Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5996 E. 2023/1099 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin hükümsüzlük↗ faaliyet raporu↗ ticari teamül↗ istinaf sebebi↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ teamül↗ şirket merkezi mahkemesi↗ ticaret sicili tescili↗ sermaye artırımı↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ hisse devri↗ olumsuz oy↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yönetim kurulu kararı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olağan genel kurul toplantısında hisse devrinin kabulüne ilişkin alınan kararın toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alındığı, davalı şirketin toplam 200 adet hissesinin 150 adet hisse çoğunluğu ile alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 619 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunan yöneticilerin ibrasına ilişkin kararda oy kullanamayacakları, şirket müdürünün kendi ibrasında oy kullandığı, bu nedenle kararın batıl olduğunun tespitine karar vermek gerektiği, gündemin dördüncü maddesinde alınan mali tablolar ve faaliyet raporlarının kabulü konusundaki kararın müdürün ibrasını sağlayacak nitelikte karar olmadığı, ayrıca ibra dışında bir sonuç doğurmayacağından iptalinin gerekmediği, genel kurulun beşinci maddesine gelince, kâr dağıtımı veya kârın sermayeye eklenmesi konusunda bir karar alınmadığı, beşinci maddenin iptali isteminin reddi gerektiği, genel kurulun altıncı maddesi yönünden eldeki davada sermaye artırımının herhangi ekonomik ve mali bir gerekçesinin açıklanmadığı ve faaliyet raporunda da böyle bir gereklilikten bahsedilmediği, ekonomik, mali ve işletmesel nedene dayanmadan kararın alındığı ve karardan sonra da alınan kararın uygulanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 13.03.2017 tarihli genel kurulunun üçüncü maddesinin, dördüncü maddesinin birinci bendinin, beşinci maddesinin iptali isteminin reddine, dördüncü maddesinin ikinci bendinin batıl olduğunun tespitine, altıncı maddesinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin iki ortaktan oluştuğunu, Mahkemenin tespit ettiği gerekçeyle şirket müdürünün ibrasını sağlamanın hiçbir şekilde mümkün olamayacağını, bu gündem maddesi ticaret sicil gazetesinde ilân edilmediğinden tamamlanmış bir karar niteliği de taşımadığını, genel kurul kararının altıncı maddesindeki sermaye artırımı konusundaki hükmü de kabul etmenin hukuken mümkün olmadığını, şirketin ticari olarak büyümesinin önünde engel teşkil ettiğini, şirketin sermaye artırımına gitmesinin ticari teamüllerin kaçınılmaz sonucu olduğunu, davacının iyi niyetli davranmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususların göz ardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince davacının taleplerinin kabulüne dair kısımların ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 456 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca anonim şirketlerde sermaye artırımının genel kurul veya yönetim kurulu karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde tescil edilmesi gerektiği, ticaret siciline tescil edilmemesi hâlinde genel kurul ve yönetim kurulu kararının geçersiz olacağı, dava konusu edilen 13.03.2017 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımına yönelik kararın 3 aylık yasal süre içerisinde tescil ve ilân edilmemesinden ötürü geçersiz hâle geldiği, altıncı madde yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığı, davalı vekilinin bu maddeye yönelik istinaf sebebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, 13.03.2017 tarihli genel kurulunun üçüncü maddesinin, dördüncü maddesinin birinci bendinin, beşinci maddesinin iptali isteminin reddine, dördüncü maddesinin ikinci bendinin batıl olduğunun tespitine, altıncı madde yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurulda alınan bazı kararların batıl olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 456 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1537 E. 2019/6605 K.
Ortak:anonim şirket · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 456 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca «anonim şirketlerde» «sermaye artırımının» genel kurul veya «yönetim kurulu» karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde tescil edilmesi gerektiği, «ticaret siciline tescil» edilmemesi hâlinde genel kurul ve yönetim kurulu kararının «geçersiz» olacağı, dava konusu edilen 13.03.2017 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımına yönelik kararın 3 aylık yasal süre içerisinde tescil ve ilân edilmemesinden ötürü geçersiz hâle geldiği, altıncı madde yönünden konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığı», davalı vekilinin bu maddeye yönelik «istinaf sebebinin» kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, 13.03.2017 tarihli genel kurulunun üçüncü maddesinin, dördüncü maddesinin birinci bendinin, beşinci madde …
Benzer bu kararda1- Dava, «anonim şirket yönetim kurulu» kararlarının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · hukuki yarar
Benzer bu kararda1- Dava, «anonim şirket yönetim kurulu» kararlarının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu itibarla, aleyhinde hüküm kurulmayan ve karar başlığında müdahil olarak gösterilen ...'nin karar düzeltme talebinde «hukuki yararı» bulunmadığından, ... vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12524 E. 2018/6243 K.
Ortak:ibra · olumsuz oy · kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «olağan genel kurul» toplantısında «hisse devrinin» kabulüne ilişkin alınan kararın toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alındığı, davalı şirketin toplam 200 adet hissesinin 150 adet hisse çoğunluğu ile alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 619 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunan yöneticilerin ibrasına ilişkin kararda oy kullanamayacakları, şirket müdürünün kendi ibrasında oy kullandığı, bu nedenle kararın batıl olduğunun tespitine karar vermek gerektiği, gündemin dördüncü maddesinde alınan mali tablolar ve «faaliyet raporlarının» kabulü konusundaki kararın müdürün ibrasını sağlayacak nitelikte karar olmadığı, ayrıca «ibra» dışında bir sonuç doğurmayacağından iptalinin gerekmediği, genel kurulun beşinci maddesine gelince, kâr «dağıtımı» veya kârın sermayeye eklenmesi konusunda bir karar alınmadığı, beşinci maddenin iptali isteminin reddi gerektiği, genel kurulun altıncı maddesi yönünden eldeki davada «sermaye artırımının» herhangi ekonomik ve mali bir gerekçesinin açıklanmadığı ve faaliyet raporunda da böyle bir gereklilikten bahsedilmediği, ekonomik, mali ve işletmesel nedene dayan …
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/874 Esas sayılı kesinleşmiş kararı da dikkate alınmak sureti ile 22/12/2008 tarihli ortaklar kurulunda alınan şirket bilanço ve gelir tablolarının kabulüne, kâr dağıtmamaya, şirket müdürünün seçilmesine yönelik kararların iptaline yer olmadığına, «şirket müdürü» hakkında alınan «ibra» kararının ise 6762 sayılı ...
… an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, davalı «limited şirketin» 22.12.2008 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında alınan bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına ilişkin 3, kârın «dağıtılmamasına» ilişkin 4, şirket müdürünün ibrasına ilişkin 5, şirket müdürünün görev süresinin uzatılmasına ilişkin 6. maddelerinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece şirke …
Toplantıda alınan 3, 4 ve 6. maddeler yönünden mahkemece ''..davacı lehine sermaye «payı» ve buna bağlı oy haklarında değişen bu pek az oran dikkate alındığında, hakim hissedar ...'in olumlu oy kullandığı ve davacının ise «rüçhan hakkını» kullanıp %1,25'lik sermaye payı oranını korur şekilde «olumsuz» oy kullandığı 22.12.2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararlarında hiçbir değişiklik söz konusu olmayacağı..'' gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş ise de, bu husus davacı tarafından ileri sürülen iptal sebepl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rüçhan hakkı · iyiniyet kuralı · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · iyiniyet · limited şirket · kâr payı
Benzer bu karardaToplantıda alınan 3, 4 ve 6. maddeler yönünden mahkemece ''..davacı lehine sermaye «payı» ve buna bağlı oy haklarında değişen bu pek az oran dikkate alındığında, hakim hissedar ...'in olumlu oy kullandığı ve davacının ise «rüçhan hakkını» kullanıp %1,25'lik sermaye payı oranını korur şekilde «olumsuz» oy kullandığı 22.12.2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararlarında hiçbir değişiklik söz konusu olmayacağı..'' gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş ise de, bu husus davacı tarafından ileri sürülen iptal sebepl …
… an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, davalı «limited şirketin» 22.12.2008 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında alınan bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına ilişkin 3, kârın «dağıtılmamasına» ilişkin 4, şirket müdürünün ibrasına ilişkin 5, şirket müdürünün görev süresinin uzatılmasına ilişkin 6. maddelerinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece şirke …
Bu itibarla, ortaklar kurulunun yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 381. maddesi gereğince alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye, afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/874 Esas sayılı kesinleşmiş kararı da dikkate alınmak sureti ile 22/12/2008 tarihli ortaklar kurulunda alınan şirket bilanço ve gelir tablolarının kabulüne, kâr dağıtmamaya, şirket müdürünün seçilmesine yönelik kararların iptaline yer olmadığına, «şirket müdürü» hakkında alınan «ibra» kararının ise 6762 sayılı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5996 E. , 2023/1099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Yeniden esas hakkında hüküm kurulması
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... ile birlikte davalı şirketin iki ortağından biri olan müvekkilinin vekâleten, diğer ortağın asaleten katılımı ile 13.03.2017 tarihinde şirket merkezinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında alınan kararların batıl olduğunu, hisse devreden ortağın oy kullanma hakkının bulunmadığını, şirket ortağı ... tarafından ...i'ye yapılan şirket hisse devrinin hukuka aykırı olduğunu, hisse devrinin kabulüne ilişkin üçüncü maddenin, şirket hesaplarının görüşülüp onaylanmasına ilişkin dördüncü maddenin birinci bendinin, şirket müdürünün 2016 yılı hesaplarından ibrası ile yeni müdür seçimine ilişkin dördüncü maddenin ikinci bendinin, kâr dağıtımına ilişkin beşinci maddenin ve sermaye artırımı yapılmasına ilişkin altıncı maddenin kesin hükümsüzlüğünün tespitine, kesin hükümsüzlüğün saptanamaması hâlinde afaki iyi niyet kuralları ve yasalara aykırı olan bu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yapılan genel kurul kararının iptalini talep etmenin hukuken mümkün olmadığı gibi iyi niyet kurallarıyla da bağdaşmadığını, hisseyi devreden ortak dışında davacının bütün her şeye hayır dediğini ve olumsuz oy kullandığını, yine davacının ibraya ilişkin şirket müdürünün oy kullanamayacağı yönündeki beyanlarını da kabul etmenin mümkün olmadığını, çünkü söz konusu ortaklığın iki kişiden oluştuğunu, gündemin altıncı maddesindeki şirket sermayesinin artırılmasının herhangi bir rapor gerektirmeyecek kadar açık olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olağan genel kurul toplantısında hisse devrinin kabulüne ilişkin alınan kararın toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alındığı, davalı şirketin toplam 200 adet hissesinin 150 adet hisse çoğunluğu ile alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 619 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunan yöneticilerin ibrasına ilişkin kararda oy kullanamayacakları, şirket müdürünün kendi ibrasında oy kullandığı, bu nedenle kararın batıl olduğunun tespitine karar vermek gerektiği, gündemin dördüncü maddesinde alınan mali tablolar ve faaliyet raporlarının kabulü konusundaki kararın müdürün ibrasını sağlayacak nitelikte karar olmadığı, ayrıca ibra dışında bir sonuç doğurmayacağından iptalinin gerekmediği, genel kurulun beşinci maddesine gelince, kâr dağıtımı veya kârın sermayeye eklenmesi konusunda bir karar alınmadığı, beşinci maddenin iptali isteminin reddi gerektiği, genel kurulun altıncı maddesi yönünden eldeki davada sermaye artırımının herhangi ekonomik ve mali bir gerekçesinin açıklanmadığı ve faaliyet raporunda da böyle bir gereklilikten bahsedilmediği, ekonomik, mali ve işletmesel nedene dayanmadan kararın alındığı ve karardan sonra da alınan kararın uygulanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 13.03.2017 tarihli genel kurulunun üçüncü maddesinin, dördüncü maddesinin birinci bendinin, beşinci maddesinin iptali isteminin reddine, dördüncü maddesinin ikinci bendinin batıl olduğunun tespitine, altıncı maddesinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin iki ortaktan oluştuğunu, Mahkemenin tespit ettiği gerekçeyle şirket müdürünün ibrasını sağlamanın hiçbir şekilde mümkün olamayacağını, bu gündem maddesi ticaret sicil gazetesinde ilân edilmediğinden tamamlanmış bir karar niteliği de taşımadığını, genel kurul kararının altıncı maddesindeki sermaye artırımı konusundaki hükmü de kabul etmenin hukuken mümkün olmadığını, şirketin ticari olarak büyümesinin önünde engel teşkil ettiğini, şirketin sermaye artırımına gitmesinin ticari teamüllerin kaçınılmaz sonucu olduğunu, davacının iyi niyetli davranmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususların göz ardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince davacının taleplerinin kabulüne dair kısımların ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 456 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca anonim şirketlerde sermaye artırımının genel kurul veya yönetim kurulu karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde tescil edilmesi gerektiği, ticaret siciline tescil edilmemesi hâlinde genel kurul ve yönetim kurulu kararının geçersiz olacağı, dava konusu edilen 13.03.2017 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımına yönelik kararın 3 aylık yasal süre içerisinde tescil ve ilân edilmemesinden ötürü geçersiz hâle geldiği, altıncı madde yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığı, davalı vekilinin bu maddeye yönelik istinaf sebebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, 13.03.2017 tarihli genel kurulunun üçüncü maddesinin, dördüncü maddesinin birinci bendinin, beşinci maddesinin iptali isteminin reddine, dördüncü maddesinin ikinci bendinin batıl olduğunun tespitine, altıncı madde yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurulda alınan bazı kararların batıl olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 456 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/899822400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz