Tecavüzün tespiti | Tecavüzün önlenmesi | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/181 E. 2023/308 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 308/b↗ ticari itibar↗ rayiç bedel↗ nispi vekalet ücreti↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ usuli kazanılmış hak↗ vekâlet ücreti↗ kazanılmış hak↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ yargılama gideri↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 28.06.2016 tarih, 2013/38 E. ve 2016/107 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.06.2018 tarih, 2016/11693 E. ve 2018/4232 K. sayılı kararıyla taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu dikkate alınmaksızın tecavüzün ref'ine karar verilmesinin ve davacı şirketin manevi haklarının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden 5846 sayılı Kanun'a dayalı olarak yapılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının grafik tasarım niteliğindeki sekiz adet eserden kaynaklanan mali haklarına, davalının tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün menine, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca bilirkişi heyetince belirlenen sekiz eser için 48.000,00 TL rayiç bedelin takdiren üç katı olan 144.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bozma ilamında belirtildiği üzere taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu nazara alınarak davacının ref talebinin reddine, 5846 sayılı Kanun'un 1/B maddesinin (b) bendi, 8 inci ve 13 üncü maddeleri uyarınca davacı şirketin, dosyaya ibraz edilen devir sözleşmesi uyarınca eser üzerinde mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu görülse de manevi hakların eseri meydana getiren gerçek kişiler tarafından kullanılabileceği, bu nedenle davacı şirketin manevi haklarının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle 5846 sayılı Kanun'a dayalı olarak yapılan manevi tazminat talebinin reddine, davacının kal'e ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tecavüzün ref kararı ile manevi tazminat kararının temyiz edilmeyerek kesinleşerek davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, Mahkemece verilen ilk kararda marka tecavüzünün tespitine ve men'ine karar verildiğini, bu husus davalı tarafından temyiz edilmediği gibi bu yönden bozma kararı da verilmediği halde Mahkemece markaya tecavüz ve buna ilişki yargılama gideri talepleri yönünden hüküm kurulmasının unutulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının zararını ortaya koyan somut deliller olmadan maddi tazminata karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece karara esas alınan rayiç bedelin fahiş olduğunu, dava konusu eserlere tecavüzün nasıl gerçekleştiğinin açıkça belirtilmeyip somut olarak ortaya konulmadığını, davacı taraf için hükmedilen vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi'ne göre çok yüksek olup tarife dışında bir vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5846 sayılı Kanun ve 556 sayılı KHK'dan kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5846 sayılı Kanun' un 68 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece verilen ilk kararda davalının marka hakkına tecavüzünün tespitine, tecavüzün menine ve durdurulmasına, takdiren belirlenen marka hakkına tecavüze yönelik olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup bu hususların davacı lehine usuli kazanılmış hak olduğu gözetilmeksizin Mahkemece bu konuda bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Mahkemece 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine dayalı talep yönünden hükmolunan 144.000,00 TL tazminat için davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.630,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde 83.340,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11693 E. 2018/4232 K.
Ortak:rayiç bedel · marka hakkına tecavüz · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · vekalet ücreti · avans faizi · ibraz
İncelediğiniz kararda… , davalının tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün menine, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca bilirkişi heyetince belirlenen sekiz eser için 48.000,00 TL «rayiç bedelin» takdiren üç katı olan 144.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bozma ilamında belirtildiği üzere taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu nazara alınarak davacının ref talebinin reddine, 5846 sayılı Kanun'un 1/B maddesinin (b) bendi, 8 inci ve 13 üncü maddeleri uyarınca davacı şirketin, dosyaya «ibraz» edilen devir sözleşmesi uyarınca eser üzerinde mali hakları kullanma «yetkisine» sahip olduğu görülse de manevi hakların eseri meydana getiren gerçek kişiler tarafından kullanılabileceği, bu nedenle davacı şirketin manevi haklarının ihlal edild …
2.Mahkemece verilen ilk kararda davalının «marka hakkına tecavüzünün» tespitine, tecavüzün menine ve durdurulmasına, takdiren belirlenen marka hakkına tecavüze yönelik olarak 10.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yürütülecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup bu hususların davacı lehine «usuli kazanılmış hak» olduğu gözetilmeksizin Mahkemece bu konuda bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının zararını ortaya koyan somut deliller olmadan «maddi tazminata» karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece karara esas alınan «rayiç bedelin» fahiş olduğunu, dava konusu eserlere tecavüzün nasıl gerçekleştiğinin açıkça belirtilmeyip somut olarak ortaya konulmadığını, davacı taraf için hükmedilen vekâlet …
Benzer bu kararda… dığından FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç katının 144.000 TL olarak hesaplandığı, vergi kayıtlarına göre 2009 yılından dava tarihine kadar zarar eden davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları «ibraz» edilmediğinden incelenemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının grafik tasarım niteliğindeki 8 adet eserinden doğan mali ve manevi haklarına davalının tecavüzünün tespitine, men'ine, refi'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca toplam 144.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, durdurulmasına, marka hakkına tecavüz yönünden 10.000 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, eserin manevi hakkına bağlı olarak 15.000 TL, marka hakkının ihlaline bağlı olarak 15.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı şirket, dosyaya «ibraz» edilen devir sözleşmesi uyarınca eser üzerinde mali hakları kullanma «yetkisine» sahip ise de, manevi haklar eseri meydana getiren gerçek kişilerce kullanılabilir.
… k sahibi olduğu desenlerin FSEK uyarınca eser vasfını taşıdığı, her bir desenin 6.000 TL değerinin bulunduğu, böylece 8 adet eser mahiyetindeki desen için 48.000 TL «rayiç bedel», FSEK'in 68. maddesi uyarınca da 144.000 TL bedel bulunup 144.000 TL mali haklar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiğine göre aynı madde hükmü gereğince …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · ticari defter · yasal faiz · e-defter
Benzer bu kararda… dığından FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç katının 144.000 TL olarak hesaplandığı, vergi kayıtlarına göre 2009 yılından dava tarihine kadar zarar eden davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları «ibraz» edilmediğinden incelenemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının grafik tasarım niteliğindeki 8 adet eserinden doğan mali ve manevi haklarına davalının tecavüzünün tespitine, men'ine, refi'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca toplam 144.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, durdurulmasına, marka hakkına tecavüz yönünden 10.000 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, eserin manevi hakkına bağlı olarak 15.000 TL, marka hakkının ihlaline bağlı olarak 15.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Öte yandan, Dairemizin 07.05.2009 tarih ve 2007/10504 Esas- 2009/5482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 5846 sayılı FSEK'nun 1/B-(b) bendi ve 8. maddesi uyarınca eser sahibi onu meydana getiren gerçek kişiler olup «tüzel kişiliği» haiz davacı şirketin eser sahibi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12172 E. 2014/14215 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/A maddesi kapsamında bir sözleşme bulunduğu ve davaya bakma görevinin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu itibarla yazılı gerekçeyle davaya «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9851 E. 2011/2633 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · haksız rekabet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın tescilli markaya dayalı olarak açıldığı, 5846 Sayılı Kanunu'nun 36 ve 76/1 maddesi gereğince fikri ve sınai haklar mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetten» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıya ait gazetede şirket hakkında gerçeğe aykırı ve karalayıcı yayın yapıldığını, eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini belirterek tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken TTK'nun 56 vd. ile 60. maddelerinde yer alan «haksız rekabet» hükümleri olup, davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesini gerektirecek 556 Sayılı KHK veya 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa dayalı bir talep de bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/181 E. , 2023/308 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin siparişi üzerine sanatçılar tarafından oluşturulan ve mali/manevi haklarının tamamı müvekkiline devredilen 8 adet grafik tasarımı güzel sanat eserinin, davalı tarafından tabak, kase, bardak gibi ürünlerde ve çikolata ambalajlarında kullanıldığını, böylece davalının, davacının mali ve manevi haklarına tecavüz ettiği gibi haksız kazanç ve ticari itibar elde ettiğini, eserlere davacının verdiği isimlerin de değiştirildiğini, davalının, müvekkili adına tescilli "İSTANBUL'DA YAŞAMA SANATI+ ŞEKİL" ibareli markaya da ürünlerinde yer vermek suretiyle marka hakkına da tecavüz ettiğini ve müvekkilinin manevi zarar gördüğünü ileri sürerek eser ve marka hakkına tecavüzün tespitine, men'ine, ref'ine, kal'ine, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi kapsamında 3 kat ceza kapsamında şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın ayrıca 5846 sayılı Kanun ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) hükümlerine göre 10.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 28.06.2016 tarih, 2013/38 E. ve 2016/107 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.06.2018 tarih, 2016/11693 E. ve 2018/4232 K. sayılı kararıyla taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu dikkate alınmaksızın tecavüzün ref'ine karar verilmesinin ve davacı şirketin manevi haklarının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden 5846 sayılı Kanun'a dayalı olarak yapılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının grafik tasarım niteliğindeki sekiz adet eserden kaynaklanan mali haklarına, davalının tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün menine, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca bilirkişi heyetince belirlenen sekiz eser için 48.000,00 TL rayiç bedelin takdiren üç katı olan 144.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bozma ilamında belirtildiği üzere taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu nazara alınarak davacının ref talebinin reddine, 5846 sayılı Kanun'un 1/B maddesinin (b) bendi, 8 inci ve 13 üncü maddeleri uyarınca davacı şirketin, dosyaya ibraz edilen devir sözleşmesi uyarınca eser üzerinde mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu görülse de manevi hakların eseri meydana getiren gerçek kişiler tarafından kullanılabileceği, bu nedenle davacı şirketin manevi haklarının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle 5846 sayılı Kanun'a dayalı olarak yapılan manevi tazminat talebinin reddine, davacının kal'e ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tecavüzün ref kararı ile manevi tazminat kararının temyiz edilmeyerek kesinleşerek davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, Mahkemece verilen ilk kararda marka tecavüzünün tespitine ve men'ine karar verildiğini, bu husus davalı tarafından temyiz edilmediği gibi bu yönden bozma kararı da verilmediği halde Mahkemece markaya tecavüz ve buna ilişki yargılama gideri talepleri yönünden hüküm kurulmasının unutulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının zararını ortaya koyan somut deliller olmadan maddi tazminata karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece karara esas alınan rayiç bedelin fahiş olduğunu, dava konusu eserlere tecavüzün nasıl gerçekleştiğinin açıkça belirtilmeyip somut olarak ortaya konulmadığını, davacı taraf için hükmedilen vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi'ne göre çok yüksek olup tarife dışında bir vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5846 sayılı Kanun ve 556 sayılı KHK'dan kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5846 sayılı Kanun' un 68 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece verilen ilk kararda davalının marka hakkına tecavüzünün tespitine, tecavüzün menine ve durdurulmasına, takdiren belirlenen marka hakkına tecavüze yönelik olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup bu hususların davacı lehine usuli kazanılmış hak olduğu gözetilmeksizin Mahkemece bu konuda bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Mahkemece 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine dayalı talep yönünden hükmolunan 144.000,00 TL tazminat için davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.630,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde 83.340,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906198300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz