Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4433 E. 2023/364 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
meşru hamillik↗ iyiniyetli üçüncü kişi↗ rüçhan hakkı↗ maktu harç↗ mal kaçırma↗ meşru hamil↗ virman↗ zilyetlik↗ kâr payı alacağı↗ hasımsız dava↗ pay defteri kaydı↗ halefiyet↗ kaydileştirme↗ aktif husumet ehliyeti↗ muvazaa↗ aktif husumet↗ iyiniyet↗ husumet ehliyeti↗ vekâlet ücreti↗ hisse senedi↗ zayi↗ pay defteri↗ üçüncü kişi↗ dürüstlük kuralı↗ hamil↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ havale↗ esastan ret↗ kötüniyet↗ harç↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu anonim şirket hisse senetlerinin, davacı tarafça, davalının eski eşi olan dava dışı ...'dan satın alındığının iddia edildiği, davacı- karşı davalı tarafça söz konusu hisse senetlerinin bedelinin İş Bankasında bulunan hesaplardan nakit olarak çekilerek elden ...'a ödendiğinin belirtildiği, davacı tanıkları bu yönde beyanda bulunmuş ise de davacının aynı gün içerisindeki banka hesap özetleri incelendiğinde paranın hesaplar arasında dolaştıktan sonra geri yerine geldiği, davacının banka hesaplarında herhangi bir eksilme olmadığı, dolayısıyla ödeme iddiasının fiktif olduğu, davacının gerçekte hisse senetleri için bir bedel ödemediği, Denizli 2. Aile Hukuk Mahkemesinin 2009/139 E., 2010/460 K. sayılı ilamına göre; hisse senetlerinin ...'na ait olduğu, hisse senetlerinin meşru hamili olmayan ... tarafından davacı ...'a mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devredildiğinin anlaşıldığı, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzenince korunmayacağı, davacının iyi niyetli hamil olmadığının anlaşıldığı, Dentaş Oluklu Mukavva San. ve Tic. A.Ş. tarafından arzedilen 43 adet hisse senedinin davacı ...'na ait iken dava dışı eski eşi ... tarafından yasa dışı yollardan ele geçirilerek muvazaalı işlemle davacı ...'a devredildiği, davacının iyi niyetli hamil olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, Dentaş Oluklu Mukavva San. ve Tic. A.Ş. tarafından arzedilen dava konusu 43 adet hisse senedinin davacıya aidiyetinin tespiti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı- karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçe ile hükmün birbiri ile çelişkili olduğunu, dava konusu senetlerin fiziki varlığının ve davacının zilyetliğinde olup zayi olmadığının anlaşıldığını, yerel Mahkemenin dava konusu senetleri yok saymaya devam ederek diğer kararı ile bu senetlerin varlığını kabul ettiğini, temel dayanakları olan müvekkilinin meşru hamilliğine dair aynı Mahkemenin 2011/199 E., 2013/413 K. sayılı ilamının gerekçesinin müvekkili lehine kesin hüküm teşkil ettiğini, bu kararın Mahkemece değerlendirilmediğini, davacının elindeki hisse senetlerinden ötürü kâr payı alacağı talebi ile bu davadan önce açtığı davada verilen kararın gerekçesinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 415 inci maddesine göre devrin elden teslim ile gerçekleştirilebileceği hükmü de nazara alınarak ilk bakışta hisse senetlerinin davacıya devir ve teslim edilmesinde usulsüzlük bulunmadığının belirtildiğini, bu ilamın onanarak kesinleştiğini, hisse senetlerini müvekkiline devreden satıcının aynı şekilde dava dışı üçüncü bir şahsa bu senetlerin devamı niteliğinde başka senetleri de sattığını, bu yöndeki emsal kararın dikkate alınmadığını, senetler için yapılan ödemenin tümü ile muvazaadan ari, gerçek ve tanıklar ile ispat edildiği hâlde banka hesaplarının fiktif olduğu şeklindeki bilime ve hayat tecrübelerine aykırılı yanılgılı rapora itibar edilmesinin hatalı olduğunu, belgelerdeki açıklamaların olduğundan farklı yorumlandığını, davacı tarafın karşı dava bakımından aktif husumet ehliyetinin olup olmadığının Mahkemece araştırılmadığını, karşı davada hukuki yarar bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Dentaş Kağıt San. A.Ş. (Eski unvanı Dentaş Oluklu Muvakavva A.Ş.)'ye ait 43 hisse senedinin kendisine ait olduğunu, Denizli 2. Aile Mahkemesinin kararı ile dava konusu hisse senetlerinin aidiyeti talebi reddedilen davalı- karşı davacının eski eşi ...'dan bu hisse senetlerini satın aldığını iddia ettiği, buna ilişkin dekontları dosyaya sunmuş ise de, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacının hisse senetleri için ödeme yaptığını belirttiği, banka hesapları incelendiğinde banka hesaplarındaki paranın eksilmediği, hesaplar arasında havale ve virman yapılmak suretiyle dolaştırıldığı, bu sebeple gerçek bir ödemenin bulunmadığı, hamiline yazılı senetlerin devri her ne kadar şirket ve 3 üncü kişiler hakkında ancak teslim ile hüküm ifade edecekse de davacının dava konusu hisse senetleri için gerçek bir ödeme yaptığını ve yasal hamil olduğunu ispat edemediği, bu haliyle davacının, davalı-karşı davacının eski eşi ile birlikte davalının zararına hareket ettiği gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı- karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davanın reddine dair gerekçe ile hükmün çeliştiğini, senetlerin müvekkilince ibrazı ile zayi olmadığının anlaşıldığını, bu sebeple senetlerin iptaline dair kararın kaldırılması gerektiğini, verilen kararla iptal kararının halen ayakta kaldığını, asıl davanın maktu harç ve vekâlet ücretine tabi olduğunu, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/199 E., 2013/413 K. sayılı ilamında müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunun kabul edildiğini, anılan dosyada davalının gerekçe yönünden temyiz itirazlarının reddedildiğini, bu davanın davalısının da davaya müdahil olduğunu, böylece kötüniyetin ispatlanamadığı hususunun kesinleştiğini, usuli müktesep hakkın oluştuğunu, hisselerini müvekkiline satan kişinin 3 üncü bir kişiye de aynı şekilde satış yaptığını, bu kişinin açtığı davanın hisseleri devralan lehine sonuçlandığını, müvekkilinin de aynı konumda olduğunu, farklı kararların eşitlik ilkesine aykırılık taşıdığını, ödemelerin yastık altı birikimle karşılandığını, ancak müvekkilinin ödemeyi kaydileştirmek ve elini güçlendirmek için banka giriş çıkışı yaptığını, satıcının da bedeli elden tahsil etmek istediğini, dekont ve belgelerdeki açıklamaların olduğundan farklı yorumlandığını, şirket tarafından yeniden çıkarılması gereken senetlerin halen kimin elinde olduğunun belirlenmediğini, karşı davacının aktif husumetinin tartışılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin bir kısım hisse senetlerinin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6762 sayılı Kanun'un 415 inci maddesi.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı- karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3107 E. 2010/9229 K.
Ortak:hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ri Davacı- karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçe ile hükmün birbiri ile çelişkili olduğunu, dava konusu senetlerin fiziki varlığının ve davacının «zilyetliğinde» olup «zayi» olmadığının anlaşıldığını, yerel Mahkemenin dava konusu senetleri yok saymaya devam ederek diğer kararı ile bu senetlerin varlığını kabul ettiğini, temel dayanakları olan müvekkilinin «meşru hamilliğine» dair aynı Mahkemenin 2011/199 E., 2013/413 K. sayılı ilamının gerekçesinin müvekkili lehine «kesin» hüküm teşkil ettiğini, bu kararın Mahkemece değerlendirilmediğini, davacının elindeki hisse senetlerinden ötürü kâr «payı alacağı» talebi ile bu davadan önce açtığı davada verilen kararın gerekçesinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 415 inci maddesine göre devrin elden «teslim» ile gerçekleştirilebileceği hükmü de nazara alınarak ilk bakışta hisse senetlerinin davacıya devir ve teslim edilmesinde usulsüzlük bulunmadığının belirtildiğini, bu ilamın onanarak kesinleştiğini, hisse senetlerini müvekkiline devreden satıcının aynı şekilde dava dışı üçüncü bir şahsa bu senetlerin devamı niteliğinde başka senetleri de sattığını, bu yöndeki emsal kararın dikkate alınmadığını, senetler için yapılan ödemenin tümü ile «muvazaadan» ari, gerçek ve tanıklar ile ispat edildiği hâlde banka hesaplarının fiktif olduğu şeklindeki bilime ve hayat tecrübelerine aykırılı yanılgılı rapora itibar edilmesinin hatalı olduğunu, belgelerdeki açıklamaların olduğundan farklı yorumlandığını, davacı tarafın karşı dava bakımından «aktif husumet ehliyetinin» olup olmadığının Mahkemece araştırılmadığını, karşı davada «hukuki yarar» bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, davacının tescilli markasıyla «iltibas» oluşturacak ibarelerin davalı yanca markasal olarak kullanılarak «haksız rekabet» yapıldığının tespitinde davacının «hukuki yararı» olduğu gibi, gelecekte aynı şekilde yapılacak tecavüzün önlenmesi bakımından da men kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi, doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının unvanın dava tarihinden önce değiştirildiği, bu durumda «marka hakkına tecavüzden» bahsedilemeyeceği, davalının «haksız rekabet» yaptığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, işlemsiz bırakılan «maddi tazminat» talebi ile ilgili davanın HMUK'nun 409. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
AŞ.” Olan «ticaret unvanının» yanında (Oluklu Mukavva ve Kutu) ibarelerini de kullanarak davacının tescilli markasına tecavüz ettiği, yapılan tespit, «bilirkişi incelemesi» ve davalı vekilinin beyanından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının tescilli markasıyla «iltibas» oluşturacak ibarelerin davalı yanca markasal olarak kullanılarak «haksız rekabet» yapıldığının tespitinde davacının «hukuki yararı» olduğu gibi, gelecekte aynı şekilde yapılacak tecavüzün önlenmesi bakımından da men kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi, doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, marka hakkına yönelik «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3403 E. 2011/15077 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · görevsizlik kararı · haksız rekabet · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda… ine gönderilmesine karar verilmişse de, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca kendisini vekille «temsil» ettiren davalı taraf yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, HUMK …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın talebinin «haksız rekabetten» kaynaklanan maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğu ve uyuşmazlığa 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek mahkemenin «görevsizliğine» ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından sadece «vekalet ücreti» bakımından temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10342 E. 2011/16205 K.
Ortak:zayi · e-defter
İncelediğiniz kararda… ri Davacı- karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçe ile hükmün birbiri ile çelişkili olduğunu, dava konusu senetlerin fiziki varlığının ve davacının «zilyetliğinde» olup «zayi» olmadığının anlaşıldığını, yerel Mahkemenin dava konusu senetleri yok saymaya devam ederek diğer kararı ile bu senetlerin varlığını kabul ettiğini, temel dayanakları olan müvekkilinin «meşru hamilliğine» dair aynı Mahkemenin 2011/199 E., 2013/413 K. sayılı ilamının gerekçesinin müvekkili lehine «kesin» hüküm teşkil ettiğini, bu kararın Mahkemece değerlendirilmediğini, davacının elindeki hisse senetlerinden ötürü kâr «payı alacağı» talebi ile bu davadan önce açtığı davada verilen kararın gerekçesinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 415 inci maddesine göre devrin elden «teslim» ile gerçekleştirilebileceği hükmü de nazara alınarak ilk bakışta hisse senetlerinin davacıya devir ve teslim edilmesinde usulsüzlük bulunmadığının belirtildiğini, bu ilamın onanarak kesinleştiğini, hisse senetlerini müvekkiline devreden satıcının aynı şekilde dava dışı üçüncü bir şahsa bu senetlerin devamı niteliğinde başka senetleri de sattığını, bu yöndeki emsal kararın dikkate alınmadığını, senetler için yapılan ödemenin tümü ile «muvazaadan» ari, gerçek ve tanıklar ile ispat edildiği hâlde banka hesaplarının fiktif olduğu şeklindeki bilime ve hayat tecrübelerine aykırılı yanılgılı rapora itibar edilmesinin hatalı olduğunu, belgelerdeki açıklamaların olduğundan farklı yorumlandığını, davacı tarafın karşı dava bakımından «aktif husumet ehliyetinin» olup olmadığının Mahkemece araştırılmadığını, karşı davada «hukuki yarar» bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı- karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davanın reddine dair gerekçe ile hükmün çeliştiğini, senetlerin müvekkilince «ibrazı» ile «zayi» olmadığının anlaşıldığını, bu sebeple senetlerin iptaline dair kararın kaldırılması gerektiğini, verilen kararla iptal kararının halen ayakta kaldığını, asıl davanın «maktu harç» ve vekâlet ücretine tabi olduğunu, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/199 E., 2013/413 K. sayılı ilamında müvekkilinin «iyiniyetli üçüncü kişi» olduğunun kabul edildiğini, anılan dosyada davalının gerekçe yönünden temyiz itirazlarının reddedildiğini, bu davanın davalısının da davaya müdahil olduğunu, böylece «kötüniyetin» ispatlanamadığı hususunun kesinleştiğini, usuli müktesep hakkın oluştuğunu, hisselerini müvekkiline satan kişinin 3 üncü bir kişiye de aynı şekilde satış yaptığını, bu kişinin açtığı davanın hisseleri devralan lehine sonuçlandığını, müvekkilinin de aynı konumda olduğunu, farklı kararların eşitlik ilkesine aykırılık taşıdığını, ödemelerin yastık altı birikimle karşılandığını, ancak müvekkilinin ödemeyi «kaydileştirmek» ve elini güçlendirmek için banka giriş çıkışı yaptığını, satıcının da bedeli elden tahsil etmek istediğini, dekont ve belgelerdeki açıklamaların olduğundan farklı yorumlandığını, şirket tarafından yeniden çıkarılması gereken senetlerin halen kimin elinde olduğunun belirlenmediğini, karşı davacının «aktif husumetinin» tartışılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında akdedilen iş yeri paket «sigorta poliçesi» incelendiğinde özel açıklamalar bölümünde binanın tamamının sigortalandığı, A bendinde komple donanım ile beraber faaliyet ile ilgili makinalar, motorlar, alet,edavat,takımlar ve tezgahlar B bölümünde diğer tüm demirbaşlar ve C bölümünde imal edilmiş ve edilmekte olan oluklu mukavva ambalaj emtiası ve bunların imaline mahsus diğer malzemelerin tamamının sigorta kapsamı altına alındığı,bilirkişi raporlarında kalıp ve klişelerin mukavva imalinde üzerine yazılacak yazılar için kullanıldığı da tespit edildiğinden yangında «zayi» olan ve ekonomik değeri olduğu belirlenen kalıp ve klişelerin özel açıklamalar bölümündeki tüm demirbaşlar ve oluklu mukavva imaline mahsus diğer malzemeler kapsamında değerlendirilmesi ve «teminat kapsamında» olması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 79.951,00 TL’ nin 21.07.2005 tarihinden itibaren % 30 oranından başlamak sureti ile değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
YSGŞ'nın A/3. maddesi Ek sözleşme ile «teminat kapsamına» «dahil» edilebilecek haller ve kayıplar başlığını taşımakta olup, anılan maddenin 3.2 maddesinde ise "Modeller,kalıplar,plan ve krokiler,ihtira beratları,belgeler «ticari defterler» ve benzerleri" bu madde kapsamında yer almıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · teminat kapsamı · riziko · ticari defter · sigorta poliçesi · dahili dava · avans faizi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında akdedilen iş yeri paket «sigorta poliçesi» incelendiğinde özel açıklamalar bölümünde binanın tamamının sigortalandığı, A bendinde komple donanım ile beraber faaliyet ile ilgili makinalar, motorlar, alet,edavat,takımlar ve tezgahlar B bölümünde diğer tüm demirbaşlar ve C bölümünde imal edilmiş ve edilmekte olan oluklu mukavva ambalaj emtiası ve bunların imaline mahsus diğer malzemelerin tamamının sigorta kapsamı altına alındığı,bilirkişi raporlarında kalıp ve klişelerin mukavva imalinde üzerine yazılacak yazılar için kullanıldığı da tespit edildiğinden yangında «zayi» olan ve ekonomik değeri olduğu belirlenen kalıp ve klişelerin özel açıklamalar bölümündeki tüm demirbaşlar ve oluklu mukavva imaline mahsus diğer malzemeler kapsamında değerlendirilmesi ve «teminat kapsamında» olması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 79.951,00 TL’ nin 21.07.2005 tarihinden itibaren % 30 oranından başlamak sureti ile değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
YSGŞ'nın A/3. maddesi Ek sözleşme ile «teminat kapsamına» «dahil» edilebilecek haller ve kayıplar başlığını taşımakta olup, anılan maddenin 3.2 maddesinde ise "Modeller,kalıplar,plan ve krokiler,ihtira beratları,belgeler «ticari defterler» ve benzerleri" bu madde kapsamında yer almıştır.
Bu durumda YSGŞ'nın A.3.maddesi ile "Ek sözleşme ile «teminat kapsamına» «dahil» edilebilecek haller ve kayıplar" başlığı kapsamında teminat verilmeyen kalıp ve klişelerin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği mahkemece kabul ediler …
2-Davalı vekilinin temyizine gelince, dava, davalı ... şirketi nezdinde Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı işyerinde meydana gelen yangın «rizikosu» sonucunda oluşan «sigorta tazminatının» eksik ödendiğinden bahisle açılan tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4433 E. , 2023/364 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki asıl ve karşı tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı- karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşmalı olarak davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.01.2023 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Avukat ... ve davalı-karşı davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Dentaş Oluklu Mukavva San. ve Tic. A.Ş.’nin nominal değeri 1.937,50 YTL olan 43 adet hisse senedini, 28.04.2010 tarihinde hisse senedi devir sözleşmesi ile ...’dan devralıp hamili ve maliki olduğunu, Dentaş Oluklu Mukavva San. ve Tic. A.Ş.’ye gönderdiği ihtarda hisse senetlerinin pay defterine kaydı ve kâr payı ödenmesi istemine rağmen sonuç alamayınca Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/199 E. sayılı dosyası ile kâr payı ve yeni pay almada rüçhan hakkı olmak üzere tüm mali haklarının hesaplanarak tespitini ve şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini istediğini, Mahkemece hisse senetlerinin müvekkiline tesliminde bir usulsüzlük yoksa da hisse senetlerinin daha önceden iptaline dair Mahkeme kararının kaldırılmasının sağlanmasından sonra davalı şirketten talepte bulunabileceği gerekçesiyle davanın reddedildiğini, hisse senetlerini devir ve teslim alan müvekkilinin hamil ve malik sıfatını taşıdığını, ne var ki Denizli 3.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/901 K. sayılı ilamı ile hasımsız görülen davada senetlerin iptaline karar verildiğinden müvekkilinin haklarını kullanamadığını ileri sürerek Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/738 E., 2000/901 K. sayılı kararının iptalini, Dentaş Oluklu Mukavva San. ve Tic. A.Ş.’nin arz ettiği 1.937,50 YTL nominal değerli 43 adet hisse senedinin müvekkiline aidiyetinin tespitini talep etmiştir.
2.Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; karşı davalı elinde bulunan hisse senetlerinin davacı- karşı davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hisseleri devraldığını ileri sürdüğü kişinin müvekkilinin eski eşi olduğunu, bu iki kişi arasında muvazaalı işlem yapıldığını, satış bedeline ilişkin bir kısım belgelerin tek taraflı düzenlendiğini, eski eşin dava konusu hisse senetlerini evdeki kasadan izinsiz aldığını, bundan habersiz olan müvekkilinin başvurusu üzerine Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/738 E., 2000/901 K. sayılı ilamı ile anılan hisse senetlerinin iptal edildiğini, ...’ın aynı taleplerle açtığı davanın Denizli 2. Aile Mahkemesinin 2009/139 E., 2010/460 K. sayılı ilamı ile reddedilip kesinleştiğini, bu hâliyle dava hakkında kesin hüküm bulunduğunu, zira davacının aynı hisse senetlerini aldığını iddia ettiğini, halefiyet tarikiyle kararın davacıyı da bağlayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu anonim şirket hisse senetlerinin, davacı tarafça, davalının eski eşi olan dava dışı ...'dan satın alındığının iddia edildiği, davacı- karşı davalı tarafça söz konusu hisse senetlerinin bedelinin İş Bankasında bulunan hesaplardan nakit olarak çekilerek elden ...'a ödendiğinin belirtildiği, davacı tanıkları bu yönde beyanda bulunmuş ise de davacının aynı gün içerisindeki banka hesap özetleri incelendiğinde paranın hesaplar arasında dolaştıktan sonra geri yerine geldiği, davacının banka hesaplarında herhangi bir eksilme olmadığı, dolayısıyla ödeme iddiasının fiktif olduğu, davacının gerçekte hisse senetleri için bir bedel ödemediği, Denizli 2.
Aile Hukuk Mahkemesinin 2009/139 E., 2010/460 K. sayılı ilamına göre; hisse senetlerinin ...'na ait olduğu, hisse senetlerinin meşru hamili olmayan ... tarafından davacı ...'a mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devredildiğinin anlaşıldığı, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzenince korunmayacağı, davacının iyi niyetli hamil olmadığının anlaşıldığı, Dentaş Oluklu Mukavva San. ve Tic. A.Ş. tarafından arzedilen 43 adet hisse senedinin davacı ...'na ait iken dava dışı eski eşi ... tarafından yasa dışı yollardan ele geçirilerek muvazaalı işlemle davacı ...'a devredildiği, davacının iyi niyetli hamil olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, Dentaş Oluklu Mukavva San.
ve Tic. A.Ş. tarafından arzedilen dava konusu 43 adet hisse senedinin davacıya aidiyetinin tespiti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı- karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçe ile hükmün birbiri ile çelişkili olduğunu, dava konusu senetlerin fiziki varlığının ve davacının zilyetliğinde olup zayi olmadığının anlaşıldığını, yerel Mahkemenin dava konusu senetleri yok saymaya devam ederek diğer kararı ile bu senetlerin varlığını kabul ettiğini, temel dayanakları olan müvekkilinin meşru hamilliğine dair aynı Mahkemenin 2011/199 E., 2013/413 K. sayılı ilamının gerekçesinin müvekkili lehine kesin hüküm teşkil ettiğini, bu kararın Mahkemece değerlendirilmediğini, davacının elindeki hisse senetlerinden ötürü kâr payı alacağı talebi ile bu davadan önce açtığı davada verilen kararın gerekçesinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 415 inci maddesine göre devrin elden teslim ile gerçekleştirilebileceği hükmü de nazara alınarak ilk bakışta hisse senetlerinin davacıya devir ve teslim edilmesinde usulsüzlük bulunmadığının belirtildiğini, bu ilamın onanarak kesinleştiğini, hisse senetlerini müvekkiline devreden satıcının aynı şekilde dava dışı üçüncü bir şahsa bu senetlerin devamı niteliğinde başka senetleri de sattığını, bu yöndeki emsal kararın dikkate alınmadığını, senetler için yapılan ödemenin tümü ile muvazaadan ari, gerçek ve tanıklar ile ispat edildiği hâlde banka hesaplarının fiktif olduğu şeklindeki bilime ve hayat tecrübelerine aykırılı yanılgılı rapora itibar edilmesinin hatalı olduğunu, belgelerdeki açıklamaların olduğundan farklı yorumlandığını, davacı tarafın karşı dava bakımından aktif husumet ehliyetinin olup olmadığının Mahkemece araştırılmadığını, karşı davada hukuki yarar bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Dentaş Kağıt San. A.Ş. (Eski unvanı Dentaş Oluklu Muvakavva A.Ş.)'ye ait 43 hisse senedinin kendisine ait olduğunu, Denizli 2. Aile Mahkemesinin kararı ile dava konusu hisse senetlerinin aidiyeti talebi reddedilen davalı- karşı davacının eski eşi ...'dan bu hisse senetlerini satın aldığını iddia ettiği, buna ilişkin dekontları dosyaya sunmuş ise de, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacının hisse senetleri için ödeme yaptığını belirttiği, banka hesapları incelendiğinde banka hesaplarındaki paranın eksilmediği, hesaplar arasında havale ve virman yapılmak suretiyle dolaştırıldığı, bu sebeple gerçek bir ödemenin bulunmadığı, hamiline yazılı senetlerin devri her ne kadar şirket ve 3 üncü kişiler hakkında ancak teslim ile hüküm ifade edecekse de davacının dava konusu hisse senetleri için gerçek bir ödeme yaptığını ve yasal hamil olduğunu ispat edemediği, bu haliyle davacının, davalı-karşı davacının eski eşi ile birlikte davalının zararına hareket ettiği gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı- karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davanın reddine dair gerekçe ile hükmün çeliştiğini, senetlerin müvekkilince ibrazı ile zayi olmadığının anlaşıldığını, bu sebeple senetlerin iptaline dair kararın kaldırılması gerektiğini, verilen kararla iptal kararının halen ayakta kaldığını, asıl davanın maktu harç ve vekâlet ücretine tabi olduğunu, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/199 E., 2013/413 K. sayılı ilamında müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunun kabul edildiğini, anılan dosyada davalının gerekçe yönünden temyiz itirazlarının reddedildiğini, bu davanın davalısının da davaya müdahil olduğunu, böylece kötüniyetin ispatlanamadığı hususunun kesinleştiğini, usuli müktesep hakkın oluştuğunu, hisselerini müvekkiline satan kişinin 3 üncü bir kişiye de aynı şekilde satış yaptığını, bu kişinin açtığı davanın hisseleri devralan lehine sonuçlandığını, müvekkilinin de aynı konumda olduğunu, farklı kararların eşitlik ilkesine aykırılık taşıdığını, ödemelerin yastık altı birikimle karşılandığını, ancak müvekkilinin ödemeyi kaydileştirmek ve elini güçlendirmek için banka giriş çıkışı yaptığını, satıcının da bedeli elden tahsil etmek istediğini, dekont ve belgelerdeki açıklamaların olduğundan farklı yorumlandığını, şirket tarafından yeniden çıkarılması gereken senetlerin halen kimin elinde olduğunun belirlenmediğini, karşı davacının aktif husumetinin tartışılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin bir kısım hisse senetlerinin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6762 sayılı Kanun'un 415 inci maddesi.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı- karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınıp, davalı-karşı davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906430600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz