YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6556 E. 2023/1153 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile davalı şirketin redde mesnet markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iptali istenen YİDK kararının bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçedeki açıklamalar ile somut olay yönünden yapılan değerlendirmenin çeliştiğini, dava konusu başvuru ile redde mesnet müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, fotokopi kağıdı bakımından piyasaya arz edilen çok fazla ürün olmadığını ve sunulan ürünlerin birbirlerine marka, şekil ve ambalaj olarak benzemediklerini, oysa davacının müvekkili markasını ustalıkla taklit ettiğini, zaten davacının sektörde bilinen markaları taklit etmeyi ticari alışkanlık haline getirdiğini, sektörel olarak düşünüldüğünde tüketiciler tarafından her iki ürünün karıştırılmama ihtimalinin bulunmadığını, davacının söz konusu eylemleri nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ve ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporunda markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun açıklandığını, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, marka kapsamlarının da örtüştüğünü ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "vest pa international office paper+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "office international copier bond+şekil", "ve-ge+şekil" ibareli ve "ve-ge print+şekil" ibareli markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, renklerin kimsenin tekeline verilemeyeceği gözetildiğinde, taraf markalarında aynı renklerin kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı, bu davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu ve iptali istenen Kurum kararında tartışılmayan hususların bu davada tartışılamayacağı, iptali istenen kararda iltibas nedeniyle davacı başvurusunun reddine karar verildiği, kötü niyetin ret gerekçesi yapılmadığı, dolayısıyla davalı Şirketin kötü niyete ilişkin istinaf itirazlarının bu davada tartışma yerinin bulunmadığı, aynı nedenle davacının fiili kullanımlarının da bu davanın konusu olmadığı, marka başvurusu esas alınarak iltibas değerlendirilmesinin yapılmasının gerektiği, şayet davacının markasını tescilli olduğu biçimden farklı kullanması halinde davalı Şirketin her zaman yasal yollara başvurabileceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YDİK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 35 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti | Haksız rekabetin men'i | Haksız rekabetin ref'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6423 E. 2024/2750 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, renklerin kimsenin tekeline verilemeyeceği gözetildiğinde, taraf markalarında aynı renklerin kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı, bu davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu ve iptali istenen Kurum kararında tartışılmayan hususların bu davada tartışılamayacağı, iptali istenen kararda iltibas nedeniyle davacı başvurusunun reddine karar verildiği, «kötü niyetin» ret gerekçesi yapılmadığı, dolayısıyla davalı Şirketin kötü niyete ilişkin istinaf itirazlarının bu davada tartışma yerinin bulunmadığı, aynı nedenle davacının fiili kullanımlarının da bu «davanın konusu» olmadığı, marka başvurusu esas alınarak iltibas değerlendirilmesinin yapılmasının gerektiği, şayet davacının markasını tescilli olduğu biçimden farklı kullanması h …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «dava konusu» marka başvurusu ile davalı şirketin redde mesnet markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iptali istenen YİDK kararının bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçedeki açıklamalar ile somut olay yönünden yapılan değerlendirmenin çeliştiğini, «dava konusu» başvuru ile redde mesnet müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, fotokopi kağıdı bakımından piyasaya arz edilen çok fazla ürün olmadığını ve sunulan ürünlerin birbirlerine marka, şekil v …
Benzer bu kararda… arkaların davalı tarafından karıştırmaya yol açacak nitelikte bir benzerlik düzeyinde kullanılmadığını rapor ettikleri, davacı markalarında yer alan yan unsurların, «ayırt edicilik» özelliğinin düşük olduğu, markaları ayırt edici esas unsurlarının, davalı tarafından aynen veya benzer biçimde kullanılmadığı, bununla birlikte marka hakkına «iltibas» veya iktibas suretiyle ihlal bulunmasa dahi «haksız rekabet» iddiaları bakımından ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiği, piyasada daha önceki tarihlerden beri mevcut olan bir firmanın sunduğu, belirli bir ambalaj veya ticari görünüm «taşıyan» ürünüyle karıştırma riski yaratabilecek benzer ambalaj kullanmanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun (6102 sayılı Kanun)'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü cümlesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalının eş ürününde, davacıya ait "office international copy-bond" tescilli markasını kullanmasa bile, ürün ambalajında tercih ettiği yeşil ve siyah renklerin, bu renkleri taşıyan kendisine ait "vestpa" ibaresini davacıyla aynı tarzda verev biçimde kullanmasının, ürünün üst yüzünde miktar gösteren "80 g/m" ibaresini aynı alt sağ «bölümde» kullanması, "vestpa" ibaresini kare biçimli bir logoyla yuvarlak yerine eliptik biçimde, yine aynı bölgede kullanması karşısında, bir yanaşma davranışı gözlendiği, aradaki sair farklılıkların, dikkatli bir bakışta ayrımı sağlasa bile «ortalama tüketicinin» alım tercihleri ve alım usulü düşünüldüğünde karıştırma riskinin bulunduğu gerekçesiyle, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi ve giderilmesi davasının ve bağlı taleplerin reddine, haksız rekabet davasının kabulüne, davalının kağıt ürünlerini, davacının «ambalajıyla benzer» görünüm arz eden biçimde sunmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüz oluşturan ürünlerin bulundukları yerden toplanmasına, saklanmasına, el konularak piyasadan kaldırılmasına, hükmün haksız rekabete ilişkin kısmının karar kesinleştikten sonra 3 ay içinde talep edilmek kaydıyla ulusal çapta yayın yapan gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının haksız olduğunu, benzerlik veya «iltibas» bulunmadığını, markaların sözcük ve yazım tarzının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… n farklı olduğu, davacının 2011/25921 sayılı markasıyla davalının ürün ambalajın tüm yüzeyini kapsayan kullanımı arasında görsel yönden benzerlik bulunmadığı, ancak «haksız rekabet» yönünden yapılan değerlendirmede davacının ürün ambalajının özgün olduğu ve harcıalem nitelik taşımadığı, davalının özgün bir tasarım ortaya koymakta geniş bir hareket alanına sahip olduğu halde, piyasadaki bir başka ambalajın tasarımı ile ayırt edilmesi «ortalama tüketici» açısından müşkül olabilecek bir tasarımı tercih ettiği, «ambalaj benzerliğinin» zorunluluktan kaynaklanmadığı, bilhassa fotokopi kağıdı gibi ürünlerin tüketiciyle görsel temas sağlayan en önemli tasarım öğesi olan "ambalaj" düzeyinde ortalama tüketici açısından neredeyse birebir denebilecek benzerlik olduğu, bu benzerliğin ambalajlar arasında «iltibas»-karışıklık yaratacak mahiyette olduğu, Davalının A4 kağıt ambalajlarında kullandığı "international office paper" ve "VE ST PA" ibarelerinin davacının tescilli mark …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj benzerliği · şikayet · münhasırlık · ihtiyati tedbir · iş bölümü · dürüstlük kuralı · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… arkaların davalı tarafından karıştırmaya yol açacak nitelikte bir benzerlik düzeyinde kullanılmadığını rapor ettikleri, davacı markalarında yer alan yan unsurların, «ayırt edicilik» özelliğinin düşük olduğu, markaları ayırt edici esas unsurlarının, davalı tarafından aynen veya benzer biçimde kullanılmadığı, bununla birlikte marka hakkına «iltibas» veya iktibas suretiyle ihlal bulunmasa dahi «haksız rekabet» iddiaları bakımından ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiği, piyasada daha önceki tarihlerden beri mevcut olan bir firmanın sunduğu, belirli bir ambalaj veya ticari görünüm «taşıyan» ürünüyle karıştırma riski yaratabilecek benzer ambalaj kullanmanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun (6102 sayılı Kanun)'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü cümlesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalının eş ürününde, davacıya ait "office international copy-bond" tescilli markasını kullanmasa bile, ürün ambalajında tercih ettiği yeşil ve siyah renklerin, bu renkleri taşıyan kendisine ait "vestpa" ibaresini davacıyla aynı tarzda verev biçimde kullanmasının, ürünün üst yüzünde miktar gösteren "80 g/m" ibaresini aynı alt sağ «bölümde» kullanması, "vestpa" ibaresini kare biçimli bir logoyla yuvarlak yerine eliptik biçimde, yine aynı bölgede kullanması karşısında, bir yanaşma davranışı gözlendiği, aradaki sair farklılıkların, dikkatli bir bakışta ayrımı sağlasa bile «ortalama tüketicinin» alım tercihleri ve alım usulü düşünüldüğünde karıştırma riskinin bulunduğu gerekçesiyle, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi ve giderilmesi davasının ve bağlı taleplerin reddine, haksız rekabet davasının kabulüne, davalının kağıt ürünlerini, davacının «ambalajıyla benzer» görünüm arz eden biçimde sunmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüz oluşturan ürünlerin bulundukları yerden toplanmasına, saklanmasına, el konularak piyasadan kaldırılmasına, hükmün haksız rekabete ilişkin kısmının karar kesinleştikten sonra 3 ay içinde talep edilmek kaydıyla ulusal çapta yayın yapan gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
… nde 1097765 tescil numaralı "Office International ...", 1108024 tescil numaralı "ve-ge" markalarına ilişkin davalı tarafından gerçekleştirilen, markalara tecavüz ve «haksız rekabet» fiillerinin tespiti, tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde «münhasıran» kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dişindaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması, «masrafları» davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak «ilan» edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması ile, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması, davalıya ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli 2016/07246 sayılı "Ve st pa International offıce paper" markasının 3. kişilere devrinin «ihtiyati tedbir» yoluyla önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… ı, taraf ürünlerinde beyaz zemin üzerinde yeşil ve siyah renkli yazılar kullanılmış olmasına karşın, davacı ürününde "..." ibaresinin baskın şekilde kullanıldığını, «ortalama tüketicinin» aklında kalan ibarenin renkler değil, siyah renk ve "..." ibaresi olduğunu, müvekkilinin ürününde "ST PA" ibarelerinin siyah renkle yer almasına rağmen, eliptik formatta düzenlenen davacı ürününden farklı tonda kullanılan "ve" ibaresinin, bu ibarenin sık tekrarlanmasının ortalama tüketici zihninde "ve" ibaresinin ve yeşil rengin kalmasına yol açacağını, davacının ürününde siyah renk hakimiyetinin, müvekkilinin ürününde ise yeşil renk hakimiyetinin bulunduğunu, taraf ürünlerinde yer alan yazıların verev dizilişin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, yazılar arasında benzerlik olmadığı gibi şekil büyüklükleri ve puntolarının farklı olduğunu, bilirkiyi raporunun renkli baykılarının kaliteli olmamasının birbirine yakın renk algısına yol açtığını, ürünler çıplak gözle incelendiğinde ortalama tüketicinin kolaylıkla ayırabileceği renk, ton, yazı, punto, şekil farklılıklarının anlaşılacağını, ambalaj üzerindeki ibarelerin taraf markalarından oluştuğunu, ambalaj tasarımlarının ağırlığını birçok kez tekrarlanan ve markayı adeta tüketicinin zihnine kazıyan davacı için "Office International ...", müvekkili için "International Office Paper VEST-PA" markalarının kompozisyonun ana temasını oluşturduğunu, tüm A4 kağıt ürün ambalajlarında miktar gösteren 80 g/m2 ibaresinin sağ alt «bölümde» yer aldığını, ortalama tüketicinin gramaja ilişkin zorunluluktan kaynaklanan bu ibareye göre ürün tercih etmeyeceğini, davacının markasında yuvarlak şekil içinde marka kullanılmışken, müvekkilinin markasında diğer kullanımlara uygun şekilde eliptik şeklin kullanıldığını, taraf markalarının benzer olmadığının kabul edilmesi karşısında markaların farklılığının «haksız rekabet» yönünden karıştırılmayı da önlediğini, kağıt ürünü alıcısının tercihini ambalaja göre değil, marka ve fiyatına göre yaptığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, …
… n farklı olduğu, davacının 2011/25921 sayılı markasıyla davalının ürün ambalajın tüm yüzeyini kapsayan kullanımı arasında görsel yönden benzerlik bulunmadığı, ancak «haksız rekabet» yönünden yapılan değerlendirmede davacının ürün ambalajının özgün olduğu ve harcıalem nitelik taşımadığı, davalının özgün bir tasarım ortaya koymakta geniş bir hareket alanına sahip olduğu halde, piyasadaki bir başka ambalajın tasarımı ile ayırt edilmesi «ortalama tüketici» açısından müşkül olabilecek bir tasarımı tercih ettiği, «ambalaj benzerliğinin» zorunluluktan kaynaklanmadığı, bilhassa fotokopi kağıdı gibi ürünlerin tüketiciyle görsel temas sağlayan en önemli tasarım öğesi olan "ambalaj" düzeyinde ortalama tüketici açısından neredeyse birebir denebilecek benzerlik olduğu, bu benzerliğin ambalajlar arasında «iltibas»-karışıklık yaratacak mahiyette olduğu, Davalının A4 kağıt ambalajlarında kullandığı "international office paper" ve "VE ST PA" ibarelerinin davacının tescilli mark …
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2679 E. 2021/3944 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · muvafakat · ibraz
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılabilmesi, açılan davalara «muvafakat» edilmesi yönünde 31.03.2015 tarihli genel kurulda karar alındığını beyan ederek anılan genel kurul tutanağının fotokopisini «ibraz» etmiş ise de mahkemece bozma ilamına uyulması halinde dava şartının yerine getirilip getirilmediği hususunun değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin yerin …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7440 E. 2011/10720 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr kaybı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, davacının yasal 5 yıllık sürede dava açmayarak "hak «kaybına»" uğradığı ve davalının «kötüniyetli» olarak marka tescil ettirdiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6556 E. , 2023/1153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurul (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili ile duruşmasız olarak davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kırtasiye ve fotokopi kağıt sektöründe 2014 yılından beri faaliyet gösterdiğini, ... (TPMK) nezdinde farklı ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, 28.01.2016 tarihinde 2016/07246 sayılı "vest pa international office paper+şekil" ibareli 16. sınıf malları içerir marka başvurusu yaptığını, davalı şirket tarafından adına tescilli 2011/25921 sayılı "office international copier bond+şekil" ibareli, 2011/57304 sayılı "ve-ge+şekil" ibareli ve 2011/113444 sayılı "ve-ge print+şekil" ibareli markalara dayalı olarak başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca bu itirazın reddine karar verildiğini; ancak davalı şirketin bu karara yaptığı itirazın YİDK tarafından tarafından kabul edildiğini ve müvekkili başvurusunun reddedildiğini, anılan kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı şirketin itirazına mesnet markalar ile müvekkilinin başvurusu arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, sadece markaların "VE" ibaresi ile başlamasının benzerliğe yol açmayacağını, davalı Şirketin, markalarda aynı renklerin kullanılması nedeniyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu iddiasının da hukuki temelinin bulunmadığını, önemli olanın fiili kullanımların değil, dava konusu marka başvuru görselinin davalı markalarına benzerlik gösterip göstermediği olduğunu, dünyada fotokopi kağıdı üreten ve satan firmaların çevreye duyarlı olduklarını göstermek için yeşil rengi kullandıklarını, tüketicilerin bu yeşil renk nedeniyle yanılgıya düşmediklerini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap dilekçesinde; müvekkilinin kağıt ve diğer ürünler piyasasında lider durumda olduğunu, onlarca markasının tescilli bulunduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili şirket markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvurunun kötü niyetli yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile davalı şirketin redde mesnet markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iptali istenen YİDK kararının bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçedeki açıklamalar ile somut olay yönünden yapılan değerlendirmenin çeliştiğini, dava konusu başvuru ile redde mesnet müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, fotokopi kağıdı bakımından piyasaya arz edilen çok fazla ürün olmadığını ve sunulan ürünlerin birbirlerine marka, şekil ve ambalaj olarak benzemediklerini, oysa davacının müvekkili markasını ustalıkla taklit ettiğini, zaten davacının sektörde bilinen markaları taklit etmeyi ticari alışkanlık haline getirdiğini, sektörel olarak düşünüldüğünde tüketiciler tarafından her iki ürünün karıştırılmama ihtimalinin bulunmadığını, davacının söz konusu eylemleri nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ve ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporunda markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun açıklandığını, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, marka kapsamlarının da örtüştüğünü ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "vest pa international office paper+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "office international copier bond+şekil", "ve-ge+şekil" ibareli ve "ve-ge print+şekil" ibareli markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, renklerin kimsenin tekeline verilemeyeceği gözetildiğinde, taraf markalarında aynı renklerin kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı, bu davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu ve iptali istenen Kurum kararında tartışılmayan hususların bu davada tartışılamayacağı, iptali istenen kararda iltibas nedeniyle davacı başvurusunun reddine karar verildiği, kötü niyetin ret gerekçesi yapılmadığı, dolayısıyla davalı Şirketin kötü niyete ilişkin istinaf itirazlarının bu davada tartışma yerinin bulunmadığı, aynı nedenle davacının fiili kullanımlarının da bu davanın konusu olmadığı, marka başvurusu esas alınarak iltibas değerlendirilmesinin yapılmasının gerektiği, şayet davacının markasını tescilli olduğu biçimden farklı kullanması halinde davalı Şirketin her zaman yasal yollara başvurabileceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YDİK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 35 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906966900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz