Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5710 E. 2017/2972 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icazet↗ uyuşmazlık konusu↗ yetki↗ ıslah↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait hesaptan imzası davacıya ait olmayan, ödeme dekontlarını tasarruf hakkı bulunmayan yetki ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 57.680,00 TL’nin 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden, bakiye 47.680,00 TL’sinin ise, ıslah tarihi olan 17/11/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının imzası davacıya ait olmayan ödeme dekontları ile yetki ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlık konusu işlemlerin yapıldığı 24/11/2008-31/12/2008 tarihleri arasında davacıya ait Pos hesabından 30 adet dekont ile ödeme yapıldığı, bunlardan 18 adet dekontta davacının imzasının bulunduğu, 12 adet dekonttaki imzaların ise, davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir. Aynı eylemlere dayalı olarak yürütülen ceza soruşturması neticesinde ceza mahkemesi kararındaki davacının, dava dışı ...’nın banka ve resmi kurumlarda onun namına işlem yaptığından haberdar olduğuna dair maddi olay benimseme ve az önce de açıklandığı üzere söz konusu dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine icazet vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken anılan husus da göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9073 E. 2018/4718 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 5.680,35 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın asıl davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2714 E. 2012/11748 K.
Ortak:icazet
İncelediğiniz kararda… dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine «icazet» vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken anılan husus da göz önünde bulundurulmaksızın «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, davacıya ait hesap pos makinesinin de bağlı bulunduğu bir hesap olup kısa süre içinde hesapta çok sayıda işlem yapılmış olduğundan davacının nakit olarak bir defa para yatırdığı ve bir defa para çektiği hesabında, imzası olmaksızın yapılan işlemlere «icazet» verdiği yönündeki mahkeme gerekçesi de yerinde bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven ilişkisi · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · eş rızası · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın usulsüz olduğu ileri sürülen ödemelerden yaklaşık 1,5 yıl sonra açıldığı, karşılıklı «güven ilişkisi» içinde davacının talimatı ile davalı banka «görevlisinin» ödemeleri davacının eşine ve şirket görevlisine yaptığı, söz konusu ödemelerden sonra davacının gerek kart ile gerekse bizzat yaptığı işlemler ile hesabından haberdar olduğu, bu nedenle paranın çekilmesine ilişkin dekontlardaki imzalar davacıya ait olmasa bile davacının yapılan ödemelerden haberdar bulunduğu, davalı banka çalışanı hakkında yapılan ceza soruşturmasında da «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı banka nezdinde bulunan davacıya ait hesaptan davacının bilgisi ve «rızası» dışında para çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, ödemelerin davacının talimatı ile eşine ve şirket çalışanına yapıldığı, ayrıca davacının yapılan işlemlerden haberdar olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/695 E. 2023/630 K.
Ortak:icazet · uyuşmazlık konusu · yetki · eksik inceleme · Tazminat, Alacak
İncelediğiniz kararda… dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine «icazet» vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken anılan husus da göz önünde bulundurulmaksızın «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… iller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait hesaptan imzası davacıya ait olmayan, ödeme dekontlarını tasarruf hakkı bulunmayan «yetki» ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 57.680,00 TL’nin 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden, bakiye 47.680,00 TL’sinin ise, «ıslah» tarihi olan 17/11/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının imzası davacıya ait olmayan ödeme dekontları ile «yetki» ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 23.05.2017 tarih, 2016/5710 E., 2017/2972 K. sayılı kararı ile «uyuşmazlık konusu» işlemlerin yapıldığı 24.11.2008-31.12.2008 tarihleri arasında davacıya ait Pos hesabından 30 adet dekont ile ödeme yapıldığı, bunlardan 18 adet dekontta davacının imzasının bulunduğu, 12 adet dekonttaki imzaların ise davacıya ait olmadığının tespit edildiği, aynı eylemlere dayalı olarak yürütülen ceza soruşturması neticesinde ceza mahkemesi kararındaki davacının, dava dışı ... ’nın banka ve resmi kurumlarda onun namına işlem yaptığından haberdar olduğuna dair maddi olay benimseme ve az önce de açıklandığı üzere söz konusu dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine «icazet» vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığı gibi ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 15.05.2019 …
Ağır Ceza Mahkemesince yapılan değerlendirme nazara alındığında davacının yapılan işlemlere ilişkin uzun süre sukut etmiş olmasının işlemlere «icazet» vermiş olduğunu gösterdiği, davacının ticaretle iştigal eden bir kişi de olduğu düşünüldüğünde icazet vermeksizin işlemlerin devam etmesinin mümkün olmadığı, davacının ceza dosyasında dava konusu işlemleri gerçekleştiren ... ile ilgili olarak verdiği ifadesi nazara alındığında işlemlerin yapılmasına icazet verdiğinin kabulü gerektiği, davacının kendisi tarafından sağlanan bir «yetkinin» kullanımı ile ilgili itirazda bulunduğu nazara alındığında işlemlerin yapılmasında bir «kusur» mevcut ise bu kusurun, yetkinin verilmesi aşamasında yine davacıya ait olduğu, başka bir deyişle davacının yapılan işlemlere sayı ve zaman olarak uzun süre sessiz …
Mahkemece 17.11.2015 tarih, 2015/280 E., 2015/786 K. sayılı kararı ile davalı bankanın davacıya ait hesaptan imzası davacıya ait olmayan, ödeme dekontlarını tasarruf hakkı bulunmayan «yetki» ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kabulü karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankanın özen yükümlülüğü · bankacılık işlemleri · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · ispat külfeti · kısıtlılık · şikayet · dolandırıcılık
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek dava dilekçesinde de gerek «şikayet» dilekçesinde gerekse de müvekkilinin Ceza Mahkemesi duruşmasında arz ettiği üzere şehir dışına çıkarken dava dışı ... ’ya «bankacılık işlemlerinde» kullanılması için bir miktar imzalı kağıt verildiğini, imzası müvekkiline ait dekontlarla ilgili her hangi bir taleplerinin olmadığını, müvekkilinin «kısıtlı» sayıda belge verdiğini; ancak sanık ... tarafından bu belgelerin bir şekilde çoğaltılarak kullanıldığını fark etmesi üzerine şikayetçi olduğunu, müvekkilinin dava dışı kişiye bankacılık işlemlerinde kullanması için kısıtlı sayıda imzalı boş kağıt vermiş olması ve bu kişinin bir kısım işlemler yapmış olmasının, adeta anılan şahsa verilmiş süresiz bir genel vekaletname gibi («icazet» olarak) değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bankanın veya personelinin sanık olarak yargılanmadığı Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında müvekkilinin ... ile ilgili duruşma beyanın, ... 'nın «dolandırıcılık» suçundan beraat etmiş olmasının davalı bankayı «ispat külfetinden», «özen yükümlülüğü» ve sorumluluğundan kurtarmayacağını, davalı «bankanın özen yükümlülüğüne» aykırı davrandığının sabit olması karşısında en azından «müterafik kusur» ilkesi çerçevesinde tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5710 E. , 2017/2972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/11/2015 tarih ve 2015/280-2015/786 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın POS müşterisi olup, 2008 yılında kendisine POS cihazı verildiğini, ağustos ayında geçici süreliğine şehir dışına çıktığını ve bu dönemde müvekkiline ait POS cihazının bağlı bulunduğu hesaptan 24/11/2008-31/12/2008 tarihleri arasında 32 kez toplam 210.000,00 TL civarında para çekme işlemi gerçekleştirildiğini, bu işlemlerden 3-4 adedinin müvekkili, kalan 28-29 işlemin ise, yetkisiz kişi dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiğini düşünmeleri üzerine anılan kişi ve banka yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, başlatılan soruşturma dosyasında bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta müşteri dosyasından 3. şahıslara yetki verilmesiyle ilgili vekaletname ya da talimat bulunmadığının bildirildiğini yine, para çekme işlemine ilişkin dekontlar üzerinde yapılan imza incelemesinde dekontların bir çoğundaki imzaların taklit olup, müvekkiline ait olmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine ...
hakkında ...
2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/217 E- 2014/21 K. sayılı kararı ile ceza verildiğini, davalı bankanın müvekkili hesabı üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan, yetki ya da talimat vermediği kişiye hukuka ve mevzuata aykırı olarak ödemeler yaparak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, yetkisiz kişilere yapılan ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ceza davasında davacı tarafından verilen ifadeler ile işbu davada ileri sürülen hususlar arasında çelişkiler bulunduğunu, şikayet dilekçesinde 2009 yılı Ağustos ayında 3 aylığına şehir dışına gittiği ve ...'ya vermiş olduğu imzalı talimatlarla para çekildiği ancak ... tarafından talimatların çoğaltıldığı ve bu şekilde hesabından para çektiği iddia edilmişken dava dilekçesinde bu beyanlarına tamamen aykırı bir biçimde 24/11/2008-31/12/2008 tarihleri arasında talimatı olmadan ... tarafından hesabından para çekildiğinin iddia edildiğini, aradan geçen 7 yıl zarfında davacı tarafından herhangi bir dava açılmadığı gibi, müvekkiline de herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, davacının hesabından başka bir şahsa ödeme yapılmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait hesaptan imzası davacıya ait olmayan, ödeme dekontlarını tasarruf hakkı bulunmayan yetki ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 57.680,00 TL’nin 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden, bakiye 47.680,00 TL’sinin ise, ıslah tarihi olan 17/11/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının imzası davacıya ait olmayan ödeme dekontları ile yetki ya da talimat verilmeyen kişiye ödeme yaparak davacıyı zarara uğrattığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlık konusu işlemlerin yapıldığı 24/11/2008-31/12/2008 tarihleri arasında davacıya ait Pos hesabından 30 adet dekont ile ödeme yapıldığı, bunlardan 18 adet dekontta davacının imzasının bulunduğu, 12 adet dekonttaki imzaların ise, davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir. Aynı eylemlere dayalı olarak yürütülen ceza soruşturması neticesinde ceza mahkemesi kararındaki davacının, dava dışı ...’nın banka ve resmi kurumlarda onun namına işlem yaptığından haberdar olduğuna dair maddi olay benimseme ve az önce de açıklandığı üzere söz konusu dönemde davacının da kendi hesabından para çekmek suretiyle 18 adet işlem yaptığı dikkate alınarak bu dönemde hesabından talimat olmaksızın para çekilmesi işlemine icazet vermiş sayılıp sayılamayacağı hususu tartışılmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, gerektiğinde ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken anılan husus da göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359880400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz