Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5810 E. 2023/582 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eşit işlem ilkesi↗ çağrı usulsüzlüğü↗ karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ muhalefet şerhi↗ kar payı↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ şirket zararı↗ cy/cy şerhi↗ dava şartı yokluğu↗ olumsuz oy↗ iptal davası↗ kâr payı↗ esastan ret↗ yönetim kurulu kararı↗ dosya masrafı↗ ilan↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/219 E., 2018/1279 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin azlık pay sahibi olan davacının 21.02.2017 tarihinde düzenlenmiş olan 2015 yılı olağan genel kurul toplantısına bizzat katıldığını ve yapılan görüşmelerde gündem maddelerine olumsuz oy kullanarak muhalefetlerini genel kurul tutanağına geçirdiğini, şirketin taşınmazlarında birtakım iyileştirmeler yapıldığını, iyileştirmelerin neler olduğunun, yapılmış olan veya yapılacak masrafların belgelerinin de şeffaflıkla gösterilmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattıklarını belirterek genel kurul gündeminin 3, 4, 5, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri kapsamında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığını, davacının gereği gibi muhalefetini bildirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının genel kurula katıldığı, sadece olumsuz oy kullandığı, kararlara karşı açık bir şekilde muhalefetinin bulunmadığı, davacının oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmediği, çağrının usulsüz yapıldığı, gündemin gereği gibi ilan edilmediği gibi yönlerden de bir iddiası olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortağın alınan karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirmediği gerekçesiyle davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin olumsuz oy kullandığının tutanakta yazılı olması nedeniyle ayrıca muhalefet şerhine gerek kalmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri ileri sürmüş, genel kurul toplantısında alınan kararların dürüstlük, eşit işlem ilkelerine aykırı olduğunu, kar payının vazgeçilmez hak niteliğinin bulunması nedeniyle muhalif kalarak tutanağa yazılmasa dahi iptal davası açabileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının genel kurul kararına yönelik geçerli muhalefetinin bulunup bulunmadığı, genel kurul kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususundadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun’un 446 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Yönetim kurulu üyelerinin ibrasında yönetim kurulu üyeleri kendileri ve diğer yönetim kurulu üyeleri için oy kullanamaz. Her ne kadar 21.02.2017 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının 5 inci maddesinde, davacının geçerli muhalefeti yoksa da karar nisabı re'sen göz önüne alınacak hususlardan olmakla davacı dışındaki 185.327.885 adet oyun diğer yöneticiler tarafından kullanılıp kullanılmadığı belirlenerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2841 E. 2019/6994 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · dava şartı yokluğu · iptal davası · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin azlık pay sahibi olan davacının 21.02.2017 tarihinde düzenlenmiş olan 2015 yılı «olağan genel kurul» toplantısına bizzat katıldığını ve yapılan görüşmelerde gündem maddelerine «olumsuz» oy kullanarak muhalefetlerini genel kurul tutanağına geçirdiğini, şirketin taşınmazlarında birtakım iyileştirmeler yapıldığını, iyileştirmelerin neler olduğunun, yapılmış olan veya yapılacak «masrafların» belgelerinin de şeffaflıkla gösterilmesi gerektiğini, «yönetim kurulu» üyelerinin «şirketi zarara» uğrattıklarını belirterek genel kurul gündeminin 3, 4, 5, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri kapsamında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının genel kurula katıldığı, sadece «olumsuz» oy kullandığı, kararlara karşı açık bir şekilde muhalefetinin bulunmadığı, davacının oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmediği, «çağrının usulsüz» yapıldığı, gündemin gereği gibi «ilan» edilmediği gibi yönlerden de bir iddiası olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortağın alınan karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirmediği gerekçesiyle davanın ön «şart yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nun 446. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla «temsil» ettirdiği, vekilin iptali istenen «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddeye yönelik olarak daha karar alınmadan önce karşı çıktığı, «peşin muhalefette» bulunduğu, bu şekildeki muhalefet öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda «iptal davası» açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından huzur hakkının artırılmasına dair 7 nolu gündem maddesi ile ilgili kararın iptali isteminin dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece anılan husus nazara alınmadan 7 nolu maddenin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme …
Davacı vekilince davalı şirketin 28.04.2014 tarihinde gerçekleşen «olağan genel kurul» toplantısında alınan «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddenin iptali talep edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin muhalefet · huzur hakkı · anonim şirket · temsil
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla «temsil» ettirdiği, vekilin iptali istenen «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddeye yönelik olarak daha karar alınmadan önce karşı çıktığı, «peşin muhalefette» bulunduğu, bu şekildeki muhalefet öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda «iptal davası» açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından huzur hakkının artırılmasına dair 7 nolu gündem maddesi ile ilgili kararın iptali isteminin dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece anılan husus nazara alınmadan 7 nolu maddenin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme …
Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilince davalı şirketin 28.04.2014 tarihinde gerçekleşen «olağan genel kurul» toplantısında alınan «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddenin iptali talep edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5810 E. , 2023/582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/824 Esas, 2021/493 Karar
DAVA TARİHİ 07.03.2017
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/219 E., 2018/1279 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin azlık pay sahibi olan davacının 21.02.2017 tarihinde düzenlenmiş olan 2015 yılı olağan genel kurul toplantısına bizzat katıldığını ve yapılan görüşmelerde gündem maddelerine olumsuz oy kullanarak muhalefetlerini genel kurul tutanağına geçirdiğini, şirketin taşınmazlarında birtakım iyileştirmeler yapıldığını, iyileştirmelerin neler olduğunun, yapılmış olan veya yapılacak masrafların belgelerinin de şeffaflıkla gösterilmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattıklarını belirterek genel kurul gündeminin 3, 4, 5, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri kapsamında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığını, davacının gereği gibi muhalefetini bildirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının genel kurula katıldığı, sadece olumsuz oy kullandığı, kararlara karşı açık bir şekilde muhalefetinin bulunmadığı, davacının oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmediği, çağrının usulsüz yapıldığı, gündemin gereği gibi ilan edilmediği gibi yönlerden de bir iddiası olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortağın alınan karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirmediği gerekçesiyle davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin olumsuz oy kullandığının tutanakta yazılı olması nedeniyle ayrıca muhalefet şerhine gerek kalmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri ileri sürmüş, genel kurul toplantısında alınan kararların dürüstlük, eşit işlem ilkelerine aykırı olduğunu, kar payının vazgeçilmez hak niteliğinin bulunması nedeniyle muhalif kalarak tutanağa yazılmasa dahi iptal davası açabileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının genel kurul kararına yönelik geçerli muhalefetinin bulunup bulunmadığı, genel kurul kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususundadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun’un 446 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Yönetim kurulu üyelerinin ibrasında yönetim kurulu üyeleri kendileri ve diğer yönetim kurulu üyeleri için oy kullanamaz. Her ne kadar 21.02.2017 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının 5 inci maddesinde, davacının geçerli muhalefeti yoksa da karar nisabı re'sen göz önüne alınacak hususlardan olmakla davacı dışındaki 185.327.885 adet oyun diğer yöneticiler tarafından kullanılıp kullanılmadığı belirlenerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936350400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz