Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2714 E. 2012/11748 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven ilişkisi↗ kovuşturmaya yer olmadığına dair karar↗ icazet↗ eş rızası↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın usulsüz olduğu ileri sürülen ödemelerden yaklaşık 1,5 yıl sonra açıldığı, karşılıklı güven ilişkisi içinde davacının talimatı ile davalı banka görevlisinin ödemeleri davacının eşine ve şirket görevlisine yaptığı, söz konusu ödemelerden sonra davacının gerek kart ile gerekse bizzat yaptığı işlemler ile hesabından haberdar olduğu, bu nedenle paranın çekilmesine ilişkin dekontlardaki imzalar davacıya ait olmasa bile davacının yapılan ödemelerden haberdar bulunduğu, davalı banka çalışanı hakkında yapılan ceza soruşturmasında da kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka nezdinde bulunan davacıya ait hesaptan davacının bilgisi ve rızası dışında para çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, ödemelerin davacının talimatı ile eşine ve şirket çalışanına yapıldığı, ayrıca davacının yapılan işlemlerden haberdar olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının hesabından para çekilmesine ilişkin dekontlardaki imzanın davacıya ait bulunmadığı tespit edildiği gibi bu dekontlardaki imzanın davacının eşine ya da çalışanına ait olduğu da davalı tarafça kanıtlanamamıştır. Öte yandan, davacıya ait hesap pos makinesinin de bağlı bulunduğu bir hesap olup kısa süre içinde hesapta çok sayıda işlem yapılmış olduğundan davacının nakit olarak bir defa para yatırdığı ve bir defa para çektiği hesabında, imzası olmaksızın yapılan işlemlere icazet verdiği yönündeki mahkeme gerekçesi de yerinde bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece davalının, nezdinde bulunan hesaptan davacının bilgisi ve onayı ile işlem yapıldığını kanıtlayamadığı dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13856 E. 2011/3518 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · sebepsiz zenginleşme · husumet yokluğu · yasal faiz · husumet
Benzer bu karardaBu itibarla, dava konusu edilen bedelin davacı tarafından dava dışı ...’ın nam ve hesabına gönderildiği gözetilerek davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… inin davalı şirkete hissedar olması düşüncesi ile diğer davalının hesabına 40.000 TL yatırdığı, ancak şirket ortaklığının gerçekleşmediği, bu nedenle davalı ...'nun «sebepsiz zenginleştiğini», davalı şirket yönünden bir sebepsiz zenginleşmenin bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, 40.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5710 E. 2017/2972 K.
Ortak:icazet
İncelediğiniz karardaÖte yandan, davacıya ait hesap pos makinesinin de bağlı bulunduğu bir hesap olup kısa süre içinde hesapta çok sayıda işlem yapılmış olduğundan davacının nakit olarak bir defa para yatırdığı ve bir defa para çektiği hesabında, imzası olmaksızın yapılan işlemlere «icazet» verdiği yönündeki mahkeme gerekçesi de yerinde bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine «icazet» vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken anılan husus da göz önünde bulundurulmaksızın «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · yetki · ıslah · eksik inceleme
Benzer bu kararda… iller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait hesaptan imzası davacıya ait olmayan, ödeme dekontlarını tasarruf hakkı bulunmayan «yetki» ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 57.680,00 TL’nin 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden, bakiye 47.680,00 TL’sinin ise, «ıslah» tarihi olan 17/11/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının imzası davacıya ait olmayan ödeme dekontları ile «yetki» ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «uyuşmazlık konusu» işlemlerin yapıldığı 24/11/2008-31/12/2008 tarihleri arasında davacıya ait Pos hesabından 30 adet dekont ile ödeme yapıldığı, bunlardan 18 adet dekontta davacının imzasının bulunduğu, 12 adet dekonttaki imzaların ise, davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir.
… dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine «icazet» vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken anılan husus da göz önünde bulundurulmaksızın «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2714 E. , 2012/11748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 12. Sulh (Şişli 1. Hukuk) Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh (Şişli 1. Hukuk) Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/08/2010 tarih ve 2006/2185-2010/856 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın Şişli Şubesi'nde bulunan hesabından imzasını taşımayan üç adet makbuzla toplam 2.621 TL çekildiğini, bu miktarın ödenmesi için davalı bankaya yaptığı başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 2.621 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili bankanın Şişli Şubesi'nde hesabının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın usulsüz olduğu ileri sürülen ödemelerden yaklaşık 1,5 yıl sonra açıldığı, karşılıklı güven ilişkisi içinde davacının talimatı ile davalı banka görevlisinin ödemeleri davacının eşine ve şirket görevlisine yaptığı, söz konusu ödemelerden sonra davacının gerek kart ile gerekse bizzat yaptığı işlemler ile hesabından haberdar olduğu, bu nedenle paranın çekilmesine ilişkin dekontlardaki imzalar davacıya ait olmasa bile davacının yapılan ödemelerden haberdar bulunduğu, davalı banka çalışanı hakkında yapılan ceza soruşturmasında da kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka nezdinde bulunan davacıya ait hesaptan davacının bilgisi ve rızası dışında para çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, ödemelerin davacının talimatı ile eşine ve şirket çalışanına yapıldığı, ayrıca davacının yapılan işlemlerden haberdar olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının hesabından para çekilmesine ilişkin dekontlardaki imzanın davacıya ait bulunmadığı tespit edildiği gibi bu dekontlardaki imzanın davacının eşine ya da çalışanına ait olduğu da davalı tarafça kanıtlanamamıştır. Öte yandan, davacıya ait hesap pos makinesinin de bağlı bulunduğu bir hesap olup kısa süre içinde hesapta çok sayıda işlem yapılmış olduğundan davacının nakit olarak bir defa para yatırdığı ve bir defa para çektiği hesabında, imzası olmaksızın yapılan işlemlere icazet verdiği yönündeki mahkeme gerekçesi de yerinde bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece davalının, nezdinde bulunan hesaptan davacının bilgisi ve onayı ile işlem yapıldığını kanıtlayamadığı dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061896700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz