Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6547 E. 2023/1180 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıba karşı tekeffül↗ yetkisizlik itirazı↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ tazmin talebi↗ ba/bs formları↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ faktoring↗ ayıp↗ finansal kiralama↗ peşin karar harcı↗ ba formu↗ sözleşmenin feshi↗ dava şartı yokluğu↗ mahsup↗ uyuşmazlık konusu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ yetki↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu makinenin imalat hatalı ve gizli ayıplı olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 uncu maddesi uyarınca davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ayıba karşı tekellüf hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, 1.000,00 TL'lik zarar kalemine ilişkin iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının davalı ....'ye açtığı davanın reddine, davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne açtığı davanın 141.027,15 TL'ye dava tarihinden, ıslahla arttırılan 8.928,47 TL'ye ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak tahsiline, 1.000,00 TL'lik zarar kalemine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların Mahkemece hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, davanın ayıba ilişkin zamanaşımının dolmasından sonra açıldığını, davacının sistemin tümüne yönelik ayıp iddiasının somut ve dinlenebilir olmadığını, davanın öncelikle hukuki yarar ve dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, makinenin arıza yapmasının tek sebebinin davacının makineyi kullanma talimatına uygun kullanmaması olduğunu, davacı tarafından kasıtlı olarak bozulması veya değiştirilmesinin mümkün olduğunu, bilirkişi raporundaki çelişkili açıklamada makinenin halen kullanılmakta olduğunun anlaşıldığını, makinede inceleme yapıldığı gün en önemli aksanlarından biri olan vakum sisteminin davacı tarafından söküldüğünü, vakum sistemi olmayan makinenin ortamı toz altında bıraktığını ve bilirkişilerin kasıtlı olarak davacı tarafından yanıltıldığını, davacının makineyi 4 yıla yakın kullanarak maddi yarar sağladığını, bu yarar mahsup edilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtildiğinden mahkemenin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığı, davacı malı teslim aldıklarından itibaren arıza çıkardığını belirtmiş ise de bu hususa ilişkin tespit yaptırmadığı, arızanın davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye bildirildiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, dosya içeriğinde arızalar ve varsa onarımlarla ilgili bilgi ve belge de bulunmadığı, ayıba karşı tekeffülden doğan hakların kullanılabilmesi için süresinde ve usulüne uygun şekilde ayıp ihbarının yapılması gerekirken davacı tarafça davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarı yapıldığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik istinaf talebinin reddine, işin esasına yönelik istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporları ile davaya konu makinenin imalat hatasından kaynaklanan gizli ayıp taşıdığı ve bu gizli ayıpların makineden beklenen faydayı tamamen ortadan kaldırdığının ispatlandığını, Bölge Adliye Mahkemesinin "dava konusu makinenin ayıplarının tespit edilmediği ya da davalı Güner Makineye bildirildiğine dair dosyada belge bulunmadığı" yönündeki tespitinin yerinde olmadığını, davalı şirkete ilk günden itibaren makine hatalarının bildirildiği fakat davalı şirketin her seferinde bildirilen hataların makineden değil kullanıcıdan kaynaklandığı, kullanım kılavuzuna uyulmadığı, elektrik tesisatının hatalı olduğu gibi sebepler ileri sürdüğünü, hileli davranışlarla kendi ayıbını gizleyerek davacıyı kandırdığını, davalı tarafa yapılan bildirimler sonucu davalı şirket çalışanlarınca birçok arıza tespit formu düzenlendiği ve tespit formlarının dava dilekçesi ile birlikte dava dosyasına sunulduğunu, davanın temelini de bu formların oluşturduğunu, temyize konu kararda formlardan bahsedilmemesinin hatta bunların dosyada olmadığının bildirilmesinin ya gerekli dikkatin gösterilmemesinden ya da dosyaya sunulmuş olan formların kaybolmasından kaynaklanabileceğini, her iki durumda da davacının kusurunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu malın ayıplı olduğu iddiasıyla ödenen bedellerin iadesi ve uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesi.
3. 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 24 üncü maddesinin 6 ncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3702 E. 2021/2490 K.
Ortak:ayıp ihbarı · ayıp · sözleşmenin feshi · ihbar · teslim
İncelediğiniz karardaŞti.'ye bildirildiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, dosya içeriğinde arızalar ve varsa onarımlarla ilgili bilgi ve belge de bulunmadığı, «ayıba karşı tekeffülden» doğan hakların kullanılabilmesi için süresinde ve usulüne uygun şekilde «ayıp ihbarının» yapılması gerekirken davacı tarafça davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic.
Şti.'ye süresinde ve usulüne uygun «ayıp ihbarı» yapıldığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic.
İstinaf Sebepleri Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığını, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların Mahkemece hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, davanın ayıba ilişkin «zamanaşımının» dolmasından sonra açıldığını, davacının sistemin tümüne yönelik «ayıp» iddiasının somut ve dinlenebilir olmadığını, davanın öncelikle «hukuki yarar» ve dava «şartı yokluğundan» reddi gerektiğini, makinenin arıza yapmasının tek «sebebinin» davacının makineyi kullanma talimatına uygun kullanmaması olduğunu, davacı tarafından kasıtlı olarak bozulması veya değiştirilmesinin mümkün olduğunu, bilirkişi raporundaki çelişkili açıklamada makinenin halen kullanılmakta olduğunun anlaşıldığını, makinede inceleme yapıldığı gün en önemli aksanlarından biri olan vakum sisteminin davacı tarafından söküldüğünü, vakum sistemi olmayan makinenin ortamı toz altında bıraktığını ve bilirkişilerin kasıtlı olarak davacı tarafından yanıltıldığını, davacının makineyi 4 yıla yakın kullanarak maddi yarar sağladığını, bu yarar «mahsup» edilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu makinenin sürekli arızalandığı, bu «şikayetin» süreklilik arz ettiği, makinenin gizli ayıplı, onarımın mümkün olmadığının anlaşıldığı, her iki tarafta «tacir» olduğundan ayıba ilişkin bu uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c hükümlerinin uygulanacağını, bu hükme göre alıcının maldaki «ayıp» açıkça belli ise iki gün içerisinde ayıbı satıcıya «ihbar» etmek zorunda olduğunu, ayıp belli değil ise sekiz gün içerisinde malı incelemek veya inceletmek ve ayıp ortaya çıkarsa da bu sürede ihbar etmekle yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK’ nın 223. maddeleri hükmünün uygulanacağının belirtildiği, 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesine göre, satılanda olağan bir gözlem ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunduğu sonradan anlaşılırsa alıcının ayıbı derhal satıcıya «bildirmekle yükümlü» olduğu, bildirmediği takdirde malı bu ayıpla kabul etmiş sayılacağı, yargılama neticesinde davacının bu hükümlere uygun bir şekilde ilk arıza sonrasında ayıp ihbarında bulunduğunu ispat ettiği nitekim bu ihtardan sonra da kendisine ayıplı olduğu bildirilen makineyi davalı tarafın arıza nedeniyle kabul ederek yukarıda belirtilen tarihlerde onardığı, bu durumda makinedeki ayıbın davalının kabulünde olduğu anlaşılmakla «ayıp ihbar sürelerinin» aynı zamanda aranmayacağı, alınan bilirkişi heyet raporları ile de satım konusu makinenin gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığı, davacının «satım sözleşmesini fesh» etmekte haklı olduğu, davacının ilk arızanın çıktığı tarih itibariyle makineden beklediği faydayı göremediği, makinenin bedelinin iadesine karar verildiğinden «birlikte ifa kuralı» gereği «faiz başlangıç tarihi» ödeme tarihinden itibaren değil makine «teslim» tarihinden itibaren başlatılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı satışa konu malın davalı işyerinde «hasara» uğradığını iddia ederken davalı da kendisine «teslim» edildiği esnada bu hasarın mevcut olduğunu keza buna ilişkin tespit tutanağı düzenlediklerini belirtmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayıp ihbar süresi · birlikte ifa kuralı · birlikte ifa · ihbar süresi · bildirim yükümlülüğü · faiz başlangıç tarihi · şikayet · satım sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu makinenin sürekli arızalandığı, bu «şikayetin» süreklilik arz ettiği, makinenin gizli ayıplı, onarımın mümkün olmadığının anlaşıldığı, her iki tarafta «tacir» olduğundan ayıba ilişkin bu uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c hükümlerinin uygulanacağını, bu hükme göre alıcının maldaki «ayıp» açıkça belli ise iki gün içerisinde ayıbı satıcıya «ihbar» etmek zorunda olduğunu, ayıp belli değil ise sekiz gün içerisinde malı incelemek veya inceletmek ve ayıp ortaya çıkarsa da bu sürede ihbar etmekle yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK’ nın 223. maddeleri hükmünün uygulanacağının belirtildiği, 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesine göre, satılanda olağan bir gözlem ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunduğu sonradan anlaşılırsa alıcının ayıbı derhal satıcıya «bildirmekle yükümlü» olduğu, bildirmediği takdirde malı bu ayıpla kabul etmiş sayılacağı, yargılama neticesinde davacının bu hükümlere uygun bir şekilde ilk arıza sonrasında ayıp ihbarında bulunduğunu ispat ettiği nitekim bu ihtardan sonra da kendisine ayıplı olduğu bildirilen makineyi davalı tarafın arıza nedeniyle kabul ederek yukarıda belirtilen tarihlerde onardığı, bu durumda makinedeki ayıbın davalının kabulünde olduğu anlaşılmakla «ayıp ihbar sürelerinin» aynı zamanda aranmayacağı, alınan bilirkişi heyet raporları ile de satım konusu makinenin gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığı, davacının «satım sözleşmesini fesh» etmekte haklı olduğu, davacının ilk arızanın çıktığı tarih itibariyle makineden beklediği faydayı göremediği, makinenin bedelinin iadesine karar verildiğinden «birlikte ifa kuralı» gereği «faiz başlangıç tarihi» ödeme tarihinden itibaren değil makine «teslim» tarihinden itibaren başlatılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4003 E. 2022/7845 K.
Ortak:ayıp · ihbar · teslim
İncelediğiniz karardaŞti.'ye bildirildiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, dosya içeriğinde arızalar ve varsa onarımlarla ilgili bilgi ve belge de bulunmadığı, «ayıba karşı tekeffülden» doğan hakların kullanılabilmesi için süresinde ve usulüne uygun şekilde «ayıp ihbarının» yapılması gerekirken davacı tarafça davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic.
Şti.'ye süresinde ve usulüne uygun «ayıp ihbarı» yapıldığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic.
İstinaf Sebepleri Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığını, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların Mahkemece hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, davanın ayıba ilişkin «zamanaşımının» dolmasından sonra açıldığını, davacının sistemin tümüne yönelik «ayıp» iddiasının somut ve dinlenebilir olmadığını, davanın öncelikle «hukuki yarar» ve dava «şartı yokluğundan» reddi gerektiğini, makinenin arıza yapmasının tek «sebebinin» davacının makineyi kullanma talimatına uygun kullanmaması olduğunu, davacı tarafından kasıtlı olarak bozulması veya değiştirilmesinin mümkün olduğunu, bilirkişi raporundaki çelişkili açıklamada makinenin halen kullanılmakta olduğunun anlaşıldığını, makinede inceleme yapıldığı gün en önemli aksanlarından biri olan vakum sisteminin davacı tarafından söküldüğünü, vakum sistemi olmayan makinenin ortamı toz altında bıraktığını ve bilirkişilerin kasıtlı olarak davacı tarafından yanıltıldığını, davacının makineyi 4 yıla yakın kullanarak maddi yarar sağladığını, bu yarar «mahsup» edilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince; davacıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olduğunu davalının ispatlaması gerektiği, satıma konu kalıplarda «ayıp» bulunduğu, ayıbın gizli olduğu, «ihbarının» süresinde yapıldığı ve ürünlerdeki ayıbın giderilmediği veya yenisi ile değiştirilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 118.000,00 TL alacaklı, davalının davacıdan 38.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalıya satılan kalıplardan üç tanesinin ayıplı olduğu, kalıpların bir adedindeki ayıbın varlığının dahi diğer tüm kalıpları etkileyecek mahiyette bulunduğu, davalı tarafça davacıya elektronik posta yoluyla 04.06.2015 tarihinde süresi içinde «ayıp» ihbarında bulunulduğu, sözleşmeye ve «fatura» içeriğine konu tüm kalıpların gizli ayıplı olması nedeniyle davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriği kalıpların ayıpları giderilmediği veya ayıplı kalıplar …
Davacı şirket, davalıya sattığı 10 adet kalıp bedeli için icra takibine girişmiş, davalı şirket ise takip tarihinden önce davacıya gönderdiği 19.06.2015 tarihli «ihtarnamesi» ile ürünlerdeki «ayıplar» giderilmediği takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme · satım sözleşmesi · icra takibine itiraz · ifa · ticari defter · fatura · ihtarname · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 118.000,00 TL alacaklı, davalının davacıdan 38.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalıya satılan kalıplardan üç tanesinin ayıplı olduğu, kalıpların bir adedindeki ayıbın varlığının dahi diğer tüm kalıpları etkileyecek mahiyette bulunduğu, davalı tarafça davacıya elektronik posta yoluyla 04.06.2015 tarihinde süresi içinde «ayıp» ihbarında bulunulduğu, sözleşmeye ve «fatura» içeriğine konu tüm kalıpların gizli ayıplı olması nedeniyle davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriği kalıpların ayıpları giderilmediği veya ayıplı kalıplar …
2- Dava, «satım sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa dayalı «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Ayıplı «ifa» nedeniyle «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkını kullanan ve bu sebeple ürün bedellerinden sorumlu olmadığı anlaşılan davalının, 6098 sayılı TBK’nın 227. maddesinin 1. fıkrasına göre ayıplı ürünleri davacıya iade etmesi gerekmektedir.
Davacı şirket, davalıya sattığı 10 adet kalıp bedeli için icra takibine girişmiş, davalı şirket ise takip tarihinden önce davacıya gönderdiği 19.06.2015 tarihli «ihtarnamesi» ile ürünlerdeki «ayıplar» giderilmediği takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.
-
Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6807 E. 2023/6090 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığını, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların Mahkemece hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, davanın ayıba ilişkin «zamanaşımının» dolmasından sonra açıldığını, davacının sistemin tümüne yönelik «ayıp» iddiasının somut ve dinlenebilir olmadığını, davanın öncelikle «hukuki yarar» ve dava «şartı yokluğundan» reddi gerektiğini, makinenin arıza yapmasının tek «sebebinin» davacının makineyi kullanma talimatına uygun kullanmaması olduğunu, davacı tarafından kasıtlı olarak bozulması veya değiştirilmesinin mümkün olduğunu, bilirkişi raporundaki çelişkili açıklamada makinenin halen kullanılmakta olduğunun anlaşıldığını, makinede inceleme yapıldığı gün en önemli aksanlarından biri olan vakum sisteminin davacı tarafından söküldüğünü, vakum sistemi olmayan makinenin ortamı toz altında bıraktığını ve bilirkişilerin kasıtlı olarak davacı tarafından yanıltıldığını, davacının makineyi 4 yıla yakın kullanarak maddi yarar sağladığını, bu yarar «mahsup» edilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, icra dosyası kapsamında müvekkili bankanın müşterisi olan Münever Güneri'nin çekmiş olduğu kredilerde «kefil» olarak yer alması «sebebi» ile müvekkili bankaya borcu bulunduğunu, müvekkili aleyhine hükmedilen tazminatın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece «eksik inceleme» sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kazanılmış hak · genel kredi sözleşmesi · kefil · istirdat · kredi sözleşmesi · kötüniyet · menfi tespit
Benzer bu kararda… RI İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2018 tarihli ve 2016/325 E., 2018/313 K. sayılı kararıyla; davalı banka ile dava dışı Münevver Güneri arasında 03.11.2011 tarihinde «genel kredi sözleşmesi», 02.11.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi, 13.11.2013 tarihinde tüketici kredi sözleşmesi ve 14.11.2014 tarihinde tüketici kredi sözleşmesi olmak üzere 4 adet sözleşme imzalandığı, davaya ve takibe konu alacağın ise 14.11.2014 tarihli tüketici kredi sözleşmesi'ne bağlı 7854193 kredi hesap numarası ile kullandırılan krediye ilişkin olup davacının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı, davacının takibe ve davaya konu borçtan sorumlu olmadığı, usulüne uygun ve gerekçeli bulunan bilirkişi raporunda açıklanan miktar üzerinden yapılan kesintilerin «istirdatı» gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ılan krediye ilişkin olup davacının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı anlaşılmakla, davacının takibe ve davaya konu borçtan sorumlu olmadığı, yapılan kesintilerin «istirdatına» karar verilmesi gerektiği, davalının icra takibinde «kötüniyetli» olduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığından, davacının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin 08.04.2021 tarih, 2020/3046 E. ve 2021/3462 K. sayılı kararıyla davalının icra takibinde «kötüniyetli» olduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığından, davacının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı Münever Güneri'nin 2012, 2013 ve 2014 yılında çektiği kredilere «kefil» olduğunu bu kredilerin ödenip kapatıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6547 E. , 2023/1180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ....' ye ilişkin davanın reddine, Güner Kuyumculuk Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti' ye ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun mahkemenin yetkisi bakımından reddine, işin esası bakımından kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından imal edilip pazarlanan diş protezi kazıma makinesine ilişkin bu davalıyla 06.10.2011 tarihli ve davalı .... ile 29.09.2011 tarihli finansal kiralama sözleşmesini imzaladığını, makineyi teslim aldıkları tarihten itibaren sürekli arızalar çıktığını, makinenin bilgisayar kısmının tanımlanan işi uygun bulmasına rağmen kazıyıcı kısmın tanımlanan işi üretemediğini, makineden beklenen faydayı sağlayamadıklarını, hataların tamamının imalat hatası niteliğinde bulunduğunu, makinenin üretimi yapamaması sonucu davacının finansal kiralama borçlarını ödeyemediğini, bu sebeple davalı ... şirketinin sözleşmenin feshi için dava açtığını ve makineye el koymak üzere olduğunu ileri sürerek makine üzerinde tespit yapılarak davacının ödemiş olduğu 141.027,15 TL'nin faiziyle davalılardan tahsiline, kalan finansal kiralama borçlarının iptaline veya diğer davalı tarafından ödenmesine, davacının uğramış olduğu zararın tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL zararın davalı Güner Kalıp Makine San.
ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 149.955,62 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davacının makinenin ayıplı olmasından dolayı yetki talebinin uygun görüldüğünü ve 11.03.2015 tarihinde talepte bulunma konusunda davacıya yetki verdiklerini, sözleşme konusu makinenin davacı tarafından beğenilip alındığını, davalının malın ayıplı olmasından sorumlu olmadığını, davacının bu nedenle kira bedellerini ödemekten kaçınamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir
2.Davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davaya süresinde cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu makinenin imalat hatalı ve gizli ayıplı olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 uncu maddesi uyarınca davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ayıba karşı tekellüf hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, 1.000,00 TL'lik zarar kalemine ilişkin iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının davalı ....'ye açtığı davanın reddine, davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne açtığı davanın 141.027,15 TL'ye dava tarihinden, ıslahla arttırılan 8.928,47 TL'ye ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak tahsiline, 1.000,00 TL'lik zarar kalemine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların Mahkemece hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, davanın ayıba ilişkin zamanaşımının dolmasından sonra açıldığını, davacının sistemin tümüne yönelik ayıp iddiasının somut ve dinlenebilir olmadığını, davanın öncelikle hukuki yarar ve dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, makinenin arıza yapmasının tek sebebinin davacının makineyi kullanma talimatına uygun kullanmaması olduğunu, davacı tarafından kasıtlı olarak bozulması veya değiştirilmesinin mümkün olduğunu, bilirkişi raporundaki çelişkili açıklamada makinenin halen kullanılmakta olduğunun anlaşıldığını, makinede inceleme yapıldığı gün en önemli aksanlarından biri olan vakum sisteminin davacı tarafından söküldüğünü, vakum sistemi olmayan makinenin ortamı toz altında bıraktığını ve bilirkişilerin kasıtlı olarak davacı tarafından yanıltıldığını, davacının makineyi 4 yıla yakın kullanarak maddi yarar sağladığını, bu yarar mahsup edilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtildiğinden mahkemenin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığı, davacı malı teslim aldıklarından itibaren arıza çıkardığını belirtmiş ise de bu hususa ilişkin tespit yaptırmadığı, arızanın davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye bildirildiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, dosya içeriğinde arızalar ve varsa onarımlarla ilgili bilgi ve belge de bulunmadığı, ayıba karşı tekeffülden doğan hakların kullanılabilmesi için süresinde ve usulüne uygun şekilde ayıp ihbarının yapılması gerekirken davacı tarafça davalı Güner Kalıp Makine San.
ve Tic. Ltd. Şti.'ye süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarı yapıldığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik istinaf talebinin reddine, işin esasına yönelik istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporları ile davaya konu makinenin imalat hatasından kaynaklanan gizli ayıp taşıdığı ve bu gizli ayıpların makineden beklenen faydayı tamamen ortadan kaldırdığının ispatlandığını, Bölge Adliye Mahkemesinin "dava konusu makinenin ayıplarının tespit edilmediği ya da davalı Güner Makineye bildirildiğine dair dosyada belge bulunmadığı" yönündeki tespitinin yerinde olmadığını, davalı şirkete ilk günden itibaren makine hatalarının bildirildiği fakat davalı şirketin her seferinde bildirilen hataların makineden değil kullanıcıdan kaynaklandığı, kullanım kılavuzuna uyulmadığı, elektrik tesisatının hatalı olduğu gibi sebepler ileri sürdüğünü, hileli davranışlarla kendi ayıbını gizleyerek davacıyı kandırdığını, davalı tarafa yapılan bildirimler sonucu davalı şirket çalışanlarınca birçok arıza tespit formu düzenlendiği ve tespit formlarının dava dilekçesi ile birlikte dava dosyasına sunulduğunu, davanın temelini de bu formların oluşturduğunu, temyize konu kararda formlardan bahsedilmemesinin hatta bunların dosyada olmadığının bildirilmesinin ya gerekli dikkatin gösterilmemesinden ya da dosyaya sunulmuş olan formların kaybolmasından kaynaklanabileceğini, her iki durumda da davacının kusurunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu malın ayıplı olduğu iddiasıyla ödenen bedellerin iadesi ve uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesi.
3. 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 24 üncü maddesinin 6 ncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/893440500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz