Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11693 E. 2018/4232 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ ticari defter kayıtları↗ tüzel kişilik↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticari defter↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, "...DA YAŞAM SANATI+ Şekil" markalarının davacı adına kayıtlı olduğu, dava konusu ürünlerin tasarım tescilleri yoksa da FSEK'in 4/6 maddesi kapsamında güzel sanat eseri niteliği taşıdıkları, dava dışı eser sahiplerinin mali haklarını davacı şirkete devrettikleri, davalının bu eser mahiyetindeki tasarımları alarak tabak, kase, bardak gibi ürünler üzerinde ve çikolata ambalajında kullandığı, davacıya ait tescilli markanın da bu ürünler üzerinde yer aldığı, bilirkişilerce her bir grafik tasarıma 6.000 TL değer biçildiği, 8 adet tasarım davalı yanca kullanıldığından FSEK'in 68.
maddesi uyarınca üç katının 144.000 TL olarak hesaplandığı, vergi kayıtlarına göre 2009 yılından dava tarihine kadar zarar eden davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden incelenemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının grafik tasarım niteliğindeki 8 adet eserinden doğan mali ve manevi haklarına davalının tecavüzünün tespitine, men'ine, refi'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca toplam 144.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının, davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, durdurulmasına, marka hakkına tecavüz yönünden 10.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, eserin manevi hakkına bağlı olarak 15.000 TL, marka hakkının ihlaline bağlı olarak 15.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, 5846 sayılı FSEK ve 556 sayılı KHK'dan kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının mali hak sahibi olduğu desenlerin FSEK uyarınca eser vasfını taşıdığı, her bir desenin 6.000 TL değerinin bulunduğu, böylece 8 adet eser mahiyetindeki desen için 48.000 TL rayiç bedel, FSEK'in 68. maddesi uyarınca da 144.000 TL bedel bulunup 144.000 TL mali haklar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiğine göre aynı madde hükmü gereğince taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu dikkate alınmaksızın FSEK'e dayalı tecavüzün ref'ine de karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, Dairemizin 07.05.2009 tarih ve 2007/10504 Esas- 2009/5482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 5846 sayılı FSEK'nun 1/B-(b) bendi ve 8. maddesi uyarınca eser sahibi onu meydana getiren gerçek kişiler olup tüzel kişiliği haiz davacı şirketin eser sahibi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Aynı Yasa'nın 13. vd. maddeleri uyarınca bir eser üzerindeki mali ve manevi haklar eser sahibine aittir. Davacı şirket, dosyaya ibraz edilen devir sözleşmesi uyarınca eser üzerinde mali hakları kullanma yetkisine sahip ise de, manevi haklar eseri meydana getiren gerçek kişilerce kullanılabilir. O halde, somut uyuşmazlıkta davacı şirketin manevi haklarının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden 5846 sayılı FSEK'e dayalı olarak yapılan manevi tazminat talebinin reddi gerekirken kısmen kabulü de doğru görülmemiş, kararın bu yönlerden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tecavüzün tespiti | Tecavüzün önlenmesi | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/181 E. 2023/308 K.
Ortak:rayiç bedel · marka hakkına tecavüz · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · vekalet ücreti · avans faizi · ibraz
İncelediğiniz kararda… dığından FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç katının 144.000 TL olarak hesaplandığı, vergi kayıtlarına göre 2009 yılından dava tarihine kadar zarar eden davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları «ibraz» edilmediğinden incelenemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının grafik tasarım niteliğindeki 8 adet eserinden doğan mali ve manevi haklarına davalının tecavüzünün tespitine, men'ine, refi'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca toplam 144.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, durdurulmasına, marka hakkına tecavüz yönünden 10.000 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, eserin manevi hakkına bağlı olarak 15.000 TL, marka hakkının ihlaline bağlı olarak 15.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı şirket, dosyaya «ibraz» edilen devir sözleşmesi uyarınca eser üzerinde mali hakları kullanma «yetkisine» sahip ise de, manevi haklar eseri meydana getiren gerçek kişilerce kullanılabilir.
… k sahibi olduğu desenlerin FSEK uyarınca eser vasfını taşıdığı, her bir desenin 6.000 TL değerinin bulunduğu, böylece 8 adet eser mahiyetindeki desen için 48.000 TL «rayiç bedel», FSEK'in 68. maddesi uyarınca da 144.000 TL bedel bulunup 144.000 TL mali haklar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiğine göre aynı madde hükmü gereğince …
Benzer bu kararda… , davalının tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün menine, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca bilirkişi heyetince belirlenen sekiz eser için 48.000,00 TL «rayiç bedelin» takdiren üç katı olan 144.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bozma ilamında belirtildiği üzere taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu nazara alınarak davacının ref talebinin reddine, 5846 sayılı Kanun'un 1/B maddesinin (b) bendi, 8 inci ve 13 üncü maddeleri uyarınca davacı şirketin, dosyaya «ibraz» edilen devir sözleşmesi uyarınca eser üzerinde mali hakları kullanma «yetkisine» sahip olduğu görülse de manevi hakların eseri meydana getiren gerçek kişiler tarafından kullanılabileceği, bu nedenle davacı şirketin manevi haklarının ihlal edild …
2.Mahkemece verilen ilk kararda davalının «marka hakkına tecavüzünün» tespitine, tecavüzün menine ve durdurulmasına, takdiren belirlenen marka hakkına tecavüze yönelik olarak 10.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yürütülecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup bu hususların davacı lehine «usuli kazanılmış hak» olduğu gözetilmeksizin Mahkemece bu konuda bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının zararını ortaya koyan somut deliller olmadan «maddi tazminata» karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece karara esas alınan «rayiç bedelin» fahiş olduğunu, dava konusu eserlere tecavüzün nasıl gerçekleştiğinin açıkça belirtilmeyip somut olarak ortaya konulmadığını, davacı taraf için hükmedilen vekâlet …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · yargılama gideri
Benzer bu karardaDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tecavüzün ref kararı ile manevi tazminat kararının temyiz edilmeyerek kesinleşerek davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluştuğunu, Mahkemece verilen ilk kararda marka tecavüzünün tespitine ve men'ine karar verildiğini, bu husus davalı tarafından temyiz edilmediği gibi bu yönden bozma kararı da verilmediği halde Mahkemece markaya tecavüz ve buna ilişki «yargılama gideri» talepleri yönünden hüküm kurulmasının unutulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Mahkemece verilen ilk kararda davalının «marka hakkına tecavüzünün» tespitine, tecavüzün menine ve durdurulmasına, takdiren belirlenen marka hakkına tecavüze yönelik olarak 10.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yürütülecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup bu hususların davacı lehine «usuli kazanılmış hak» olduğu gözetilmeksizin Mahkemece bu konuda bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Mahkemece 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine dayalı talep yönünden hükmolunan 144.000,00 TL tazminat için davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.630,00 TL «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde 83.340,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5930 E. 2021/4201 K.
Ortak:rayiç bedel · maddi tazminat · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz kararda… dığından FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç katının 144.000 TL olarak hesaplandığı, vergi kayıtlarına göre 2009 yılından dava tarihine kadar zarar eden davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları «ibraz» edilmediğinden incelenemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının grafik tasarım niteliğindeki 8 adet eserinden doğan mali ve manevi haklarına davalının tecavüzünün tespitine, men'ine, refi'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca toplam 144.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, durdurulmasına, marka hakkına tecavüz yönünden 10.000 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, eserin manevi hakkına bağlı olarak 15.000 TL, marka hakkının ihlaline bağlı olarak 15.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… k sahibi olduğu desenlerin FSEK uyarınca eser vasfını taşıdığı, her bir desenin 6.000 TL değerinin bulunduğu, böylece 8 adet eser mahiyetindeki desen için 48.000 TL «rayiç bedel», FSEK'in 68. maddesi uyarınca da 144.000 TL bedel bulunup 144.000 TL mali haklar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiğine göre aynı madde hükmü gereğince …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; davacı tarafın dava ve «ıslah» dilekçesinde üç kat «maddi tazminat» talep ettiği, ilk derece mahkemesince izinsiz kullanımın niteliği ve davalı tarafın kamusal amaçlı kullandığı gerekçe gösterilerek iki kat tazminata hükmedildiği ancak FSEK'in 68/1 maddesi gereğince üç kat tazminat talep edilmesi halinde hakimin takdir hakkının bulunmadığı, davacı tarafın müterafık kusurunun bulunması halinde tazminatta indirim yapılabileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı belediye tarafından 31.05.2010 tarihinde basımı yaptırılan Çocuklara Trafik Kazalarına Dur Diyelim kitapçığında 18 adet grafik resmin izinsiz kullanımının olduğunun tespitine, «rayiç bedel» 1.000 TL'den 18 adet eser için 18.000 TL'nin takdiren üç katı 54.000 TL' nin ve 7.500 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı taraftan tahsiline, taraflar arasında farazi sözleşme kurulmuş olup men konusunda karar «verilmesine yer olmadığına», hükmün «ilanına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… madde gereği tazminat öngörülmüşse de, izinsiz kullanımın niteliği, davalı tarafın kamusal amaçlı kullanımı dikkate alındığında takdiren izinsiz kullanım nedeniyle «rayiç değerin» 2 katı tutarının takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı belediye tarafından 31.05.2010 tarihinde basımı yaptırılan Çocuklar Trafik Kazalarına Dur Diyelim kitapçığında 18 adet grafik resmin izinsiz kullanımının tespitine, her bir eser için «rayiç bedel» 1.000 TL, 18 adet eser için 18.000 TL nin takdiren iki katı 36.000 TL nin ve 7.500 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı taraftan tahsili ile idavacı tarafa ödenmesine, taraflar arasında farazi sözleşme kurulmuş olduğundan men konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · ıslah · ilan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… madde gereği tazminat öngörülmüşse de, izinsiz kullanımın niteliği, davalı tarafın kamusal amaçlı kullanımı dikkate alındığında takdiren izinsiz kullanım nedeniyle «rayiç değerin» 2 katı tutarının takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı belediye tarafından 31.05.2010 tarihinde basımı yaptırılan Çocuklar Trafik Kazalarına Dur Diyelim kitapçığında 18 adet grafik resmin izinsiz kullanımının tespitine, her bir eser için «rayiç bedel» 1.000 TL, 18 adet eser için 18.000 TL nin takdiren iki katı 36.000 TL nin ve 7.500 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı taraftan tahsili ile idavacı tarafa ödenmesine, taraflar arasında farazi sözleşme kurulmuş olduğundan men konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davacı tarafın dava ve «ıslah» dilekçesinde üç kat «maddi tazminat» talep ettiği, ilk derece mahkemesince izinsiz kullanımın niteliği ve davalı tarafın kamusal amaçlı kullandığı gerekçe gösterilerek iki kat tazminata hükmedildiği ancak FSEK'in 68/1 maddesi gereğince üç kat tazminat talep edilmesi halinde hakimin takdir hakkının bulunmadığı, davacı tarafın müterafık kusurunun bulunması halinde tazminatta indirim yapılabileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı belediye tarafından 31.05.2010 tarihinde basımı yaptırılan Çocuklara Trafik Kazalarına Dur Diyelim kitapçığında 18 adet grafik resmin izinsiz kullanımının olduğunun tespitine, «rayiç bedel» 1.000 TL'den 18 adet eser için 18.000 TL'nin takdiren üç katı 54.000 TL' nin ve 7.500 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı taraftan tahsiline, taraflar arasında farazi sözleşme kurulmuş olup men konusunda karar «verilmesine yer olmadığına», hükmün «ilanına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14531 E. 2011/17084 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… dığından FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç katının 144.000 TL olarak hesaplandığı, vergi kayıtlarına göre 2009 yılından dava tarihine kadar zarar eden davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları «ibraz» edilmediğinden incelenemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının grafik tasarım niteliğindeki 8 adet eserinden doğan mali ve manevi haklarına davalının tecavüzünün tespitine, men'ine, refi'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca toplam 144.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, durdurulmasına, marka hakkına tecavüz yönünden 10.000 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, eserin manevi hakkına bağlı olarak 15.000 TL, marka hakkının ihlaline bağlı olarak 15.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı şirket, dosyaya «ibraz» edilen devir sözleşmesi uyarınca eser üzerinde mali hakları kullanma «yetkisine» sahip ise de, manevi haklar eseri meydana getiren gerçek kişilerce kullanılabilir.
Benzer bu karardaDavacı şirket vekili, müvekkili tarafından meydana getirilerek dava dışı müşterisine ait bir bağımsız «bölüme» uygulanan iç mimari plan ve projeleri ile düzenleme ve çözümlerin (dekorasyon) eser niteliğinde bulunduğunu, söz konusu proje ve uygulamaların davalılarca izinsiz olarak başka bir daireye uygulanması nedeniyle eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasıyla 5846 Sayılı FSEK 70/1 ve «son» fıkraları uyarınca maddi ve manevi tazminat talep etmişse de daha sonra «maddi tazminat» talebinden vazgeçildiğinden davaya manevi tazminat yönünden devam edilmiştir.
Tüzel kişilerin 5846 Sayılı FSEK 18. maddesi gereği kanunen mali hakları kullanma «yetkisini» ya da devir yoluyla anılan hakları edinmeleri mümkün olup, manevi hakların devri de söz konusu olamayacağından gerçek kişiler gibi eser sahibi olamazlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · iş bölümü · taşıyan · eksik inceleme · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacı şirket vekili, müvekkili tarafından meydana getirilerek dava dışı müşterisine ait bir bağımsız «bölüme» uygulanan iç mimari plan ve projeleri ile düzenleme ve çözümlerin (dekorasyon) eser niteliğinde bulunduğunu, söz konusu proje ve uygulamaların davalılarca izinsiz olarak başka bir daireye uygulanması nedeniyle eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasıyla 5846 Sayılı FSEK 70/1 ve «son» fıkraları uyarınca maddi ve manevi tazminat talep etmişse de daha sonra «maddi tazminat» talebinden vazgeçildiğinden davaya manevi tazminat yönünden devam edilmiştir.
Öte yandan, BK 49. maddesi uyarınca davalı eyleminin hangi surette davacı şirketin «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğu açıklanılmaksızın anılan maddeye göre hüküm tesisi de isabetsizdir.
Bu bakımdan, davalıların eyleminin hangi bakımlardan «haksız rekabet» oluşturduğu hususunda yeni bir bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine de elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucunda yazlı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığından kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… rapor ve evlerin dekorasyonuna dair fotoğraflarla belirlendiği, davalıların 5846 sayılı Kanun’dan doğan davacı haklarını ihlal ettikleri, eylemlerinin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiği, manevi tazminatın anılan Kanun’un 70 ve BK.nun 49 maddesine göre tayin edildiği, davacının dilekçesini açıklayarak 80.000 YTL davalı ...’den kalan k …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11693 E. , 2018/4232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2016 tarih ve 2013/38-2016/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin siparişi üzerine sanatçılar tarafından oluşturulan ve mali/manevi haklarının tamamı müvekkiline devredilen, ayrıca ... internet sitesinde kayıt altına alınan ve kısmen çanta, kalem, defter, tişört gibi emtia üzerinde yer verilen 8 adet grafik tasarımı güzel sanat eserinin, davalı tarafından tabak, kase, bardak gibi ürünlerde ve çikolata ambalajlarında kullanıldığını, böylece davalının, müvekkilinin mali ve manevi haklarına tecavüz ettiği gibi haksız kazanç ve ticari itibar elde ettiğini, eserlerde müvekkilinin verdiği isimlerin de değiştirildiğini, davalının, müvekkili adına tescilli 2009/56469 sayılı "...'DA YAŞAMA SANATI+ ŞEKİL" ibareli markaya da ürünlerinde yer vermek suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğini, müvekkilinin manevi zarar gördüğünü ileri sürerek eser ve marka hakkına tecavüzün tespitini, men'ini, ref'ini, kal'ini, FSEK'in 68.
maddesi kapsamında 3 kat ceza kapsamında şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın, ayrıca FSEK ve 556 sayılı KHK hükümlerine göre 10.000 TL maddi tazminatın ve 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 18.03.2016 tarihli dilekçesi ile FSEK'in 68. maddesi kapsamındaki talebini 144.000 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, "...DA YAŞAM SANATI+ Şekil" markalarının davacı adına kayıtlı olduğu, dava konusu ürünlerin tasarım tescilleri yoksa da FSEK'in 4/6 maddesi kapsamında güzel sanat eseri niteliği taşıdıkları, dava dışı eser sahiplerinin mali haklarını davacı şirkete devrettikleri, davalının bu eser mahiyetindeki tasarımları alarak tabak, kase, bardak gibi ürünler üzerinde ve çikolata ambalajında kullandığı, davacıya ait tescilli markanın da bu ürünler üzerinde yer aldığı, bilirkişilerce her bir grafik tasarıma 6.000 TL değer biçildiği, 8 adet tasarım davalı yanca kullanıldığından FSEK'in 68.
maddesi uyarınca üç katının 144.000 TL olarak hesaplandığı, vergi kayıtlarına göre 2009 yılından dava tarihine kadar zarar eden davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden incelenemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının grafik tasarım niteliğindeki 8 adet eserinden doğan mali ve manevi haklarına davalının tecavüzünün tespitine, men'ine, refi'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca toplam 144.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının, davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, durdurulmasına, marka hakkına tecavüz yönünden 10.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, eserin manevi hakkına bağlı olarak 15.000 TL, marka hakkının ihlaline bağlı olarak 15.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, 5846 sayılı FSEK ve 556 sayılı KHK'dan kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının mali hak sahibi olduğu desenlerin FSEK uyarınca eser vasfını taşıdığı, her bir desenin 6.000 TL değerinin bulunduğu, böylece 8 adet eser mahiyetindeki desen için 48.000 TL rayiç bedel, FSEK'in 68. maddesi uyarınca da 144.000 TL bedel bulunup 144.000 TL mali haklar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiğine göre aynı madde hükmü gereğince taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğu dikkate alınmaksızın FSEK'e dayalı tecavüzün ref'ine de karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, Dairemizin 07.05.2009 tarih ve 2007/10504 Esas- 2009/5482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 5846 sayılı FSEK'nun 1/B-(b) bendi ve 8.
maddesi uyarınca eser sahibi onu meydana getiren gerçek kişiler olup tüzel kişiliği haiz davacı şirketin eser sahibi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Aynı Yasa'nın 13. vd. maddeleri uyarınca bir eser üzerindeki mali ve manevi haklar eser sahibine aittir. Davacı şirket, dosyaya ibraz edilen devir sözleşmesi uyarınca eser üzerinde mali hakları kullanma yetkisine sahip ise de, manevi haklar eseri meydana getiren gerçek kişilerce kullanılabilir. O halde, somut uyuşmazlıkta davacı şirketin manevi haklarının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden 5846 sayılı FSEK'e dayalı olarak yapılan manevi tazminat talebinin reddi gerekirken kısmen kabulü de doğru görülmemiş, kararın bu yönlerden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/427576100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz