Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Ref'i | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4092 E. 2019/5567 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına 2012 28808 sayılı “FİLEMAR” markası ile davacı adına tescilli markalardan 2000/33474 “FİLE” ve 2008/64273 sayılı “FİLEM” markaları arasında seri marka biçiminde algılanma dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının tescil edildiği tüm hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, KHK 9/1-b anlamında tecavüz bulunduğu ve TTK 54/2 ve 55/1 kapsamında kulanımın haksız rekabet olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesine, davalının davacının markasına ve logosuna tecavüz teşkil eden "FİLE, FİLE MAR" ibaresini içeren tabela, etiket, katalog, kartvizit, ışıklı totem ve sair emtia ve evrakların toplatılmasına ve imhasına, birleşen davanın kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı 27.03.2012 tarih ve 2012/28808 sayılı "FİLEMAR" marka tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Dairemiz’in yerleşik kararları uyarınca (23/01/2019 tarih 2017/3588 E. – 2019/642 K., 06/03/2018 tarih 2016/8877 - 2018/171) 35/6. sınıf hizmetler bakımından piyasaya sunulacak malları sayılmak suretiyle başvuru konusu yapılan mağazacılık hizmetinin, daha önceki tarihte 35/6. sınıfta mallar sayılmaksızın genel perakendecilik ve mağazacılık hizmetleri için tescil edilmiş bir marka ile aynı ya da benzer tür hizmetler olduğunun kabulü için yeterli olmayıp, tescilli önceki marka sahibinin, sonraki tarihi başvuru kapsamında sayılan malların kendisi tarafından da bu hizmet altında satışa sunulduğunu da kanıtlaması gerekir.
Somut olayda mahkemece, davalı adına tescilli “FİLEMAR” ibareli markanın 35. sınıf 01-05 alt gruptaki hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi isabetli ise de, davacının kendi markalarındaki 35/06. sınıfta tescilli genel mağazacılık hizmetlerine dayanarak davalı adına tescilli tüm malların parekendecilik ve mağazacılık hizmetlerinde kullanılması ve tescil olunmasına karşı çıkamayacağı dikkate alındığında, davalı marka kapsamındaki 35/06 alt grupta yer alan parekendecilik ve mağazacılık hizmetlerine, davacının sadece adına tescilli markalar kapsamında yer alan mallar ile varsa davacının fiilen parekendecilik ve mağazacılığını yaptığı mallar ve bu mallarla sektörel ilişkilendirme yapılacak malların perakendeciliği ve mağazacılığı hizmetleri yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, bu husus tartışılmaksızın doğrudan taraf markaların aynı ya da benzer tür hizmetlere ilişkin olduğunun kabulü ile tüm mallar yönünden markanın hükümsüzlüğüne, ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, mahkemece davalının “FİLEMAR” ibaresini kullanmış olmasını, davacının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilmişse de, Dairemiz’in yerleşik uygulaması (05/02/2018 tarih 2016/6790 -2018/731) haline geldiği üzere, olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK döneminde kötü niyetli tescil olmadığı sürece tescile uygun şekilde kullanım başkalarının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı halde, mahkemece aksi düşünce ile bu istem yönünden de davanın kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Ref'i | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7335 E. 2022/1080 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · dahili dava · Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Ref'i | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… 8808 sayılı “FİLEMAR” markası ile davacı adına tescilli markalardan 2000/33474 “FİLE” ve 2008/64273 sayılı “FİLEM” markaları arasında seri marka biçiminde algılanma «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının tescil edildiği tüm hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, KHK 9/1-b anlamında tecavüz bulunduğu ve TTK 54/2 ve 55/1 kapsamında kulanımın «haksız rekabet» olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesine, davalının davacının markasına ve logosuna tecavüz teşkil eden "FİLE, FİLE MAR" ibaresini içere …
2-Asıl dava «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.
3-Ayrıca, mahkemece davalının “FİLEMAR” ibaresini kullanmış olmasını, davacının «marka hakkına tecavüz» olarak değerlendirilmişse de, Dairemiz’in yerleşik uygulaması (05/02/2018 tarih 2016/6790 -2018/731) haline geldiği üzere, olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK d …
Benzer bu kararda… 8808 sayılı “FİLEMAR” markası ile davacı adına tescilli markalardan 2000/33474 “FİLE” ve 2008/64273 sayılı “FİLEM” markaları arasında seri marka biçiminde algılanma «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının tescil edildiği tüm hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, KHK 9/1-b anlamında tecavüz bulunduğu ve TTK 54/2 ve 55/1 kapsamında kulanımın «haksız rekabet» olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesine, davalının davacının markasına ve logosuna tecavüz teşkil eden "FİLE, FİLE MAR" ibaresini içere …
2-Asıl dava «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen karar Dairemizin 18/09/2019 tarih 2018/4092 Esas 2019/5567 Karar sayılı kararıyla bozulup, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yazılı gerekçe ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, Dairemizin bozma kararının 2. bendinde “Asıl dava «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz
Benzer bu karardaPerakende satış mağazası hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1185 E. 2023/7720 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · dahili dava
İncelediğiniz kararda… 8808 sayılı “FİLEMAR” markası ile davacı adına tescilli markalardan 2000/33474 “FİLE” ve 2008/64273 sayılı “FİLEM” markaları arasında seri marka biçiminde algılanma «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının tescil edildiği tüm hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, KHK 9/1-b anlamında tecavüz bulunduğu ve TTK 54/2 ve 55/1 kapsamında kulanımın «haksız rekabet» olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesine, davalının davacının markasına ve logosuna tecavüz teşkil eden "FİLE, FİLE MAR" ibaresini içere …
2-Asıl dava «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.
3-Ayrıca, mahkemece davalının “FİLEMAR” ibaresini kullanmış olmasını, davacının «marka hakkına tecavüz» olarak değerlendirilmişse de, Dairemiz’in yerleşik uygulaması (05/02/2018 tarih 2016/6790 -2018/731) haline geldiği üzere, olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK d …
Benzer bu kararda… 8808 sayılı “FİLEMAR” markası ile davacı adına tescilli markalardan 2000/33474 “FİLE” ve 2008/64273 sayılı “FİLEM” markaları arasında seri marka biçiminde algılanma «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının tescil edildiği tüm hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tecavüz bulunduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 55 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında kulanımın «haksız rekabet» olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesine, davalının davacının markasına ve logosuna tecavüz teşkil eden "FİLE, FİLE MAR" ibaresini içere …
"MAR" hecesinin mağazanın kısaltması olarak sektörde yaygın olarak kullanıldığından markaya herhangi bir «ayırt edicilik» katmadığını, davalı markasının davacı markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yaratan bu kullanımının durdurulması için «ihtarname» keşide ettiğini, herhangi bir cevap verilmediğini, davalı yanın “FİLE MAR” ibaresini mağazacılık sektöründe kullanmasının davacı şirketin 35 ... sınıfta tescilli “FİLE” ibareli markası üzerindeki haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, asıl davada davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalının “FİLE”, “FİLE MAR” ibaresini içeren tabela, etiket, katalog, kartvizit ve sair emtia ve evraklarının toplatılmasına ve imhasına, hükmün gazetede «ilanına» karar verilmesini, birleşen davada ise; 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesi kapsamında davalı şirke …
Dairemizin 18.09.2019 tarih, 2018/4092 E. ve 2019/5567 K. sayılı kararıyla asıl dava «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkin olduğu, Dairemiz’in yerleşik kararları uyarınca (23/01/2019 tarih 2017/3588 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · ihtarname · ayırt edicilik · ilan · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda"MAR" hecesinin mağazanın kısaltması olarak sektörde yaygın olarak kullanıldığından markaya herhangi bir «ayırt edicilik» katmadığını, davalı markasının davacı markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yaratan bu kullanımının durdurulması için «ihtarname» keşide ettiğini, herhangi bir cevap verilmediğini, davalı yanın “FİLE MAR” ibaresini mağazacılık sektöründe kullanmasının davacı şirketin 35 ... sınıfta tescilli “FİLE” ibareli markası üzerindeki haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, asıl davada davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalının “FİLE”, “FİLE MAR” ibaresini içeren tabela, etiket, katalog, kartvizit ve sair emtia ve evraklarının toplatılmasına ve imhasına, hükmün gazetede «ilanına» karar verilmesini, birleşen davada ise; 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesi kapsamında davalı şirke …
Perakende satış mağazası hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir markanın ayırt edici karakterini ve bu «ayırt ediciliğin» yüksek olup olmadığını değerlendirirken; markanın tescile konu malları veya hizmetleri belirli bir firmadan gelen mal ve hizmetler olarak gösterebilme yeterliliğinin bütünsel olarak incelenmesi gerektiğini, bir marka seçilirken yenilik, orijinallik ve yaratıcılık gerekmemekle birlikte, seçilen işaretin reklam kabiliyetine sahip olması, halkın ilgisini çekmesi, gözde ve kulakta kalıcı iz bırakması ve kullanılacağı mal ve hizmetle ilgili bir fikir uyandırmasına dikkat edileceği, FİLE kelimesinin mağazacılık hizmetlerinin kendisi ya da karakteristik özelliğini belirtmediği, yani ayırt edicilik niteliğini haiz olduğunu, 12.07.2017 tarihli «son» bilirkişi raporunda davalı taraf markası ile müvekkil şirket markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer ve karıştırılma ihtimali olduğu her ne kadar markaya tecavü …
… lmesi gerekirken, davacı adına kayıtlı 35. sınıf 6. alt grubunda yer alıp da davalı markasının aynı sınıf aynı grupta yer ... mal ve hizmetler ... ... belirtilmeden «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6565 E. 2023/1155 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… scilli sözcük markaları oldukları, davalının markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına «ayırt edicilik» katmadığı, davalı markasının tescil edildiği emtia grubu dikkate alındığında kitlesel tüketim malları olup aynı raflarda satışa sunuldukları, ürünler sıkça satın alınan gündelik ürünlerden olmakla ve fiyatları itibarıyla markalar ile karşılaşan tüketicinin marketten alışveriş yaparken hızlıca birkaç saniye içerisinde karar verdiği, markaların farklı işletmelere ait olup olmadığı konusunda ayrıntılı ya da uzun süreli düşünmediği, markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği göz önüne alınarak «iltibas» tehlikesi bulunduğu, her ne kadar 23.10.2017 tarihli ikinci bilirkişi raporunda marka vekili bilirkişi davalı markasının 29, 30 ve 32 nci sınıf emtiaların tamamınd …
… el ve kavramsal yönden benzer olduğu, davalı markasının FİLE ibaresine MAR eki (Market ibaresinin kısaltılmışı) eklenerek oluşturulduğu, MAR ekinin davalı markasına «ayırt edicilik» katmadığı, hitap ettiği nihai tüketici nazarında «iltibasa» yol açacağı markaların sınıfsal, görsel, kavramsal ve işitsel olarak yüksek oranda benzerlik içerdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan redd …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu, ilk raporun heyetten alındığını ve markalar arasında «iltibas» tehlikesi olmadığı yönünde tespitte bulunduğunu, ikinci raporun tek bilirkişiden alındığını ve aksi görüş beyan ettiğini, Mahkemenin çelişkiyi gidermeden ikinci ra …
2 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8613 E. 2023/2856 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… ları" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİLE" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru markasındaki mavi zemin üzerindeki voleybol topu şeklinin baskın olarak ön plana çıktığı, "filenin kuğuları" …
… n kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibarıyla bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "Filenin Kuğuları" ibareli başvuru ile davacının itirazlarına mesnet "FİLE" asıl un …
… "KARİYER FİLE","FİLE EXTRA","FİLEMAR","DE.FİLE" ve "DEFİLE" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin ise müvekkilinin "file" ibareli tescilli markalarına «iltibas» oluşturacak "filenin kuğuları" ibaresinin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai …
… ıkacağını ve dava konusu markadaki "KUĞULARI" ibaresini görme algısının azalacağını, çünkü "FİLE"nin müvekkili seri markasının temel unsuru olduğunu, farklılıkların «ayırt ediciliği» sağlamadığını, başka dosyalarda alınan bilirkişi raporları ve emsal mahkeme kararlarının, müvekkili şirket markasının 35. sınıf 06 alt grupta düzenlenen mağazacılı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2617 E. 2020/396 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaBu kapsamda, taraf markaları arasında görsel ve emtia benzerliği bulunmakta olup, «ortalama tüketici» nezdinde de farklı markalar olarak algılanmayacağı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4092 E. , 2019/5567 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 17/10/2017 tarih ve 2014/696 E. - 2017/294 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/06/2018 tarih ve 2018/937 E. - 2018/945 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde 344499-282081 sicil numarası ile 05.06.1995 tarih ve 3799 Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan edilerek kurulduğunu, iştigal konusunu "Her çeşit ticari malların toptan ve perakende satıcılığı, büyük satış mağazalarının açılması ve işletilmesi” olduğunu, 2014/Eylül ayı tarihi itibariyle 4395 mağazada 20.000'in üzerinde çalışanla perakende satış hizmeti sunduğunu, KALDER (Kalite Derneği)'nin açıkladığı Müşteri Memnuniyeti Endeksi 2012 yılının 4'üncü çeyrek sonuçlarında zincir marketler arasında en yüksek puanı aldığını, bu durum zincir marketçilikte davacı şirketin öncü ve tanınmış bir marka haline geldiğini gösterdiğini, ürünlerinin tüketiciler tarafından çok iyi bilindiğini ve tanındığını, davacı şirketin “FİLE” ibareli çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu, davalı şirketin, davacının "FİLE" ibareli markasına tecavüz oluşturacak şekilde "FİLE MAR" ibaresini aynı sınıfta yer alan hizmetler için (Mağazacılık hizmeti) kullandığını, davalı şirket kullanımında yer alan "MAR" hecesinin mağazanın kısaltması olarak sektörde yaygın olarak kullanıldığından markaya herhangi bir ayırt edicilik katmadığını, davalı markasının davacı markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratan bu kullanımının durdurulması için Beyoğlu 1.
Noterliği'nin 16.06.2014 tarih 10185 yevmiye numaralı ihtarname keşide ettiğini, herhangi bir cevap verilmediğini, davalı yanın “FİLE MAR” ibaresini mağazacılık sektöründe kullanmasının davacı şirketin 35. sınıfta tescilli “FİLE” ibareli markası üzerindeki haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek asıl davada davalı eylemlerinin davacı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalının “FİLE”, “FİLE MAR” ibaresini içeren tabela, etiket, katalog, kartvizit ve sair emtia ve evraklarının toplatılmasına ve imhasına, hükmün gazetede ilanına, birleşen davada ise 556 sayılı KHK 42. maddesi kapsamında davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin 2011 yılında kendi adına markalarını tescil ettiğini, davacı şirketin TPMK nezdinde yaptığı itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, iltibas yaratacak bir benzerliğin bulunmadığını, davacının bizzat kendisi tarafından farklı anlamlara gelecek şekilde “FİLE” kelimesini kullanmak suretiyle kendi adına tescil ettirdiğini, davacının iyi niyetli olmadığını, ibarenin davalı ticari faaliyetinin ismi ile benzeştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına 2012 28808 sayılı “FİLEMAR” markası ile davacı adına tescilli markalardan 2000/33474 “FİLE” ve 2008/64273 sayılı “FİLEM” markaları arasında seri marka biçiminde algılanma dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının tescil edildiği tüm hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, KHK 9/1-b anlamında tecavüz bulunduğu ve TTK 54/2 ve 55/1 kapsamında kulanımın haksız rekabet olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesine, davalının davacının markasına ve logosuna tecavüz teşkil eden "FİLE, FİLE MAR" ibaresini içeren tabela, etiket, katalog, kartvizit, ışıklı totem ve sair emtia ve evrakların toplatılmasına ve imhasına, birleşen davanın kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı 27.03.2012 tarih ve 2012/28808 sayılı "FİLEMAR" marka tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, tecavüzün men’i ve ref’i, birleşen dava ise marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Dairemiz’in yerleşik kararları uyarınca (23/01/2019 tarih 2017/3588 E. – 2019/642 K., 06/03/2018 tarih 2016/8877 - 2018/171) 35/6. sınıf hizmetler bakımından piyasaya sunulacak malları sayılmak suretiyle başvuru konusu yapılan mağazacılık hizmetinin, daha önceki tarihte 35/6. sınıfta mallar sayılmaksızın genel perakendecilik ve mağazacılık hizmetleri için tescil edilmiş bir marka ile aynı ya da benzer tür hizmetler olduğunun kabulü için yeterli olmayıp, tescilli önceki marka sahibinin, sonraki tarihi başvuru kapsamında sayılan malların kendisi tarafından da bu hizmet altında satışa sunulduğunu da kanıtlaması gerekir.
Somut olayda mahkemece, davalı adına tescilli “FİLEMAR” ibareli markanın 35. sınıf 01-05 alt gruptaki hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi isabetli ise de, davacının kendi markalarındaki 35/06. sınıfta tescilli genel mağazacılık hizmetlerine dayanarak davalı adına tescilli tüm malların parekendecilik ve mağazacılık hizmetlerinde kullanılması ve tescil olunmasına karşı çıkamayacağı dikkate alındığında, davalı marka kapsamındaki 35/06 alt grupta yer alan parekendecilik ve mağazacılık hizmetlerine, davacının sadece adına tescilli markalar kapsamında yer alan mallar ile varsa davacının fiilen parekendecilik ve mağazacılığını yaptığı mallar ve bu mallarla sektörel ilişkilendirme yapılacak malların perakendeciliği ve mağazacılığı hizmetleri yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, bu husus tartışılmaksızın doğrudan taraf markaların aynı ya da benzer tür hizmetlere ilişkin olduğunun kabulü ile tüm mallar yönünden markanın hükümsüzlüğüne, ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, mahkemece davalının “FİLEMAR” ibaresini kullanmış olmasını, davacının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilmişse de, Dairemiz’in yerleşik uygulaması (05/02/2018 tarih 2016/6790 -2018/731) haline geldiği üzere, olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK döneminde kötü niyetli tescil olmadığı sürece tescile uygun şekilde kullanım başkalarının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı halde, mahkemece aksi düşünce ile bu istem yönünden de davanın kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu benttle açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542346500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz