Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3107 E. 2010/9229 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açılmamış sayılma↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının unvanın dava tarihinden önce değiştirildiği, bu durumda marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği, davalının haksız rekabet yaptığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, işlemsiz bırakılan maddi tazminat talebi ile ilgili davanın HMUK'nun 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına yönelik haksız rekabetin tespiti, önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, “ ... Oluklu Mukavva Kutu ve Ambalaj San. Tic. Ltd.” markasının davacı adına tescilli olduğu, davalının “... Makine San. Ve Tic. AŞ.” Olan ticaret unvanının yanında (Oluklu Mukavva ve Kutu) ibarelerini de kullanarak davacının tescilli markasına tecavüz ettiği, yapılan tespit, bilirkişi incelemesi ve davalı vekilinin beyanından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının tescilli markasıyla iltibas oluşturacak ibarelerin davalı yanca markasal olarak kullanılarak haksız rekabet yapıldığının tespitinde davacının hukuki yararı olduğu gibi, gelecekte aynı şekilde yapılacak tecavüzün önlenmesi bakımından da men kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi, doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10342 E. 2011/16205 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · teminat kapsamı · riziko · zayi · ticari defter · sigorta poliçesi · dahili dava · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında akdedilen iş yeri paket «sigorta poliçesi» incelendiğinde özel açıklamalar bölümünde binanın tamamının sigortalandığı, A bendinde komple donanım ile beraber faaliyet ile ilgili makinalar, motorlar, alet,edavat,takımlar ve tezgahlar B bölümünde diğer tüm demirbaşlar ve C bölümünde imal edilmiş ve edilmekte olan oluklu mukavva ambalaj emtiası ve bunların imaline mahsus diğer malzemelerin tamamının sigorta kapsamı altına alındığı,bilirkişi raporlarında kalıp ve klişelerin mukavva imalinde üzerine yazılacak yazılar için kullanıldığı da tespit edildiğinden yangında «zayi» olan ve ekonomik değeri olduğu belirlenen kalıp ve klişelerin özel açıklamalar bölümündeki tüm demirbaşlar ve oluklu mukavva imaline mahsus diğer malzemeler kapsamında değerlendirilmesi ve «teminat kapsamında» olması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 79.951,00 TL’ nin 21.07.2005 tarihinden itibaren % 30 oranından başlamak sureti ile değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
YSGŞ'nın A/3. maddesi Ek sözleşme ile «teminat kapsamına» «dahil» edilebilecek haller ve kayıplar başlığını taşımakta olup, anılan maddenin 3.2 maddesinde ise "Modeller,kalıplar,plan ve krokiler,ihtira beratları,belgeler «ticari defterler» ve benzerleri" bu madde kapsamında yer almıştır.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince, dava, davalı ... şirketi nezdinde Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı işyerinde meydana gelen yangın «rizikosu» sonucunda oluşan «sigorta tazminatının» eksik ödendiğinden bahisle açılan tazminat istemine ilişkindir.
Bu durumda YSGŞ'nın A.3.maddesi ile "Ek sözleşme ile «teminat kapsamına» «dahil» edilebilecek haller ve kayıplar" başlığı kapsamında teminat verilmeyen kalıp ve klişelerin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği mahkemece kabul ediler …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3311 E. 2017/4660 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · terkin · husumet
Benzer bu kararda… elgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar işbu davada «husumetin» Ticaret Sicil Müdürlüğü yanında «terkin» edilen şirketin «tasfiye» memuruna yöneltilmesi gerekmekte ve terkin edilen şirkete husumet yöneltilmesi mümkün değilse de «son» «tasfiye memuru» olan ve mahkemece de ek tasfiye işlemlerini yapmak için tayin edilen ...'nin karar tarihinden sonra vefat ettiğinin anlaşılmasına ve talep halinde her zaman «ihya» edilen şirkete tasfiye memuru atanabilecek olmasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, 6102 sayılı TTK 547.maddesine dayalı işbu davada davalı ...'nün «yasal hasım» konumunda bulunduğu ve bu suretle «yargılama giderleri» ile vekalet ücretinden sorumlu olmadığı göz önüne alınmaksızın, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden anılan davalının sorumluluğuna imkan verecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan …
İş Mahkemesi nezdinde 2009/717 esas sayılı dosya ile dava açıldığı, davacının iş mahkemesindeki davasını yürütebilmesi için şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ....'nin ihyasına, ek «tasfiye» işlemlerini yapmak üzere önceki «tasfiye memuru» ...'nin atanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1847 E. 2013/21285 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaAŞ.” Olan «ticaret unvanının» yanında (Oluklu Mukavva ve Kutu) ibarelerini de kullanarak davacının tescilli markasına tecavüz ettiği, yapılan tespit, «bilirkişi incelemesi» ve davalı vekilinin beyanından anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı Kuter Ambalaj San Mak İnş Tur Tic Ltd Şti davayı takip etmemekte ise de, «bilirkişi incelemesine» esas olmak üzere anılan davalıya «defter» ve kayıtlarını sunmak üzere «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» içeren «ihtaratlı» davetiye gönderilerek, defterlerin «ibrazı» halinde davacı defterleri ile birlikte davalı defterleri ve kayıtları incelettirilerek iddia kapsamında bilirkişi raporu alınarak, ibraz edilmemesi halinde ise mül …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter delili · kesin mehil · ihtarat · ek mehil · teminat kapsamı · ticari faiz · alacak davası · ticari defter
Benzer bu karardaTur Tic Ltd Şti'ne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava taşıma ücretinin tahsiline ilişkin «alacak davası» olup, davacı 09.02.2010 «havale» tarihli düplik dilekçesinin ekinde yer alan delil listesinde davalılara ait «ticari defterlere delil» olarak dayanmıştır.
Her ne kadar davalı Kuter Ambalaj San Mak İnş Tur Tic Ltd Şti davayı takip etmemekte ise de, «bilirkişi incelemesine» esas olmak üzere anılan davalıya «defter» ve kayıtlarını sunmak üzere «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» içeren «ihtaratlı» davetiye gönderilerek, defterlerin «ibrazı» halinde davacı defterleri ile birlikte davalı defterleri ve kayıtları incelettirilerek iddia kapsamında bilirkişi raporu alınarak, ibraz edilmemesi halinde ise mül …
Mahkemece, «hasarın» «teminat kapsamı» içerisinde bulunduğu gerekçesi ile 08/03/2012 'tarihinde «ıslah» edilen davanın ıslah edildiği değer olan 18.445,00 TL üzerinden kabulüne, olay tarihi olan 14/04/2010 dan itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, hükmedilen bu tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Yargılama sırasında yürürlükte olan mülga TTK'nın 82. maddesine göre «ticari defterler delil» olarak kabul olunur.
2 benzer karar daha
-
Marka Hakkına Tecavüzün Durdurulması ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8675 E. 2023/2913 K.
Ortak:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının unvanın dava tarihinden önce değiştirildiği, bu durumda «marka hakkına tecavüzden» bahsedilemeyeceği, davalının «haksız rekabet» yaptığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, işlemsiz bırakılan «maddi tazminat» talebi ile ilgili davanın HMUK'nun 409. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, marka hakkına yönelik «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
AŞ.” Olan «ticaret unvanının» yanında (Oluklu Mukavva ve Kutu) ibarelerini de kullanarak davacının tescilli markasına tecavüz ettiği, yapılan tespit, «bilirkişi incelemesi» ve davalı vekilinin beyanından anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» durdurulması, «ticaret unvanının terkini» ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Ltd.Şti. olarak değiştirildiğini ve adresinin müvekkili şirketin imalat adresi olarak «ticaret siciline» kaydedildiğini, müvekkili şirketin kurucu ortaklarından ...’in 2012 yılında ve ...’un 2014 yılında davalı şirketten ayrıldıklarını, davalı şirketin ...markasını kullanmasına müvekkili şirket ile bağı olduğu için müsaade edildiğini, ancak taraflar arasındaki bağın 2014 yılında sona ermesi ile davalıdan ...ibaresini kullanmayı bırakmasını talep ettiklerini, davalı şirket müdürünün bu ibareyi kullanmayı bırakacağını ve yeni bir markaya geçiş için süre istediğini belirttiği halde ...ibaresini kullanmayı bırakmak niyetinde olmadığını, davalının 2017/97192 sayılı “AB Akal Batu” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından, davalıya gönderilen 22.01.2018 tarihli «ihtar» ile ...ibaresinin unvan ve marka olarak kullanılmasına rızasının olmadığı ve izninin sona erdiğinin bildirildiğini, davalının müvekkiline ait tescilli markanın aynısı ile tescilli markanın kapsamında yer alan aynı mal ve hizmetler için markasal kullanımının bulunduğunu, müvekkilinin izninin gönderilen «ihtarname» ile «son» bulduğu halde davalı tarafından AB ...markasının kullanılmasının, «marka hakkına tecavüz» ve aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalının tescilli markaya tecavüzü sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi zararının ve «yoksun kalınan» kazancının tazmininin gerektiğini ileri sürerek davalının markaya tecavüzünün durdurulmasına, ticaret ünvanından "AKAL BATU" ibaresinin terkinine, tecavüzün kaldırılması ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yoksun kalınan kazanç ve fiili zarar itibariyle 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 22.01.2018 tarihinden işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
… taklığından ayrıldığını, bu duruma rağmen müvekkili şirketin ...unvanını kullanmasına izin verdiğini, aksini iddia etmelerine rağmen unvan terkinini talep ettikleri «ihtarnameyi» şirket ortaklığından ayrıldıktan 10 yıl sonra gönderdiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 inci maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin «kötüniyetli» bulunmadığını, davacı tarafından, AB ...ibaresinin, müvekkili şirketin unvanı ile markasal olarak kullanıldığını iddia ettiğini, ancak müvekkili şirketin «ticaret unvanını» markasal olarak kullanmadığını, müvekkili şirketin ...ibaresini markasal olarak değil, kendi tescilli unvanı olduğu üzere ticaret unvanı olarak kullanıldığını, davacı tarafın 10 yıl sessiz kaldıktan sonra düzenlenen ihtarname ile müvekkili şirketin ticaret unvanının terkinini talep etmesinde «haksız rekabetin» söz konusu olduğunu, taraflar arasında haksız rekabete konu olabilecek sektörel benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanının terkini · yoksun kalınan kâr · ticaret sicili tescili · vekalet ücreti takdiri · reeskont faizi · kâr kaybı · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaLtd.Şti. olarak değiştirildiğini ve adresinin müvekkili şirketin imalat adresi olarak «ticaret siciline» kaydedildiğini, müvekkili şirketin kurucu ortaklarından ...’in 2012 yılında ve ...’un 2014 yılında davalı şirketten ayrıldıklarını, davalı şirketin ...markasını kullanmasına müvekkili şirket ile bağı olduğu için müsaade edildiğini, ancak taraflar arasındaki bağın 2014 yılında sona ermesi ile davalıdan ...ibaresini kullanmayı bırakmasını talep ettiklerini, davalı şirket müdürünün bu ibareyi kullanmayı bırakacağını ve yeni bir markaya geçiş için süre istediğini belirttiği halde ...ibaresini kullanmayı bırakmak niyetinde olmadığını, davalının 2017/97192 sayılı “AB Akal Batu” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından, davalıya gönderilen 22.01.2018 tarihli «ihtar» ile ...ibaresinin unvan ve marka olarak kullanılmasına rızasının olmadığı ve izninin sona erdiğinin bildirildiğini, davalının müvekkiline ait tescilli markanın aynısı ile tescilli markanın kapsamında yer alan aynı mal ve hizmetler için markasal kullanımının bulunduğunu, müvekkilinin izninin gönderilen «ihtarname» ile «son» bulduğu halde davalı tarafından AB ...markasının kullanılmasının, «marka hakkına tecavüz» ve aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalının tescilli markaya tecavüzü sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi zararının ve «yoksun kalınan» kazancının tazmininin gerektiğini ileri sürerek davalının markaya tecavüzünün durdurulmasına, ticaret ünvanından "AKAL BATU" ibaresinin terkinine, tecavüzün kaldırılması ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yoksun kalınan kazanç ve fiili zarar itibariyle 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 22.01.2018 tarihinden işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddi gerektiği, davalı vekilinin istinaf başvurusu bakımından vekille «temsil» olunan davalı yararına reddedilen 3 asli talep yönünden ayrı ayrı «vekalet ücretine takdir» edilmesi gerekirken mahkemece tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, ancak davalı tarafça istinaf dilekçesinde sadece maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine, «maddi tazminat» ve manevi tazminat istemleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının «ticaret unvanı» ve marka kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına ve «ticaret unvanına tecavüzün» bulunup bulunmadığı, davacının sessiz kalması nedeniyle hak «kaybının» olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» durdurulması, «ticaret unvanının terkini» ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1513 E. 2023/4576 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının unvanın dava tarihinden önce değiştirildiği, bu durumda «marka hakkına tecavüzden» bahsedilemeyeceği, davalının «haksız rekabet» yaptığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, işlemsiz bırakılan «maddi tazminat» talebi ile ilgili davanın HMUK'nun 409. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, marka hakkına yönelik «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacının tescilli markasıyla «iltibas» oluşturacak ibarelerin davalı yanca markasal olarak kullanılarak «haksız rekabet» yapıldığının tespitinde davacının «hukuki yararı» olduğu gibi, gelecekte aynı şekilde yapılacak tecavüzün önlenmesi bakımından da men kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi, doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, patente tecavüz ve «haksız rekabet» koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3107 E. , 2010/9229 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2006/193-2008/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli “... Oluklu Mukavva Kutu ve Ambalaj Ltd. Şti” markasının sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli marka ve unvanı ile iltibas yaratacak nitelikte bulunan ... Makine San. ve Tic Aş. (Oluklu Mukavva ve Kutu) unvanı ile müvekkilinin faaliyet gösterdiği bölgede düşük fiyatla emtia sattığını, davalının eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız ticari faaliyet ile haksız rekabetin tespiti ve durdurulmasına, hükmün ilanına, 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada maddi tazminat talebini takipsiz bırakmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin unvanının dava tarihinden önce ... Oluklu Mukavva ve Ofset San. Tic. A.Ş. olarak değiştirildiğini, davacının marka hakkına tecavüz edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının unvanın dava tarihinden önce değiştirildiği, bu durumda marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği, davalının haksız rekabet yaptığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, işlemsiz bırakılan maddi tazminat talebi ile ilgili davanın HMUK'nun 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına yönelik haksız rekabetin tespiti, önlenmesi maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, “ ... Oluklu Mukavva Kutu ve Ambalaj San. Tic. Ltd.” markasının davacı adına tescilli olduğu, davalının “... Makine San. Ve Tic. AŞ.” Olan ticaret unvanının yanında (Oluklu Mukavva ve Kutu) ibarelerini de kullanarak davacının tescilli markasına tecavüz ettiği, yapılan tespit, bilirkişi incelemesi ve davalı vekilinin beyanından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının tescilli markasıyla iltibas oluşturacak ibarelerin davalı yanca markasal olarak kullanılarak haksız rekabet yapıldığının tespitinde davacının hukuki yararı olduğu gibi, gelecekte aynı şekilde yapılacak tecavüzün önlenmesi bakımından da men kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi, doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029536100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz