6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9042 E. 2023/293 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asgari alım taahhüdü alım taahhüdü intifa hakkı kar mahrumiyeti zeyilname haksız fesih mahrum kalınan kâr kar kaybı sözleşmenin ihlali ihtirazi kayıt 3095 sayılı kanun kâr mahrumiyeti sözleşmenin feshi bayilik sözleşmesi kira sözleşmesi sözleşmeye aykırılık 818 sayılı borçlar kanunu cezai şart infaz kefalet fesih kâr kaybı kâr dağıtımı protokol temerrüt faizi taahhütname temerrüt i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TBK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği, asgari alım taahhüdüne uyulmadığı iddiasıyla cezai şart ve kâr mahrumiyeti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı dava dilekçesinde, mahrum kaldığı kâr için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla döviz cinsinden 500,00 USD'nin ödenmesi talebinde bulunmuş ise de, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede mahrum kalınan kârın döviz cinsinden ödeneceği konusunda açık hüküm bulunmadığından mahrum kalınan kâra TL cinsinden hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde USD cinsinden hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2840 E. 2024/4746 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1953 E. 2022/7866 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Akaryakıt bayilik sözleşmesinde rekabet mevzuatına göre beş yıllık sürenin dolmasından sonraki feshin haklı sayılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3094 E. 2021/6902 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4195 E. 2022/64 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/9042 E.  ,  2023/293 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM

Kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bayilik sözleşmesi, akaryakıt istasyonu işletme sözleşmesi ve asgari satış taahhütnamesi imzalandığını, sözleşmelerin geçerli bir neden olmaksızın süresinden önce 13.05.2009 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla bayilik sözleşmesi ve akaryakıt istasyonu sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan cezai şarttan dolayı şimdilik 2.500,00 Amerikan doları (USD), taahhütnamede belirtilen tonaj ihlalinden kaynaklanan cezai şart alacağından dolayı şimdilik 2.500,00 USD, haksız fesih sebebiyle davacının kâr mahrumiyeti sebebiyle uğradığı zarardan şimdilik 500,00 USD'nin ödeme günündeki USD kuru üzerinden 13.05.2009 fesih tarihi itibariyle dövize uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmelerin birleşik sözleşmeler olduğunu, müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 12.05.2015 tarih, 2014/197 E. ve 2015/331 K. sayılı kararı ile sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle fesh edilmediği, işletme sözleşmesinin bayilik sözleşmesi ile birleşik sözleşme niteliğinde olduğu, işletme sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmayacağı, sözleşme şartlarının yerine getirilmesi zorunlu olup borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak şekilde ağır ve yüksek olmayacak miktarda cezai şart talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, sözleşmenin feshinden kaynaklanan 2.500,00 USD cezai şart alacağı, tonaj ihlalinden kaynaklanan 2.500,00 USD cezai şart alacağı, kâr kaybı nedeniyle 500,00 USD'nin faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 14.11.2016 tarih, 2016/3041 E. ve 2016/14768 K. sayılı kararı ile davacı ve davalı arasında 22.09.2003 tarihinde akaryakıt istasyonu işletme sözleşmesi imzalandığı, buna bağlı olarak mal alım taahhüdü içeren 22.09.2003 tarihli protokol ve 10.12.2004 tarihinde işletme sözleşmesinin beş yıl uzatılmasına dair zeyilname imzalandığı, daha sonra da LPG satımıyla ilgili olarak 01.09.2005 tarihinde ayrı bir sözleşme imzalandığı, her iki sözleşmede ayrı ayrı mal alım miktarıyla ilgili fesih ve cezai şartla ilgili hükümler bulunduğu, iki sözleşmenin bağımsız sözleşmeler olduğu, bozma kararında bu sözleşmelerin davalı tarafından haksız feshedildiğinin kabul edildiği, sözleşmeler uyarınca ayrı ayrı tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği, eksik ürün alımı nedeniyle davalının sorumlu tutulabilmesi için yıllık bazda getirilen miktarın eksik alımı hâlinde bir sonraki yıl itibariyle ihtirazi kayıt konulmadan dağıtıcı tarafından ürün verilmeye devam edilmesi hâlinde önceki yıla ilişkin cezanın istenemeyeceği, ancak son yıl için eksik üründen kaynaklanan tazminat isteyebileceği kabul edilip bu yönde bir inceleme yapılması gerektiği, ayrıca cezai şart miktarı yönünden davalının ekonomik mahvına yol açmaması için davalı bilançolarının incelenmesi, kâr kaybı yönünden de bir inceleme yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı arasında 22.09.2003 tarihinde akaryakıt istasyonu işletme sözleşmesi, buna bağlı olarak mal alım taahhüdü içeren 22.09.2003 tarihli protokol ve 10.12.2004 tarihinde işletme sözleşmesinin beş yıl uzatılmasına dair zeyilname imzalandığı, bilahare son olarak likit petrol gazı satımıyla ilgili olarak 01.09.2005 tarihinde ayrı bir sözleşme imzalandığı ve her iki sözleşmede ayrı ayrı mal alım miktarı ile ilgili fesih ve cezai şart ile ilgili düzenlemelerin bulunduğu, Yargıtay bozma ilamında ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere anılan sözleşmelerin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, bu durumda anılan sözleşmeler uyarınca tazminat taleplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, eksik ürün alımı nedeni ile davalının sorumlu tutulabilmesi için yıllık bazda getirilen miktarın eksik alımı hâlinde bir sonraki yıl itibari ile ihtirazi kayıt konulmadan, dağıtıcı tarafından ürün verilmeye devam edilmesi hâlinde önceki yıla ilişkin cezanın istenemeyeceği, ancak son yıl için eksik üründen kaynaklanan tazminatın istenebileceği, bilirkişi raporunda davacının 22.09.2003 tarihli protokol ve 10.12.2004 tarihli zeyilname kapsamında 20.743,32 USD cezai şart bedeli (32.129,33 TL), 01.09.2005 tarihli bayilik sözleşmesinin 19.

maddesi uyarınca 20.000,00 USD cezai şart bedeli (30.978,00 TL), 01.09.2005 tarihli bayilik sözleşmesi 15. maddesi uyarınca 30 gün kâr kaybı tutarı 1.899,00 TL (dava tarihinde T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru 1,5489 TL olmakla 1.226,03 USD) talep edebileceği, bu durumda davacının dava tarihi itibari ile toplam 65.006,33 TL cezai şart ve kar kaybı alacak talep edebileceği, bu tutarın davalı şirketin ekonomik yönden mahvına sebep vermeyeceği, davacının fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla bayilik sözleşmesi ve akaryakıt istasyonu sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan cezai şart borcundan dolayı 2.500,00 USD, taahhütnamede belirtilen tonaj ihlalinden kaynaklanan cezai şart borcundan dolayı 2.500,00 USD ile haksız fesih sebebiyle davacı şirketin kar mahrumiyeti sebebiyle uğradığı zarardan dolayı 5.000,00 USD'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiği, davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, sözleşmenin feshinden kaynaklanan 2.500,00 USD cezai şart alacağı, tonaj ihlalinden kaynaklanan 2.500,00 USD cezai şart alacağı, kâr kaybından kaynaklanan 500,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'in davalı şirketin borcuna kefaletinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesindeki şartlara uygun olmadığından davanın ... bakımından reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda TL üzerinden hesap yapıldığı hâlde hükmün USD üzerinden kurulduğunu ve infazının ne şekilde olduğunun belirtilmediğini, davacının bayilik vereceği işletmenin mal sahibi mi kiracı mı olduğunu ve kira sözleşmesinin ne zaman biteceğini bilmemesinin sözleşmenin tesisi için mevzuatta istenilen belgeler kapsamında mümkün olmadığını, sözleşmeye konu istasyonda davacı lehine intifa hakkı da olmadığına göre davacının kira sözleşmesinin sona erdirilmesi sebebiyle davada taleplerinin kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının davacıya göre konumu dikkate alındığında basiretli davranma yükümlülüğünün davacıda olduğunu, taraflar arasında geçerli ve uygulaması bulunan bir alım taahhüdünün bulunmadığını, bayilik ilişkisini oluşturan sözleşmelerin Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'na (EPDK) sunulmuş olması gerektiğini, ancak 22.09.2003 tarihli protokol sunulmadığından sözleşmenin bir parçası olarak görülemeyeceğini, dolayısıyla diğer sözleşmelerle birlikte yorumlanıp sözleşmesel bir yükümlülüğe zemin oluşturmayacağını, işletme sözleşmesi ile protokol birlikte yorumlanarak alım taahhüdüne bağlı talep edilen sözleşmeyi ihlal için cezai şart ve mahrum kalınan kâr taleplerine ilişkin hesaplamanın yersiz olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmedeki cezai şart, kâr mahrumiyetinden kaynaklı tazminat ve diğer tazminat doğurucu sözleşme hükümlerinin süregelen uygulama ile talep edilmemesinin sözleşme hükümlerini zımnen ortadan kaldırdığını belirterek kararın bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği, asgari alım taahhüdüne uyulmadığı iddiasıyla cezai şart ve kâr mahrumiyeti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı dava dilekçesinde, mahrum kaldığı kâr için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla döviz cinsinden 500,00 USD'nin ödenmesi talebinde bulunmuş ise de, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede mahrum kalınan kârın döviz cinsinden ödeneceği konusunda açık hüküm bulunmadığından mahrum kalınan kâra TL cinsinden hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde USD cinsinden hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906465200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.