YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6171 E. 2024/2279 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçenin düzeltilmesi↗ sicilden terkin↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/326 E., 2020/30 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle değişik gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, davacılar vekili temyize cevap dilekçesiyle duruşma istemiş ise de, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan davacılar vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Aç Bitir” ibareli markalarının dava konusu marka ile benzerlik taşıdığını, müvekkillerinin markalarının toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar olduğunu, ayrıca bu markalara kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığını, davalı tarafından yapılan başvurunun kötü niyet taşıdığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini, 2016/90504 sayılı “bir bir bitir” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markası ile davacıların tescilli markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki mallar açısından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında "tanımlayıcı, vasıf bildirici" özellikler taşıdığından bu madde açısından davanın kabulü gerektiği, diğer mutlak ret sebeplerinin oluşmadığı, davalının "Bir Bir Bitir" ibareli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, yine davacının başvuru ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanım hakkını ve davalının marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/90504 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkili şirketlere ait redde mesnet markalar arasında tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas bulunduğunu, huzurdaki davanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fırkasının (a) (b) (d) ve (f) bentleri uyarınca da kabulü gerektiğini, dava konusu markanın aynı zamanda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin (a) maddesi yönünden de reddi gerekirken, yerel mahkemece bu madde yönünden herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; "bir bir bitir" şeklindeki tescil edilen müvekkili şirket markasının, tabi sınıflarda yer alan emtia yönünden tanımlayıcı değil ayırt edici nitelikte bulunduğunu, diğer yönlerden mahkeme kararının yerinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tümüyle reddi gerektiğini, davalının marka başvurusunun tasviri nitelikte olmadığını, YİDK kararının yerinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru konusu "bir bir bitir" ibaresinin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında tesciline bir engel bulunmadığı, ancak davalı şirketin "bir bir bitir" ibareli başvurusu ile davacıların itirazına mesnet "AÇ BİTİR" esas ibareli markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından benzerlik olmasına rağmen mahkemece, tarafların ibareleri arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı, dosya kapsamında sunulan delillerin davacıların "AÇ BİTİR" ibareli markalarının tanınmışlığını ispatlamadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yukarıdaki gerekçe ile kabulüne, YİDK kararının iptali ile dava konusu 2016/90504 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, slogan marka niteliğinde başvuru konusu markanın ayırt edici nitelikte olduğunu ve tesciline engel bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, slogan marka niteliğinde başvuru konusu markanın ayırt edici nitelikte olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 inci maddeleri.
2.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.05.2019 tarih ve 2018/2010 E. 2019/3723 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5783 E. 2023/711 K.
Ortak:kötü niyet · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… eli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, yine davacının başvuru ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanım hakkını ve davalının marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/90504 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
… va konusu marka ile benzerlik taşıdığını, müvekkillerinin markalarının toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar olduğunu, ayrıca bu markalara kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandırıldığını, davalı tarafından yapılan başvurunun «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini, 2016/90504 sayılı “bir bir bitir” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkili şirketlere ait redde mesnet markalar arasında tüm mal ve hizmetler yönünden «iltibas» bulunduğunu, huzurdaki davanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fırkasının (a) (b) (d) ve (f) bentleri uyarınca da kabulü gerektiğini, dava konusu markanın aynı zamanda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin (a) maddesi yönünden de reddi gerekirken, yerel mahkemece bu madde yönünden herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının «gerekçesinin düzeltilerek» davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… şvurusu ile davacının "AÇ BİTİR", "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı …
… lebinde bulunulan "inan al bitir" markasına ilişkin olarak verilen kararlarda, müvekkillerinin markaları ile dava konusu "inan al bitir" markasının benzer olduğu ve «iltibas» tehlikesinin söz konusu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, tescil başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkillerinin tanınmış markalarının tescilli olduğu sınıflara «dahil» mal ve hizmetler ile ilişkinlendirilebilme veya bağlantılandırma olasılığının bulunduğunu, Kurum kararlarının çelişkili olduğunu, marka başvurusunun kötü niyetli o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… lebinde bulunulan "inan al bitir" markasına ilişkin olarak verilen kararlarda, müvekkillerinin markaları ile dava konusu "inan al bitir" markasının benzer olduğu ve «iltibas» tehlikesinin söz konusu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, tescil başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkillerinin tanınmış markalarının tescilli olduğu sınıflara «dahil» mal ve hizmetler ile ilişkinlendirilebilme veya bağlantılandırma olasılığının bulunduğunu, Kurum kararlarının çelişkili olduğunu, marka başvurusunun kötü niyetli o …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5711 E. 2023/555 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… eli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, yine davacının başvuru ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanım hakkını ve davalının marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/90504 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle değişik gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkili şirketlere ait redde mesnet markalar arasında tüm mal ve hizmetler yönünden «iltibas» bulunduğunu, huzurdaki davanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fırkasının (a) (b) (d) ve (f) bentleri uyarınca da kabulü gerektiğini, dava konusu markanın aynı zamanda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin (a) maddesi yönünden de reddi gerekirken, yerel mahkemece bu madde yönünden herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının «gerekçesinin düzeltilerek» davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… il" ibareli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacıların markası ile «iltibas» oluşturacak benzerlikte olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporunun yok sayılarak karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4703 E. 2024/2123 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… va konusu marka ile benzerlik taşıdığını, müvekkillerinin markalarının toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar olduğunu, ayrıca bu markalara kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandırıldığını, davalı tarafından yapılan başvurunun «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini, 2016/90504 sayılı “bir bir bitir” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle değişik gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
… eli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, yine davacının başvuru ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanım hakkını ve davalının marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/90504 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş.'nin itirazı üzerine verilen bir red kararı bulunmadığından anılan davacının asıl dava bakımından dava açma hakkı bulunmadığını, «dava konusu» başvuru ile davacıların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalar arasında «iltibas» oluşmayacağını, davacı markalarını oluşturan ibarelerin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş. markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» koşullarının oluştuğu, davacının «dava konusu» marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davacıların "PINAR" ibareli markalarının tanınmış olduğu ancak, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, davaya konu marka başvurusu açısından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası çerçevesinde «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davada davacı ...
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · davanın konusu · derdestlik · kâr kaybı · dahili dava · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada davacı ...Ş.'nin dava açma hakkı bulunmadığını, «husumet itirazlarının» dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının ve emsal başka bir dosyada alınan bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, «dava konusu» marka ile davacı markaları arasında «iltibasa» neden olabilecek benzerlik bulunmadığını, "bitir" sözcüğünün kimsenin tekeline verilmeyeceğini, dava konusu markadaki asli unsurun" inan" ibaresi olduğunu, markada …
A.Ş.'nin itirazının değerlendirilmediğini, bu müvekkili açısından hak «kaybı» oluşmaması adına işbu davanın açıldığını, «dava konusu» YİDK kararının yerinde olmadığını, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca ayırt edilmeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» koşulları oluştuğu gibi 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki şartların da bulunduğunu, davalı Şirketin kötü niyetli olduğunu, zira daha önce …
… lekçesinde; davacının 2011/36868, 2010/10555, 2015/31335 numaralı ‘pınar aç bitir’, ‘aç bitir’, ‘aç bitir’ markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu markalarla «iltibas» yaratacak şekilde "İNAN DOĞANIN SAF LEZZETİ SOFRANIZDA HAYDİ BİTİR" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini oysa başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından reddi gerektiği, başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu, başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (f) bentleri yönünden de reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'in 16.08.2018 tarih ve 2018-M-6570 sayılı kararının iptaline ve «dava konusu» markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
A.Ş.'nin itirazı üzerine verilen bir red kararı bulunmadığından anılan davacının asıl dava bakımından dava açma hakkı bulunmadığını, «dava konusu» başvuru ile davacıların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalar arasında «iltibas» oluşmayacağını, davacı markalarını oluşturan ibarelerin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/749 E. 2020/5057 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… eli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, yine davacının başvuru ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanım hakkını ve davalının marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/90504 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
… va konusu marka ile benzerlik taşıdığını, müvekkillerinin markalarının toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar olduğunu, ayrıca bu markalara kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandırıldığını, davalı tarafından yapılan başvurunun «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini, 2016/90504 sayılı “bir bir bitir” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkili şirketlere ait redde mesnet markalar arasında tüm mal ve hizmetler yönünden «iltibas» bulunduğunu, huzurdaki davanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fırkasının (a) (b) (d) ve (f) bentleri uyarınca da kabulü gerektiğini, dava konusu markanın aynı zamanda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin (a) maddesi yönünden de reddi gerekirken, yerel mahkemece bu madde yönünden herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının «gerekçesinin düzeltilerek» davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… yla davalının "GÜNDOĞDU Aç Bitsin Ye Gitsin+ŞEKİL" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında markaların parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün olmadığı, davacının markalarında yer alan "AÇ BİTİR" ibaresinin sunulan ürünlerin ambalajlarından açılıp tek bir defada bitirilebilecek pozisyonda olduğuna ilişkin açık bir tanımlama içerdiği, davalı başvurusunda "Aç Bitsin Ye Gitsin" ibaresinin bulunduğu, bu sloganın "GÜNDOĞDU" ibaresinin altında oldukça küçük biçimde yazıldığı, bütüncül olarak bakıldığından anılan sloganın markanın tali unsuru olduğu, esasen başvuruda bulunan bu ibarenin de sunulan ürünlere yönelik amaç ve niteliği gösterdiği, fakat tamamen farklı bir kompozisyonda bulunduğu, ortak olduğu iddia edilen unsurların tek başına «ayırt edicilik» «taşıyacak» biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen ürünlerin sunuş biçim ve amacını tanımladığından mücerret sözcük olarak yalnız başına ayırt ediciliğinin de …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · taşıyan
Benzer bu kararda… yla davalının "GÜNDOĞDU Aç Bitsin Ye Gitsin+ŞEKİL" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında markaların parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün olmadığı, davacının markalarında yer alan "AÇ BİTİR" ibaresinin sunulan ürünlerin ambalajlarından açılıp tek bir defada bitirilebilecek pozisyonda olduğuna ilişkin açık bir tanımlama içerdiği, davalı başvurusunda "Aç Bitsin Ye Gitsin" ibaresinin bulunduğu, bu sloganın "GÜNDOĞDU" ibaresinin altında oldukça küçük biçimde yazıldığı, bütüncül olarak bakıldığından anılan sloganın markanın tali unsuru olduğu, esasen başvuruda bulunan bu ibarenin de sunulan ürünlere yönelik amaç ve niteliği gösterdiği, fakat tamamen farklı bir kompozisyonda bulunduğu, ortak olduğu iddia edilen unsurların tek başına «ayırt edicilik» «taşıyacak» biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen ürünlerin sunuş biçim ve amacını tanımladığından mücerret sözcük olarak yalnız başına ayırt ediciliğinin de …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5921 E. 2024/2428 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… va konusu marka ile benzerlik taşıdığını, müvekkillerinin markalarının toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar olduğunu, ayrıca bu markalara kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandırıldığını, davalı tarafından yapılan başvurunun «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini, 2016/90504 sayılı “bir bir bitir” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… eli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, yine davacının başvuru ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanım hakkını ve davalının marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/90504 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkili şirketlere ait redde mesnet markalar arasında tüm mal ve hizmetler yönünden «iltibas» bulunduğunu, huzurdaki davanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fırkasının (a) (b) (d) ve (f) bentleri uyarınca da kabulü gerektiğini, dava konusu markanın aynı zamanda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin (a) maddesi yönünden de reddi gerekirken, yerel mahkemece bu madde yönünden herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının «gerekçesinin düzeltilerek» davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, 41. sınıf hizmetler yönünden "KÜLTÜR" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, bu yönde mahkeme kararlarının bulunduğunu, dava konusu YİDK kararının verildiği tarihte, davacılar tarafından dava konusu marka başvurusunun kötü n …
… scilsiz marka ve hizmetlerinin devamı, serisi olarak anlaşılma tehlikesinin bulunduğunu ve bu markaların seri marka imajı yaratmasından dolayı tüketiciler açısından «iltibas» meydana geldiğini, davalının bu kullanımı nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi büyük zarar yaşamasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2016-M-10669 …
… ket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin "KÜLTÜR" ve "KÜLTÜR" esas unsurlu markalarını uzun yıllardan bu yana adına tescil ettirip kullanarak, bu markalara «ayırt edicilik» kazandırdığını, Kültür Dershanelerinin 1979 yılında “öyle bir genç ki kültür’lü” iddiasıyla Mehmet Nuri Güleç tarafından kurularak eğitim hizmeti vermeye başlandığ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… ve markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali olduğu, davacı ...Ş.’nin, “KÜLTÜR” ibaresi üzerinde “eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, tescilsiz markadan kaynaklı (önceki kullanıma dayalı) sınai bir hakkı bulunduğu ve bu hizmetler itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı markasının tescilini engelleme «yetkisinin» olduğu, davacıların "İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ" ve "KÜLTÜR KOLEJİ" ibareli markalarının dava konusu marka başvurusunun yapıldığı 27.04.2015 tarihi itibariyle “eğitim ve öğretim hizmetleri” sektöründe tanınmış marka statüsünde bulunduğu ve tanınmışlığın iltibas ihtimalini arttırdığı, davacı ...Ş.’nin «ticaret unvanının», “41/01 Eğitim ve öğretim hizmetleri.” itibariyle, 2015/36241 sayılı “KÜLTÜR YAYINCILIK Çöz Bitir Çöz Getir + şekil” markası yönünden 556 sayılı KHK’nin 8 inci mad …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6171 E. , 2024/2279 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1322 Esas, 2022/852 Karar
DAVACILAR 1-....
2-Pınar Süt Mamülleri San. A.Ş.
vekilleri Avukat ...
DAVALILAR 1- Birinci Tarım Ürünleri Ve Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
2- Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT)
vekili Avukat ...
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/326 E., 2020/30 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle değişik gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, davacılar vekili temyize cevap dilekçesiyle duruşma istemiş ise de, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan davacılar vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Aç Bitir” ibareli markalarının dava konusu marka ile benzerlik taşıdığını, müvekkillerinin markalarının toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar olduğunu, ayrıca bu markalara kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığını, davalı tarafından yapılan başvurunun kötü niyet taşıdığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini, 2016/90504 sayılı “bir bir bitir” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markası ile davacıların tescilli markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki mallar açısından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında "tanımlayıcı, vasıf bildirici" özellikler taşıdığından bu madde açısından davanın kabulü gerektiği, diğer mutlak ret sebeplerinin oluşmadığı, davalının "Bir Bir Bitir" ibareli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, yine davacının başvuru ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanım hakkını ve davalının marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/90504 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkili şirketlere ait redde mesnet markalar arasında tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas bulunduğunu, huzurdaki davanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fırkasının (a) (b) (d) ve (f) bentleri uyarınca da kabulü gerektiğini, dava konusu markanın aynı zamanda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin (a) maddesi yönünden de reddi gerekirken, yerel mahkemece bu madde yönünden herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; "bir bir bitir" şeklindeki tescil edilen müvekkili şirket markasının, tabi sınıflarda yer alan emtia yönünden tanımlayıcı değil ayırt edici nitelikte bulunduğunu, diğer yönlerden mahkeme kararının yerinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tümüyle reddi gerektiğini, davalının marka başvurusunun tasviri nitelikte olmadığını, YİDK kararının yerinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru konusu "bir bir bitir" ibaresinin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında tesciline bir engel bulunmadığı, ancak davalı şirketin "bir bir bitir" ibareli başvurusu ile davacıların itirazına mesnet "AÇ BİTİR" esas ibareli markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından benzerlik olmasına rağmen mahkemece, tarafların ibareleri arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı, dosya kapsamında sunulan delillerin davacıların "AÇ BİTİR" ibareli markalarının tanınmışlığını ispatlamadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yukarıdaki gerekçe ile kabulüne, YİDK kararının iptali ile dava konusu 2016/90504 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, slogan marka niteliğinde başvuru konusu markanın ayırt edici nitelikte olduğunu ve tesciline engel bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, slogan marka niteliğinde başvuru konusu markanın ayırt edici nitelikte olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 inci maddeleri.
2.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.05.2019 tarih ve 2018/2010 E. 2019/3723 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051347100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz