İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5412 E. 2019/1583 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız eylem↗ illiyet bağı↗ ba formu↗ hisse senedi↗ üçüncü kişi↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ taşıyan↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi talep formu" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgelerle yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, haksız eylemin muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı üçüncü kişi olup, davacı olmaması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıların "... Gıda San. ve Tic. A.Ş. Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisseyi devreden Hatice'den aldığı, davalıların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, haksız eylemin muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı üçüncü kişi olması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere ... Grubu'na dahil bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını taşıyan belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6769 E. 2022/8827 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · ba formu · hisse senedi · üçüncü kişi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgelerle yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olup, davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, yukarıda da kapsamlı bir şekilde izah olunduğu üzere «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine yönelik verilen mahkememiz kararının "ret" kısmı yönünden onanması kanaatine varılarak 11.
Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisseyi devreden ...'den aldığı, davalıların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · direnme kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce «eksik araştırma» sebebiyle bozulması üzerine mahkemece verilen dienme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından kararın «direnme» mahiyetinde olmadığı, yeni hüküm niteliği taşıdığı gerekçesi ile Dairemize görnderilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7300 E. 2022/9616 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgelerle yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olup, davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı şirketin en «son» bozma ilamında açıklanan yasa kapsamına girmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesp …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
… k nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı şirketin en «son» bozma ilamında açıklanan yasa kapsamına girmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesp …
-
İstirdat | Menfi tespit | İstirdat | Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6771 E. 2023/145 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgelerle yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olup, davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkeme Kararı Mahkemenin 21.03.2019 tarih, 2017/162 E. ve 2019/132 K. sayılı kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden Hisse Senedi Talep Formu ve Hisse Devir Kabul Sözleşmesi adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Değerlendirme Dava, davalı ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı için bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece, davacıların şirket ortağı olmadığının tespitine karar verilmekle birlikte, «haksız eylemin» muhatabının davacılar olmadığı, «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle alacak talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · garantörlük · anonim şirket · ek tasfiye · zamanaşımı
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin müvekkili şirketin ortağı olduğunu,6762 sayılı Kanun'un 329 uncu ve 405 inci maddeleri gereğince «anonim şirket» ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin «tasfiye» halinde olmadığını, «zamanaşımı» süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği «garantisiyle» binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkillerinin murisi ...'den de «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını; ancak müvekkillerince istenilmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336 ncı maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 38.219,00 euro karşılığı 90.735,72 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep …
… inin haksız eylemleri ile birçok gerçek kişiyi zarara uğrattığı, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden düzenlenen «hisse devir sözleşmeleri» ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile gerçek kişilerin iradesini fesada uğrattığı, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, hisse devir sözleşmesi ile hisselerin davalılardan değil de üçüncü kişilerden iktisap edilmiş olmasının da davalıların haksız eylemleri nedeniyle soru …
2 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3373 E. 2020/4509 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · dahili dava
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgelerle yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olup, davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
1- Dava, davalı ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı için davalı şirket ortağı olmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaydileştirme · kanun yolu · maktu vekalet ücreti · sözleşmeye aykırılık · sebepsiz zenginleşme · yargılama gideri · menfi tespit · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
… arak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
-
İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4995 E. 2019/1570 K.
Ortak:ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgelerle yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olup, davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından «haksız fiil» hükümleri çerçevesinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, ....306,90 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ava …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından «haksız fiil» hükümleri çerçevesinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, ....306,90 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ava …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5412 E. , 2019/1583 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen .../07/2018 tarih ve 2017/184-2018/555 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkillerinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkillerince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, ..., Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkillerinin şirket ortağı yapılmasının mümkün bulunmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, ...'nın 336.
maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 69.872 DM karşılığı 69.352,90 TL alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların müvekkili şirketin ortağı olduklarını, bu ortaklığın mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul ve diğer ilgili tüm resmi makamlar ile özel denetçiler tarafından faaliyetleri denetlenen çok ortaklı halka açık anonim şirket olduğunu, ...'nın 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi talep formu" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgelerle yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, haksız eylemin muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı üçüncü kişi olup, davacı olmaması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıların "... Gıda San. ve Tic. A.Ş. Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisseyi devreden Hatice'den aldığı, davalıların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, haksız eylemin muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı üçüncü kişi olması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere ... Grubu'na dahil bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını taşıyan belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/497404200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz