6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6769 E. 2022/8827 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik araştırma haksız eylem illiyet bağı direnme kararı ba formu hisse senedi üçüncü kişi istirdat ortaklık ilişkisi haksız fiil taşıyan dahili dava

Atıf yapılan mevzuat: BK · SPK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi talep formu" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, yukarıda da kapsamlı bir şekilde izah olunduğu üzere haksız eylemin muhatabının davacı olmaması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine yönelik verilen mahkememiz kararının "ret" kısmı yönünden onanması kanaatine varılarak 11. HD' nin 2016/9493* Esas ve 2017/3103* Karar sayılı ilamı ile bozulmasına yönelik verilen karara karşı Direnme kararı vermek gerekmiş ve neticeen aşağıdaki gibi hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdatı istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce eksik araştırma sebebiyle bozulması üzerine mahkemece verilen dienme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından kararın direnme mahiyetinde olmadığı, yeni hüküm niteliği taşıdığı gerekçesi ile Dairemize görnderilmiştir. Mahkemece taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, ayrıca haksız fiilin 3. kişiye yöneldiği, davacının payını üçüncü kişiden devraldığı gerekçelerine yer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararının gerekçe kısmında, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığı kabul edilmiş olmasına rağmen davanın tümden reddine karar verilerek, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması doğru olmadığı gibi, davacının haksız fiilin muhatabı olmadığı şekildeki gerekçe de isabetli değildir.

Mahkemece, davacıların "Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisseyi devreden ...'den aldığı, davalıların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, haksız eylemin muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı üçüncü kişi olması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na dahil bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını taşıyan belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı ve davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5412 E. 2019/1583 K.

    Ortak: · İstirdat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7300 E. 2022/9616 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat | Menfi tespit | İstirdat | Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6771 E. 2023/145 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti | Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3373 E. 2020/4509 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/373 E. 2022/9479 K.

    Ortak: · İstirdat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6769 E.  ,  2022/8827 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28.06.2019 tarih ve 2019/122 E. - 2019/454 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, BK, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkilinin şirket ortağı yapılmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, TTK'nun 336.

maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, 43.016,00 EURO karşılığı 88.471,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, bu ortaklığın mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul ve diğer ilgili tüm resmi makamlar ile özel denetçiler tarafından faaliyetleri denetlenen çok ortaklı halka açık anonim şirket olduğu, TTK'nın 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi talep formu" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, yukarıda da kapsamlı bir şekilde izah olunduğu üzere haksız eylemin muhatabının davacı olmaması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine yönelik verilen mahkememiz kararının "ret" kısmı yönünden onanması kanaatine varılarak 11.

HD' nin 2016/9493* Esas ve 2017/3103* Karar sayılı ilamı ile bozulmasına yönelik verilen karara karşı Direnme kararı vermek gerekmiş ve neticeen aşağıdaki gibi hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdatı istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce eksik araştırma sebebiyle bozulması üzerine mahkemece verilen dienme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından kararın direnme mahiyetinde olmadığı, yeni hüküm niteliği taşıdığı gerekçesi ile Dairemize görnderilmiştir. Mahkemece taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, ayrıca haksız fiilin 3. kişiye yöneldiği, davacının payını üçüncü kişiden devraldığı gerekçelerine yer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararının gerekçe kısmında, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığı kabul edilmiş olmasına rağmen davanın tümden reddine karar verilerek, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması doğru olmadığı gibi, davacının haksız fiilin muhatabı olmadığı şekildeki gerekçe de isabetli değildir.

Mahkemece, davacıların "Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belgeye istinaden hisseyi devreden ...'den aldığı, davalıların yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, haksız eylemin muhatabının davacıya hisselerini devreden dava dışı üçüncü kişi olması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu'na dahil bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmış olup, davalı şirketin unvanını taşıyan belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı ve davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875800200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.