Alacak | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8930 E. 2023/247 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
risk bildirim formu↗ opsiyon sözleşmesi↗ opsiyon işlemi↗ aydınlatma yükümlülüğü↗ genel işlem şartı↗ çerçeve sözleşme↗ ba formu↗ sözleşmeye aykırılık↗ vade↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen tezgah üstü türev araçlarına ilişkin çerçeve sözleşmeleri ile opsiyon teyitlerine dayalı işlemlerde davacının aydınlatılmayarak aldatıldığı iddiası ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu’nun 427 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1666 E. 2017/1229 K.
Ortak:risk bildirim formu · opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · aydınlatma yükümlülüğü · genel işlem şartı · çerçeve sözleşme · ba formu · vade
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen tezgah üstü türev araçlarına ilişkin «çerçeve sözleşmeleri» ile opsiyon teyitlerine dayalı işlemlerde davacının aydınlatılmayarak aldatıldığı iddiası ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında tezgah üstü türev araçlarına ilişkin «çerçeve sözleşmeleri» düzenlenmiş, davacı tarafından «risk bildirim formu» imzalanmış, yatırımcı risk profili (yerindelik testi) anketi yapılmış, bilirkişi raporunda ayrıntısı açıklandığı üzere bariyerli yaklaşık 2 haftalık aralıkları kapsayan 16 vadeden oluşan opsiyon teyidi imzalanmıştır.
Taraflar arasında imzalanan «çerçeve sözleşmeleri» ve «risk bildirim formu» hükümleri incelendiğinde türev işlemlerin riskinin bildirildiği, piyasalarda meydana gelebilecek dalgalanmalar neticesinde büyük zararlar edilebileceğinin kabullenildiği anlaşılmaktadır.
Bu suretle, dava konusu opsiyon teyidinde yer alan koşul ve tutarların taraflar arasındaki anlaşma kapsamında tanzim edilmiş olduğu da nazara alındığında, «opsiyon sözleşmesindeki» koşulların «genel işlem şartı» niteliğinde bulunduğu söylenemeyecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iş bölümü · kamu düzeni · ıslah · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu kararda… 'nın 1. maddesinin genel hükümlere yaptığı yollama ile 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7. maddesi hükmü delaletiyle «kamu düzenine» ilişkin olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 21/1. maddesi gereğince yazılmamış sayılmasına karar verildiği, bu nedeniyle, sadece 50.000 Dolar'lık limit dikkate alınarak kâr ve zarar oluşumunun davacı tarafından kabullenilmesi gerektiği, 100.000 Dolar üzerinden işlem yapılarak belirlenen zararların (kalan diğer 50.000 Dolar'lık «bölüme» ait zararların tamamının) yarısının davacıya iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 64.828,16 TL alacağın 11.500,00 TL'sine dava tarihi olan 24/12/2013 tarihinden, «ıslah» edilen 53.328,16 TL'sine ıslah tarihi olan 19/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
… 'nın 1. maddesinin genel hükümlere yaptığı yollama ile 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7. maddesi hükmü delaletiyle «kamu düzenine» ilişkin olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 21/1. maddesi gereğince yazılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
… banka personeli ile davacı arasındaki tüm görüşme kayıtlarına ilişkin bantların çözümünün yaptırılması, banka kayıtları üzerinde davacı tarafından gerçekleştirilen «opsiyon işlemlerinin» tamamının, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi, konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yapılıp taraf iddia ve savunmaları ile yapılan itirazlar da dikkate alınarak düzenlenecek yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması, davalı bankanın «aydınlatma yükümlülüğünü» yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10495 E. 2018/5634 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi
Benzer bu kararda… , bir telefon görüşmesiyle davacının bilgilendirilme işleminin yapılmasının davacının konu hakkında tam bilgi sahibi olduğunu gösteremeyeceği, bu haliyle düzenlenen «opsiyon sözleşmesinin» davacıyı yeterli şekilde aydınlatmaktan uzak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce b …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4202 E. 2015/4918 K.
Ortak:çerçeve sözleşme
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen tezgah üstü türev araçlarına ilişkin «çerçeve sözleşmeleri» ile opsiyon teyitlerine dayalı işlemlerde davacının aydınlatılmayarak aldatıldığı iddiası ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · genel kredi sözleşmesi · istirdat · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» gereğince el konulan paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 15/08/2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/(1)-k maddesi gereğince «bankacılık sözleşmelerinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» olduğu ve bu sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8930 E. , 2023/247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında "Tezgah Üstü Türev Araçlarına İlişkin Çerçeve Sözleşmesi" ve bu sözleşmenin ayrılmaz parçası olan "Opsiyon Teyidi"nin imzalandığını, 19.04.2013 tarihinden 15.11.2013 tarihine kadar olan vadede davacının opsiyon hakkını satan taraf, davalının ise alan taraf olduğu durumda 100.000 USD ve 1,86 kur üzerinden, müvekkilinin opsiyon hakkını alan taraf ve davalının satan taraf olduğu durumda 50.000 USD 1,86 üst bant-1,81 pivot ve 1,76 alt bant üzerinden opsiyon hakkının gerçekleştirileceğinin düzenlendiğini, davacının bu ürünü satın aldığında kendisinin alıcı bankanın da ürünü satan satıcı statüsünde olduğunu zannettiğini, oysaki davalı bankanın dövizin yukarı yönlü opsiyon hakkı tanındığı durumda müvekkilini satıcı kendisini alıcı pozisyonunda oluşturduğunu, ödenecek miktarı 100.000 USD olarak belirlediğini, işbu tip sözleşme ve opsiyon teyidinin müvekkiline anlatılmadığını, banka tarafından aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, müvekkilinin aldatıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla 11.500,00 TL zararın tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 64.828,16 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının uzman bir yatırımcı olduğunu, müvekkilinin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, sözleşmeye aykırılığın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 10.11.2015 tarih, 2014/1808 E. ve 2015/1438 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.03.2017 tarih, 2016/1666 E ve 2017/1229 K. sayılı kararı ile taraflar arasında imzalanan çerçeve sözleşmeleri ve risk bildirim formu hükümleri incelendiğinde türev işlemlerin riskinin bildirildiği, piyasalarda meydana gelebilecek dalgalanmalar neticesinde büyük zararlar edilebileceğinin kabullenildiğinin anlaşıldığı, dava konusu opsiyon teyidinde yer alan koşul ve tutarların taraflar arasındaki anlaşma kapsamında tanzim edilmiş olduğu da nazara alındığında, opsiyon sözleşmesindeki koşulların genel işlem şartı niteliğinde bulunduğunun söylenemeyeceği, Mahkemece opsiyon teyidi sözleşmesindeki “müşteri kârdayken 50.000 USD, zarardayken 100.000 USD üzerinden işlem yapılması” şeklindeki uygulamanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yazılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, türev işlemlerdeki risklere ilişkin bildirim bulunduğu nazara alınarak, taraf delillerinin incelenmesi, banka personeli ile davacı arasındaki tüm görüşme kayıtlarına ilişkin bantların çözümünün yaptırılması, banka kayıtları üzerinde davacı tarafından gerçekleştirilen opsiyon işlemlerinin tamamının, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi, konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yapılıp taraf iddia ve savunmaları ile yapılan itirazlar da dikkate alınarak düzenlenecek yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması, davalı bankanın aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporu, dosyada bulunan belgeler ve 73 adet dinlenen ses kayıtlarına göre davacı müşterinin türev araçlar ile ilgili bilgisinin olduğu, yapılan işlem konusunda banka tarafından aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği, yapılan işlemin özünde risk taşıması karşısında oluşan zarardan bankanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının birbiriyle örtüşmediğini, davalı banka tarafından ibraz edilen konuşma kayıtlarının müvekkilinin ilk defa bu tür bir ürün için işlem yaptığını gösterdiğini, bundan önce yapılan işlemlerin önceden belirlenebilir risk taşımayan işlemler olduğunu, yapılan opsiyon teyidi işleminin banka tarafından önerildiğini, hatta müvekkilinin bu yönde adım adım yönlendirildiğini, (PİYOT FORWARD) işlemin içeriği hakkında yeterince bilgilendirme yapılmadığını, risk almayı istemeyen müvekkiline sadece kazanç ve kar edilecekmiş gibi telefonda bilgi verildiğini, ses kayıtlarına göre sadece imza almaya müvekkilinin adresine gidildiğini ve maktu formlar imzalatılarak boş yerlerin sonradan doldurulduğunu, davalı bankanın gerekli aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen tezgah üstü türev araçlarına ilişkin çerçeve sözleşmeleri ile opsiyon teyitlerine dayalı işlemlerde davacının aydınlatılmayarak aldatıldığı iddiası ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu’nun 427 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912044800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz