Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/695 E. 2023/630 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankanın özen yükümlülüğü↗ tasarruf yetkisi↗ pos cihazı↗ bankacılık işlemleri↗ müterafik kusur↗ imza incelemesi↗ icazet↗ özen yükümlülüğü↗ ispat külfeti↗ kısıtlılık↗ şikayet↗ dolandırıcılık↗ uyuşmazlık konusu↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 17.11.2015 tarih, 2015/280 E., 2015/786 K. sayılı kararı ile davalı bankanın davacıya ait hesaptan imzası davacıya ait olmayan, ödeme dekontlarını tasarruf hakkı bulunmayan yetki ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kabulü karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 23.05.2017 tarih, 2016/5710 E., 2017/2972 K. sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu işlemlerin yapıldığı 24.11.2008-31.12.2008 tarihleri arasında davacıya ait Pos hesabından 30 adet dekont ile ödeme yapıldığı, bunlardan 18 adet dekontta davacının imzasının bulunduğu, 12 adet dekonttaki imzaların ise davacıya ait olmadığının tespit edildiği, aynı eylemlere dayalı olarak yürütülen ceza soruşturması neticesinde ceza mahkemesi kararındaki davacının, dava dışı ... ’nın banka ve resmi kurumlarda onun namına işlem yaptığından haberdar olduğuna dair maddi olay benimseme ve az önce de açıklandığı üzere söz konusu dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine icazet vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığı gibi ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 15.05.2019 tarih, 2017/4002 E., 2019/3800 K. sayılı kararı ile reddedilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan değerlendirme nazara alındığında davacının yapılan işlemlere ilişkin uzun süre sukut etmiş olmasının işlemlere icazet vermiş olduğunu gösterdiği, davacının ticaretle iştigal eden bir kişi de olduğu düşünüldüğünde icazet vermeksizin işlemlerin devam etmesinin mümkün olmadığı, davacının ceza dosyasında dava konusu işlemleri gerçekleştiren ... ile ilgili olarak verdiği ifadesi nazara alındığında işlemlerin yapılmasına icazet verdiğinin kabulü gerektiği, davacının kendisi tarafından sağlanan bir yetkinin kullanımı ile ilgili itirazda bulunduğu nazara alındığında işlemlerin yapılmasında bir kusur mevcut ise bu kusurun, yetkinin verilmesi aşamasında yine davacıya ait olduğu, başka bir deyişle davacının yapılan işlemlere sayı ve zaman olarak uzun süre sessiz kalmasının ve işlemleri yapan dava dışı ... 'yı davaya konu işlemler konusunda yetkilendirdiği de nazara alınarak yapılan işlemlere zımnen icazet vermiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek dava dilekçesinde de gerek şikayet dilekçesinde gerekse de müvekkilinin Ceza Mahkemesi duruşmasında arz ettiği üzere şehir dışına çıkarken dava dışı ... ’ya bankacılık işlemlerinde kullanılması için bir miktar imzalı kağıt verildiğini, imzası müvekkiline ait dekontlarla ilgili her hangi bir taleplerinin olmadığını, müvekkilinin kısıtlı sayıda belge verdiğini; ancak sanık ... tarafından bu belgelerin bir şekilde çoğaltılarak kullanıldığını fark etmesi üzerine şikayetçi olduğunu, müvekkilinin dava dışı kişiye bankacılık işlemlerinde kullanması için kısıtlı sayıda imzalı boş kağıt vermiş olması ve bu kişinin bir kısım işlemler yapmış olmasının, adeta anılan şahsa verilmiş süresiz bir genel vekaletname gibi (icazet olarak) değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bankanın veya personelinin sanık olarak yargılanmadığı Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında müvekkilinin ... ile ilgili duruşma beyanın, ... 'nın dolandırıcılık suçundan beraat etmiş olmasının davalı bankayı ispat külfetinden, özen yükümlülüğü ve sorumluluğundan kurtarmayacağını, davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının sabit olması karşısında en azından müterafik kusur ilkesi çerçevesinde tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava konusu işlemlere icazetinin olup olmadığı ve davalı bankanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5710 E. 2017/2972 K.
Ortak:icazet · uyuşmazlık konusu · yetki · eksik inceleme · Tazminat, Alacak
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 23.05.2017 tarih, 2016/5710 E., 2017/2972 K. sayılı kararı ile «uyuşmazlık konusu» işlemlerin yapıldığı 24.11.2008-31.12.2008 tarihleri arasında davacıya ait Pos hesabından 30 adet dekont ile ödeme yapıldığı, bunlardan 18 adet dekontta davacının imzasının bulunduğu, 12 adet dekonttaki imzaların ise davacıya ait olmadığının tespit edildiği, aynı eylemlere dayalı olarak yürütülen ceza soruşturması neticesinde ceza mahkemesi kararındaki davacının, dava dışı ... ’nın banka ve resmi kurumlarda onun namına işlem yaptığından haberdar olduğuna dair maddi olay benimseme ve az önce de açıklandığı üzere söz konusu dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine «icazet» vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığı gibi ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 15.05.2019 …
Ağır Ceza Mahkemesince yapılan değerlendirme nazara alındığında davacının yapılan işlemlere ilişkin uzun süre sukut etmiş olmasının işlemlere «icazet» vermiş olduğunu gösterdiği, davacının ticaretle iştigal eden bir kişi de olduğu düşünüldüğünde icazet vermeksizin işlemlerin devam etmesinin mümkün olmadığı, davacının ceza dosyasında dava konusu işlemleri gerçekleştiren ... ile ilgili olarak verdiği ifadesi nazara alındığında işlemlerin yapılmasına icazet verdiğinin kabulü gerektiği, davacının kendisi tarafından sağlanan bir «yetkinin» kullanımı ile ilgili itirazda bulunduğu nazara alındığında işlemlerin yapılmasında bir «kusur» mevcut ise bu kusurun, yetkinin verilmesi aşamasında yine davacıya ait olduğu, başka bir deyişle davacının yapılan işlemlere sayı ve zaman olarak uzun süre sessiz …
Mahkemece 17.11.2015 tarih, 2015/280 E., 2015/786 K. sayılı kararı ile davalı bankanın davacıya ait hesaptan imzası davacıya ait olmayan, ödeme dekontlarını tasarruf hakkı bulunmayan «yetki» ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kabulü karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda… dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine «icazet» vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken anılan husus da göz önünde bulundurulmaksızın «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… iller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait hesaptan imzası davacıya ait olmayan, ödeme dekontlarını tasarruf hakkı bulunmayan «yetki» ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 57.680,00 TL’nin 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden, bakiye 47.680,00 TL’sinin ise, «ıslah» tarihi olan 17/11/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının imzası davacıya ait olmayan ödeme dekontları ile «yetki» ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu kararda… iller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait hesaptan imzası davacıya ait olmayan, ödeme dekontlarını tasarruf hakkı bulunmayan «yetki» ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 57.680,00 TL’nin 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden, bakiye 47.680,00 TL’sinin ise, «ıslah» tarihi olan 17/11/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2714 E. 2012/11748 K.
Ortak:icazet
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 23.05.2017 tarih, 2016/5710 E., 2017/2972 K. sayılı kararı ile «uyuşmazlık konusu» işlemlerin yapıldığı 24.11.2008-31.12.2008 tarihleri arasında davacıya ait Pos hesabından 30 adet dekont ile ödeme yapıldığı, bunlardan 18 adet dekontta davacının imzasının bulunduğu, 12 adet dekonttaki imzaların ise davacıya ait olmadığının tespit edildiği, aynı eylemlere dayalı olarak yürütülen ceza soruşturması neticesinde ceza mahkemesi kararındaki davacının, dava dışı ... ’nın banka ve resmi kurumlarda onun namına işlem yaptığından haberdar olduğuna dair maddi olay benimseme ve az önce de açıklandığı üzere söz konusu dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine «icazet» vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığı gibi ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 15.05.2019 …
Ağır Ceza Mahkemesince yapılan değerlendirme nazara alındığında davacının yapılan işlemlere ilişkin uzun süre sukut etmiş olmasının işlemlere «icazet» vermiş olduğunu gösterdiği, davacının ticaretle iştigal eden bir kişi de olduğu düşünüldüğünde icazet vermeksizin işlemlerin devam etmesinin mümkün olmadığı, davacının ceza dosyasında dava konusu işlemleri gerçekleştiren ... ile ilgili olarak verdiği ifadesi nazara alındığında işlemlerin yapılmasına icazet verdiğinin kabulü gerektiği, davacının kendisi tarafından sağlanan bir «yetkinin» kullanımı ile ilgili itirazda bulunduğu nazara alındığında işlemlerin yapılmasında bir «kusur» mevcut ise bu kusurun, yetkinin verilmesi aşamasında yine davacıya ait olduğu, başka bir deyişle davacının yapılan işlemlere sayı ve zaman olarak uzun süre sessiz …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek dava dilekçesinde de gerek «şikayet» dilekçesinde gerekse de müvekkilinin Ceza Mahkemesi duruşmasında arz ettiği üzere şehir dışına çıkarken dava dışı ... ’ya «bankacılık işlemlerinde» kullanılması için bir miktar imzalı kağıt verildiğini, imzası müvekkiline ait dekontlarla ilgili her hangi bir taleplerinin olmadığını, müvekkilinin «kısıtlı» sayıda belge verdiğini; ancak sanık ... tarafından bu belgelerin bir şekilde çoğaltılarak kullanıldığını fark etmesi üzerine şikayetçi olduğunu, müvekkilinin dava dışı kişiye bankacılık işlemlerinde kullanması için kısıtlı sayıda imzalı boş kağıt vermiş olması ve bu kişinin bir kısım işlemler yapmış olmasının, adeta anılan şahsa verilmiş süresiz bir genel vekaletname gibi («icazet» olarak) değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bankanın veya personelinin sanık olarak yargılanmadığı Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında müvekkilinin ... ile ilgili duruşma beyanın, ... 'nın «dolandırıcılık» suçundan beraat etmiş olmasının davalı bankayı «ispat külfetinden», «özen yükümlülüğü» ve sorumluluğundan kurtarmayacağını, davalı «bankanın özen yükümlülüğüne» aykırı davrandığının sabit olması karşısında en azından «müterafik kusur» ilkesi çerçevesinde tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, davacıya ait hesap pos makinesinin de bağlı bulunduğu bir hesap olup kısa süre içinde hesapta çok sayıda işlem yapılmış olduğundan davacının nakit olarak bir defa para yatırdığı ve bir defa para çektiği hesabında, imzası olmaksızın yapılan işlemlere «icazet» verdiği yönündeki mahkeme gerekçesi de yerinde bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:güven ilişkisi · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · eş rızası · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın usulsüz olduğu ileri sürülen ödemelerden yaklaşık 1,5 yıl sonra açıldığı, karşılıklı «güven ilişkisi» içinde davacının talimatı ile davalı banka «görevlisinin» ödemeleri davacının eşine ve şirket görevlisine yaptığı, söz konusu ödemelerden sonra davacının gerek kart ile gerekse bizzat yaptığı işlemler ile hesabından haberdar olduğu, bu nedenle paranın çekilmesine ilişkin dekontlardaki imzalar davacıya ait olmasa bile davacının yapılan ödemelerden haberdar bulunduğu, davalı banka çalışanı hakkında yapılan ceza soruşturmasında da «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı banka nezdinde bulunan davacıya ait hesaptan davacının bilgisi ve «rızası» dışında para çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, ödemelerin davacının talimatı ile eşine ve şirket çalışanına yapıldığı, ayrıca davacının yapılan işlemlerden haberdar olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/695 E. , 2023/630 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın POS müşterisi olup 2008 yılında kendisine POS cihazı verildiğini, ağustos ayında geçici süreliğine şehir dışına çıktığını ve bu dönemde müvekkiline ait POS cihazının bağlı bulunduğu hesaptan 24.11.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 32 kez toplam 210.000,00 TL civarında para çekme işlemi gerçekleştirildiğini, bu işlemlerden 3-4 adedinin müvekkili, kalan 28-29 işlemin ise yetkisiz kişi dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiğini düşünmeleri üzerine anılan kişi ve banka yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, başlatılan soruşturma dosyasında bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta müşteri dosyasından 3 üncü şahıslara yetki verilmesiyle ilgili vekaletname ya da talimat bulunmadığının bildirildiğini, yine para çekme işlemine ilişkin dekontlar üzerinde yapılan imza incelemesinde dekontların bir çoğundaki imzaların taklit olup müvekkiline ait olmadığının anlaşıldığını, ...
hakkında Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/217 E., 2014/21 K. sayılı kararı ile ceza verildiğini, davalı bankanın müvekkili hesabı üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan, yetki ya da talimat vermediği kişiye hukuka aykırı olarak ödemeler yaparak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek yetkisiz kişilere yapılan ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza davasında davacı tarafından verilen ifadeler ile işbu davada ileri sürülen hususlar arasında çelişkiler bulunduğunu, şikayet dilekçesinde 2009 yılı Ağustos ayında 3 aylığına şehir dışına gittiği ve ... 'ya vermiş olduğu imzalı talimatlarla para çekildiği ancak ... tarafından talimatların çoğaltıldığı ve bu şekilde hesabından para çektiği iddia edilmişken dava dilekçesinde bu beyanlarına tamamen aykırı bir biçimde 24.11.2008-31.12.2008 tarihleri arasında talimatı olmadan ... tarafından hesabından para çekildiğinin iddia edildiğini, aradan geçen 7 yıl zarfında davacı tarafından herhangi bir dava açılmadığı gibi müvekkiline de herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, davacının hesabından başka bir şahsa ödeme yapılmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 17.11.2015 tarih, 2015/280 E., 2015/786 K. sayılı kararı ile davalı bankanın davacıya ait hesaptan imzası davacıya ait olmayan, ödeme dekontlarını tasarruf hakkı bulunmayan yetki ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kabulü karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 23.05.2017 tarih, 2016/5710 E., 2017/2972 K. sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu işlemlerin yapıldığı 24.11.2008-31.12.2008 tarihleri arasında davacıya ait Pos hesabından 30 adet dekont ile ödeme yapıldığı, bunlardan 18 adet dekontta davacının imzasının bulunduğu, 12 adet dekonttaki imzaların ise davacıya ait olmadığının tespit edildiği, aynı eylemlere dayalı olarak yürütülen ceza soruşturması neticesinde ceza mahkemesi kararındaki davacının, dava dışı ... ’nın banka ve resmi kurumlarda onun namına işlem yaptığından haberdar olduğuna dair maddi olay benimseme ve az önce de açıklandığı üzere söz konusu dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine icazet vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığı gibi ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 15.05.2019 tarih, 2017/4002 E., 2019/3800 K.
sayılı kararı ile reddedilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan değerlendirme nazara alındığında davacının yapılan işlemlere ilişkin uzun süre sukut etmiş olmasının işlemlere icazet vermiş olduğunu gösterdiği, davacının ticaretle iştigal eden bir kişi de olduğu düşünüldüğünde icazet vermeksizin işlemlerin devam etmesinin mümkün olmadığı, davacının ceza dosyasında dava konusu işlemleri gerçekleştiren ... ile ilgili olarak verdiği ifadesi nazara alındığında işlemlerin yapılmasına icazet verdiğinin kabulü gerektiği, davacının kendisi tarafından sağlanan bir yetkinin kullanımı ile ilgili itirazda bulunduğu nazara alındığında işlemlerin yapılmasında bir kusur mevcut ise bu kusurun, yetkinin verilmesi aşamasında yine davacıya ait olduğu, başka bir deyişle davacının yapılan işlemlere sayı ve zaman olarak uzun süre sessiz kalmasının ve işlemleri yapan dava dışı ...
'yı davaya konu işlemler konusunda yetkilendirdiği de nazara alınarak yapılan işlemlere zımnen icazet vermiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek dava dilekçesinde de gerek şikayet dilekçesinde gerekse de müvekkilinin Ceza Mahkemesi duruşmasında arz ettiği üzere şehir dışına çıkarken dava dışı ... ’ya bankacılık işlemlerinde kullanılması için bir miktar imzalı kağıt verildiğini, imzası müvekkiline ait dekontlarla ilgili her hangi bir taleplerinin olmadığını, müvekkilinin kısıtlı sayıda belge verdiğini; ancak sanık ... tarafından bu belgelerin bir şekilde çoğaltılarak kullanıldığını fark etmesi üzerine şikayetçi olduğunu, müvekkilinin dava dışı kişiye bankacılık işlemlerinde kullanması için kısıtlı sayıda imzalı boş kağıt vermiş olması ve bu kişinin bir kısım işlemler yapmış olmasının, adeta anılan şahsa verilmiş süresiz bir genel vekaletname gibi (icazet olarak) değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bankanın veya personelinin sanık olarak yargılanmadığı Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında müvekkilinin ...
ile ilgili duruşma beyanın, ... 'nın dolandırıcılık suçundan beraat etmiş olmasının davalı bankayı ispat külfetinden, özen yükümlülüğü ve sorumluluğundan kurtarmayacağını, davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının sabit olması karşısında en azından müterafik kusur ilkesi çerçevesinde tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava konusu işlemlere icazetinin olup olmadığı ve davalı bankanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906451400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz