İstirdat | Menfi tespit | İstirdat | Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6771 E. 2023/145 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedel iadesi↗ sermaye piyasası kanunu↗ haksız eylem↗ illiyet bağı↗ ba formu↗ vekâlet ücreti↗ hisse senedi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hisse devir sözleşmesi↗ garantörlük↗ anonim şirket↗ ortaklık ilişkisi↗ ek tasfiye↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.01.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkillerinin murisi ...'den de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını; ancak müvekkillerince istenilmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336 ncı maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 38.219,00 euro karşılığı 90.735,72 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin müvekkili şirketin ortağı olduğunu,6762 sayılı Kanun'un 329 uncu ve 405 inci maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ:
A. Mahkeme Kararı
Mahkemenin 21.03.2019 tarih, 2017/162 E. ve 2019/132 K. sayılı kararı ile taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de haksız eylemin muhatabının davacı olmaması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiş taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.10.2020 tarih, 2019/3373 E. ve 2020/4509 K. sayılı kararı ile mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16 ncı maddesindeki yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek karar re'sen bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazları incelenmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden Hisse Senedi Talep Formu ve Hisse Devir Kabul Sözleşmesi adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de haksız eylemin muhatabının davacı olmaması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında gerçek anlamda bir hisse senedi satımının söz konusu olmadığını, davalılarca doldurulan belgelerde yazılı tutardan davalıların sorumlu olduğunu bildirerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ile geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığı için bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri ile 6762 sayılı Kanun’un 321 inci ve 336 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, davalı ile geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığı için bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece, davacıların şirket ortağı olmadığının tespitine karar verilmekle birlikte, haksız eylemin muhatabının davacılar olmadığı, illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin emsal kararları da gözetildiğinde, davalı şirketin ve yetkililerinin haksız eylemleri ile birçok gerçek kişiyi zarara uğrattığı, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden düzenlenen hisse devir sözleşmeleri ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile gerçek kişilerin iradesini fesada uğrattığı, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, hisse devir sözleşmesi ile hisselerin davalılardan değil de üçüncü kişilerden iktisap edilmiş olmasının da davalıların haksız eylemleri nedeniyle sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gözetilerek davacıların alacak taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5412 E. 2019/1583 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaMahkeme Kararı Mahkemenin 21.03.2019 tarih, 2017/162 E. ve 2019/132 K. sayılı kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden Hisse Senedi Talep Formu ve Hisse Devir Kabul Sözleşmesi adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Değerlendirme Dava, davalı ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı için bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece, davacıların şirket ortağı olmadığının tespitine karar verilmekle birlikte, «haksız eylemin» muhatabının davacılar olmadığı, «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle alacak talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgelerle yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olup, davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · istirdat · haksız fiil · taşıyan · dahili dava
Benzer bu karardaGrubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgelerle yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olup, davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
… ların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6769 E. 2022/8827 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaMahkeme Kararı Mahkemenin 21.03.2019 tarih, 2017/162 E. ve 2019/132 K. sayılı kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden Hisse Senedi Talep Formu ve Hisse Devir Kabul Sözleşmesi adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Değerlendirme Dava, davalı ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı için bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece, davacıların şirket ortağı olmadığının tespitine karar verilmekle birlikte, «haksız eylemin» muhatabının davacılar olmadığı, «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle alacak talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, yukarıda da kapsamlı bir şekilde izah olunduğu üzere «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine yönelik verilen mahkememiz kararının "ret" kısmı yönünden onanması kanaatine varılarak 11.
Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisseyi devreden ...'den aldığı, davalıların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · direnme kararı · üçüncü kişi · istirdat · haksız fiil · taşıyan · dahili dava
Benzer bu karardaAncak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı ve davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemi …
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce «eksik araştırma» sebebiyle bozulması üzerine mahkemece verilen dienme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından kararın «direnme» mahiyetinde olmadığı, yeni hüküm niteliği taşıdığı gerekçesi ile Dairemize görnderilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasında geçerli «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, ayrıca «haksız fiilin» 3. kişiye yöneldiği, davacının payını üçüncü kişiden devraldığı gerekçelerine yer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4995 E. 2019/1570 K.
Ortak:ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği «garantisiyle» binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkillerinin murisi ...'den de «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını; ancak müvekkillerince istenilmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336 ncı maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 38.219,00 euro karşılığı 90.735,72 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep …
Mahkeme Kararı Mahkemenin 21.03.2019 tarih, 2017/162 E. ve 2019/132 K. sayılı kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden Hisse Senedi Talep Formu ve Hisse Devir Kabul Sözleşmesi adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından «haksız fiil» hükümleri çerçevesinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, ....306,90 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ava …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · haksız fiil
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından «haksız fiil» hükümleri çerçevesinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, ....306,90 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ava …
2 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3373 E. 2020/4509 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · hisse senedi · ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaMahkeme Kararı Mahkemenin 21.03.2019 tarih, 2017/162 E. ve 2019/132 K. sayılı kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden Hisse Senedi Talep Formu ve Hisse Devir Kabul Sözleşmesi adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Değerlendirme Dava, davalı ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı için bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece, davacıların şirket ortağı olmadığının tespitine karar verilmekle birlikte, «haksız eylemin» muhatabının davacılar olmadığı, «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle alacak talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
1- Dava, davalı ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı için davalı şirket ortağı olmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
… arak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaydileştirme · kanun yolu · maktu vekalet ücreti · sözleşmeye aykırılık · sebepsiz zenginleşme · haksız fiil · yargılama gideri · menfi tespit
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
… arak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7300 E. 2022/9616 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaMahkeme Kararı Mahkemenin 21.03.2019 tarih, 2017/162 E. ve 2019/132 K. sayılı kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden Hisse Senedi Talep Formu ve Hisse Devir Kabul Sözleşmesi adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Değerlendirme Dava, davalı ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı için bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece, davacıların şirket ortağı olmadığının tespitine karar verilmekle birlikte, «haksız eylemin» muhatabının davacılar olmadığı, «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle alacak talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı şirketin en «son» bozma ilamında açıklanan yasa kapsamına girmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesp …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı şirketin en «son» bozma ilamında açıklanan yasa kapsamına girmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesp …
… k nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6771 E. , 2023/145 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki ortak olmadığının tespiti ve ödenen hisse bedellerinin iadesi talepli davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.01.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkillerinin murisi ...'den de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını; ancak müvekkillerince istenilmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336 ncı maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 38.219,00 euro karşılığı 90.735,72 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin müvekkili şirketin ortağı olduğunu,6762 sayılı Kanun'un 329 uncu ve 405 inci maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ:
A. Mahkeme Kararı
Mahkemenin 21.03.2019 tarih, 2017/162 E. ve 2019/132 K. sayılı kararı ile taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de haksız eylemin muhatabının davacı olmaması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiş taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.10.2020 tarih, 2019/3373 E. ve 2020/4509 K. sayılı kararı ile mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16 ncı maddesindeki yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek karar re'sen bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazları incelenmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden Hisse Senedi Talep Formu ve Hisse Devir Kabul Sözleşmesi adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de haksız eylemin muhatabının davacı olmaması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında gerçek anlamda bir hisse senedi satımının söz konusu olmadığını, davalılarca doldurulan belgelerde yazılı tutardan davalıların sorumlu olduğunu bildirerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ile geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığı için bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri ile 6762 sayılı Kanun’un 321 inci ve 336 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, davalı ile geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığı için bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece, davacıların şirket ortağı olmadığının tespitine karar verilmekle birlikte, haksız eylemin muhatabının davacılar olmadığı, illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin emsal kararları da gözetildiğinde, davalı şirketin ve yetkililerinin haksız eylemleri ile birçok gerçek kişiyi zarara uğrattığı, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden düzenlenen hisse devir sözleşmeleri ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile gerçek kişilerin iradesini fesada uğrattığı, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, hisse devir sözleşmesi ile hisselerin davalılardan değil de üçüncü kişilerden iktisap edilmiş olmasının da davalıların haksız eylemleri nedeniyle sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gözetilerek davacıların alacak taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/894671600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz