YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5267 E. 2023/493 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
seçimlik haklar↗ davanın konusu↗ üçüncü kişi↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kâr dağıtımı↗ tebligat↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 29 ve 30 uncu sınıftaki 2014/94526 sayılı "şekil+Kocatepe Keyif" ibareli başvuru markasıyla davacının 2013/10371 sayılı 35 ve 43 üncü sınıfta tescilli "Kocatepe Kahve" ibareli markası arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının bu markasının 35 inci sınıfında yer alan malların satış hizmetlerinin davalının başvuru markası kapsamında da mal olarak çoğunluk olarak aynen yer aldığı, davacının markasının kapsamında olmayıp da davalı markasında yer alan "salçalar", "yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar." mallarının ise davacı markasının kapsamındaki mallarla ilişkili ve bağlantılı olduğu, aynı raflarda satışa sunulacağı, bu nedenle bu mallar yönünden de benzerlik oluştuğu, davalı markasında yer alan "Kocatepe Keyif" ibaresinin davacının markasındaki "Kocatepe Kahve" ibaresi ile aynı anlama gelebilecek şekilde iltibas oluştuğu, kahve içme kültürünün keyif olarak da algılanabileceği, bu nedenlerle işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım süresi içinde, davalının "şekil+Kocatepe Keyif" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının 2013/10371 sayılı "Kocatepe
Kahve" ibare ve biçimli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, iki marka arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulunun oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 2016-M-4563 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kocatepe 1949 Kahve Kuruyemiş Gıda İml. Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taraf marka işaretleri arasında karıştırılma olasılığına neden olacak benzerlik bulunmadığının belirlendiğini, davalının haksız olduğunun bilirkişiler tarafından tespit edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, ortada bir devir sözleşmesi varken davalıya ait tescil edilmiş bir markanın iptali için dava açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının haklılığının 2 ayrı dosya ile de tespit edildiğini, "kocatepe” esas unsurlu marka üzerinde müvekkili şirketin öncelik hakkına sahip olduğunu, verilen kararın hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, davalı tarafça Altınçekirdek ... A.Ş.'ye, itiraza mesnet bir kısım markanın da davacı tarafça AES ... A.Ş.'ye devredildiğinin anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhkameleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilmesi hâlinde, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceğinin düzenlendiği, davacı Yamaç ... A.Ş.'nin itirazına mesnet gösterdiği bir kısım markayı AES ... A.Ş.'ye devretmiş olması nedeni ile bu madde uyarınca yargılama sırasında dava konusu itiraza mesnet markalardan bir kısmını devir alan AES ...A.Ş.'ye tebligat yapıldığı, bu şirket tarafından dava davacı sıfatı ile davaya 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca devam edildiği, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasına göre de, davanın açılmasından sonra davalı tarafın, dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi hâlinde davacının, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edebileceğinin düzenlendiği, davacılar vekilince 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasındaki seçimlik haklardan ilk olan kullanılmış ve her iki davacı vekili de davayı dava konusu marka başvurusunu devir alan Altınçekirdek ... A.Ş.'ye yönelttiğini belirttiği, davalının 29 ve 30 uncu sınıftaki 2014/94526 sayılı "şekil+Kocatepe Keyif" ibareli başvuru markasıyla davacı tarafın itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu itibarla dava konusu marka başvurusu ile davacı tarafın itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin de aynı ya da benzer olması gerektiği, mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörlerin dikkate alınması gerektiği, bu hususlar dikkate alındığında, alınan bilirkişi raporunda dava konusu başvuru kapsamı ile davacı tarafın itirazına mesnet markalarının kapsamlarının aynı, aynı tür ve benzer bulunduğunun belirlendiği, dolayısıyla tarafların markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Altın Çekirdek Kuru Kahvecilik Gıda İmalat San. ve Tic. A.Ş. ve TPMK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Altın Çekirdek Kuru Kahvecilik Gıda İmalat San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı "KOCATEPE" ibareli ve esas unsurlu markaları ilk olarak tescil ettirerek söz konusu ibare üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, davalıya ait 2003/38024 sayılı, 1949 Nurettin Kocatepe şekil markası nedeniyle öncelikli hak sahibi olduğunu, ancak yargılamada bu durumun göz ardı edildiğini, davacının iddiasının aksine davalının markası ile davacının itiraza mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 inci madde hükümleri kapsamında benzerlik ve/veya ayniyet bulunmadığını, sadece "KOCATEPE" ibaresi dikkate alınarak değerlendirme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının markası olan "şekil+Kocatepe Keyif" ibaresinin zayıf bir ibare olarak değerlendirilemeyeceğini, davacı "Nurettin Kocatepe" ibareli markalarını davalıya devrettikten sonra haksız ve kötü niyetli olarak davalının markasına itiraz ettiğini, davalı ile marka devri gibi bir ticari ilişkide bulunan davacının markalardan haberdar olmadığının düşünülemeyeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas olup olmadığı, davacının itirazına mesnet markalarının davalının marka başvurusuna engel oluşturup oluşturmayacağı, davalının öncelik hakkına sahip olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Altın Çekirdek Kuru Kahvecilik Gıda İmalat San. ve Tic. A.Ş. ve TPMK vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/831 E. 2024/8969 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz karardaA.Ş.'ye devretmiş olması nedeni ile bu madde uyarınca yargılama sırasında «dava konusu» itiraza mesnet markalardan bir kısmını devir alan AES ...A.Ş.'ye «tebligat» yapıldığı, bu şirket tarafından dava davacı sıfatı ile davaya 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca devam edildiği, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasına göre de, davanın açılmasından sonra davalı tarafın, dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi hâlinde davacının, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edebileceğinin düzenlendiği, davacılar vekilince 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasındaki «seçimlik haklardan» ilk olan kullanılmış ve her iki davacı vekili de davayı dava konusu marka başvurusunu devir alan Altınçekirdek ...
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, kullanıma ilişkin «ispat külfetinin» davalıda olduğu, davalının ticaret sicilinde kayıtlı mersis adresine dava «dilekçesinin tebliğe» çıktığı, «tebligat» yapılamaması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 30.09.2020 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ …
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, «tebligatın» bila tebliğ iadesi üzerine davalı şirkete 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tebligat yapıldığı, bu adresin ise dosya arasında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalının taşındığını «ilan» ettiği adresi olduğu, davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımının 6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 6769 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi ve ciddi bir kullanım olması gerektiği, markanın kapsamındaki «uyuşmazlık konusu» hizmetler için kullandığını «ispat yükünün» davalıda olduğu, süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalı vekilinin cevap süresinden sonra sunduğu delillere davacı vekilince 15.12.2020 tarihli celsede «muvafakat» edilmediği, davalının markayı davaya konu mallar yönünden ciddi surette kullanıldığını ve ciddi surette kullanmamasının haklı bir «sebebe» dayandığını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · ispat külfeti · muvafakat · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · ilan · dava sebebi
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, «tebligatın» bila tebliğ iadesi üzerine davalı şirkete 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tebligat yapıldığı, bu adresin ise dosya arasında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalının taşındığını «ilan» ettiği adresi olduğu, davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımının 6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 6769 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi ve ciddi bir kullanım olması gerektiği, markanın kapsamındaki «uyuşmazlık konusu» hizmetler için kullandığını «ispat yükünün» davalıda olduğu, süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalı tarafın delil bildirme imkanının ortadan kalktığı, davalı vekilinin cevap süresinden sonra sunduğu delillere davacı vekilince 15.12.2020 tarihli celsede «muvafakat» edilmediği, davalının markayı davaya konu mallar yönünden ciddi surette kullanıldığını ve ciddi surette kullanmamasının haklı bir «sebebe» dayandığını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, kullanıma ilişkin «ispat külfetinin» davalıda olduğu, davalının ticaret sicilinde kayıtlı mersis adresine dava «dilekçesinin tebliğe» çıktığı, «tebligat» yapılamaması üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 30.09.2020 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1300 E. 2024/4676 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik iddiası · arabuluculuk son tutanağı · son tutanak · imza sahteliği · arabuluculuk · sahtelik · husumet itirazı · lehdar
Benzer bu karardaA.Ş. «lehdar» olmak üzere keşide edilmiş olup yine lehdar tarafından ve lehdarın müvekkiline olan kredi borcu nedeniyle «ciro» edildiğini ve «teslim» edildiğini, keşide tarihinde müvekkili banka tarafından çekin durumunun «takas» odası aracılığı ile sorgulandığını ve muhatap Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. tarafından konulmuş herhangi bir uyarı veya «çek» «yasağını» gösterir mahkeme kararının görülmediğini, bu nedenle dava konusu çekin usulüne uygun olarak ve süresi içinde «ibraz» edildiğini, bankada karşılığı bulunmadığından da çek arkasına karşılıksızdır «şerhi» düşüldüğünü, çekin karşılığı bulunmaması nedeniyle tahsil edilemediğinden taraflarınca icra takibi başlatıldığını, «imzanın sahteliği» hususunda taraflarınca hiçbir belge ve bilgiye ulaşılamadığını, bu nedenle davanın müvekkiline yönetilmesinin bankanın «iyiniyetli» 3. kişi sıfatıyla «hamil» olması nedeniyle hukuken mümkün olmadığını, müvekkili bankanın iyiniyetli 3. kişi olarak çekin hamili olduğundan «husumet itirazında» bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; «arabuluculuk son tutanağı» ile dava dilekçesindeki talep ve sonuç karşılaştırılmaksızın davaya devam edildiği, davacı yanca Ankara 14.
İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/245 E. sayılı dosyası ile ayrı bir dava açıldığı gözetilmeksizin «hukuki yarar» olgusunun değerlendirilmediğini, müvekilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, müvekkiline karşı «sahtecilik iddialarının» değerlendirilemeyeceği, ayrıca müvekkili aleyhine «vekalet ücretine» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin de doğru olmadığı belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2688 E. 2023/6261 K.
Ortak:tebligat · iltibas
İncelediğiniz kararda… f" ibareli başvuru markasıyla davacının 2013/10371 sayılı 35 ve 43 üncü sınıfta tescilli "Kocatepe Kahve" ibareli markası arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının bu markasının 35 inci sınıfında yer alan malların satış hizmetlerinin davalının başvuru markası kapsamında da mal olarak çoğunluk olarak aynen yer aldığı, davacının markasının kapsamında olmayıp da davalı markasında yer alan "salçalar", "yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar." mallarının ise davacı markasının kapsamındaki mallarla ilişkili ve bağlantılı olduğu, aynı raflarda satışa sunulacağı, bu nedenle bu mallar yö …
A.Ş.'ye devretmiş olması nedeni ile bu madde uyarınca yargılama sırasında «dava konusu» itiraza mesnet markalardan bir kısmını devir alan AES ...A.Ş.'ye «tebligat» yapıldığı, bu şirket tarafından dava davacı sıfatı ile davaya 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca devam edildiği, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasına göre de, davanın açılmasından sonra davalı tarafın, dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi hâlinde davacının, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edebileceğinin düzenlendiği, davacılar vekilince 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasındaki «seçimlik haklardan» ilk olan kullanılmış ve her iki davacı vekili de davayı dava konusu marka başvurusunu devir alan Altınçekirdek ...
… sıyla davacı tarafın itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu itibarla «dava konusu» marka başvurusu ile davacı tarafın itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin de aynı ya da benzer olması gerektiği, mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim «dağıtım» ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörlerin dikkate alınması gerektiği, bu hususlar dikkate alındığ …
Benzer bu kararda… nın kapsamındaki emtianın da aynı/aynı tür olmadığı, dolayısıyla taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibasın» oluşmadığı, davalının 157054 nolu markasını tescil edildiği emtialarda kullandığını ispatlayamadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca davalı …
… t edildiği, yine her ne kadar redde mesnet markalardan sadece 157054 numaralı markanın kapsamında "kakao" malı bulunmakta ise de esasen 15.12.2014 tarihi itibariyle «yenilenmemek» suretiyle hükümden düşen bu markanın da mahkemenin verdiği kullanmama nedeniyle iptal kararı ile dava konusu 10.04.2014 YİDK karar tarihini de kapsar şekilde, 16.05.2014 dava tarihinden geriye doğru 5 yıl öncesinden itibaren kullanılmadığının tespiti ile iptal edildiği, davalı şirketçe «usulüne uygun tebligata» rağmen mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, Dairecede iptal kararı yönünden bir incelemenin yapılamadığı, kaldı ki mahkemece görüşüne ba …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · yenileme
Benzer bu kararda… t edildiği, yine her ne kadar redde mesnet markalardan sadece 157054 numaralı markanın kapsamında "kakao" malı bulunmakta ise de esasen 15.12.2014 tarihi itibariyle «yenilenmemek» suretiyle hükümden düşen bu markanın da mahkemenin verdiği kullanmama nedeniyle iptal kararı ile dava konusu 10.04.2014 YİDK karar tarihini de kapsar şekilde, 16.05.2014 dava tarihinden geriye doğru 5 yıl öncesinden itibaren kullanılmadığının tespiti ile iptal edildiği, davalı şirketçe «usulüne uygun tebligata» rağmen mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, Dairecede iptal kararı yönünden bir incelemenin yapılamadığı, kaldı ki mahkemece görüşüne ba …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3389 E. 2024/5729 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… f" ibareli başvuru markasıyla davacının 2013/10371 sayılı 35 ve 43 üncü sınıfta tescilli "Kocatepe Kahve" ibareli markası arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının bu markasının 35 inci sınıfında yer alan malların satış hizmetlerinin davalının başvuru markası kapsamında da mal olarak çoğunluk olarak aynen yer aldığı, davacının markasının kapsamında olmayıp da davalı markasında yer alan "salçalar", "yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar." mallarının ise davacı markasının kapsamındaki mallarla ilişkili ve bağlantılı olduğu, aynı raflarda satışa sunulacağı, bu nedenle bu mallar yö …
… sıyla davacı tarafın itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu itibarla «dava konusu» marka başvurusu ile davacı tarafın itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin de aynı ya da benzer olması gerektiği, mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim «dağıtım» ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörlerin dikkate alınması gerektiği, bu hususlar dikkate alındığ …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» olup olmadığı, davacının itirazına mesnet markalarının davalının marka başvurusuna engel oluşturup oluşturmayacağı, davalının öncelik hakkına sahip olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "KOCATEPE" markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait markalar ile davacı markaları arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · denetime elverişlilik · kötüniyet · ayırt edicilik · eksik inceleme
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «denetime elverişli raporun» yerel mahkeme kararında gerekçeden yoksun bırakılarak dikkate alınmadığını, hatalı ve «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğunu, İngilizce bir kelimenin Türkçe karşılığının karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır kullanım ile «ayırt edicilik» kazandırdığı "KOCATEPE" ibaresini muhafaza ederek seri markalar oluşturduğunu, davalı tarafın müvekkilinin markalarından haberdar olmasına rağmen davacı markasının yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini tamamen «kötüniyetli» bir şekilde tescil ettirdiğini, "BIGHILL" ibaresinin İngilizceden çevrildiğinde yine "KOCATEPE" anlamına geldiğini, tüketicilerin her iki markanın farklı firmalara …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız surette kullanmakla «ayırt edicilik» kazandırdığı ve sahibi olduğu "KOCATEPE" esas unsurlu markaları bakımından öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkiline ait bu markaların aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan markaların davalı tarafından tescil ettirildiğini, bu tescillerin de müvekkiline ait markaların toplumda edindiği bilinirlikten haksız ve hukuka aykırı surette faydalanmak amacıyla ve tamamen «kötüniyetli» şekilde yapıldığını ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan 2018/100189, 2018/100193 ve 2018/100354 numaralı "KOCATEPE" esas unsurlu markaların 6769 sayılı Sın …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "KOCATEPE" markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait markalar ile davacı markaları arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13842 E. 2014/2746 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · kâr payı · fatura · maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafça «ibraz» edilen 208 adet reçete bedeli katılım «payı» tutarı olan 11.122,00 TL'lik «fatura» düzenlendiği, söz konusu faturanın 02.04.2011 tarihinde davalı şirket şubesine «teslim» edildiği, dava dışı SGK Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin cevabı yazısında ise dava konusu edilen faturaların kuruma ibraz edilmediği ve kayıt bulunmadığı, davalının «taşıma sözleşmesine» aykırı olarak teslim aldığı faturayı dava dişi SGK'ya ulaştırmayarak, davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 11.120,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, davalı diğer savunmalarının yanı sıra davacının zararının oluşmadığını savunduğuna göre, mahkemece konusunda uzman bir bilirkişi kurulundan davacının kaybolan «fatura» bedelini başka şekilde tahsil imkanı bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınarak, neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5267 E. , 2023/493 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi
hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm
kurulmak suretiyle davanın kabulüne
Ticaret A.Ş. (Marka başvurusunu devralan) vekili ile davalı TPMK vekili
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar Kocatepe 1949 Kahve Kuruyemiş Gıda İml. Paz. San. ve Tic. A.Ş. ve TPMK vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Altın Çekirdek Kuru Kahvecilik Gıda İmalat San. ve Tic. A.Ş. ve TPMK vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının “KOCATEPE” esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının “KOCATEPE KEYİF” markasını tescil için yapılan itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, markaların benzer olduğunu, faaliyet alanlarının aynı olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu, davacının 2006'dan beri KOCATEPE markasının serilerini tescil ettirdiğini, topluluk markası olarak da tescilli olduğunu ileri sürerek 2016-M-4563 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kocatepe 1949 Kahve Kuruyemiş Gıda İml. Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının ilgili markaları 21.03.2013'te devraldığını, kötü niyetli olarak davalının yaptığı başvurulara itiraz ettiğini, aynı zamanda tescil ettirdiği marka ile aynı özellikleri taşıyan markaları adına tescil ettirdiğini, davalının öncelik hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 29 ve 30 uncu sınıftaki 2014/94526 sayılı "şekil+Kocatepe Keyif" ibareli başvuru markasıyla davacının 2013/10371 sayılı 35 ve 43 üncü sınıfta tescilli "Kocatepe Kahve" ibareli markası arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının bu markasının 35 inci sınıfında yer alan malların satış hizmetlerinin davalının başvuru markası kapsamında da mal olarak çoğunluk olarak aynen yer aldığı, davacının markasının kapsamında olmayıp da davalı markasında yer alan "salçalar", "yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar." mallarının ise davacı markasının kapsamındaki mallarla ilişkili ve bağlantılı olduğu, aynı raflarda satışa sunulacağı, bu nedenle bu mallar yönünden de benzerlik oluştuğu, davalı markasında yer alan "Kocatepe Keyif" ibaresinin davacının markasındaki "Kocatepe Kahve" ibaresi ile aynı anlama gelebilecek şekilde iltibas oluştuğu, kahve içme kültürünün keyif olarak da algılanabileceği, bu nedenlerle işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım süresi içinde, davalının "şekil+Kocatepe Keyif" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının 2013/10371 sayılı "Kocatepe
Kahve" ibare ve biçimli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, iki marka arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulunun oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 2016-M-4563 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kocatepe 1949 Kahve Kuruyemiş Gıda İml. Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taraf marka işaretleri arasında karıştırılma olasılığına neden olacak benzerlik bulunmadığının belirlendiğini, davalının haksız olduğunun bilirkişiler tarafından tespit edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, ortada bir devir sözleşmesi varken davalıya ait tescil edilmiş bir markanın iptali için dava açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının haklılığının 2 ayrı dosya ile de tespit edildiğini, "kocatepe” esas unsurlu marka üzerinde müvekkili şirketin öncelik hakkına sahip olduğunu, verilen kararın hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, davalı tarafça Altınçekirdek ... A.Ş.'ye, itiraza mesnet bir kısım markanın da davacı tarafça AES ... A.Ş.'ye devredildiğinin anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhkameleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilmesi hâlinde, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceğinin düzenlendiği, davacı Yamaç ... A.Ş.'nin itirazına mesnet gösterdiği bir kısım markayı AES ... A.Ş.'ye devretmiş olması nedeni ile bu madde uyarınca yargılama sırasında dava konusu itiraza mesnet markalardan bir kısmını devir alan AES ...A.Ş.'ye tebligat yapıldığı, bu şirket tarafından dava davacı sıfatı ile davaya 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca devam edildiği, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasına göre de, davanın açılmasından sonra davalı tarafın, dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi hâlinde davacının, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edebileceğinin düzenlendiği, davacılar vekilince 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasındaki seçimlik haklardan ilk olan kullanılmış ve her iki davacı vekili de davayı dava konusu marka başvurusunu devir alan Altınçekirdek ...
A.Ş.'ye yönelttiğini belirttiği, davalının 29 ve 30 uncu sınıftaki 2014/94526 sayılı "şekil+Kocatepe Keyif" ibareli başvuru markasıyla davacı tarafın itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu itibarla dava konusu marka başvurusu ile davacı tarafın itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin de aynı ya da benzer olması gerektiği, mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörlerin dikkate alınması gerektiği, bu hususlar dikkate alındığında, alınan bilirkişi raporunda dava konusu başvuru kapsamı ile davacı tarafın itirazına mesnet markalarının kapsamlarının aynı, aynı tür ve benzer bulunduğunun belirlendiği, dolayısıyla tarafların markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Altın Çekirdek Kuru Kahvecilik Gıda İmalat San. ve Tic. A.Ş. ve TPMK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Altın Çekirdek Kuru Kahvecilik Gıda İmalat San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı "KOCATEPE" ibareli ve esas unsurlu markaları ilk olarak tescil ettirerek söz konusu ibare üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, davalıya ait 2003/38024 sayılı, 1949 Nurettin Kocatepe şekil markası nedeniyle öncelikli hak sahibi olduğunu, ancak yargılamada bu durumun göz ardı edildiğini, davacının iddiasının aksine davalının markası ile davacının itiraza mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 inci madde hükümleri kapsamında benzerlik ve/veya ayniyet bulunmadığını, sadece "KOCATEPE" ibaresi dikkate alınarak değerlendirme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının markası olan "şekil+Kocatepe Keyif" ibaresinin zayıf bir ibare olarak değerlendirilemeyeceğini, davacı "Nurettin Kocatepe" ibareli markalarını davalıya devrettikten sonra haksız ve kötü niyetli olarak davalının markasına itiraz ettiğini, davalı ile marka devri gibi bir ticari ilişkide bulunan davacının markalardan haberdar olmadığının düşünülemeyeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas olup olmadığı, davacının itirazına mesnet markalarının davalının marka başvurusuna engel oluşturup oluşturmayacağı, davalının öncelik hakkına sahip olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Altın Çekirdek Kuru Kahvecilik Gıda İmalat San. ve Tic. A.Ş. ve TPMK vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906979200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz