Zorunlu arabuluculuk dava şartına uyulmadan açılan alacak davası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1932 E. 2022/1724 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak talebine ilişkin ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu şart yerine getirilmeden dava açıldığının anlaşılması hâlinde, HMK m.115/2 uyarınca eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün olmaksızın, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Dava açıldıktan sonra başlatılan ve dava tarihinden sonraki bir tarihte sonuçlanan arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce başvuru şartını karşılamaz.
Ele alınan sorunlar
Zorunlu arabuluculuk dava şartına uyulmadan dava açılması → ret
İddia: Davacı vekili, müvekkilinin tacir olmadığını, dava konusu senedin zamanaşımı nedeniyle senet vasfını kaybettiğini, taraflarca serbestçe tasarruf edilemeyen ve mutlak ticari dava niteliğinde olmayan bu uyuşmazlıkta zorunlu arabuluculuk dava şartının bulunduğunun kabul edilemeyeceğini, kaldı ki dava konusu hakkında yine de arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: TTK'nun 5/A maddesi uyarınca, TTK'nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. HUAK'nun 18/A-2 maddesi gereği arabuluculuğa tabi davalarda, arabulucuya başvurulduğuna ve anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur; davacıya bu tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi gerekmekte ise de, aynı maddenin son cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi emredicidir; bu düzenleme karşısında HMK m.115/2 hükmü uygulanarak eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. Somut olayda dava, zamanaşımına uğramış senet bedellerinin tahsili talebine ilişkin olup konusu arabuluculuk kapsamındadır. Dava tarihi 22/11/2021, gerekçeli karar tarihi 29/11/2021 olduğu halde, arabuluculuk sürecinin karar tarihinden sonra 08/12/2021'de başlatıldığı ve son tutanağın 31/12/2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla dava öncesi arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğunu ve bu şartın dava açıldıktan sonra başlatılan arabuluculuk süreciyle giderilemeyeceğini, ayrıca bu eksikliğin HMK m.115/2 kapsamında sonradan tamamlanamayacağını vurgulaması nedeniyle emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu şart yerine getirilmeden dava açıldığının anlaşılması hâlinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilir ve bu eksiklik HMK m.115/2 kapsamında sonradan giderilemez.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu arabuluculuk↗ dava şartı↗ usulden ret↗ kesin süre↗ sebepsiz zenginleşme↗ zamanaşımı↗ TTK 5/A↗ HUAK 18/A-2↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1932
KARAR NO 2022/1724
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/11/2021
NUMARASI 2021/766 Esas - 2021/843 Karar
DAVA
Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/12/2022
Dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... (eski esas ...) esas sayılı takibinin haciz işlemi uygulanmaması nedeniyle işlemden kaldırıldığını, müvekkilince takibin yenilendiğini, ancak davalının zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talepli olarak İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesine dava açtığını, mahkemece icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, karara karşı istinaf taleplerinin reddedildiğini ve istinaf kararının Yargıtay tarafından onandığını, bu nedenlerle İİK'nun 33/a maddesi uyarınca bu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, ilgili takip dosyasına konu senetler nedeniyle davalının müvekkiline borçlu olduğunu beyanla, davalının senet bedelleri kadar sebepsiz zenginleştiğinin tespitine, sebepsiz zenginleşme nedeniyle icra ve dava konusu iki adet senet bedelinin vade tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava konusu zamanaşımına uğramış olan senet bedellerinin tahsili talebi ile açılan TTK'nun 4/1-a maddesi kapsamında bulunan ticari davaya ilişkin olup, bu bakımdan arabuluculuk dava şartı mevcut olmakla, davacı yanın zorunlu arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı tespit edildiğinden, 6325 sayılı kanunun ilgili 18/A-2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin tacir olmadığını, dava konusu senedin zamanaşımı nedeniyle senet vasfını kaybettiğini, bu durumun mahkeme kabulünde olduğunu, taraflarca serbestçe tasarruf yapılamayan ve mutlak ticari dava niteliğinde olmayan dava konusu ile ilgili olarak zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunduğunun kabul edilemeyeceğini, ancak dava konusu hakkında yine de arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile “Kanunun 4 üncü maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. 6325 sayılı HUAK'nun 18/A-2 maddesi gereği arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmekte ise de aynı maddenin son cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi emredici olarak düzenlenmiştir.
Bu düzenleme karşısında HMK m.115/2 madde hükmü uygulanarak bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. Somut olayda, dava zamanaşımına uğramış olan senet bedellerinin tahsili talebi ilen açılan alacak istemine ilişkin olup, eldeki davanın konusunun arabuluculuk kapsamında olduğu, dava tarihi 22/11/2021, gerekçeli karar tarihi ise 29/11/2021 olup, arabuluculuk sürecinin karar tarihinden sonra 08/12/2021 tarihinde başlatıldığı, son tutanağın 31/12/2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmış olup, dava öncesi arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/90911 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi