6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/749 E. 2020/5057 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücerretlik ortalama tüketici taşıyan ayırt edicilik iltibas hmk 353(1)b-2

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 353

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların "PINAR AÇ BİTİR; PINAR AÇBİTİR+ŞEKİL; PINAR AÇBİTİR; AÇBİTİR KOKTEYL; PINAR AÇBİTİR ve AÇBİTİR+şekil" ibare ve biçimli markalarıyla davalının "GÜNDOĞDU Aç Bitsin Ye Gitsin+ŞEKİL" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında markaların parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının mücerret bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün olmadığı, davacının markalarında yer alan "AÇ BİTİR" ibaresinin sunulan ürünlerin ambalajlarından açılıp tek bir defada bitirilebilecek pozisyonda olduğuna ilişkin açık bir tanımlama içerdiği, davalı başvurusunda "Aç Bitsin Ye Gitsin" ibaresinin bulunduğu, bu sloganın "GÜNDOĞDU" ibaresinin altında oldukça küçük biçimde yazıldığı, bütüncül olarak bakıldığından anılan sloganın markanın tali unsuru olduğu, esasen başvuruda bulunan bu ibarenin de sunulan ürünlere yönelik amaç ve niteliği gösterdiği, fakat tamamen farklı bir kompozisyonda bulunduğu, ortak olduğu iddia edilen unsurların tek başına ayırt edicilik taşıyacak biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen ürünlerin sunuş biçim ve amacını tanımladığından mücerret sözcük olarak yalnız başına ayırt ediciliğinin de bulunmadığı, zayıf marka sahiplerinin aynı işaretlerin farklı bazı unsurlarla birlikte tesciline karşı çıkamayacakları, bunu baştan öngörmelerinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6171 E. 2024/2279 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5783 E. 2023/711 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5711 E. 2023/555 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/749 E.  ,  2020/5057 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.04.2018 tarih ve 2017/433 E- 2018/172 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.12.2019 tarih ve 2018/1743 E- 2019/1243 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle

dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin “Pınar Aç Bitir” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2016/36928 sayılı “Gündoğdu Aç Bitsin Ye Gitsin+Şekil” ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların "PINAR AÇ BİTİR; PINAR AÇBİTİR+ŞEKİL; PINAR AÇBİTİR; AÇBİTİR KOKTEYL; PINAR AÇBİTİR ve AÇBİTİR+şekil" ibare ve biçimli markalarıyla davalının "GÜNDOĞDU Aç Bitsin Ye Gitsin+ŞEKİL" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında markaların parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının mücerret bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün olmadığı, davacının markalarında yer alan "AÇ BİTİR" ibaresinin sunulan ürünlerin ambalajlarından açılıp tek bir defada bitirilebilecek pozisyonda olduğuna ilişkin açık bir tanımlama içerdiği, davalı başvurusunda "Aç Bitsin Ye Gitsin" ibaresinin bulunduğu, bu sloganın "GÜNDOĞDU" ibaresinin altında oldukça küçük biçimde yazıldığı, bütüncül olarak bakıldığından anılan sloganın markanın tali unsuru olduğu, esasen başvuruda bulunan bu ibarenin de sunulan ürünlere yönelik amaç ve niteliği gösterdiği, fakat tamamen farklı bir kompozisyonda bulunduğu, ortak olduğu iddia edilen unsurların tek başına ayırt edicilik taşıyacak biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen ürünlerin sunuş biçim ve amacını tanımladığından mücerret sözcük olarak yalnız başına ayırt ediciliğinin de bulunmadığı, zayıf marka sahiplerinin aynı işaretlerin farklı bazı unsurlarla birlikte tesciline karşı çıkamayacakları, bunu baştan öngörmelerinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 16.11.2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Davalıya ait markanın, davacı yanın "Aç Bitir" ibareli slogan markalarından esinlenerek oluşturulmuş olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Davacı yana ait gıda ürünleri markalarında kullanılan bu sloganın, bu ürünlerin hızlı tüketimine yönelik ambalajlanması ile yakından ilişkili "jenerik" ifade olduğu iddia ve ispat olunmamıştır. Şu halde, davalıya ait markanın oluşturulma biçiminin davacının markası ile çağrıştırma suretiyle markalar arasında bir benzerliğe yol açtığı ortadadır. Her iki markada kullanılan görsel unsurlar da gözetildiğinde, markalar arasında iltibas tehlikesinin varlığı, kanımca, açıktır. Tüm bu nedenlerle, davacı yan vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle davanın reddine yönelik yerel mahkeme kararına vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesindeyim.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619401700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.