YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5783 E. 2023/711 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil+maret AÇ PİŞİR" ibareli marka başvurusu ile davacının "AÇ BİTİR", "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mal/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde davalının "şekil+maret AÇ PİŞİR" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "AÇ BİTİR", "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas bulunmadığı, davacı tarafın önceye dayalı kullanım hak iddiası kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığı, başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın sınai ve fikri mülkiyet hak iddiası da kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, başvuru ibaresinin davalı tarafça kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna ilişkin itirazların değerlendirilmediğini, müvekkillerinin “aç bitir” ibaresini uzun yıllardır kullandığını, ilgili ibarenin ayırt edici unsur haline gelmesininin sağlandığını, ürünün tek kullanımlık olarak üretilmesinin, aynı zamanda müvekkili şirketlerin bir üretim ve pazarlama stratejisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketlerin seri marka oluşturma çabası ve uzun yıllardır bu gaye ile marka oluşturması ve işbu markaların tüketici tarafından tercih edilmesi gibi nedenlerle, tüketicinin müvekkili şirketlere ait olduğunu düşünebileceği dava konusu markayı tercih etmesi durumunda, davalı şirketin haksız yarar sağlayacağını, dava dışı bir şirket tarafından tescil talebinde bulunulan "inan al bitir" markasına ilişkin olarak verilen kararlarda, müvekkillerinin markaları ile dava konusu "inan al bitir" markasının benzer olduğu ve iltibas tehlikesinin söz konusu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, tescil başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkillerinin tanınmış markalarının tescilli olduğu sınıflara dahil mal ve hizmetler ile ilişkinlendirilebilme veya bağlantılandırma olasılığının bulunduğunu, Kurum kararlarının çelişkili olduğunu, marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin hukuka ve yasalara uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5711 E. 2023/555 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… şvurusu ile davacının "AÇ BİTİR", "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı …
… lebinde bulunulan "inan al bitir" markasına ilişkin olarak verilen kararlarda, müvekkillerinin markaları ile dava konusu "inan al bitir" markasının benzer olduğu ve «iltibas» tehlikesinin söz konusu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, tescil başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkillerinin tanınmış markalarının tescilli olduğu sınıflara «dahil» mal ve hizmetler ile ilişkinlendirilebilme veya bağlantılandırma olasılığının bulunduğunu, Kurum kararlarının çelişkili olduğunu, marka başvurusunun kötü niyetli o …
Benzer bu kararda… il" ibareli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacıların markası ile «iltibas» oluşturacak benzerlikte olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporunun yok sayılarak karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6171 E. 2024/2279 K.
Ortak:kötü niyet · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… şvurusu ile davacının "AÇ BİTİR", "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı …
… lebinde bulunulan "inan al bitir" markasına ilişkin olarak verilen kararlarda, müvekkillerinin markaları ile dava konusu "inan al bitir" markasının benzer olduğu ve «iltibas» tehlikesinin söz konusu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, tescil başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkillerinin tanınmış markalarının tescilli olduğu sınıflara «dahil» mal ve hizmetler ile ilişkinlendirilebilme veya bağlantılandırma olasılığının bulunduğunu, Kurum kararlarının çelişkili olduğunu, marka başvurusunun kötü niyetli o …
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, yine davacının başvuru ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanım hakkını ve davalının marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/90504 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
… va konusu marka ile benzerlik taşıdığını, müvekkillerinin markalarının toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar olduğunu, ayrıca bu markalara kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandırıldığını, davalı tarafından yapılan başvurunun «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini, 2016/90504 sayılı “bir bir bitir” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkili şirketlere ait redde mesnet markalar arasında tüm mal ve hizmetler yönünden «iltibas» bulunduğunu, huzurdaki davanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fırkasının (a) (b) (d) ve (f) bentleri uyarınca da kabulü gerektiğini, dava konusu markanın aynı zamanda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin (a) maddesi yönünden de reddi gerekirken, yerel mahkemece bu madde yönünden herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının «gerekçesinin düzeltilerek» davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçenin düzeltilmesi · sicilden terkin · kaldırma ve yeniden hüküm · terkin · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, yine davacının başvuru ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanım hakkını ve davalının marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/90504 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle değişik gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
… va konusu marka ile benzerlik taşıdığını, müvekkillerinin markalarının toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar olduğunu, ayrıca bu markalara kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandırıldığını, davalı tarafından yapılan başvurunun «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini, 2016/90504 sayılı “bir bir bitir” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkili şirketlere ait redde mesnet markalar arasında tüm mal ve hizmetler yönünden «iltibas» bulunduğunu, huzurdaki davanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fırkasının (a) (b) (d) ve (f) bentleri uyarınca da kabulü gerektiğini, dava konusu markanın aynı zamanda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin (a) maddesi yönünden de reddi gerekirken, yerel mahkemece bu madde yönünden herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının «gerekçesinin düzeltilerek» davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4703 E. 2024/2123 K.
Ortak:kötü niyet · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… lebinde bulunulan "inan al bitir" markasına ilişkin olarak verilen kararlarda, müvekkillerinin markaları ile dava konusu "inan al bitir" markasının benzer olduğu ve «iltibas» tehlikesinin söz konusu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, tescil başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkillerinin tanınmış markalarının tescilli olduğu sınıflara «dahil» mal ve hizmetler ile ilişkinlendirilebilme veya bağlantılandırma olasılığının bulunduğunu, Kurum kararlarının çelişkili olduğunu, marka başvurusunun kötü niyetli o …
… şvurusu ile davacının "AÇ BİTİR", "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı …
Benzer bu karardaA.Ş. markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» koşullarının oluştuğu, davacının «dava konusu» marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davacıların "PINAR" ibareli markalarının tanınmış olduğu ancak, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, davaya konu marka başvurusu açısından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası çerçevesinde «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davada davacı ...
… bareli markaların sahibi bulunduğunu, müvekkili şirket markalarının tamamının toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar olduğunu, davalı şirketin bu markalarla «iltibas» yaratacak şekilde "İNAN DOĞANIN SAF LEZZETİ SOFRANIZDA HAYDİ BİTİR" ibareli marka başvurusuna müvekkili şirketlerin ayrı ayrı itiraz ettiklerini, itirazlarının Mar …
A.Ş.'nin itirazının değerlendirilmediğini, bu müvekkili açısından hak «kaybı» oluşmaması adına işbu davanın açıldığını, «dava konusu» YİDK kararının yerinde olmadığını, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca ayırt edilmeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» koşulları oluştuğu gibi 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki şartların da bulunduğunu, davalı Şirketin kötü niyetli olduğunu, zira daha önce …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · davanın konusu · derdestlik · kâr kaybı · kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada davacı ...Ş.'nin dava açma hakkı bulunmadığını, «husumet itirazlarının» dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının ve emsal başka bir dosyada alınan bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, «dava konusu» marka ile davacı markaları arasında «iltibasa» neden olabilecek benzerlik bulunmadığını, "bitir" sözcüğünün kimsenin tekeline verilmeyeceğini, dava konusu markadaki asli unsurun" inan" ibaresi olduğunu, markada …
A.Ş.'nin itirazının değerlendirilmediğini, bu müvekkili açısından hak «kaybı» oluşmaması adına işbu davanın açıldığını, «dava konusu» YİDK kararının yerinde olmadığını, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca ayırt edilmeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» koşulları oluştuğu gibi 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki şartların da bulunduğunu, davalı Şirketin kötü niyetli olduğunu, zira daha önce …
A.Ş.'nin itirazı üzerine verilen bir red kararı bulunmadığından anılan davacının asıl dava bakımından dava açma hakkı bulunmadığını, «dava konusu» başvuru ile davacıların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalar arasında «iltibas» oluşmayacağını, davacı markalarını oluşturan ibarelerin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; «dava konusu» marka ile itiraza mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında anlamında benzerlik bulunmadığını, itiraza mesnet markalardaki "Aç bitir" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/749 E. 2020/5057 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… şvurusu ile davacının "AÇ BİTİR", "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı …
… lebinde bulunulan "inan al bitir" markasına ilişkin olarak verilen kararlarda, müvekkillerinin markaları ile dava konusu "inan al bitir" markasının benzer olduğu ve «iltibas» tehlikesinin söz konusu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, tescil başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkillerinin tanınmış markalarının tescilli olduğu sınıflara «dahil» mal ve hizmetler ile ilişkinlendirilebilme veya bağlantılandırma olasılığının bulunduğunu, Kurum kararlarının çelişkili olduğunu, marka başvurusunun kötü niyetli o …
Benzer bu kararda… yla davalının "GÜNDOĞDU Aç Bitsin Ye Gitsin+ŞEKİL" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında markaların parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün olmadığı, davacının markalarında yer alan "AÇ BİTİR" ibaresinin sunulan ürünlerin ambalajlarından açılıp tek bir defada bitirilebilecek pozisyonda olduğuna ilişkin açık bir tanımlama içerdiği, davalı başvurusunda "Aç Bitsin Ye Gitsin" ibaresinin bulunduğu, bu sloganın "GÜNDOĞDU" ibaresinin altında oldukça küçük biçimde yazıldığı, bütüncül olarak bakıldığından anılan sloganın markanın tali unsuru olduğu, esasen başvuruda bulunan bu ibarenin de sunulan ürünlere yönelik amaç ve niteliği gösterdiği, fakat tamamen farklı bir kompozisyonda bulunduğu, ortak olduğu iddia edilen unsurların tek başına «ayırt edicilik» «taşıyacak» biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen ürünlerin sunuş biçim ve amacını tanımladığından mücerret sözcük olarak yalnız başına ayırt ediciliğinin de …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · taşıyan · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… yla davalının "GÜNDOĞDU Aç Bitsin Ye Gitsin+ŞEKİL" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında markaların parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün olmadığı, davacının markalarında yer alan "AÇ BİTİR" ibaresinin sunulan ürünlerin ambalajlarından açılıp tek bir defada bitirilebilecek pozisyonda olduğuna ilişkin açık bir tanımlama içerdiği, davalı başvurusunda "Aç Bitsin Ye Gitsin" ibaresinin bulunduğu, bu sloganın "GÜNDOĞDU" ibaresinin altında oldukça küçük biçimde yazıldığı, bütüncül olarak bakıldığından anılan sloganın markanın tali unsuru olduğu, esasen başvuruda bulunan bu ibarenin de sunulan ürünlere yönelik amaç ve niteliği gösterdiği, fakat tamamen farklı bir kompozisyonda bulunduğu, ortak olduğu iddia edilen unsurların tek başına «ayırt edicilik» «taşıyacak» biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen ürünlerin sunuş biçim ve amacını tanımladığından mücerret sözcük olarak yalnız başına ayırt ediciliğinin de …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5783 E. , 2023/711 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin tanınmış PINAR markasının yanısıra 29 uncu sınıfta tescilli 2011/36868, 2011/36869 ve 2013/61946 sayılı “PINAR AÇ BİTİR”, 2013/02481 sayılı “AÇ BİTİR KOKTEYL”, 2009/38523, 2010/10560, 2010/10555, 2011/36868, 2013/106321, 2014/74107, 2015/31335 ve 2016/09106 sayılı “AÇ BİTİR” ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markalarla “tek kullanımlık ürün” anlayışının vurgulanmaya çalışıldığını, davalının 07.03.2016 tarihli 2016/20289 sayılı “MARET AÇ PİŞİR + şekil” ibareli marka başvurusuna itirazlarının Markalar Dairesince ve takiben YİDK tarafından reddedildiğini, YİDK’nın 11.07.2014 tarih ve 2014-M-11089 sayılı kararında AÇ BİTİR ibaresinin 2009-2013 yılları arasında kullanım, reklam ve tanıtımla ayırtedici hale geldiğinin kabul edildiğini, PINAR AÇ BİTİR ve MARET AÇ PİŞİR markalarının ayıredilemeyecek derecede benzer olduğunu, aynı emtia için tescilinin istendiğini, davalı şirket markasının davacı markasının tanınmışlığından haksız menfaat temin edeceğini, pek çok marka seçme olasılığına sahip davalının başvurusunun kötü niyete dayandığını, “İNAN AL BİTİR” ibareli başvuruya ilişkin Ankara 3.
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/50 E., 2016/523 K. sayılı kararında “başvurunun davacının AÇ BİTİR markasını hatırlatabileceği, seri marka algısına kapılabileceği” gerekçeleriyle 29 uncu sınıfa konu emtia bakımından hükümsüzlük kararı verildiğini, yine “AL BİTİR” ibareli marka başvurusuna ilişkin olarak Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/330 E. sayılı iptal ve hükümsüzlük dosyasına sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda taraf markalarının karıştırılabilecekleri hükmüne varıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile tescil edilmiş olması halinde 2016/20289 sayılı “MARET AÇ PİŞİR+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil+maret AÇ PİŞİR" ibareli marka başvurusu ile davacının "AÇ BİTİR", "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mal/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde davalının "şekil+maret AÇ PİŞİR" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "AÇ BİTİR", "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas bulunmadığı, davacı tarafın önceye dayalı kullanım hak iddiası kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığı, başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın sınai ve fikri mülkiyet hak iddiası da kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, başvuru ibaresinin davalı tarafça kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna ilişkin itirazların değerlendirilmediğini, müvekkillerinin “aç bitir” ibaresini uzun yıllardır kullandığını, ilgili ibarenin ayırt edici unsur haline gelmesininin sağlandığını, ürünün tek kullanımlık olarak üretilmesinin, aynı zamanda müvekkili şirketlerin bir üretim ve pazarlama stratejisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketlerin seri marka oluşturma çabası ve uzun yıllardır bu gaye ile marka oluşturması ve işbu markaların tüketici tarafından tercih edilmesi gibi nedenlerle, tüketicinin müvekkili şirketlere ait olduğunu düşünebileceği dava konusu markayı tercih etmesi durumunda, davalı şirketin haksız yarar sağlayacağını, dava dışı bir şirket tarafından tescil talebinde bulunulan "inan al bitir" markasına ilişkin olarak verilen kararlarda, müvekkillerinin markaları ile dava konusu "inan al bitir" markasının benzer olduğu ve iltibas tehlikesinin söz konusu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, tescil başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkillerinin tanınmış markalarının tescilli olduğu sınıflara dahil mal ve hizmetler ile ilişkinlendirilebilme veya bağlantılandırma olasılığının bulunduğunu, Kurum kararlarının çelişkili olduğunu, marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin hukuka ve yasalara uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906942700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz