, kartvizit ve sair emtia ve evraklarının toplatılmasına ve imhasına, hükmün gazetede «ilanına» karar verilmesini, birleşen davada ise; 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesi kapsamında davalı şirke …
… inde; davalı şirketin 2011 yılında kendi adına markalarını tescil ettiğini, davacı şirketin bu tescile yaptığı itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, «iltibas» yaratacak bir benzerliğin bulunmadığını, davacının, farklı anlamlara gelecek şekilde “FİLE” kelimesini kullanmak suretiyle kendi adına tescil ettirdiğini, iyi niye …
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir markanın ayırt edici karakterini ve bu «ayırt ediciliğin» yüksek olup olmadığını değerlendirirken; markanın tescile konu malları veya hizmetleri belirli bir firmadan gelen mal ve hizmetler olarak gösterebilme yeterliliğinin bütünsel olarak incelenmesi gerektiğini, bir marka seçilirken yenilik, orijinallik ve yaratıcılık gerekmemekle birlikte, seçilen işaretin reklam kabiliyetine sahip olması, halkın ilgisini çekmesi, gözde ve kulakta kalıcı iz bırakması ve kullanılacağı mal ve hizmetle ilgili bir fikir uyandırmasına dikkat edileceği, FİLE kelimesinin mağazacılık hizmetlerinin kendisi ya da karakteristik özelliğini belirtmediği, yani ayırt edicilik niteliğini haiz olduğunu, 12.07.2017 tarihli «son» bilirkişi raporunda davalı taraf markası ile müvekkil şirket markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer ve karıştırılma ihtimali olduğu her ne kadar markaya tecavü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · marka hakkına tecavüz · ihtarname · ilan · haksız rekabet · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda"MAR" hecesinin mağazanın kısaltması olarak sektörde yaygın olarak kullanıldığından markaya herhangi bir «ayırt edicilik» katmadığını, davalı markasının davacı markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yaratan bu kullanımının durdurulması için «ihtarname» keşide ettiğini, herhangi bir cevap verilmediğini, davalı yanın “FİLE MAR” ibaresini mağazacılık sektöründe kullanmasının davacı şirketin 35 ... sınıfta tescilli “FİLE” ibareli markası üzerindeki haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, asıl davada davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalının “FİLE”, “FİLE MAR” ibaresini içeren tabela, etiket, katalog, kartvizit ve sair emtia ve evraklarının toplatılmasına ve imhasına, hükmün gazetede «ilanına» karar verilmesini, birleşen davada ise; 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesi kapsamında davalı şirke …
… 8808 sayılı “FİLEMAR” markası ile davacı adına tescilli markalardan 2000/33474 “FİLE” ve 2008/64273 sayılı “FİLEM” markaları arasında seri marka biçiminde algılanma «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının tescil edildiği tüm hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tecavüz bulunduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında kulanımın «haksız rekabet» olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesine, davalının davacının markasına ve logosuna tecavüz teşkil eden "FİLE, FİLE MAR" ibaresini içere …
Dairemizin 18.09.2019 tarih, 2018/4092 E. ve 2019/5567 K. sayılı kararıyla asıl dava «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkin olduğu, Dairemiz’in yerleşik kararları uyarınca (23/01/2019 tarih 2017/3588 …
Perakende satış mağazası hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Ref'i | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7335 E. 2022/1080 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu kararda… 8808 sayılı “FİLEMAR” markası ile davacı adına tescilli markalardan 2000/33474 “FİLE” ve 2008/64273 sayılı “FİLEM” markaları arasında seri marka biçiminde algılanma «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının tescil edildiği tüm hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, KHK 9/1-b anlamında tecavüz bulunduğu ve TTK 54/2 ve 55/1 kapsamında kulanımın «haksız rekabet» olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesine, davalının davacının markasına ve logosuna tecavüz teşkil eden "FİLE, FİLE MAR" ibaresini içere …
2-Asıl dava «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen karar Dairemizin 18/09/2019 tarih 2018/4092 Esas 2019/5567 Karar sayılı kararıyla bozulup, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yazılı gerekçe ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, Dairemizin bozma kararının 2. bendinde “Asıl dava «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Perakende satış mağazası hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3023 E. 2024/1000 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… scilli sözcük markaları oldukları, davalının markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına «ayırt edicilik» katmadığı, davalı markasının tescil edildiği emtia grubu dikkate alındığında kitlesel tüketim malları olup aynı raflarda satışa sunuldukları, ürünler sıkça satın alınan gündelik ürünlerden olmakla ve fiyatları itibarıyla markalar ile karşılaşan tüketicinin marketten alışveriş yaparken hızlıca birkaç saniye içerisinde karar verdiği, markaların farklı işletmelere ait olup olmadığı konusunda ayrıntılı ya da uzun süreli düşünmediği, markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği göz önüne alınarak «iltibas» tehlikesi bulunduğu, her ne kadar 23.10.2017 tarihli ikinci bilirkişi raporunda marka vekili bilirkişi davalı markasının 29, 30 ve 32 nci sınıf emtiaların tamamınd …
… el ve kavramsal yönden benzer olduğu, davalı markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına «ayırt edicilik» katmadığı, hitap ettiği nihai tüketici nazarında «iltibasa» yol açacağı markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan redd …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu, ilk raporun heyetten alındığını ve markalar arasında «iltibas» tehlikesi olmadığı yönünde tespitte bulunduğunu, ikinci raporun tek bilirkişiden alındığını ve aksi görüş beyan ettiğini, Mahkemenin çelişkiyi gidermeden ikinci ra …
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, davalı adına tescilli “fillemar” ibareli markanın bulunduğunu, davacının itirazına mesnet markaların toplumda sıkça kullanılan sözcüklerden oluşup «ayırt ediciliği» çok yüksek bir marka olarak görülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… fından nihai olarak reddedildiğini, oysaki başvuruda yer ... “mar” ibaresinin sektörde market kelimesinin kısaltması olarak kullanıldığını ve başvuruya herhangi bir «ayırt edicilik» katmadığını, öte yandan başvuruda “fille” ibaresinin turuncu renkle, “mar” ibaresinin ise mavi renkle yazıldığını ve göze çarpan unsurun turuncu renkle düzenlenen …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · ortalama tüketici · dahili dava
Benzer bu karardaDairemizin 15.01.2020 tarih, 2019/2617 E. ve 2020/396 K. sayılı kararıyla taraf markaları arasında görsel ve emtia benzerliği bulunmakta olup, «ortalama tüketici» nezdinde de farklı markalar olarak algılanmayacağı, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) …
… larından farklılaştırmadığı gibi taraf markları aynı/aynı tür hizmetlere ilişkin olduğu, bu kapsamda, taraf markaları arasında görsel ve emtia benzerliği bulunduğu, «ortalama tüketici» nezdinde de farklı markalar olarak algılanmayacağı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik v …
… LE” değil “FİLLEMAR” ibaresi olduğunu, taraf markalardaki ortak unsurun “FİLE” olduğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte söz konusu durumun mümkün olması halinde «dahil» “FİLE” ibaresinin 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden zayıf bir marka olması ve kimsenin tekeline bırakılamayacağını, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve a …
… LE” değil “FİLLEMAR” ibaresi olduğunu, taraf markalardaki ortak unsurun “FİLE” olduğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte söz konusu durumun mümkün olması halinde «dahil» “FİLE” ibaresinin 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden zayıf bir marka olması ve kimsenin tekeline bırakılamayacağını, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve a …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2617 E. 2020/396 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaBu kapsamda, taraf markaları arasında görsel ve emtia benzerliği bulunmakta olup, «ortalama tüketici» nezdinde de farklı markalar olarak algılanmayacağı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabu …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8613 E. 2023/2856 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… scilli sözcük markaları oldukları, davalının markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına «ayırt edicilik» katmadığı, davalı markasının tescil edildiği emtia grubu dikkate alındığında kitlesel tüketim malları olup aynı raflarda satışa sunuldukları, ürünler sıkça satın alınan gündelik ürünlerden olmakla ve fiyatları itibarıyla markalar ile karşılaşan tüketicinin marketten alışveriş yaparken hızlıca birkaç saniye içerisinde karar verdiği, markaların farklı işletmelere ait olup olmadığı konusunda ayrıntılı ya da uzun süreli düşünmediği, markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği göz önüne alınarak «iltibas» tehlikesi bulunduğu, her ne kadar 23.10.2017 tarihli ikinci bilirkişi raporunda marka vekili bilirkişi davalı markasının 29, 30 ve 32 nci sınıf emtiaların tamamınd …
… el ve kavramsal yönden benzer olduğu, davalı markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına «ayırt edicilik» katmadığı, hitap ettiği nihai tüketici nazarında «iltibasa» yol açacağı markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan redd …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu, ilk raporun heyetten alındığını ve markalar arasında «iltibas» tehlikesi olmadığı yönünde tespitte bulunduğunu, ikinci raporun tek bilirkişiden alındığını ve aksi görüş beyan ettiğini, Mahkemenin çelişkiyi gidermeden ikinci ra …
Benzer bu kararda… "KARİYER FİLE","FİLE EXTRA","FİLEMAR","DE.FİLE" ve "DEFİLE" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin ise müvekkilinin "file" ibareli tescilli markalarına «iltibas» oluşturacak "filenin kuğuları" ibaresinin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai …
… ları" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİLE" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru markasındaki mavi zemin üzerindeki voleybol topu şeklinin baskın olarak ön plana çıktığı, "filenin kuğuları" …
… ıkacağını ve dava konusu markadaki "KUĞULARI" ibaresini görme algısının azalacağını, çünkü "FİLE"nin müvekkili seri markasının temel unsuru olduğunu, farklılıkların «ayırt ediciliği» sağlamadığını, başka dosyalarda alınan bilirkişi raporları ve emsal mahkeme kararlarının, müvekkili şirket markasının 35. sınıf 06 alt grupta düzenlenen mağazacılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… ları" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİLE" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru markasındaki mavi zemin üzerindeki voleybol topu şeklinin baskın olarak ön plana çıktığı, "filenin kuğuları" …
… n kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibarıyla bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "Filenin Kuğuları" ibareli başvuru ile davacının itirazlarına mesnet "FİLE" asıl un …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6565 E. , 2023/1155 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "FİLE" esas unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, davalı adına 2011/46481 sayı ile tescilli "FİLEMAR" ibareli markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algınarak iltibas tehlikesi yarattığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/46481 sayılı "FİLEMAR " ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hükümsüzlüğü istenen 2011/46481 sayılı "FİLEMAR" markasının özgün bir marka olup davacının "FİLE" markası ile benzerlik göstermediğini, markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal benzerlik bulunmadığını, 2011/46481 sayılı "FİLEMAR" markasının tescilli bulunduğu sınıflar ile davacı markalarının sınıflarının örtüşmediğini, dava konusu markaların halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı markalarının aynı sınıflarda, aynı/benzer emtia grubunda tescilli sözcük markaları oldukları, davalının markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına ayırt edicilik katmadığı, davalı markasının tescil edildiği emtia grubu dikkate alındığında kitlesel tüketim malları olup aynı raflarda satışa sunuldukları, ürünler sıkça satın alınan gündelik ürünlerden olmakla ve fiyatları itibarıyla markalar ile karşılaşan tüketicinin marketten alışveriş yaparken hızlıca birkaç saniye içerisinde karar verdiği, markaların farklı işletmelere ait olup olmadığı konusunda ayrıntılı ya da uzun süreli düşünmediği, markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği göz önüne alınarak iltibas tehlikesi bulunduğu, her ne kadar 23.10.2017 tarihli ikinci bilirkişi raporunda marka vekili bilirkişi davalı markasının 29, 30 ve 32 nci sınıf emtiaların tamamında hükümsüzlüğünün gerektiği, 31 ve 43 üncü sınıf emtialarda hükümsüzlüğüne yer olmadığı görüşünü beyan etmiş ise de davacı şirketin 31 ve 43.
sınıfta davalının markasından önce başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş 2007/67233 sayılı FİLE markasının bulunduğu göz önüne alınarak davalı markasının tüm sınıflarda davacı markaları ile iltibas yaratacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu, ilk raporun heyetten alındığını ve markalar arasında iltibas tehlikesi olmadığı yönünde tespitte bulunduğunu, ikinci raporun tek bilirkişiden alındığını ve aksi görüş beyan ettiğini, Mahkemenin çelişkiyi gidermeden ikinci rapora göre hüküm kurmasının usule aykırı olduğunu, ikinci raporun hatalı tespitler içerdiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporları birbiri ile çelişkili olmakla birlikte Mahkemece ikinci rapora niçin üstünlük tanındığının gerekçeli olarak açıklandığı, davacı ve davalı markalarının aynı sınıflarda, aynı/benzer emtia grubunda tescilli sözcük markaları oldukları, görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzer olduğu, davalı markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına ayırt edicilik katmadığı, hitap ettiği nihai tüketici nazarında iltibasa yol açacağı markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 42 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912167300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz