Davanın kabulü | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6224 E. 2023/558 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azlık hakları↗ erteleme talebi↗ genel kurula çağrı↗ bilgi alma hakkı↗ bilgi alma ve inceleme hakkı↗ toplantı ve karar nisabı↗ nisap↗ karar nisabı↗ muhalefet şerhi↗ butlan↗ şirketin tasfiyesi↗ davanın konusu↗ emredici hüküm↗ genel kurul kararının iptali↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ cy/cy şerhi↗ dava şartı yokluğu↗ olumsuz oy↗ kamu düzeni↗ iptal davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ek tasfiye↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirketlerde genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 622 maddesi atfıyla anonim ortaklıkların genel kurul kararlarının iptali ve butlanını düzenleyen aynı Kanun’un 445 vd. maddelerinin uygulanacağı, anılan kanun hükümlerinde genel kurul kararının iptalini, toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin talep edeceği belirtilmiş olup (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09/09/2019 tarihli, 2018/3632 E. ve 2019/5154K. sayılı ilamı) davacının 08.11.2018 tarihli genel kurula katıldığı; ancak muhalefet şerhi bulunmadığından iptalini talep edemeyeceği, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararına ilişkin alınan bilirkişi raporunda genel kurul toplantısının çağrı ve usulüne uygun olarak belirlenen gündem maddeleri esas alınarak yapıldığı, alınan kararların toplantı ve karar nisabına uygun olduğu, davacının gündeme madde ekleme taleplerinin usul ve kanuna uygun olmadığı, söz konusu talebin reddinin ve 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının sonuçları itibari ile azlık haklarını bertaraf edici mahiyette olmadığının belirtildiği gerekçesiyle 08.11.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin mali durumu ile ilgili olarak bilgi verilmemesi, şirketin lehine olacak tüm tekliflerin reddedilmesi ve bilgi alma hakkının engellenmesinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, 13.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda bu yönde hiçbir değerlendirme yapılmadığını, kanunun emredici hükümleri tek tek sayılarak toplantı nisabı, karar nisabı, toplantıya çağrı vs. hususların irdelendiğini fakat iyi niyet kuralları açısından değerlendirme yapılmadığını, davacının tekliflerinin iyi niyet kurallarına uygun olduğu halde genel kurulda bu tekliflerin reddedilmesi bakımından bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmaması sebebiyle rapora itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen 08.11.2018 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, davacının olumsuz oy kullanmasına rağmen muhalefetini tutanağa geçirmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın bu genel kurul yönünden dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının genel kurula çağrı, toplantı ve karar nisaplarının tam olduğu, genel kurulun ertelenmesi talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının iptal talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemes kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, 08.11.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle ; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirket genel kurul kararlarının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5810 E. 2023/582 K.
Ortak:karar nisabı · muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · şirket zararı · cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu · olumsuz oy · iptal davası · dava şartı
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin 09/09/2019 tarihli, 2018/3632 E. ve 2019/5154K. sayılı ilamı) davacının 08.11.2018 tarihli genel kurula katıldığı; ancak «muhalefet şerhi» bulunmadığından iptalini talep edemeyeceği, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararına ilişkin alınan bilirkişi raporunda genel kurul toplantısının çağrı ve usulüne uygun olarak belirlenen gündem maddeleri esas alınarak yapıldığı, alınan kararların toplantı ve karar «nisabına» uygun olduğu, davacının gündeme madde ekleme taleplerinin usul ve kanuna uygun olmadığı, söz konusu talebin reddinin ve 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının sonuçları itibari ile «azlık haklarını» bertaraf edici mahiyette olmadığının belirtildiği gerekçesiyle 08.11.2018 tarihli «genel kurul kararının iptali» talebinin «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
… e ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen 08.11.2018 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, davacının «olumsuz» oy kullanmasına rağmen muhalefetini tutanağa geçirmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın bu genel kurul yönünden dava «şartı yokluğu» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının «genel kurula çağrı», toplantı ve karar «nisaplarının» tam olduğu, genel kurulun «ertelenmesi talebinin» reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, 20.12.2018 tarihli «genel kurul kararlarının iptal» talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemes kararının «kamu düzeni» gereğince «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, 08.11.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptal …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «limited şirketlerde» genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 622 maddesi atfıyla anonim ortaklıkların «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanını» düzenleyen aynı Kanun’un 445 vd. maddelerinin uygulanacağı, anılan kanun hükümlerinde genel kurul kararının iptalini, toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalar …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin «olumsuz» oy kullandığının tutanakta yazılı olması nedeniyle ayrıca «muhalefet şerhine» gerek kalmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile «istinaf yoluna başvurmuştur».
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin azlık pay sahibi olan davacının 21.02.2017 tarihinde düzenlenmiş olan 2015 yılı «olağan genel kurul» toplantısına bizzat katıldığını ve yapılan görüşmelerde gündem maddelerine «olumsuz» oy kullanarak muhalefetlerini genel kurul tutanağına geçirdiğini, şirketin taşınmazlarında birtakım iyileştirmeler yapıldığını, iyileştirmelerin neler olduğunun, yapılmış olan veya yapılacak «masrafların» belgelerinin de şeffaflıkla gösterilmesi gerektiğini, «yönetim kurulu» üyelerinin «şirketi zarara» uğrattıklarını belirterek genel kurul gündeminin 3, 4, 5, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri kapsamında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının genel kurula katıldığı, sadece «olumsuz» oy kullandığı, kararlara karşı açık bir şekilde muhalefetinin bulunmadığı, davacının oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmediği, «çağrının usulsüz» yapıldığı, gündemin gereği gibi «ilan» edilmediği gibi yönlerden de bir iddiası olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortağın alınan karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirmediği gerekçesiyle davanın ön «şart yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eşit işlem ilkesi · çağrı usulsüzlüğü · toplantı tutanağı · kar payı · olağanüstü genel kurul · kâr payı · yönetim kurulu kararı · dosya masrafı
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin azlık pay sahibi olan davacının 21.02.2017 tarihinde düzenlenmiş olan 2015 yılı «olağan genel kurul» toplantısına bizzat katıldığını ve yapılan görüşmelerde gündem maddelerine «olumsuz» oy kullanarak muhalefetlerini genel kurul tutanağına geçirdiğini, şirketin taşınmazlarında birtakım iyileştirmeler yapıldığını, iyileştirmelerin neler olduğunun, yapılmış olan veya yapılacak «masrafların» belgelerinin de şeffaflıkla gösterilmesi gerektiğini, «yönetim kurulu» üyelerinin «şirketi zarara» uğrattıklarını belirterek genel kurul gündeminin 3, 4, 5, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri kapsamında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… epleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri ileri sürmüş, genel kurul toplantısında alınan kararların dürüstlük, «eşit işlem ilkelerine» aykırı olduğunu, «kar payının» vazgeçilmez hak niteliğinin bulunması nedeniyle muhalif kalarak tutanağa yazılmasa dahi «iptal davası» açabileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Her ne kadar 21.02.2017 tarihli «olağan genel kurul» «toplantı tutanağının» 5 inci maddesinde, davacının geçerli muhalefeti yoksa da karar «nisabı» re'sen göz önüne alınacak hususlardan olmakla davacı dışındaki 185.327.885 adet oyun diğer yöneticiler tarafından kullanılıp kullanılmadığı belirlenerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının genel kurula katıldığı, sadece «olumsuz» oy kullandığı, kararlara karşı açık bir şekilde muhalefetinin bulunmadığı, davacının oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmediği, «çağrının usulsüz» yapıldığı, gündemin gereği gibi «ilan» edilmediği gibi yönlerden de bir iddiası olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortağın alınan karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirmediği gerekçesiyle davanın ön «şart yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12003 E. 2012/3314 K.
Ortak:muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · olumsuz oy · iptal davası · dava şartı
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin 09/09/2019 tarihli, 2018/3632 E. ve 2019/5154K. sayılı ilamı) davacının 08.11.2018 tarihli genel kurula katıldığı; ancak «muhalefet şerhi» bulunmadığından iptalini talep edemeyeceği, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararına ilişkin alınan bilirkişi raporunda genel kurul toplantısının çağrı ve usulüne uygun olarak belirlenen gündem maddeleri esas alınarak yapıldığı, alınan kararların toplantı ve karar «nisabına» uygun olduğu, davacının gündeme madde ekleme taleplerinin usul ve kanuna uygun olmadığı, söz konusu talebin reddinin ve 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının sonuçları itibari ile «azlık haklarını» bertaraf edici mahiyette olmadığının belirtildiği gerekçesiyle 08.11.2018 tarihli «genel kurul kararının iptali» talebinin «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
… e ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen 08.11.2018 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, davacının «olumsuz» oy kullanmasına rağmen muhalefetini tutanağa geçirmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın bu genel kurul yönünden dava «şartı yokluğu» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının «genel kurula çağrı», toplantı ve karar «nisaplarının» tam olduğu, genel kurulun «ertelenmesi talebinin» reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, 20.12.2018 tarihli «genel kurul kararlarının iptal» talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemes kararının «kamu düzeni» gereğince «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, 08.11.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptal …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «limited şirketlerde» genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 622 maddesi atfıyla anonim ortaklıkların «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanını» düzenleyen aynı Kanun’un 445 vd. maddelerinin uygulanacağı, anılan kanun hükümlerinde genel kurul kararının iptalini, toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalar …
Benzer bu karardaTTK’nun 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Buna göre, «iptal davası» açılabilmesi için «olumsuz» oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortakların muhalefeti tutanağa geçirmeleri veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermeleri gerekmektedir.
Dava konusu genel kurul «toplantı tutanağının» incelenmesinde, vekilleri aracılığı ile 07.05.2009 tarihli genel kurul toplantısına katılan davacıların usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmamış oldukları veya dilekçe ile muhalefeti bildirmedikleri anlaşılmış, dinlenen tanıklar da davacıların muhalefetinin tutanağa geçirilmesi bakımından kendilerinin engellendiği hususunda bir beyanda bulunmamışlardır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · anonim şirket · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların azınlık olarak erteleme talebinde bulundukları halde taleplerinin reddedilmiş olduğu ve kârın nasıl değerlendirileceğine ilişkin bir karar olmaksızın karın «dağıtılmamasına» karar verildiği, bu kapsamda 2,3,4,5,6 ve 7 nolu genel kurul kararlarının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Dava konusu genel kurul «toplantı tutanağının» incelenmesinde, vekilleri aracılığı ile 07.05.2009 tarihli genel kurul toplantısına katılan davacıların usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmamış oldukları veya dilekçe ile muhalefeti bildirmedikleri anlaşılmış, dinlenen tanıklar da davacıların muhalefetinin tutanağa geçirilmesi bakımından kendilerinin engellendiği hususunda bir beyanda bulunmamışlardır.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1742 E. 2022/4350 K.
Ortak:karar nisabı
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin 09/09/2019 tarihli, 2018/3632 E. ve 2019/5154K. sayılı ilamı) davacının 08.11.2018 tarihli genel kurula katıldığı; ancak «muhalefet şerhi» bulunmadığından iptalini talep edemeyeceği, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararına ilişkin alınan bilirkişi raporunda genel kurul toplantısının çağrı ve usulüne uygun olarak belirlenen gündem maddeleri esas alınarak yapıldığı, alınan kararların toplantı ve karar «nisabına» uygun olduğu, davacının gündeme madde ekleme taleplerinin usul ve kanuna uygun olmadığı, söz konusu talebin reddinin ve 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının sonuçları itibari ile «azlık haklarını» bertaraf edici mahiyette olmadığının belirtildiği gerekçesiyle 08.11.2018 tarihli «genel kurul kararının iptali» talebinin «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
… ebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin mali durumu ile ilgili olarak bilgi verilmemesi, şirketin lehine olacak tüm tekliflerin reddedilmesi ve «bilgi alma hakkının» engellenmesinin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olduğunu, 13.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda bu yönde hiçbir değerlendirme yapılmadığını, kanunun emredici hükümleri tek tek sayılarak «toplantı nisabı», karar nisabı, toplantıya çağrı vs. hususların irdelendiğini fakat iyi niyet kuralları açısından değerlendirme yapılmadığını, davacının tekliflerinin iyi niyet kur …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile davalı Şirketin 03/04/2009 tarihli 51 sayılı «ortaklar kurulu» kararı ile 25.06.2009 tarihli 53 sayılı ortaklar kurulu kararının gerekli «nisabı» taşımadığı anlaşıldığından ayrı ayrı yok hükmünde olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr payı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde dava dilekçesinde 25/06/2009 tarihli 2009/53 sayılı «ortaklar kurul» toplantısında alınan 2007 yılının «kar payının» sermayeye eklenmesine ilişkin kararın iptalinin talep edildiğinin nazara alınacak olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile davalı Şirketin 03/04/2009 tarihli 51 sayılı «ortaklar kurulu» kararı ile 25.06.2009 tarihli 53 sayılı ortaklar kurulu kararının gerekli «nisabı» taşımadığı anlaşıldığından ayrı ayrı yok hükmünde olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6224 E. , 2023/558 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü resen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 08.11.2018 tarihli genel kurul kararına ilişkin talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin %25 hissedarı olduğu davalı şirketin 20.12.2018 tarihli genel kurul toplantısında Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 05.12.2018 tarihli ilanında 29.11.2018 tarihli karara istinaden 20.12.2018 tarihinde ortaklar genel kurul toplantısı gerçekleştirileceği, gündem maddelerinin "...şirket adres değişikliğinin görüşülmesi, şirket aktiflerinin satışı konusunda tasfiye memurura yetki verilmesi" şeklinde ilan edildiğini, 20.12.2018 tarihli ortaklar genel kurul toplantısında şirketle ilgili "tasfiye kararı" alınmadığı halde tutulan tutanakta şirketin "tasfiye halinde" olduğunun belirtildiğini, davacının şirket lehine olan tüm taleplerinin çoğunluk hissedarın oyuyla reddedildiğini, %75 hisse sahibinin RUKO GMBH olduğunu, davalı şirketin diğer hissedarınca Ruko Türkiye'nin faaliyetine son verilmek istenmesi nedeniyle yaklaşık 2-3 yıllık zaman zarfında davalıya mal sevkiyatı yapılmadığını veya birim fiyatların altında satış yapılması yönünde talimatlar gönderildiğini, davalı şirket kâr ettiği halde zarar ediyormuş gibi gösterildiğini, davalı şirketin usulsüz olarak tasfiyeye sokulduğunu ve davacının hisselerinin ödenmediğini ileri sürerek 08.11.2018 ve 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
08. 11.2018 tarihli genel kurul kararı yönünden iptal davası açılabilmesi için zorunlu olan muhalefet şerhi bulunmadığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının tasfiye kararına vakıf olduğunu ve itiraz etmediğini dava dilekçesinde açıkça beyan ettiğini, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının kanuna ve anasözleşme hükümlerine uygun alındığını, 08.11.2018 tarihli genel kurul kararı ile şirketin tasfiyesine karar verildiğini, 07.12.2018 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığını, davacının gündeme madde ekleme taleplerinin kanun hükümlerine aykırı olduğunu ve genel kurul kararının iptali davası konusu yapılamayacağını, davacının bilgi alma ve inceleme hakkı engellenmediğinden genel kurul kararının iptali davası konusu yapılamayacağını, davacının 07.09.2018 tarihine kadar şirkette müdür olarak bulunduğunu ve usulsüz işlemleri ile şirketi zarara soktuğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirketlerde genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 622 maddesi atfıyla anonim ortaklıkların genel kurul kararlarının iptali ve butlanını düzenleyen aynı Kanun’un 445 vd. maddelerinin uygulanacağı, anılan kanun hükümlerinde genel kurul kararının iptalini, toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin talep edeceği belirtilmiş olup (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09/09/2019 tarihli, 2018/3632 E. ve 2019/5154K. sayılı ilamı) davacının 08.11.2018 tarihli genel kurula katıldığı; ancak muhalefet şerhi bulunmadığından iptalini talep edemeyeceği, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararına ilişkin alınan bilirkişi raporunda genel kurul toplantısının çağrı ve usulüne uygun olarak belirlenen gündem maddeleri esas alınarak yapıldığı, alınan kararların toplantı ve karar nisabına uygun olduğu, davacının gündeme madde ekleme taleplerinin usul ve kanuna uygun olmadığı, söz konusu talebin reddinin ve 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının sonuçları itibari ile azlık haklarını bertaraf edici mahiyette olmadığının belirtildiği gerekçesiyle 08.11.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin mali durumu ile ilgili olarak bilgi verilmemesi, şirketin lehine olacak tüm tekliflerin reddedilmesi ve bilgi alma hakkının engellenmesinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, 13.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda bu yönde hiçbir değerlendirme yapılmadığını, kanunun emredici hükümleri tek tek sayılarak toplantı nisabı, karar nisabı, toplantıya çağrı vs. hususların irdelendiğini fakat iyi niyet kuralları açısından değerlendirme yapılmadığını, davacının tekliflerinin iyi niyet kurallarına uygun olduğu halde genel kurulda bu tekliflerin reddedilmesi bakımından bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmaması sebebiyle rapora itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen 08.11.2018 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, davacının olumsuz oy kullanmasına rağmen muhalefetini tutanağa geçirmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın bu genel kurul yönünden dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının genel kurula çağrı, toplantı ve karar nisaplarının tam olduğu, genel kurulun ertelenmesi talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının iptal talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemes kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, 08.11.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle ; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirket genel kurul kararlarının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/899829900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz