İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6769 E. 2022/8827 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik araştırma↗ haksız eylem↗ illiyet bağı↗ direnme kararı↗ ba formu↗ hisse senedi↗ üçüncü kişi↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ taşıyan↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi talep formu" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, yukarıda da kapsamlı bir şekilde izah olunduğu üzere haksız eylemin muhatabının davacı olmaması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine yönelik verilen mahkememiz kararının "ret" kısmı yönünden onanması kanaatine varılarak 11. HD' nin 2016/9493* Esas ve 2017/3103* Karar sayılı ilamı ile bozulmasına yönelik verilen karara karşı Direnme kararı vermek gerekmiş ve neticeen aşağıdaki gibi hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce eksik araştırma sebebiyle bozulması üzerine mahkemece verilen dienme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından kararın direnme mahiyetinde olmadığı, yeni hüküm niteliği taşıdığı gerekçesi ile Dairemize görnderilmiştir. Mahkemece taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, ayrıca haksız fiilin 3. kişiye yöneldiği, davacının payını üçüncü kişiden devraldığı gerekçelerine yer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçe kısmında, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığı kabul edilmiş olmasına rağmen davanın tümden reddine karar verilerek, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması doğru olmadığı gibi, davacının haksız fiilin muhatabı olmadığı şekildeki gerekçe de isabetli değildir.
Mahkemece, davacıların "Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisseyi devreden ...'den aldığı, davalıların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, haksız eylemin muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı üçüncü kişi olması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na dahil bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını taşıyan belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı ve davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5412 E. 2019/1583 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · ba formu · hisse senedi · üçüncü kişi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, yukarıda da kapsamlı bir şekilde izah olunduğu üzere «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine yönelik verilen mahkememiz kararının "ret" kısmı yönünden onanması kanaatine varılarak 11.
Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisseyi devreden ...'den aldığı, davalıların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgelerle yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olup, davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7300 E. 2022/9616 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, yukarıda da kapsamlı bir şekilde izah olunduğu üzere «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine yönelik verilen mahkememiz kararının "ret" kısmı yönünden onanması kanaatine varılarak 11.
Mahkemece taraflar arasında geçerli «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, ayrıca «haksız fiilin» 3. kişiye yöneldiği, davacının payını üçüncü kişiden devraldığı gerekçelerine yer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçe kısmında, taraflar arasında «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı kabul edilmiş olmasına rağmen davanın tümden reddine karar verilerek, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması doğru olmadığı gibi, davacının «haksız fiilin» muhatabı olmadığı şekildeki gerekçe de isabetli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı şirketin en «son» bozma ilamında açıklanan yasa kapsamına girmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesp …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
… k nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı şirketin en «son» bozma ilamında açıklanan yasa kapsamına girmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesp …
-
İstirdat | Menfi tespit | İstirdat | Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6771 E. 2023/145 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, yukarıda da kapsamlı bir şekilde izah olunduğu üzere «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine yönelik verilen mahkememiz kararının "ret" kısmı yönünden onanması kanaatine varılarak 11.
Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisseyi devreden ...'den aldığı, davalıların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı «üçüncü kişi» olması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkeme Kararı Mahkemenin 21.03.2019 tarih, 2017/162 E. ve 2019/132 K. sayılı kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden Hisse Senedi Talep Formu ve Hisse Devir Kabul Sözleşmesi adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Değerlendirme Dava, davalı ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı için bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece, davacıların şirket ortağı olmadığının tespitine karar verilmekle birlikte, «haksız eylemin» muhatabının davacılar olmadığı, «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle alacak talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · garantörlük · anonim şirket · ek tasfiye · zamanaşımı
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin müvekkili şirketin ortağı olduğunu,6762 sayılı Kanun'un 329 uncu ve 405 inci maddeleri gereğince «anonim şirket» ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin «tasfiye» halinde olmadığını, «zamanaşımı» süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği «garantisiyle» binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkillerinin murisi ...'den de «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını; ancak müvekkillerince istenilmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336 ncı maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 38.219,00 euro karşılığı 90.735,72 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep …
… inin haksız eylemleri ile birçok gerçek kişiyi zarara uğrattığı, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden düzenlenen «hisse devir sözleşmeleri» ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile gerçek kişilerin iradesini fesada uğrattığı, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, hisse devir sözleşmesi ile hisselerin davalılardan değil de üçüncü kişilerden iktisap edilmiş olmasının da davalıların haksız eylemleri nedeniyle soru …
2 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3373 E. 2020/4509 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · dahili dava
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "«hisse senedi» talep «formu»" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, yukarıda da kapsamlı bir şekilde izah olunduğu üzere «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine yönelik verilen mahkememiz kararının "ret" kısmı yönünden onanması kanaatine varılarak 11.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı ve davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemi …
Mahkemece taraflar arasında geçerli «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, ayrıca «haksız fiilin» 3. kişiye yöneldiği, davacının payını üçüncü kişiden devraldığı gerekçelerine yer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "Hisse Senedi Talep Formu" ve "Hisse Devir Kabul Sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, «haksız eylemin» muhatabının davacı olmaması hasebiyle «illiyet bağının» kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, davacının alacak talepleri yönünden davanın re …
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
1- Dava, davalı ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı için davalı şirket ortağı olmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaydileştirme · kanun yolu · maktu vekalet ücreti · sözleşmeye aykırılık · sebepsiz zenginleşme · yargılama gideri · menfi tespit · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
… arak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/373 E. 2022/9479 K.
Ortak:istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaAncak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı ve davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemi …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasında geçerli «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, ayrıca «haksız fiilin» 3. kişiye yöneldiği, davacının payını üçüncü kişiden devraldığı gerekçelerine yer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2) Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, bedel istemine ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na «dahil» baz şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kaps …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · usulden reddi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak davalılardan Yimpaş İhtiyaç A.Ş. yönünden davanın «husumet» nedeniyle «usulden reddine», diğer davalılar Yimpaş Gıda ve ... yönünden ise davanın kısmen kabul kısmen reddine, taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yapılan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, davacının alacak talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. yönünden davanın «husumetten» reddine karar verilmesine ve bu karara karşı davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmaması sebebiyle anılan şirket lehine «kazanılmış hak» oluşmasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6769 E. , 2022/8827 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28.06.2019 tarih ve 2019/122 E. - 2019/454 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, BK, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkilinin şirket ortağı yapılmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, TTK'nun 336.
maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, 43.016,00 EURO karşılığı 88.471,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, bu ortaklığın mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul ve diğer ilgili tüm resmi makamlar ile özel denetçiler tarafından faaliyetleri denetlenen çok ortaklı halka açık anonim şirket olduğu, TTK'nın 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi talep formu" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, yukarıda da kapsamlı bir şekilde izah olunduğu üzere haksız eylemin muhatabının davacı olmaması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine yönelik verilen mahkememiz kararının "ret" kısmı yönünden onanması kanaatine varılarak 11.
HD' nin 2016/9493* Esas ve 2017/3103* Karar sayılı ilamı ile bozulmasına yönelik verilen karara karşı Direnme kararı vermek gerekmiş ve neticeen aşağıdaki gibi hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce eksik araştırma sebebiyle bozulması üzerine mahkemece verilen dienme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından kararın direnme mahiyetinde olmadığı, yeni hüküm niteliği taşıdığı gerekçesi ile Dairemize görnderilmiştir. Mahkemece taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, ayrıca haksız fiilin 3. kişiye yöneldiği, davacının payını üçüncü kişiden devraldığı gerekçelerine yer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçe kısmında, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığı kabul edilmiş olmasına rağmen davanın tümden reddine karar verilerek, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması doğru olmadığı gibi, davacının haksız fiilin muhatabı olmadığı şekildeki gerekçe de isabetli değildir.
Mahkemece, davacıların "Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisseyi devreden ...'den aldığı, davalıların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, haksız eylemin muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı üçüncü kişi olması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na dahil bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını taşıyan belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı ve davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875800200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz