Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7163 E. 2023/239 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi anlamda kesin hüküm↗ usulden ret↗ tanıma ve tenfiz↗ i̇i̇k 265↗ tanıma↗ dava şartı yokluğu↗ zamanaşımı def'i↗ dürüstlük kuralı↗ dolandırıcılık↗ def'i↗ tenfiz↗ usulden reddi↗ ortaklık ilişkisi↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ temsil↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 303 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Bir mahkemede şekli anlamda kesinleşmiş olan bir hükmün başka bir davada maddi anlamda kesin hüküm teşkil edebilmesi için 6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesindeki şartları taşıması gerekir. Buna göre her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucu aynı olmalıdır. Mahkemece kesin hükme esas olduğu belirtilen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 E. sayılı davanın eldeki davadan sonra açıldığı, işbu tenfiz dosyasına konu yabancı mahkeme kararındaki davacının ..., davalısının ise şirket olduğu, davacının dolandırıldığından bahisle verilenin iadesini talep ettiği anlaşılmakla eldeki dava için kesin hüküm şartlarını taşımadığı gözden kaçırılarak hatalı değerlendirme yapılması doğru olmamış davacının bu yöne ilişkin itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
3.Mahkemenin 08.06.2017 tarih, 2013/265 E. ve 2017/564 K. sayılı kararı ile 10.351,00 euronun faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup ilgili karar davalı ... tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda adı geçen yönünden kararın kesinleştiği gözetilmeden 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında değerlendirme yapılması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5786 E. 2020/5317 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüyle taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 50.000,00 DM karşılığı (25.564,59Euro) 50.303,44 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4627 E. 2019/3589 K.
Ortak:tanıma · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · tenfiz · ortaklık ilişkisi · zamanaşımı · kesin hüküm · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 E. sayılı davanın eldeki davadan sonra açıldığı, işbu «tenfiz» dosyasına konu yabancı mahkeme kararındaki davacının ..., davalısının ise şirket olduğu, davacının «dolandırıldığından» bahisle verilenin iadesini talep ettiği anlaşılmakla eldeki dava için «kesin» hüküm şartlarını taşımadığı gözden kaçırılarak hatalı değerlendirme yapılması doğru olmamış davacının bu yöne ilişkin itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması ger …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Bir mahkemede şekli anlamda kesinleşmiş olan bir hükmün başka bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm teşkil edebilmesi için 6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesindeki şartları taşıması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş «kar payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 esas sayılı dosyası ile «tanıma» davası açıldığını, eldeki davanın «kesin» hüküm nedeniyle reddi için tanıma davasının «bekletici mesele» yapılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yabancı mahkemede hâkimin önüne getirilen vakıaları tetkik etmeyip Uluslar arası «yetki» sebepli zeminde incele yapıp karar verdiği, eldeki dosyada yargılama aşamasında ortaya çıkan davalının kendi isteği ile Sermaye Piyasası Kuruluna sunduğu dökümanların yabancı mahkemede yapılan yargılamada tetkik edilmediği, bu vakıanın incelenmemesi karşısında «kesin» hüküm için aranılan hukuki «sebebin» aynı olma şartının bulunmadığı, yabancı mahkemece verilen kararın kesin hüküm etkisi yapmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin «tanıma» davasının «bekletici mesele» yapılması yönündeki savunması reddedilmiş ve işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıksızdır işlemi · bekletici mesele · kesin delil · kar payı · mevduat hesabı · kâr payı · yetki · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş «kar payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
Mahkemece, yabancı mahkemede hâkimin önüne getirilen vakıaları tetkik etmeyip Uluslar arası «yetki» sebepli zeminde incele yapıp karar verdiği, eldeki dosyada yargılama aşamasında ortaya çıkan davalının kendi isteği ile Sermaye Piyasası Kuruluna sunduğu dökümanların yabancı mahkemede yapılan yargılamada tetkik edilmediği, bu vakıanın incelenmemesi karşısında «kesin» hüküm için aranılan hukuki «sebebin» aynı olma şartının bulunmadığı, yabancı mahkemece verilen kararın kesin hüküm etkisi yapmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin «tanıma» davasının «bekletici mesele» yapılması yönündeki savunması reddedilmiş ve işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Aynı Kanunun 58. maddesi gereğince, yabancı mahkeme ilâmının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın, «karşılıklı işlem» şartı hariç, «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
… Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli Euro «mevduat hesabına» ödediği 20/12/2010 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3432 E. 2019/2442 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · usulden reddi · dava şartı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... aleyhinde açılan davanın «feragat» nedeniyle, davalı ...Ş. aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacılar yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... aleyhinde açılan davanın «feragat» nedeniyle, davalı ...Ş. aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacılar yararına bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1069 E. 2019/6711 K.
Ortak:tanıma · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · tenfiz · ortaklık ilişkisi · zamanaşımı · kesin hüküm · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 E. sayılı davanın eldeki davadan sonra açıldığı, işbu «tenfiz» dosyasına konu yabancı mahkeme kararındaki davacının ..., davalısının ise şirket olduğu, davacının «dolandırıldığından» bahisle verilenin iadesini talep ettiği anlaşılmakla eldeki dava için «kesin» hüküm şartlarını taşımadığı gözden kaçırılarak hatalı değerlendirme yapılması doğru olmamış davacının bu yöne ilişkin itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması ger …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Bir mahkemede şekli anlamda kesinleşmiş olan bir hükmün başka bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm teşkil edebilmesi için 6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesindeki şartları taşıması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»’inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, yabancı mahkemede taraflar arasında görülen davada verilen kararın «kesin» hüküm etkisi yapmayacağı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/448 esas sayılı dosyası ile «tanıma» davası açıldığını, eldeki davanın «kesin» hüküm nedeniyle reddi için tanıma davasının «bekletici mesele» yapılması gerektiğini savunmuştur.
… alının kendi isteği ile Sermaye Piyasası Kuruluna sunduğu dökümanların yabancı mahkemede yapılan yargılamada tetkik edilmediği, bu vakıanın incelenmemesi karşısında «kesin» hüküm için aranılan hukuki «sebebin» aynı olma şartının bulunmadığı, yabancı mahkemece verilen kararın kesin hüküm etkisi yapmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin «tanıma» davasının «bekletici mesele» yapılması yönündeki savunması reddedilmiş ve işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıksızdır işlemi · bekletici mesele · kesin delil · haksız fiil · kâr payı · taahhütname · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»’inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, yabancı mahkemede taraflar arasında görülen davada verilen kararın «kesin» hüküm etkisi yapmayacağı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
… alının kendi isteği ile Sermaye Piyasası Kuruluna sunduğu dökümanların yabancı mahkemede yapılan yargılamada tetkik edilmediği, bu vakıanın incelenmemesi karşısında «kesin» hüküm için aranılan hukuki «sebebin» aynı olma şartının bulunmadığı, yabancı mahkemece verilen kararın kesin hüküm etkisi yapmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin «tanıma» davasının «bekletici mesele» yapılması yönündeki savunması reddedilmiş ve işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Aynı Kanunun 58. maddesi gereğince, yabancı mahkeme ilâmının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın, «karşılıklı işlem» şartı hariç, «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/448 esas sayılı dosyası ile «tanıma» davası açıldığını, eldeki davanın «kesin» hüküm nedeniyle reddi için tanıma davasının «bekletici mesele» yapılması gerektiğini savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7163 E. , 2023/239 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Usulden ret, karar verilmesine yer olmadığı
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın davalı şirket yönünden usulden reddine ve davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve paranın istenildiği an geri çekilebileceği vaadi ile müvekkilinden para aldıklarını, müvekkilinin belge karşılığında davalılara 21.910,00 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini; ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürerek kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 11.202,41 euronun karşılığı 22.784,58 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ile birlikte davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.’nin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 08.06.2017 tarih, 2013/265 E. ve 2017/564 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davalı tarafın zamanaşımı def'inin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, davalıların davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 10.351,00 euronun faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
B.Bozma Kararı
Dairemizin 09.05.2019 tarih, 2017/4627 E. ve 2019/3589 K. sayılı kararıyla Türk mahkemelerince tanınıp tenfiz edilen yabancı mahkeme kararının, Türk hukuku bakımından kesin hüküm oluşturacağı, buna bağlı olarak tanınıp tenfiz edilen yabancı mahkeme kararının, aynı konudaki uyuşmazlığın tekrar Türk mahkemelerinde görülmesini engelleyeceği, davalı yanca sunulan yabancı mahkeme kararının tercümesinin yeterli açıklıkta olmadığı, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 E. sayılı dosyasının getirtilerek tanıma şartlarının değerlendirilerek eldeki davaya etkisinin incelenmesi gerekirken davalının itirazı reddedilip işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıma tenfiz kararına konu olan yabancı mahkemedeki davada ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiği, bu ilamın tanınması ve tenfizine ilişkin Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 E., 2016/604 K. sayılı ilamının kesinleştiği gerekçesiyle davalı ...Ş.'ye karşı açılan davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usülden reddine, davalı ...'a karşı açılan dava yönünden 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin kesin hüküm itirazına mesnet yaptığı yabancı mahkeme kararının taraflarının farklı olduğunu, her iki davanın talep sonuçlarının ve dayandığı vakıaların farklı bulunduğu, kesin hüküm itirazının reddedilmesi gerektiği ayrıca 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, davalı ... bakımından uygulanamayacağı gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 303 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Bir mahkemede şekli anlamda kesinleşmiş olan bir hükmün başka bir davada maddi anlamda kesin hüküm teşkil edebilmesi için 6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesindeki şartları taşıması gerekir. Buna göre her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucu aynı olmalıdır. Mahkemece kesin hükme esas olduğu belirtilen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 E. sayılı davanın eldeki davadan sonra açıldığı, işbu tenfiz dosyasına konu yabancı mahkeme kararındaki davacının ..., davalısının ise şirket olduğu, davacının dolandırıldığından bahisle verilenin iadesini talep ettiği anlaşılmakla eldeki dava için kesin hüküm şartlarını taşımadığı gözden kaçırılarak hatalı değerlendirme yapılması doğru olmamış davacının bu yöne ilişkin itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
3.Mahkemenin 08.06.2017 tarih, 2013/265 E. ve 2017/564 K. sayılı kararı ile 10.351,00 euronun faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup ilgili karar davalı ... tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda adı geçen yönünden kararın kesinleştiği gözetilmeden 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında değerlendirme yapılması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906177600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz