6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirkette ortaklıktan çıkma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6694 E. 2023/1413 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirkette ortaklıktan çıkma zorunlu hasım ortaklıktan çıkma limited şirket ortaklığı yasal hasım ortaklar kurulu kararı ticaret sicili müdürlüğü hisse devri ihya limited şirket kâr payı yargılama gideri ticaret sicili esastan ret taahhütname yetkisizlik kararı ilan yükleten (shipper) vekalet ücreti temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 33TTK 612

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket ortaklığından ayrılan ortağın paylarının ne olacağının belli olmadığı gerekçesi ile davacı ... Müdürlüğünce tescil yapılmamış ise de şirketin ayrılan ortağının paylarını devretme veya esas sermayenin azaltılması yoluna gitmesinin mümkün olduğu, çıkan ortağın paylarının şirketçe iktisap edilip edilmeyeceği, üçüncü şahıslar veya diğer şirket ortaklarınca devralınıp alınmayacağı hususlarının şirket ortaklar kurulunun yetkisinde olduğu, davacı ortağın ortaklıktan ayrılma davası sırasında talep etmediği ayrılma payı için sonradan dava açarak talepte bulunmasının da mümkün olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkan ortağın davalı şirketteki hissesinin akıbeti hakkında resen tescil kararı verilmesine ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek ortaklıktan çıkma davasında kurulan hükmün tescil ve ilanı içermediğini, bu hali ile tescil işlemi yapılamayacağını, şirket yetkilisine ve şirkete ortaklar kurulu işlemini gerçekleştirmeleri için zaten tescile davet yazısının yazıldığını, bu davetin gereğinin yerine getirilmemesi üzerine işbu davanın açıldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğundan aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek ve resen gözetilecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen ortaklıktan çıkma kararının tescili istemine ilişkin olmayıp şirketten ayrılan ortağın hisselerinin devri ile tescili istemine yönelik olan işbu resen tescil davasının gerek 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gerekse diğer kanunlarda yasal dayanağının bulunmadığı, şirketin kendi paylarını iktisap etmesi halini düzenleyen 6102 sayılı Kanun'un 612 nci maddesinin de bu olayda uygulanamayacağı, davacı Sicil Müdürlüğünün, ihya davasından farklı olarak resen tescil istemiyle açmış olduğu bu davada, yasal hasım konumunda bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek ortaklıktan çıkma davasında kurulan hükmün tescil ve ilanı içermediğini, bu hali ile tescil işlemi yapılamayacağından ortaklar adına hak ihlali olacağını, şirket yetkilisine ve şirkete ortaklar kurulu işlemini gerçekleştirmeleri için zaten tescile davet yazısının yazıldığını, bu davetin gereğinin yerine getirilmemesi üzerine işbu davanın açıldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğundan aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek ve resen gözetilecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, resen tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Limited şirkette ortaklıktan çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6694 E.  ,  2023/1413 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Esastan Ret

Taraflar arasındaki resen tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

I. DAVA

Davacı temsilcisi dava dilekçesinde; davalı şirket ortakları arasında görülen limited şirket ortaklığından çıkma davasında Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.06.2014 tarihli ve 2014/183 K. sayılı kararı ile davacı ...'ün haklı neden ile şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine hükmedildiğini, bu kararın 20.05.2019 tarihinde kesinleşmesi üzerine müdürlükçe 30.05.2019 tarihli ve 27884 E. sayılı yazı ile şirket ve yetkilisinin hisse devrinin tescili için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi hükmü uyarınca tescile davet edildiğini, bu yazının şirket yetkilisinin ikamet adresine iadeli taahhütlü mektupla postalanarak tebliğ edildiğini; ancak davalı şirket ve yetkililerinin kanunda tanımlanmış 30 günlük yasal süre içinde tescil talebinde bulunmadığı gibi tescilden kaçınma sebeplerini de sunmadığını, söz konusu Mahkeme ilamının yerine getirilebilmesi, ortaklık çıkma sonrası payların akıbetinin belirlenmesi ve hisse devrinin gerçekleştirilmesi için 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereği bu davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek Ankara 11.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.06.2014 tarihli kararının gereği yerine getirilebilmesi için ortaklıktan çıkma sonrası payların akıbetinin belirlenmesi ve gerekli hisse devrinin ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket ortaklığından ayrılan ortağın paylarının ne olacağının belli olmadığı gerekçesi ile davacı ... Müdürlüğünce tescil yapılmamış ise de şirketin ayrılan ortağının paylarını devretme veya esas sermayenin azaltılması yoluna gitmesinin mümkün olduğu, çıkan ortağın paylarının şirketçe iktisap edilip edilmeyeceği, üçüncü şahıslar veya diğer şirket ortaklarınca devralınıp alınmayacağı hususlarının şirket ortaklar kurulunun yetkisinde olduğu, davacı ortağın ortaklıktan ayrılma davası sırasında talep etmediği ayrılma payı için sonradan dava açarak talepte bulunmasının da mümkün olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkan ortağın davalı şirketteki hissesinin akıbeti hakkında resen tescil kararı verilmesine ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek ortaklıktan çıkma davasında kurulan hükmün tescil ve ilanı içermediğini, bu hali ile tescil işlemi yapılamayacağını, şirket yetkilisine ve şirkete ortaklar kurulu işlemini gerçekleştirmeleri için zaten tescile davet yazısının yazıldığını, bu davetin gereğinin yerine getirilmemesi üzerine işbu davanın açıldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğundan aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek ve resen gözetilecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen ortaklıktan çıkma kararının tescili istemine ilişkin olmayıp şirketten ayrılan ortağın hisselerinin devri ile tescili istemine yönelik olan işbu resen tescil davasının gerek 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gerekse diğer kanunlarda yasal dayanağının bulunmadığı, şirketin kendi paylarını iktisap etmesi halini düzenleyen 6102 sayılı Kanun'un 612 nci maddesinin de bu olayda uygulanamayacağı, davacı Sicil Müdürlüğünün, ihya davasından farklı olarak resen tescil istemiyle açmış olduğu bu davada, yasal hasım konumunda bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek ortaklıktan çıkma davasında kurulan hükmün tescil ve ilanı içermediğini, bu hali ile tescil işlemi yapılamayacağından ortaklar adına hak ihlali olacağını, şirket yetkilisine ve şirkete ortaklar kurulu işlemini gerçekleştirmeleri için zaten tescile davet yazısının yazıldığını, bu davetin gereğinin yerine getirilmemesi üzerine işbu davanın açıldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğundan aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek ve resen gözetilecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, resen tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/907021100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.