Haksız rekabetin tespiti | Haksız rekabetin men'i | Haksız rekabetin ref'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6423 E. 2024/2750 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalaj benzerliği↗ şikayet↗ münhasırlık↗ ihtiyati tedbir↗ iş bölümü↗ dürüstlük kuralı↗ marka hakkına tecavüz↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ dosya masrafı↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/229 E., 2019/131 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından duruşmasız olarak ise davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2011/25921 tescil numaralı "Office International ...", 2011/57304 tescil numaralı "ve-ge", 2011/113444 tescil numaralı "ve-ge Print" ve bunlara ek olarak Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü nezdinde 1097765 tescil numaralı "Office International ...", 1108024 tescil numaralı "ve-ge" markalarının sahibi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin yıllarca birlikte çalıştıklarını, daha sonra iş ilişkisinin sona erdiğini, davalı şirketin müvekkili adına kayıtlı ve maruf hale getirdiği 2011/25921 tescil numaralı "Office International ..." markasına tecavüz niteliğindeki "Ve st pa ınternatıonal offıce paper" ürününü piyasada kullanmaya başladığını, iki ürün yanyana konulduğunda makul bir tüketici tarafindan son derece kolay bir şekilde karıştırılabilecek durumda olduğunu, müvekkilinin şikayeti üzerine Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nde 2017/421 E. dosya numarası ile dava açıldığını, davalının 2016/07246 sayılı "Ve st pa International offıce paper" markası ile müvekkilinin markalarına yaptığı tecavüzün, benzerlikten öte müvekkilinin markasını taklit etmesinden ibaret olduğunu, "ve" ibaresinin müvekkilinin ve-ge markasındaki "ve" gibi ayrı yazıldığını ve öne çıkarılacak şekilde yuvarlak içine alındığını, "offıce ınternatıonal" yerine "ınternatıonal offıce" yazıldığını, müvekkilinin markasındaki renklerin birebir aynı şekilde kullanıldığını, davacının markası tescil edilmemiş olmasına rağmen ürünlerde "®" işaretini kallandığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili adına tescilli Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2011/25921 tescil numaralı "Office International ...", 2011/57304 tescil numaralı "ve-ge", 2011/113444 tescil numaralı "ve-ge Print" ve bunlara ek olarak Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü nezdinde 1097765 tescil numaralı "Office International ...", 1108024 tescil numaralı "ve-ge" markalarına ilişkin davalı tarafından gerçekleştirilen, markalara tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespiti, tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dişindaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması, masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması ile, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması, davalıya ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli 2016/07246 sayılı "Ve st pa International offıce paper" markasının 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının haksız olduğunu, benzerlik veya iltibas bulunmadığını, markaların sözcük ve yazım tarzının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların aynı sektörde faal oldukları, davacının marka tescillerinin geçerli korunan markalar olduğu, davalının ihlal oluşturduğu ileri sürülen marka kullanımının da bu tescillerin kapsamında olduğu, marka vekili ve güzel sanatlar tasarım öğretim üyesi bilirkişilerden alınan 05.03.2019 tarihli raporda, davacının tescilli markaları, marka görselleri ve emtialarının incelenip resmedildiği, davalının ürünleri üzerindeki kullanımlarıyla karşılaştırıldığı, ses, anlam ve görsellik açısından ayrı ayrı karşılaştırma yapılarak markaların davalı tarafından karıştırmaya yol açacak nitelikte bir benzerlik düzeyinde kullanılmadığını rapor ettikleri, davacı markalarında yer alan yan unsurların, ayırt edicilik özelliğinin düşük olduğu, markaları ayırt edici esas unsurlarının, davalı tarafından aynen veya benzer biçimde kullanılmadığı, bununla birlikte marka hakkına iltibas veya iktibas suretiyle ihlal bulunmasa dahi haksız rekabet iddiaları bakımından ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiği, piyasada daha önceki tarihlerden beri mevcut olan bir firmanın sunduğu, belirli bir ambalaj veya ticari görünüm taşıyan ürünüyle karıştırma riski yaratabilecek benzer ambalaj kullanmanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun (6102 sayılı Kanun)'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü cümlesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalının eş ürününde, davacıya ait "office international copy-bond" tescilli markasını kullanmasa bile, ürün ambalajında tercih ettiği yeşil ve siyah renklerin, bu renkleri taşıyan kendisine ait "vestpa" ibaresini davacıyla aynı tarzda verev biçimde kullanmasının, ürünün üst yüzünde miktar gösteren "80 g/m" ibaresini aynı alt sağ bölümde kullanması, "vestpa" ibaresini kare biçimli bir logoyla yuvarlak yerine eliptik biçimde, yine aynı bölgede kullanması karşısında, bir yanaşma davranışı gözlendiği, aradaki sair farklılıkların, dikkatli bir bakışta ayrımı sağlasa bile ortalama tüketicinin alım tercihleri ve alım usulü düşünüldüğünde karıştırma riskinin bulunduğu gerekçesiyle, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve giderilmesi davasının ve bağlı taleplerin reddine, haksız rekabet davasının kabulüne, davalının kağıt ürünlerini, davacının ambalajıyla benzer görünüm arz eden biçimde sunmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüz oluşturan ürünlerin bulundukları yerden toplanmasına, saklanmasına, el konularak piyasadan kaldırılmasına, hükmün haksız rekabete ilişkin kısmının karar kesinleştikten sonra 3 ay içinde talep edilmek kaydıyla ulusal çapta yayın yapan gazetede ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece haksız rekabet davasının kabulüne ilişkin kararına katıldıklarını, ancak marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve giderilmesi davasının reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, davalının “ve” ibaresini müvekkili şirketin "ve-ge" markasındaki gibi ayrı yazdığını ve öne çıkacak şekilde yuvarlak içine aldığını, müvekkilinin "offıce ınternatıonal copıer bond" markasındaki offıce ınternatıonal tersine çevrilmiş ınternatıonal offıce şeklinde yazıldığını, müvekkilinin markasındaki renklerin birebir aynı şekilde kullanıldığını, müvekkilinin her iki markası ile aynı anda benzerlik ortaya çıkarıldığını, makul bir tüketici tarafından çok kolay bir şekilde karıştırılabilecek durumda olduğunu, davalının marka tecavüzü fiilini gerçekleştirdiğini, bilirkişilerce markaların bütün olarak bıraktıkları genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, oysa bilirkişilerin tek tek kelime ve görsel incelemesi yaptıklarını, markaların markalar siciline tescil edildiği şekli ile kullanılmasının esas olduğunu, davalının ise davacı markasının logo ve grafik özelliklerini birebir kullandığını, davalının marka tesciline başvurduğunu, ancak piyasaya marka tescil başvurusu gibi sunmadığını, marka başvurusundaki ürünü müvekkilinin markalarına yakınlaşmak suretiyle kullandığını, davalının sadece ürünün ambalaj tasarımı yolu ile haksız rekabet değil, aynı zamanda marka hakkı ihlaline de sebebiyet verdiğini, davalının 2016/07246 sayılı “Ve st pa ınternatıonal offıce paper” markası ile müvekkilinin markalarına yapmış olduğu tecavüzün benzerlikten öte, davalının davacının markasını taklit etmesinden ibaret olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili, mahkemece renklerle ibarelerin karıştırıldığını, taraf ürünlerinde beyaz zemin üzerinde yeşil ve siyah renkli yazılar kullanılmış olmasına karşın, davacı ürününde "..." ibaresinin baskın şekilde kullanıldığını, ortalama tüketicinin aklında kalan ibarenin renkler değil, siyah renk ve "..." ibaresi olduğunu, müvekkilinin ürününde "ST PA" ibarelerinin siyah renkle yer almasına rağmen, eliptik formatta düzenlenen davacı ürününden farklı tonda kullanılan "ve" ibaresinin, bu ibarenin sık tekrarlanmasının ortalama tüketici zihninde "ve" ibaresinin ve yeşil rengin kalmasına yol açacağını, davacının ürününde siyah renk hakimiyetinin, müvekkilinin ürününde ise yeşil renk hakimiyetinin bulunduğunu, taraf ürünlerinde yer alan yazıların verev dizilişin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, yazılar arasında benzerlik olmadığı gibi şekil büyüklükleri ve puntolarının farklı olduğunu, bilirkiyi raporunun renkli baykılarının kaliteli olmamasının birbirine yakın renk algısına yol açtığını, ürünler çıplak gözle incelendiğinde ortalama tüketicinin kolaylıkla ayırabileceği renk, ton, yazı, punto, şekil farklılıklarının anlaşılacağını, ambalaj üzerindeki ibarelerin taraf markalarından oluştuğunu, ambalaj tasarımlarının ağırlığını birçok kez tekrarlanan ve markayı adeta tüketicinin zihnine kazıyan davacı için "Office International ...", müvekkili için "International Office Paper VEST-PA" markalarının kompozisyonun ana temasını oluşturduğunu, tüm A4 kağıt ürün ambalajlarında miktar gösteren 80 g/m2 ibaresinin sağ alt bölümde yer aldığını, ortalama tüketicinin gramaja ilişkin zorunluluktan kaynaklanan bu ibareye göre ürün tercih etmeyeceğini, davacının markasında yuvarlak şekil içinde marka kullanılmışken, müvekkilinin markasında diğer kullanımlara uygun şekilde eliptik şeklin kullanıldığını, taraf markalarının benzer olmadığının kabul edilmesi karşısında markaların farklılığının haksız rekabet yönünden karıştırılmayı da önlediğini, kağıt ürünü alıcısının tercihini ambalaja göre değil, marka ve fiyatına göre yaptığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemenin tecavüz oluşturan ürünlerin bulundukları yerden toplanmasına, saklanmasına, el konularak piyasadan kaldırılmasına ilişkin kararının da hatalı olduğunu, mahkemenin haksız rekabet davasını müvekkilinin ürünleri değil, yalnızca ürünün ambalajındaki bazı unsurlar yönünden kabul ettiğini, ambalajlardaki haksız rekabete yol açan unsurlar belirtilerek bu yönlerin izalesine karar verilmesi gerekirken, müvekkilinin ürünlerinin toplatılmasına ve el konulmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasındaki esas unsur ile davalının kullanımındaki esas unsurun birbirinden farklı olduğu, davacının 2011/25921 sayılı markasıyla davalının ürün ambalajın tüm yüzeyini kapsayan kullanımı arasında görsel yönden benzerlik bulunmadığı, ancak haksız rekabet yönünden yapılan değerlendirmede davacının ürün ambalajının özgün olduğu ve harcıalem nitelik taşımadığı, davalının özgün bir tasarım ortaya koymakta geniş bir hareket alanına sahip olduğu halde, piyasadaki bir başka ambalajın tasarımı ile ayırt edilmesi ortalama tüketici açısından müşkül olabilecek bir tasarımı tercih ettiği, ambalaj benzerliğinin zorunluluktan kaynaklanmadığı, bilhassa fotokopi kağıdı gibi ürünlerin tüketiciyle görsel temas sağlayan en önemli tasarım öğesi olan "ambalaj" düzeyinde ortalama tüketici açısından neredeyse birebir denebilecek benzerlik olduğu, bu benzerliğin ambalajlar arasında iltibas-karışıklık yaratacak mahiyette olduğu, Davalının A4 kağıt ambalajlarında kullandığı "international office paper" ve "VE ST PA" ibarelerinin davacının tescilli markalarına tecavüz oluşturmadığı, ancak ambalajın tüm yüzeyini kaplayacak biçimde verevine yazım şeklinin ortalama tüketici açısından neredeyse birebir denebilecek benzerlik taşıdığı, bu benzerliğin 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü cümlesi uyarınca ambalajlar arasında iltibas yaratacak mahiyette olduğu tespit edilmiş olmakla, ilk derece mahkemesince, markaya tecavüzün tespiti isteminin reddi ile haksız rekabetin varlığının tespiti ile önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek ayrıca davacı tarafın kötüniyetli olduğunun göstergesi olarak dava ile ilgisi olmasa da muhtelif örnekler vererek kararın bozularak davanın kabulünü talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek ayrıca müvekkil kendi adına tesciline karar verilen markayı kullandığını, Reklam Kurulu şikayete konu tanıtımlarda tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı bir unsur bulunmadığına karar verdiğini belirterek kararın bozularak davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarının aynı ya da benzer olup olmadığı ve dolayısıyla ilgili tüketici kesimin de karıştırılma ihtimaline sebep olup olamayacağı, buradan varılacak sonuca göre davalının kullanımlarının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 vd maddeleri. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madde (m) 29 ve m. 7 hükümleri.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia ve savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı tarafın tüm, davacının ise bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men ve refi taleplerine ilişkin olup ilk derece mahkemesi (İDM)'ce, yazılı gerekçeyle marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve giderilmesi talebinin reddine, haksız rekabet davasının ise kabulüne karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi (BAM) hukuk dairesi (HD)'nce de tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kenar başlıklı SMK m. 29/1- (a) hükmü ile marka sahibinin izni olmaksızın markanın Kanunun 7 inci maddesinde belirtilen hallerde kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, "marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları" kenar başlıklı m. 7/2-(b) hükmü ile ise, marka tescilinden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğu, dolayısıyla marka sahibinin izni olmadan, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirme ihtimalide dahil karıştırma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması halinde böyle kullanımların önlenmesinin hak sahibi tarafından istenebileceği düzenlenmiştir.
Haksız rekabet TTK m. 54 vd düzenlenmiş olup m. 54 hükmünün birinci fıkrsı ile haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu belirtildikten sonra, ikinci fıkrası ile rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu hüküm altına alınmıştır. Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü cümlesi ile de, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almamanın haksız rekabet hallerinden olduğu belirtilmiştir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelince, davacı vekili davalının ticaret alanında kullandığı "Ve st pa international office paper" ibaresinin ve kullanım şeklinin müvekkili adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli "Office International ...", "ve-ge", "ve-ge print" ibareli markalara tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüş, davalı ise kullanımlarının davalı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığını savunmuştur. Mahkemece ise alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı kullanımının markaya tecavüz oluşturmadığı, ancak haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmış ise de bu husus çelişki oluşturmaktadır. Zira davalı kullanımının markaya tecavüz oluşturduğu kabul edilmemesi durumunda iltibas söz konusu olmayacağından, haksız rekabetin kabulü çelişki oluşturmaktadır.
Somut olayda, davalının kağıt ambalajlarında kullandığı "Ve st pa İnternational Office Paper" ibaresi ve kullanım şekli, davacının tescilli "Office International ...", "Ve-ge" ve "ve-ge print" ibareli markaları ile karşılaştırıldığında, söz konusu davalı kullanımlarnın ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimaline sebep olabileceği ve dolayısıyla marka hakkına tecavüzün de oluştuğunun kabulünü gerektirmektedir. Zira davalı kullanımları davacı markalarının tescil kapsamındaki aynı ve benzer mallara ilişkindir. O nedenle markaya tecavüz yönünden davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6556 E. 2023/1153 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… arkaların davalı tarafından karıştırmaya yol açacak nitelikte bir benzerlik düzeyinde kullanılmadığını rapor ettikleri, davacı markalarında yer alan yan unsurların, «ayırt edicilik» özelliğinin düşük olduğu, markaları ayırt edici esas unsurlarının, davalı tarafından aynen veya benzer biçimde kullanılmadığı, bununla birlikte marka hakkına «iltibas» veya iktibas suretiyle ihlal bulunmasa dahi «haksız rekabet» iddiaları bakımından ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiği, piyasada daha önceki tarihlerden beri mevcut olan bir firmanın sunduğu, belirli bir ambalaj veya ticari görünüm «taşıyan» ürünüyle karıştırma riski yaratabilecek benzer ambalaj kullanmanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun (6102 sayılı Kanun)'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü cümlesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalının eş ürününde, davacıya ait "office international copy-bond" tescilli markasını kullanmasa bile, ürün ambalajında tercih ettiği yeşil ve siyah renklerin, bu renkleri taşıyan kendisine ait "vestpa" ibaresini davacıyla aynı tarzda verev biçimde kullanmasının, ürünün üst yüzünde miktar gösteren "80 g/m" ibaresini aynı alt sağ «bölümde» kullanması, "vestpa" ibaresini kare biçimli bir logoyla yuvarlak yerine eliptik biçimde, yine aynı bölgede kullanması karşısında, bir yanaşma davranışı gözlendiği, aradaki sair farklılıkların, dikkatli bir bakışta ayrımı sağlasa bile «ortalama tüketicinin» alım tercihleri ve alım usulü düşünüldüğünde karıştırma riskinin bulunduğu gerekçesiyle, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi ve giderilmesi davasının ve bağlı taleplerin reddine, haksız rekabet davasının kabulüne, davalının kağıt ürünlerini, davacının «ambalajıyla benzer» görünüm arz eden biçimde sunmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüz oluşturan ürünlerin bulundukları yerden toplanmasına, saklanmasına, el konularak piyasadan kaldırılmasına, hükmün haksız rekabete ilişkin kısmının karar kesinleştikten sonra 3 ay içinde talep edilmek kaydıyla ulusal çapta yayın yapan gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının haksız olduğunu, benzerlik veya «iltibas» bulunmadığını, markaların sözcük ve yazım tarzının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… n farklı olduğu, davacının 2011/25921 sayılı markasıyla davalının ürün ambalajın tüm yüzeyini kapsayan kullanımı arasında görsel yönden benzerlik bulunmadığı, ancak «haksız rekabet» yönünden yapılan değerlendirmede davacının ürün ambalajının özgün olduğu ve harcıalem nitelik taşımadığı, davalının özgün bir tasarım ortaya koymakta geniş bir hareket alanına sahip olduğu halde, piyasadaki bir başka ambalajın tasarımı ile ayırt edilmesi «ortalama tüketici» açısından müşkül olabilecek bir tasarımı tercih ettiği, «ambalaj benzerliğinin» zorunluluktan kaynaklanmadığı, bilhassa fotokopi kağıdı gibi ürünlerin tüketiciyle görsel temas sağlayan en önemli tasarım öğesi olan "ambalaj" düzeyinde ortalama tüketici açısından neredeyse birebir denebilecek benzerlik olduğu, bu benzerliğin ambalajlar arasında «iltibas»-karışıklık yaratacak mahiyette olduğu, Davalının A4 kağıt ambalajlarında kullandığı "international office paper" ve "VE ST PA" ibarelerinin davacının tescilli mark …
Benzer bu kararda… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, renklerin kimsenin tekeline verilemeyeceği gözetildiğinde, taraf markalarında aynı renklerin kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı, bu davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu ve iptali istenen Kurum kararında tartışılmayan hususların bu davada tartışılamayacağı, iptali istenen kararda iltibas nedeniyle davacı başvurusunun reddine karar verildiği, «kötü niyetin» ret gerekçesi yapılmadığı, dolayısıyla davalı Şirketin kötü niyete ilişkin istinaf itirazlarının bu davada tartışma yerinin bulunmadığı, aynı nedenle davacının fiili kullanımlarının da bu «davanın konusu» olmadığı, marka başvurusu esas alınarak iltibas değerlendirilmesinin yapılmasının gerektiği, şayet davacının markasını tescilli olduğu biçimden farklı kullanması h …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «dava konusu» marka başvurusu ile davalı şirketin redde mesnet markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iptali istenen YİDK kararının bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçedeki açıklamalar ile somut olay yönünden yapılan değerlendirmenin çeliştiğini, «dava konusu» başvuru ile redde mesnet müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, fotokopi kağıdı bakımından piyasaya arz edilen çok fazla ürün olmadığını ve sunulan ürünlerin birbirlerine marka, şekil v …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · kötü niyet
Benzer bu kararda… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, renklerin kimsenin tekeline verilemeyeceği gözetildiğinde, taraf markalarında aynı renklerin kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı, bu davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu ve iptali istenen Kurum kararında tartışılmayan hususların bu davada tartışılamayacağı, iptali istenen kararda iltibas nedeniyle davacı başvurusunun reddine karar verildiği, «kötü niyetin» ret gerekçesi yapılmadığı, dolayısıyla davalı Şirketin kötü niyete ilişkin istinaf itirazlarının bu davada tartışma yerinin bulunmadığı, aynı nedenle davacının fiili kullanımlarının da bu «davanın konusu» olmadığı, marka başvurusu esas alınarak iltibas değerlendirilmesinin yapılmasının gerektiği, şayet davacının markasını tescilli olduğu biçimden farklı kullanması h …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «dava konusu» marka başvurusu ile davalı şirketin redde mesnet markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iptali istenen YİDK kararının bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçedeki açıklamalar ile somut olay yönünden yapılan değerlendirmenin çeliştiğini, «dava konusu» başvuru ile redde mesnet müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, fotokopi kağıdı bakımından piyasaya arz edilen çok fazla ürün olmadığını ve sunulan ürünlerin birbirlerine marka, şekil v …
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; «dava konusu» başvuru ile redde mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, marka kapsamlarının da örtüştüğünü ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8694 E. 2023/2674 K.
Ortak:kötüniyet · dahili dava
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek ayrıca davacı tarafın «kötüniyetli» olduğunun göstergesi olarak dava ile ilgisi olmasa da muhtelif örnekler vererek kararın bozularak davanın kabulünü talep etmiştir.
7/2-(b) hükmü ile ise, marka tescilinden doğan hakların «münhasıran» marka sahibine ait olduğu, dolayısıyla marka sahibinin izni olmadan, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirme ihtimalide «dahil» karıştırma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması halinde böyle kullanımların önlenmesinin hak sahibi tarafından istenebileceği düzenlenmiştir.
… kullanım şekli, davacının tescilli "Office International ...", "Ve-ge" ve "ve-ge print" ibareli markaları ile karşılaştırıldığında, söz konusu davalı kullanımlarnın «ortalama tüketici» nezdinde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» karıştırma ihtimaline sebep olabileceği ve dolayısıyla «marka hakkına tecavüzün» de oluştuğunun kabulünü gerektirmektedir.
Benzer bu kararda… ve sertifikasyon şirketinin de sahibi olarak bu alanda da faaliyet gösterdiğini ve Libya’da tüm büyük bankalar nezdinde uzun yıllardır kazandığı saygınlık sayesinde «akredite» olarak denetim hizmeti verdiğini, müvekkilinin Türkiye’de «dahil» dünyanın her yerinde denetim ve gözetim alanında faaliyet gösterdiğini ve yapılan işlemlerin swift mesajlarının mevcut olduğunu ve marka logolarını proforma fatura …
… a elverişli bir yoğun kullanımı göstermediğini, dosyada davalı şirketin, müvekkili şirketin marka başvurusu tarihinden önce düzenlendiğini iddia ettiği yalnızca 3-5 «fatura» mevcut olduğunu, ilk derece mahkemesinin «kötüniyet» konusundaki açıklamalarının somut uyuşmazlığa uygulanabilir bir yönü bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin anılan tespiti doğru olmadığı gibi ilk derece mahkemesi …
… cının başvurusuna konu ibare ve logonun, davalının hak iddia ettiği tescilsiz marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunması nedeniyle davacı başvuru sahibinin «kötüniyetli» olduğu, zira sınırsız sayıda seçeneği varken, başvuru tarihinden önce başka bir firma tarafından ihdas edilen ve Türkiye’de, nispeten yakın tarihli/kısa süreli ols …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:akreditif · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · fatura
Benzer bu kararda… enzerliği nedeni ile hatalı şekilde kötü niyetli olduğuna kanaat getirdiğini, davalı şirketin müvekkili şirketten sadece 3-5 ay önce markayı kullanmaya başladığını, «uyuşmazlık konusu» markanın Türkçe karşılığının “genel muayene teknik ofisi” olduğunu, bu kelimenin hiçbir şekilde ayırt edici olmadığını, ayırt edici olmayan ibarelerin «kötü niyet» teşkil edemeyeceğini ileri sürerek TPMK YİDK'nın 31.10.2018 tarihli ve 2018-M-9127 sayılı kararının iptaline, 2017/94006 sayılı marka başvurusunun kabulüne, davalı …
… eplerin ve sebeplerinin hükümde açıkça gösterilmediğini, davalı şirketin, müvekkil şirketin marka başvurusu tarihinden önce düzenlendiğini iddia ettiği yalnızca 3-5 «fatura» mevcut olup, bu bilgisayar çıktısı faturaların doğruluğunun araştırılmadığını, davalı şirketin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmü kapsamında yoğun bir kullanımı olmadığını, müvekkili şirketin marka başvuru tarihinde «uyuşmazlık konusu» ibarenin Türkiye ve dünyada «kötüniyetle» istismar edilebilecek bir değer taşımadığı ve uyuşmazlık konusu ibarenin ayırtediciliği düşük bir ibare olduğunu belirterek kararın bozularak kaldırılmasını istemi …
… ve sertifikasyon şirketinin de sahibi olarak bu alanda da faaliyet gösterdiğini ve Libya’da tüm büyük bankalar nezdinde uzun yıllardır kazandığı saygınlık sayesinde «akredite» olarak denetim hizmeti verdiğini, müvekkilinin Türkiye’de «dahil» dünyanın her yerinde denetim ve gözetim alanında faaliyet gösterdiğini ve yapılan işlemlerin swift mesajlarının mevcut olduğunu ve marka logolarını proforma fatura …
… a elverişli bir yoğun kullanımı göstermediğini, dosyada davalı şirketin, müvekkili şirketin marka başvurusu tarihinden önce düzenlendiğini iddia ettiği yalnızca 3-5 «fatura» mevcut olduğunu, ilk derece mahkemesinin «kötüniyet» konusundaki açıklamalarının somut uyuşmazlığa uygulanabilir bir yönü bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin anılan tespiti doğru olmadığı gibi ilk derece mahkemesi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6423 E. , 2024/2750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2179 Esas, 2022/1290 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/229 E., 2019/131 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından duruşmasız olarak ise davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2011/25921 tescil numaralı "Office International ...", 2011/57304 tescil numaralı "ve-ge", 2011/113444 tescil numaralı "ve-ge Print" ve bunlara ek olarak Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü nezdinde 1097765 tescil numaralı "Office International ...", 1108024 tescil numaralı "ve-ge" markalarının sahibi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin yıllarca birlikte çalıştıklarını, daha sonra iş ilişkisinin sona erdiğini, davalı şirketin müvekkili adına kayıtlı ve maruf hale getirdiği 2011/25921 tescil numaralı "Office International ..." markasına tecavüz niteliğindeki "Ve st pa ınternatıonal offıce paper" ürününü piyasada kullanmaya başladığını, iki ürün yanyana konulduğunda makul bir tüketici tarafindan son derece kolay bir şekilde karıştırılabilecek durumda olduğunu, müvekkilinin şikayeti üzerine Bakırköy 2.
Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nde 2017/421 E. dosya numarası ile dava açıldığını, davalının 2016/07246 sayılı "Ve st pa International offıce paper" markası ile müvekkilinin markalarına yaptığı tecavüzün, benzerlikten öte müvekkilinin markasını taklit etmesinden ibaret olduğunu, "ve" ibaresinin müvekkilinin ve-ge markasındaki "ve" gibi ayrı yazıldığını ve öne çıkarılacak şekilde yuvarlak içine alındığını, "offıce ınternatıonal" yerine "ınternatıonal offıce" yazıldığını, müvekkilinin markasındaki renklerin birebir aynı şekilde kullanıldığını, davacının markası tescil edilmemiş olmasına rağmen ürünlerde "®" işaretini kallandığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili adına tescilli Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2011/25921 tescil numaralı "Office International ...", 2011/57304 tescil numaralı "ve-ge", 2011/113444 tescil numaralı "ve-ge Print" ve bunlara ek olarak Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü nezdinde 1097765 tescil numaralı "Office International ...", 1108024 tescil numaralı "ve-ge" markalarına ilişkin davalı tarafından gerçekleştirilen, markalara tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespiti, tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dişindaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması, masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması ile, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması, davalıya ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli 2016/07246 sayılı "Ve st pa International offıce paper" markasının 3.
kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının haksız olduğunu, benzerlik veya iltibas bulunmadığını, markaların sözcük ve yazım tarzının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların aynı sektörde faal oldukları, davacının marka tescillerinin geçerli korunan markalar olduğu, davalının ihlal oluşturduğu ileri sürülen marka kullanımının da bu tescillerin kapsamında olduğu, marka vekili ve güzel sanatlar tasarım öğretim üyesi bilirkişilerden alınan 05.03.2019 tarihli raporda, davacının tescilli markaları, marka görselleri ve emtialarının incelenip resmedildiği, davalının ürünleri üzerindeki kullanımlarıyla karşılaştırıldığı, ses, anlam ve görsellik açısından ayrı ayrı karşılaştırma yapılarak markaların davalı tarafından karıştırmaya yol açacak nitelikte bir benzerlik düzeyinde kullanılmadığını rapor ettikleri, davacı markalarında yer alan yan unsurların, ayırt edicilik özelliğinin düşük olduğu, markaları ayırt edici esas unsurlarının, davalı tarafından aynen veya benzer biçimde kullanılmadığı, bununla birlikte marka hakkına iltibas veya iktibas suretiyle ihlal bulunmasa dahi haksız rekabet iddiaları bakımından ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiği, piyasada daha önceki tarihlerden beri mevcut olan bir firmanın sunduğu, belirli bir ambalaj veya ticari görünüm taşıyan ürünüyle karıştırma riski yaratabilecek benzer ambalaj kullanmanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun (6102 sayılı Kanun)'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü cümlesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalının eş ürününde, davacıya ait "office international copy-bond" tescilli markasını kullanmasa bile, ürün ambalajında tercih ettiği yeşil ve siyah renklerin, bu renkleri taşıyan kendisine ait "vestpa" ibaresini davacıyla aynı tarzda verev biçimde kullanmasının, ürünün üst yüzünde miktar gösteren "80 g/m" ibaresini aynı alt sağ bölümde kullanması, "vestpa" ibaresini kare biçimli bir logoyla yuvarlak yerine eliptik biçimde, yine aynı bölgede kullanması karşısında, bir yanaşma davranışı gözlendiği, aradaki sair farklılıkların, dikkatli bir bakışta ayrımı sağlasa bile ortalama tüketicinin alım tercihleri ve alım usulü düşünüldüğünde karıştırma riskinin bulunduğu gerekçesiyle, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve giderilmesi davasının ve bağlı taleplerin reddine, haksız rekabet davasının kabulüne, davalının kağıt ürünlerini, davacının ambalajıyla benzer görünüm arz eden biçimde sunmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüz oluşturan ürünlerin bulundukları yerden toplanmasına, saklanmasına, el konularak piyasadan kaldırılmasına, hükmün haksız rekabete ilişkin kısmının karar kesinleştikten sonra 3 ay içinde talep edilmek kaydıyla ulusal çapta yayın yapan gazetede ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece haksız rekabet davasının kabulüne ilişkin kararına katıldıklarını, ancak marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve giderilmesi davasının reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, davalının “ve” ibaresini müvekkili şirketin "ve-ge" markasındaki gibi ayrı yazdığını ve öne çıkacak şekilde yuvarlak içine aldığını, müvekkilinin "offıce ınternatıonal copıer bond" markasındaki offıce ınternatıonal tersine çevrilmiş ınternatıonal offıce şeklinde yazıldığını, müvekkilinin markasındaki renklerin birebir aynı şekilde kullanıldığını, müvekkilinin her iki markası ile aynı anda benzerlik ortaya çıkarıldığını, makul bir tüketici tarafından çok kolay bir şekilde karıştırılabilecek durumda olduğunu, davalının marka tecavüzü fiilini gerçekleştirdiğini, bilirkişilerce markaların bütün olarak bıraktıkları genel izlenimin dikkate alınması gerektiğini, oysa bilirkişilerin tek tek kelime ve görsel incelemesi yaptıklarını, markaların markalar siciline tescil edildiği şekli ile kullanılmasının esas olduğunu, davalının ise davacı markasının logo ve grafik özelliklerini birebir kullandığını, davalının marka tesciline başvurduğunu, ancak piyasaya marka tescil başvurusu gibi sunmadığını, marka başvurusundaki ürünü müvekkilinin markalarına yakınlaşmak suretiyle kullandığını, davalının sadece ürünün ambalaj tasarımı yolu ile haksız rekabet değil, aynı zamanda marka hakkı ihlaline de sebebiyet verdiğini, davalının 2016/07246 sayılı “Ve st pa ınternatıonal offıce paper” markası ile müvekkilinin markalarına yapmış olduğu tecavüzün benzerlikten öte, davalının davacının markasını taklit etmesinden ibaret olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili, mahkemece renklerle ibarelerin karıştırıldığını, taraf ürünlerinde beyaz zemin üzerinde yeşil ve siyah renkli yazılar kullanılmış olmasına karşın, davacı ürününde "..." ibaresinin baskın şekilde kullanıldığını, ortalama tüketicinin aklında kalan ibarenin renkler değil, siyah renk ve "..." ibaresi olduğunu, müvekkilinin ürününde "ST PA" ibarelerinin siyah renkle yer almasına rağmen, eliptik formatta düzenlenen davacı ürününden farklı tonda kullanılan "ve" ibaresinin, bu ibarenin sık tekrarlanmasının ortalama tüketici zihninde "ve" ibaresinin ve yeşil rengin kalmasına yol açacağını, davacının ürününde siyah renk hakimiyetinin, müvekkilinin ürününde ise yeşil renk hakimiyetinin bulunduğunu, taraf ürünlerinde yer alan yazıların verev dizilişin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, yazılar arasında benzerlik olmadığı gibi şekil büyüklükleri ve puntolarının farklı olduğunu, bilirkiyi raporunun renkli baykılarının kaliteli olmamasının birbirine yakın renk algısına yol açtığını, ürünler çıplak gözle incelendiğinde ortalama tüketicinin kolaylıkla ayırabileceği renk, ton, yazı, punto, şekil farklılıklarının anlaşılacağını, ambalaj üzerindeki ibarelerin taraf markalarından oluştuğunu, ambalaj tasarımlarının ağırlığını birçok kez tekrarlanan ve markayı adeta tüketicinin zihnine kazıyan davacı için "Office International ...", müvekkili için "International Office Paper VEST-PA" markalarının kompozisyonun ana temasını oluşturduğunu, tüm A4 kağıt ürün ambalajlarında miktar gösteren 80 g/m2 ibaresinin sağ alt bölümde yer aldığını, ortalama tüketicinin gramaja ilişkin zorunluluktan kaynaklanan bu ibareye göre ürün tercih etmeyeceğini, davacının markasında yuvarlak şekil içinde marka kullanılmışken, müvekkilinin markasında diğer kullanımlara uygun şekilde eliptik şeklin kullanıldığını, taraf markalarının benzer olmadığının kabul edilmesi karşısında markaların farklılığının haksız rekabet yönünden karıştırılmayı da önlediğini, kağıt ürünü alıcısının tercihini ambalaja göre değil, marka ve fiyatına göre yaptığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemenin tecavüz oluşturan ürünlerin bulundukları yerden toplanmasına, saklanmasına, el konularak piyasadan kaldırılmasına ilişkin kararının da hatalı olduğunu, mahkemenin haksız rekabet davasını müvekkilinin ürünleri değil, yalnızca ürünün ambalajındaki bazı unsurlar yönünden kabul ettiğini, ambalajlardaki haksız rekabete yol açan unsurlar belirtilerek bu yönlerin izalesine karar verilmesi gerekirken, müvekkilinin ürünlerinin toplatılmasına ve el konulmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasındaki esas unsur ile davalının kullanımındaki esas unsurun birbirinden farklı olduğu, davacının 2011/25921 sayılı markasıyla davalının ürün ambalajın tüm yüzeyini kapsayan kullanımı arasında görsel yönden benzerlik bulunmadığı, ancak haksız rekabet yönünden yapılan değerlendirmede davacının ürün ambalajının özgün olduğu ve harcıalem nitelik taşımadığı, davalının özgün bir tasarım ortaya koymakta geniş bir hareket alanına sahip olduğu halde, piyasadaki bir başka ambalajın tasarımı ile ayırt edilmesi ortalama tüketici açısından müşkül olabilecek bir tasarımı tercih ettiği, ambalaj benzerliğinin zorunluluktan kaynaklanmadığı, bilhassa fotokopi kağıdı gibi ürünlerin tüketiciyle görsel temas sağlayan en önemli tasarım öğesi olan "ambalaj" düzeyinde ortalama tüketici açısından neredeyse birebir denebilecek benzerlik olduğu, bu benzerliğin ambalajlar arasında iltibas-karışıklık yaratacak mahiyette olduğu, Davalının A4 kağıt ambalajlarında kullandığı "international office paper" ve "VE ST PA" ibarelerinin davacının tescilli markalarına tecavüz oluşturmadığı, ancak ambalajın tüm yüzeyini kaplayacak biçimde verevine yazım şeklinin ortalama tüketici açısından neredeyse birebir denebilecek benzerlik taşıdığı, bu benzerliğin 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü cümlesi uyarınca ambalajlar arasında iltibas yaratacak mahiyette olduğu tespit edilmiş olmakla, ilk derece mahkemesince, markaya tecavüzün tespiti isteminin reddi ile haksız rekabetin varlığının tespiti ile önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek ayrıca davacı tarafın kötüniyetli olduğunun göstergesi olarak dava ile ilgisi olmasa da muhtelif örnekler vererek kararın bozularak davanın kabulünü talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek ayrıca müvekkil kendi adına tesciline karar verilen markayı kullandığını, Reklam Kurulu şikayete konu tanıtımlarda tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı bir unsur bulunmadığına karar verdiğini belirterek kararın bozularak davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarının aynı ya da benzer olup olmadığı ve dolayısıyla ilgili tüketici kesimin de karıştırılma ihtimaline sebep olup olamayacağı, buradan varılacak sonuca göre davalının kullanımlarının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 vd maddeleri. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madde (m) 29 ve m. 7 hükümleri.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia ve savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı tarafın tüm, davacının ise bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men ve refi taleplerine ilişkin olup ilk derece mahkemesi (İDM)'ce, yazılı gerekçeyle marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve giderilmesi talebinin reddine, haksız rekabet davasının ise kabulüne karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi (BAM) hukuk dairesi (HD)'nce de tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kenar başlıklı SMK m. 29/1- (a) hükmü ile marka sahibinin izni olmaksızın markanın Kanunun 7 inci maddesinde belirtilen hallerde kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, "marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları" kenar başlıklı m. 7/2-(b) hükmü ile ise, marka tescilinden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğu, dolayısıyla marka sahibinin izni olmadan, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirme ihtimalide dahil karıştırma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması halinde böyle kullanımların önlenmesinin hak sahibi tarafından istenebileceği düzenlenmiştir.
Haksız rekabet TTK m. 54 vd düzenlenmiş olup m. 54 hükmünün birinci fıkrsı ile haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu belirtildikten sonra, ikinci fıkrası ile rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu hüküm altına alınmıştır. Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü cümlesi ile de, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almamanın haksız rekabet hallerinden olduğu belirtilmiştir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelince, davacı vekili davalının ticaret alanında kullandığı "Ve st pa international office paper" ibaresinin ve kullanım şeklinin müvekkili adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli "Office International ...", "ve-ge", "ve-ge print" ibareli markalara tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüş, davalı ise kullanımlarının davalı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığını savunmuştur. Mahkemece ise alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı kullanımının markaya tecavüz oluşturmadığı, ancak haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmış ise de bu husus çelişki oluşturmaktadır. Zira davalı kullanımının markaya tecavüz oluşturduğu kabul edilmemesi durumunda iltibas söz konusu olmayacağından, haksız rekabetin kabulü çelişki oluşturmaktadır.
Somut olayda, davalının kağıt ambalajlarında kullandığı "Ve st pa İnternational Office Paper" ibaresi ve kullanım şekli, davacının tescilli "Office International ...", "Ve-ge" ve "ve-ge print" ibareli markaları ile karşılaştırıldığında, söz konusu davalı kullanımlarnın ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimaline sebep olabileceği ve dolayısıyla marka hakkına tecavüzün de oluştuğunun kabulünü gerektirmektedir. Zira davalı kullanımları davacı markalarının tescil kapsamındaki aynı ve benzer mallara ilişkindir. O nedenle markaya tecavüz yönünden davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilin tüm, davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064850800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz